1
DiNLER TARiHiNE GiRiŞ
MiRCEA ELiADE
Mircea Eliade (1907-1986) önde gelen din tarihçilerindendir. Çeケitli dinsel geleneklerdeki simgesel
dile iliケkin araケtjrmalar yapmjケ ve mistik görüngünün temelini oluケturan mitlerin anlamjnj çözümleyip
birleケtirmeye çaljケmjケtjr. 1928'de Bükreケ Üniversitesinde felsefe daljnda yüksek lisans yaptj. 1928-31
yjllarjnda Kalküta Üniversitesinde Sanskritçe ve Hint felsefesi okudu ve altj ay Himalayalar'daki
Riケikeケ aケram'jnda yaケadj. 1933'te Yoga: Essai sur les origines de la mystique indienne adlj
çaljケmasjyla doktorasjnj tamamladj. 1933-39 yjllarjnda Bükreケ'te Hint felsefesi ve din tarihi okuttu.
1945'te konuk profesör olarak Ecole de Hautes Etudes'e gitti. 1951' de, alanjndaki en önemli
eserlerden birisi olan クamanizm'i yayjmladj. 1956'da Chicago Üniversitesi'ne geçti. 1961'de History of
Religions dergisini kurdu. 16 ciltlik Encyclopedia of Religion'un (1987) baケ editörlüXünü yapmjケtjr.
Eliade geleneksel ve çaXdaケ toplumlardaki dinsel deneyimi, hiyerofani'ler diye isimlendirdiXi
görüngüleri incelemiケ, dünyanjn çeケitli dinlerindeki izini sürmüケ ve çözümlemiケtir. Eliade
düケüncelerini yazdjXj roman ve güncelerde de ifade etmiケtir. Bu tür eserlerinden de bazjlarj dilimize
çevrilmiケtir.
i Ç i N D E K i L E R
YAYIMA HAZIRLAYANIN NOTU, 9
KISALTMALAR, 11
GEORGES DUMEZiL'iN ÖNSÖZÜ, 15
YAZARIN ÖNSÖZÜ, 22,
I. BÖLÜM - YAKLAクIMLAR: KUTSALIN MORFOLOJiSi, 27
II. BÖLÜM - GÖK: GÖK TANRILARI GÖKLESE~ SIMGELER VE AYINLER, 61
III. BÖLÜM - GÜNEク VE GÜNEク TAPIMLARI, 140
IV. BÖLÜM - AY VE AYIN GIZEMi, 167
V. BÖLÜM - SULAR VE SU SiMGELERi, 196
VI. BÖLÜM - KUTSAL TAクLAR: EPiFANiLER, iクARETLER VE BiÇiMLER, 222
VII. BÖLÜM - TOPRAK, KADIN VE DOWURGANLIK, 243
VIII. BÖLÜM - BiTKiLER: YENiLENME AYiNLERi VE SiMGELERi, 267
IX. BÖLÜM - TARIM VE BEREKET TAPIMLARI, 324
X. BÖLÜM - KUTSAL MEKANLAR: TAPINAK, SARAY, "DÜNYANIN MERKEZi,"
XI. BÖLÜM - KUTSAL ZAMAN VE EBEDi YENiLENME MiTi, 373
XII. BÖLÜM - MiTLERIN MORFOLOJiSi VE iクLEVi, 392
XIII. BÖLÜM - SiMGELERiN YAPISI, 416
SONUÇ, 435
DiZiN, 401
GEORGES DUMEZiL☂iN ÖNSÖZÜ
En ilkellerinden en uygar olanlarjna kadar dinler, yalnjzca mana'njn deXiケik
uygulamalarjndan ibaret oldular; mana belirli bir çerçevesi olmayan ama he r tür
çerçeveye oturmaya hazjr, tanjmlanamayan fakat söyleme aktarjlamamasj nedeniyle
tam da bu yetersizlikle nitelenen, ... her yere yayjlmjケ gizemli bir güçtür.
Tanrj düケüncesinin kökeni üzerine tartjケjldj: Ruh düケüncesinden baXjmsjz bir
düケünce miydi bu? Yoksa tanrj düケüncesi, ruh düケüncesinden mi doXdu ?
2
YAZARIN ÖNSÖZÜ
Din, insanla ilintili bir olgu olduXu için toplumsal, dilsel ve ekonomik bir olgudur;
çünkü insan dilden ve toplumsal yaケamdan ayrj düケünülemez.
Kutsal hakkjnda genel olarak söylenebilecek tek ケey bu terimin tanjmjnda sakljdjr:
kutsal olmayanjn karケjtj.
Bu kitabjn konusunu oluケturan iki soru vardjr: 1) Din nedir ? 2) Hangi aケamada, din
tarihinden söz edebiliriz ? ... mümkün olan en geniケ anlamjyla hiyerofanileri
(kutsalj ifade eden herhangi bir ケey) ele almakla yetinme niyetindeyiz.
I BÖLÜM
YAKLAクIMLAR: KUTSALIN MORFOLOJiSi
1. ☜Kutsal☝ ve ☜Kutsal Olmayan☝
Asljnda, kutsalj belirlemek ve tanjmlamak istiyorsak belli mi ktardaki ☜kutsalljk☝
olgusunu, yani kutsal olguyu toparlamamjz gereklidir. Daha baケlangjçta kafa
karjケtjran bu ☜kutsal olgularjn☝ çeケitliliXi, bir süre sonra incelemeyi felç etmektedir.
... hiyerofani yalnjzca (her hiyerofaninin olduXu gibi) tarihsel deXil, aynj zamanda
yereldir de.
( Yahve (Yhvh) : YahudiliXin tanrjsjnjn adjnj oluケturan dört harf, ... Grekçe☂de "dört harfli'" anlamjna
gelir ... Tevrat'ta Adonay veya Ha-クem diye okunur ... Yhvh'nin Yahudi Hjristiyan geleneXindeki
okunuケu ise Yehova'djr ... Yhvh☂nin yerine "tanrjlar" anlamjna gelen Elohim de kullanjlmjケtjr. ♠ yn)
( Borobudur veya Barabudur: Orta Cava'da, 778 ila 850 yjllarj arasjnda inケa edilmiケ, dünyanjn en
büyük Budist anjtj -yn)
( Epifani, ☜tezahür☝. ilahi veya yüce bir varljXjn görünmesi. ... Batj kilisesinde isa Mesih'in,
Maguslarjn (astrologlar) temsil ettiXi Musevi olmayanlara ilk kez görünmesi anjsjna kutlanan yortu.)
(Kiplik: Bir ケeyin nasjl var olduXunun, nasjl gerçekleケtiXinin ya da nasjl düケünüldüXünün olanak,
gerçeklik, zorunluluk olarak biçimleri; varljXjn olaylarjn varoluケ biçimi ♠yn)
3. Hiyerofanilerin ÇeケitliliXi
Bu kipliklerin varljXjnj bize kanjtlayan, bir hiyerofaninin üst din sjnjfj tarafjndan farklj
biçimde, halk tarafjndan farklj biçimde uygulanmasj ve yorumlanmasjdjr.
Sonbaharjn baケjnda Kalküta'daki Kalighat TapjnaXjna giden halk için Durga,
kendisine tekelerin kurban edildiXi korkunç bir tanrjçadjr; ama erginlenmiケ birkaç
sakta için Durga ölümden sonra diriliケin ve daimi kozmik yaケamjn epifanisidir.
Özellikle クiva'njn lingam'jna tapjnanlarjn büyük bir çoXunluXu lingam'jn, üreme
organjnjn arketipi olduXunu düケünmektedir; ama baケkalarj için farklj biçimlerde
ortaya çjkan ve yeniden doXmadan önce dönemsel olarak ezeli, biçim öncesi
bütünlüXüne geri dönen evrenin ritmik yaradjljケj ve yok oluケunun bir iケareti, bir
☜ikono☝dur. Durga'yla クiva'njn hiyerofanileri gerçekte nedir: ☜erginlenmiケlerin☝
anladjXj mj, yoksa ☜inanan☝ kitleler tarafjndan kavranjlan mj ? ... kitlelerin yüklediXi
3
anlamla erginlenmiケlerin yorumlarj, bunlarjn her ikisi de Durga ve クiva'da tezahür
eden kutsaljn özgün kipliXini ifade eder. Her iki hiyerofaninin de tutarlj olduXunu,
yani onlar aracjljXjyla ortaya konulan kutsaljn kipliklerinin birbiriyle çeliケmediXini,
aksine birbirlerini tamamladjklarjnj ve birbirleriyle bütünleケtiklerini göstereceXiz.
ÖrneXin bitki hiyerofanileri (yani bitkiler aracjljXjyla ortaya konan kutsalljk)
simgelerle (kozmik aXaç) ya da metafizik mitlerle (Hayat AXacj) olduXu kadar "halk"
ayinleriyle (mayjs aXacj gezdirme, odunlarjn yakjlmasj, toprak ayinleri) insanljXjn
kökenini bir bitki türüne baXlayan halk inanjケlarjyla, bazj aXaçlarla bazj bireyler ya
da toplumlar arasjndaki, gizemli iliケkilerle, meyveler ya da çiçeklerin doXurganljk
gücüyle ilgili batjl inançlarla, öldürülen kahramanjn bir bitkiye dönüケlüXü masallarla,
mitlerle, bitki ve tarjm tanrjlarjnjn ayinleri ve mitleriyle vb ifade edilir.
En güvenilir yöntem birbirinden farklj tüm belgeleri dikkate alan ve kullanan
yöntemdir. ... her hiyerofaninin böyle bir sistemi taケjdjXjnj varsayabiliriz; ☜mayjs
aXacj gezdirme töreni☝yle iliケkili bir halk geleneXinin, Kozmik AXacjn ideogramjyla
oluケturulan bitkisel kutsalljk olgusunu getirdiXini fark edebiliriz; ... altj çizilmesi
gereken tüm hiyerofanilerin aynj tutarlj açjklamalar sistemine, belli bir bitkisel
kutsalljk ☜kuramj☝na gönderme yaptjklarj ve bu kuramjn yeterince "açjk" olmayan
hiyerofanilerde de öteki hiyerofanilerde de aynj biçimde uygulandjXjdjr.
... büyüyü anlamak açjsjndan önemli olan, bu tür bir büyünün ancak bazj kimselerin
bir insanjn tjrnaklarjnjn, saçlarjnjn ya da üzerinde taケjdjXj eケyalarjn ondan
ayrjldjktan sonra bile bu canljyla sjkj iliケki içinde olduXuna (kendi deneyimlerinden
yola çjkarak) inanmalarjyla ya da bunun doXruluXunu (kuramsal olarak) ileri
sürmeleriyle gerçekleケebilecek olmasjdjr. Bu tür bir inanç, birbirlerinden çok uzakta
bulunan nesnelerin, özel kurallarjn (nesnelerin organik olarak bir arada var olmalarj,
simgesel ya da biçimsel benzerlik ve iケlevsel simetriler) getirdiXi bir tür sempati
aracjljXjyla birbirlerine baXlandjklarj bir "aX-mekan"jn var olduXunu kabul eder. ...
Kadim uygarljklarjn zihniyetleriyle ilgili bilgiler bize, bireylerin apaçjk inançlarjndan
deXil, her tür bozulmaya karケjn bunlarjn kökenleri hakkjnda hala açjk bilgiler veren
mitlerden, simgelerden ve geleneklerden ulaケmaktadjr. Bir anlamda bu kaynaklar,
☜yaケayan fosiller☝dir. Kimi zaman tek bir ☜fosil☝ temsil ettiXi bütün organik sistemi
açjXa çjkarmaya yeterlidir.
4. Hiyerofanilerin ÇokluXu
クu ana kadar ... amacjmjz, kutsal kavramjnj tanjmlamak deXil, elimizdeki belgeleri
tanjmaktj. Bu belgelere hiyerofaniler dedik, çünkü her biri kutsaljn kipliklerini ortaya
koymaktadjr.
... bir Batjlj için yabancj toplumlarjn hiyerofanileri çoXunlukla sarsjcj ve anlamsjzdjr.
Özgün ve egzotik dinlerin -özellikle DoXu dinlerinin- bazj özelliklerini sempatiyle
karケjlasa bile, örneXin taケlarjn kutsalljXjnj ya da mistik cinselliXi anlamakta güçlük
çekecektir. ... Bu zorluk, bir simgeyi kutsalljXjn ifadesi olarak kabul etmek, ya da
mevsimlerin, ritimlerin ya da biçimlerin (hangi bi çimde olursa olsun) hiyerofaniler
olabileceXini kavramak söz konusu olduXunda daha da ciddi boyutlara ulaケjr. ...
EXitsel önyargjlarjmjzdan kurtulduXumuz ve bu tür davranjケlarjn kimi zaman
panteizm, fetiケizm, çocuksuluk olarak görüldüXünü unuttuXumuz sürece eski
4
kültürlerde kutsaljn geçmiケteki ya da güncel anlamjnj kavramayj baケarabileceXiz ve
kutsalljXjn biçimlerini ve geçmiケini anlama ケansjmjz da bir anda artacaktjr.
... bir insanjn düzenlediXi, hissettiXi, karケjlaケtjXj ya da sevdiXi her ケeyin bir
hiyerofani olabileceXi kesindir. ÖrneXin jestlerin, danslarjn, çocuk oyunlarjnjn ve
oyuncaklarjn vb kökeninde dinsel bir neden yattjXjnj bugün biliyoruz: Bunlar bir
zamanlar belli bir tapjmjn jestleri ya da nesneleriydiler. Hatta müzik aletlerinin,
mimarljk araç gereçlerinin, ulaケjm araçlarjnjn (hayvanlar, arabalar, sandallar)
baケlangjçta kutsal nesneler ya da etkinlikler olduklarjnj biliyoruz. Tarihte bir biçimde
kutsalljk kazanmamjケ önemli hiçbir hayvanjn ya da bitki türünün olmadjXjnj da
düケünebiliriz. Tüm mesleklerin, sanatlarjn, endüstrilerin, tekniklerin dinsel bir kökeni
olduXunu ya da zamanla tapjmla ilgili deXerler kazandjklarjnj biliyoruz. Bu listeyi
günlük aljケkanljklarla (kalkmak, yürümek, koケmak) çeケitli iケlerle (avcjljk, baljk
tutmak, tarjm), tüm fiziksel etkinliklerle (beslenmek, cinsel yaケam vs) ve dilin, belli
baケlj sözcükleriyle vs uzatabiliriz. ... herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda, her
insan grubu belli sayjda nesneyi, hayvanj, bitkiyi, hareketi vb hiyerofaniye
dönüケtürmüケtür ve kuケkusuz, dinsel yaケamjn bu binlerce yjl süren dönüケümünden
hiçbir ケey kaçamamjケtjr.
5. Hiyerofanilerin DiyalektiXi
Ne olursa olsun her ケey kutsalljk kazanabiliyorsa, kutsal , kutsal olmayan dikotomisi
( Dikotomi : Nesnelerin, kavramlarjn vb birbirinden temel olarak çok farklj ve
birbirlerine indirgenemez olduklarj düケünülen iki temel parçaya bölünmesi ♠ yn)
hangi ölçüde geçerli bir dikotomidir ? Bu k arケjtljk yalnjzca görünüケtedir; çünkü eXer
hemen hemen her ケeyin hiyerofani olabileceXi doXruysa ve tarihin herhangi bir
döneminde, herhangi bir yerde kutsalljk kazanmamjケ ne bir nesne ne bir canlj ne
de,bir bitki vb varsa, tarihin akjケjnda tüm bu hiyerofanileri bünyesinde toplamjケ
hiçbir dinin ya da jrkjn olmadjXj da doXrudur. Baケka bir deyiケle hangi din olursa
olsun her zaman kutsal nesnelerin ya da canljlarjn yanj sjra kutsal olmayan nesneler
ya da canljlar da olmuケtur. ... herhangi bir nesne grubu hiyerofaniye dönüケtüXünde
her zaman bu gruba ait olan, ama bu ayrjcaljXj paylaケmayan nesneler de olmuケtur.
ÖrneXin "taケ tapjmj"ndan söz edildiXinde, tüm taケlar kutsal kabul edilmez. Gerek
biçimleri gerek büyüklükleri ya da ayinlerdeki iケlevleri yüzünden tapjnjlan bazj taケlar
her zaman var olmuケtur. Buna karケjn taケ tapjmjndan söz edilemez; bu kutsal taケlara
artjk sjradan taケlar olmadjklarj, bir ☜nesne☝ olarak normal varoluケ koケullarjnj
taケjmadjklarj, baケka bir ケeye dönüケtükleri, hiyerofani olduklarj ölçüde
tapjnjlmaktadjr. Hiyerofaninin diyalektiXi, çok ya da az açjk bir seçim, bir soyutlama
gerektirir. Bir nesne, kendisinden "farklj bir ケey" olduXu (yani bunu ifade ettiXi)
ölçüde kutsaldjr. ... Bizim açjkljXa kavuケturmaya çaljケtjXjmjz, hiyerofani olmanjn bir
seçim gerektirdiXi; hiyerofaninin nesnenin, çevresinin geri kalanjndan açjk bir
biçimde ayrjlmasjnj, soyutlanmasjnj gerektirdiXidir. Kutsalljk kazanan büyük bir alan
olsa bile - örneXin gök ya da aile ortamj ya da "vatan"- her zaman geriye kalan bir
kjsjm vardjr. Kutsalljk kazanan nesnenin ötekilerden ayrjlmasj en azjndan kendi
içinde genel bir kuraldjr; çünkü bu nesne, kutsal olmayan herhangi bir nesne olmayj
bjraktjXj anda bir hiyerofani olmuケtur, yeni bir "boyut" kazanmjケtjr: kutsalljk
boyutuna geçmiケtir.
5
Tuhaf, tek, yeni, eケsiz ya da korkunç olan her ケey büyüsel-dinsel güçlerin
toplanmasj için mükemmel bir zemi ndir ve koケullara göre kutsalljXjn neden olduXu
iki yönlü duygu nedeniyle ya tapjnjlan ya da kaçjnjlan bir nesneye dönüケür. ... Hangi
alanda olursa olsun mükemmellik korkutur ve en uygar toplumlarda bile ermiケe ya
da dahiye karケj duyulan korkunun açjklamasjnj mükemmelliXin bu kutsal ya da
büyüsel deXerinde bulabiliriz; ancak mükemmellik bu dünyaya ait bir nitelik deXildir.
Dünyadan deXildir, öteki taraftan gelmektedir.
Aynj kaygj ya da aynj çekimserlik yabancj, tuhaf, yeni olan her ケeye karケj duyulur;
çünkü bu tür ケaケjrtjcj varljklar, her ne kadar saygj duyulmasj gereken bir güç olsa
da, tehlikeli bir gücün iケaretleridir. ... ☜yabancj, sjra djケj ケeyler, aljケjlmamjケ olaylar,
olaXandjケj uygulamalar, bilinmeyen besinler, yeni teknikler tüm bunlar karanljk
güçlerin ifadeleri olarak görülürler.☝
6. Tabu ve Kutsaljn ÇeliケikliXi
... hiyerofaniler ... Her durumda, kratofaniler, yani güç tezahürleri olarak kabul
edilirler ve sonuçta bunlara saygj duyulmakla kalmayjp bunlardan çekinilir. Kutsaljn
çeliケikliXi her zaman ruhsal düzeyde olmaz (hem çekmesi hem de itmesi olgusu)
kimi zaman deXerler düzeyinde olur: kutsal hem ☜kutsal☝djr hem de ☜kirlenmiケ☝tir.
... Kirlenen nesneler ya da canljlar kratofaniler ve hiyerofaniler gibi kutsal olmayan
her ケeyden ayrj tutulmaljdjrlar. Din djケj koケullarda bulunuyorsanjz, yani, ayinsel
olarak hazjrlanmamjケsanjz belli bir tehlike altjna girmeden kirlenmiケ ya da
kutsanmjケ, bir nesneye yaklaケamazsjnjz. Tabu olarak, -etnologlarjn Polinezya
dilinden aldjklarj bir sözcük- nitelendirilenler, dokunulmalarj durumunda tehlike
yaratan bu tür ☜kirlenmiケ☝ ve ☜yasaklj☝ nesneler, insanlar veya yapjlmamasj gereken
eylemlerdir. Genelde her tür nesne, olay ya da insan ya en baケjndan tabudur ya da
sonradan tabu niteliXi kazanjr; tabu olan kendi öz varljXj nedeniyle veya varljXjnda
meydana gelen önemli bir deXiケiklikle az ya da çok kesin bir biçimde doXadan gelen
bir güçle, donanjr. ... genelde tabular uzun ömürlü deXildir; ケeyler tanjndjklarjnda,
dokunulduklarjnda ve yerel kozmosa uygun hale getirildiklerinde nesnelerin düzenini
bozma güçlerini kaybederler.
Bazj tabular da kadjnlara, cinselliXe, doXuma ya da bazj belirli olaylara yönelikti ...
Ama sürekli tabular da vardjr: ... Bu açjdan bakjljrsa kral, kral olmasj nedeniyle
güçle donatjlmjケtjr ve ona ancak bazj önlemler alarak yaklaケabilirsiniz; krala
dokunulmaz, kraljn gözlerinin içine bakjlmaz, onunla konuケulmaz vb. Bazj bölgelerde
hükümdar topraXa dokunmamaljdjr, çünkü güçleriyle topraXjn ölmesine neden
olabilir; bu nedenle taケjnmalj ya, da halj üzerinde yürümelidir, vb.
Bazj nesneler, kiケiler ya da bölgeler tamamen farklj bir ontolojik sisteme dahil
olurlar ve bunlara dokunmak ontolojik düzlemde ölümcül sonu çlar doXuracak bir
kjrjlmaya neden olur. Bu tür bir kjrjlmaya karケj duyulan endiケe kutsal olmayanla
hiyerofani ya da kratofani arasjnda yer alan ontolojik farkljljklardan doXar - insanjn,
kutsanmjケ veya bazj büyüsel-dinsel güçlere sahip olduXuna inanjlan yiyeceklerle
iliケkisinde de görülür.
KutsalljXjn bu çeliケikliXi -hem çekici hem itici olmas j- ... insanjn kutsala karケj bu
çeliケkili eXilimidir. ... Bir yandan hiyerofanilerle ve kratofanilerle mümkün olduXunca
6
çok temas ederek kendi gerçekliXini artjrmaya ve güvence altjna almaya
çaljケmaktadjr, öte yandan bunun kendi kutsal olmayan koケullarjna üstün bir
antolojik düzeyde katjlmasjyla bu ☜gerçekliXi☝ kaybetmekten çekinmektedir; onu
aケmaya çaljケjrken tamamen ardjnda da bjrakamaz. insanjn kutsala karケj bu çeliケik
davranjケj, yalnjzca olumsuz hiye rofani ve kratofanilerde (ölülerden korkmak,
ruhlardan ve "kirlenmiケ" her ケeyden korkmak) deXil, en geliケmiケ din olgularjnda da
kendini gösterir.
... çirkinlik ve biçimsizlik, bu nitelikleri taケjyanlarj ötekilerden, ayjrjp kutsal kjlar. ...
Kongo'da tüm albinolarjn ve cücelerin rahip olduklarjnj ... ☜Bu adamlarjn uyandjrdjXj
saygjnjn kökeninde gizemli bir güçle donatjldjklarj düケüncesi olduXundan kuケkumuz
yoktur.☝
クamanlarjn, büyücülerin ve büyücü hekimlerin nöropatlar ya da sinirsel açjdan
dengesizler arasjndan seçilmesine tuhaf ve olaXanüstü olana verilen ayrjcaljk neden
olmaktadjr. Bu tür iケaretler bir seçimi göstermektedir: ... Bu seçim, her zaman bu
tür djケarjdan belli olan iケaretlerle (çirkinlik, sakatljk, delilik vb) ortaya konulmaz; bu
dinsel eXilim, adayjn isteyerek ya da istemeyerek boyun eXdiXi ayinlerle ya da
fetiケist bir rahip tarafjndan seçilerek ortaya konulur; ama her zaman bir seçim söz
konusudur.
7. Mana
Sjra djケjljk ve olaXanüstülük kafa karjケtjrjcj epifanilerdir: doXal olandan farklj bir ケeyi
belirtirler ... Bu tür örnekler bazj yazarlarjn tüm dinsel görüngülerin tür ediXini
düケündüXü Melanezya☂daki mana düケüncesini anlamamjzj saXlayacaklardjr.
Melanezyaljlar için mana; bazj bireylerin, genel olarak ölülerin ruhlarjnjn ve tüm
ruhlarjn sahip olduXu gizemli ve etkin bir güçtür. Muazzam kozmik yaradjljケ ancak
ilahi mana sayesinde gerçekleケmiケtir ... Tuvaletlerin de insan bedeninde ve
djケkjlarda var olan ☜kudreti toplayjcj☝ yönleriyle kendi mana'larj vardjr.
Nesnelerde ve insanlarda da mana vardjr; çünkü bunu bazj üstün canljlardan
almjケlardjr; baケka bir deyiケle kutsala gizemli bir biçimde bulaケmjケlar ve buna
bulaケtjklarj ölçüde mana'ya sahip olmuケlardjr. ... NiteliXi açjsjndan bu güç, fiziksel
güçlerden farkljdjr ve bu gücün uygulanmasjnjn belli bir nedeni de olmayabilir ... iyi
bir savaケçj gücünü, kendi fizik gücüne ya da atalarjna deXil, ölü bir savaケçjnjn ona
verdiXi mana'ya borçludur; bu mana, boynuna asjlj küçük bir taケtan oluケan
muskada, kemerine asjlj birkaç yaprakta, dilindeki duada bulunur. Bir insanjn
domuzlarj ürüyorsa ya da bahçesinin verimi artjyorsa bunun nedeni, bu domuzun ve
aXaçlarjn sahibinin, özel bir manayla yüklü taケlara sahip olmasjdjr. ... Mükemmel
olan her ケey mana'ya sahiptir; yani insanda etkin, devingen, yaratjcj ve mükemmel
ne varsa mana'dan kaynaklanjr.
Dinde ilk evrenin animizm olduXunu ileri süren Tylor ve ekolünün kuramlarjna karケj
ingiliz antropolog R. R. Marrett, kiケiye baXlj olmayan bir gücün varljXjna inanjlan bu
inançta, dinin animizm öncesi baケka bir evreden daha geçtiXini söylemiケtir. ... Bir
iki noktaya parmak basmakta yarar vardjr: 1. Mana olgusu, her ne kadar bu olguya
Melanezya çevresi, djケjndaki dinlerde de rastlasak, evrensel bir unsu r deXildir ve
sonuç olarak mana'njn dinlerin, ilk evresini temsil ettiXini söylemekte
7
zorlanmaktayjz; 2. Manayj kiケiye baXlj olmayan bir güç olarak düケünmek hatalj bir
bakjケ açjsjdjr.
Siular bu güce wakan adjnj verirler ... lrokualar aynj unsuru adlandjrmak için
orenda terimini, kullanmaktadjr ... Huronlarda oki, Antiller☂de zemi, Afrikalj
Pigmelerde (Bambuti) megbe, tüm bu terimler mana kavramjna karケjljk
gelmektedir. Ama ケunu da belirtmek gerekir ki, herhangi biri ya da herhangi bir ケey
oki☂ye, zemi'ye, megbe'ye, orenda'ya sahip olamaz yalnjzca tanrjlar, kahramanlar,
ölülerin ruhlarj ya da kutsalla belli bir iliケkiye girmiケ insanlar ve nesneler, yani
büyücüler, fetiケler, putlar vb mana'ya sahip olabilir.
Mana evrensel bir olgu deXildir. Mana tüm dinlerde karケjmjza çjkmaz ve ortaya
çjktjXj dinlerde de ne tektir ne de en eski dinsel biçimdir. ... Siular ve
Algonkinlerdeki wakanda ve manitu kavramlarjyla ilgili yaptjklarj araケtjrmalardan
elde ettikleri sonuçlarj inceleyerek, bu terimlerin "kutsal ,", "yabancj," "önemli,"
☜muhteケem,☝ "olaXanüstü," "güçlü" anlamjna geldiklerini, ancak "içkin güç"
düケüncesinden tamamen uzak olduklarjnj belirtmiケtir.
... kozmik nesnelerden ve olaylardan; canljlardan ya da insanlardan kopuk ta nrjsal
mana'ya hiçbir yerde rastlayamayjz.
8. Hiyerofanilerin Yapjsj
Sorunu ontolojik açjdan ele almanjn daha doXru olduXunu ve tam olarak var olanjn
her zaman mana'ya sahip olduXu saptamasjnda bulmanjn daha saXljklj olduXunu
saptadjk.
Yalnjzca temel kratofani ve hiyerofanilerden oluケan hiçbir din yoktur. ... bir din, ilkel
dinlerden birisi de olsa kolay kolay temel hiyerofani seviyesine indirgenemez (mana,
totemizm, animiz). ... "ilkellerde" göklerde oturan ve gök , epifanileriyle tecelli eden
Kadiri Mutlak bir Yüce VarljXa olan inanca hemen her yerde rastlarjz; bununla
birlikte bu Yüce Varljk tapjmda hiçbir önemli role sahip deXildir hatta baケka dinsel
güçlerle temsil edilir (totemizm, ata tapjmj, ay ve güneケ mitolojileri, bereket
inançlarj vb). Bu tür Yüce Varljklarjn dinsel yaケamdan kayboluケlarj kuケkusuz tarihin
sorunudur; bu kayboluケ, bunlarla kjsmen özdeケleケtirilen baケka güçlerin ortaya
çjkjケjyla gerçekleケmiケ olabilir.
Ezeli hiyerofanilerin bu biçimde yeniden deXerlendiriliケine sjk sjk tanjk olmaktayjz;
din tarihi çoXunlukla kutsaljn tecellisi sürecinde kutsaljn deXer kaybetmesi ve sonra
tekrar deXer kazanmasjnjn tarihinden ibarettir. ... Zihinsel ve kültürel yetilerine
daha "uygun" bir vahiyle karケj karケjya kalanlar, eski din evrelerinde kabul edilen
hiyerofanileri dinsel düzlemde yeniden deXerlendiremezler ve bunlara inanmaz hale
gelirler.
DiyalektiXin esasj aynjdjr: kutsal, kendisinden baケka bir ケey aracjljXjyla ortaya
konulur; nesneler, mitler ya da simgeler aracjljXjyla tecelli edebilir ama kendini, asla
bütünüyle, olduXu gibi, doXrudan ortaya koymaz.
8
9. Hiyerofanilerin Yeniden DeXer Kazanmasj
... tanrjnjn bedenlenmesi, onun istediXi biçimi alma özgürlüXünü ortaya koyar.
Tanrj sahip olduXu özgürlükle istediXi her biçime girebilir, hatta taケ biçimine ya da
tahta biçimine de girebilir. Bir an için "tanrj" terimini kullanmaktan kaçjnaljm ve ケu
biçimde açjklayaljm: Kutsal her biçimde hatta en garip biçimlerde bile kendini ortaya
koyar.
10. ☜ilkel☝ Din Görüngüsünün KarmaケjkljXj
... bazj temel ilkeleri ... 1. Kutsal, nitelik açjsjndan kutsal olmayandan farkljdjr. ... 2.
Kutsaljn bu diyalektiXi yalnjzca "ilkel" olanlar için deXil, tüm dinler için geçerlidir. 3.
Hiçbir yerde yalnjzca temel hiyerofanilerle karケjlaケmayjz (olaXandjケj, olaXanüstü,
yeni kratofaniler: mana vb) aynj biçimde hiçbir yerde yalnjzca evrimci bir bakjケ
açjsjyla baktjXjmjzda, üstün olarak nitel endirilebilecek dinsel biçimlerin iz lerine de
rastlamayjz (örneXin Yüce Varljklar, ahlak kurallarj, mitler vb); 4. Her yerde, hatta
üstün dinsel biçimlerin izleri djケjnda bile, temel hiyerofanileri düzenleyen bir sisteme
rastlarjz. Sonradan gelen hiyerofaniler bu "sistemi" sarsamazlar; sistem, kavmin
tüm dinsel deneyimlerinden oluケur (mana, sjra djケj kratofaniler vb, totemizm, atalar
tapjmj ve benzerleri); ama temel hiyerofanilere indirgeyemeyeceXimiz bir dizi
kuramsal gelenekten de oluケur.
Bazj biçimlerin egemen olduklarj doXrudur (örneXin Avustralya'da totemizm,
Melanezya'da mana, Afrika'daki atalar tapjmj vb) ama bu biçimler asla bu dinin
bozulmasjna neden olmazlar. ... ayjn evrelerinin, mevsimlerin, cinsel ya da
toplumsal erginlenme süreçlerinin, uzay simgeciliXinin eski insanlarjn gözünde dinsel
anlamlar kazandjXjnj, yani hiyerofaniler olduXunu anlayabiliyoruz; ama beslenme ve
seks gibi fiziksel ihtiyaçlarjn ya da ☜yjl☝ gibi ideogramlarjn nasjl olup da aynj deXere
sahip olduXunu anlamakta zorlanjyoruz.
Eski kültürlerin insanjyla modern insanj birbirinden ayjran temel farklardan biri de
eski insanlarjn, günlük yaケamj (öncelikle cinsellik ve beslenme) belli bir kutsalljk
içinde yaケamalarjdjr. ... Bunlar modern insan için fiziksel etkinliklerdir; oysa eski
kültürlerin insanj için kutsal eylemlerdir, törenl erdir; bunlar aracjljXjyla yaケamjn
temsil ettiXi güçle birleケirler. ... ilkel insan kendisini ancak (içerik ve anlamdan
yoksun) bu otomatizml erden, deXiケimden, ☜kutsal olmayan☝dan hiçlikten kurtararak
kendisini gerçekliXe yaklaケtjrjr, deyim yerindeyse VarljXa dahil eder.
Atalarjn yada tanrjlarjn in illo tempore (☜tarihin☝ baケlangjcjnda) yapmjケ olduXu bir
davranjケjn yinelenmesinden oluケan ayinde, hiyerofani aracjljXjyla, en sjradan en
anlamsjz eylemlere yeniden "varljk kazandjrjlmak" istenir. ... Eski zaman insanj, tüm
fiziksel eylemlerini, törene dönüケtürerek ☜öteki tarafa geçmeye,☝ zamanjn
(oluケumun) öbür tarafjna geçmeye, sonsuzluXa ulaケmaya çaljケjr ... ☜ilkel insanjn☝
sjradan fiziksel eylemleri bir ayine dönüケtürme ve böylece onlara ruhsal bir deXer
kazandjrma eXilimi olduXunu ケimdiden saptamamjz gereklidir.
... bu gerçekler, kutsal olma koケul1arjnj taケjdjklarj için deXil, insan bunlar aracjljXjyla
anlamsjzljktan, hiçlikten tek ke limeyle kutsal olmayan ortamdan kurtulduXu için de
9
kutsaldjr. ... eski insanjn yalnjzca kavramlar ya da kavramsal öXeler kullanmadjXj
hatta öncelikle simgeler kullandjXj sjk sjk unutulur.
... eski kültürlerin insanjn gerçekleケtirdiXi eylemlerin çoXunu, zamanjn baケlangjcjnda
bir tanrj ya da bir kahraman tarafjndan ilk kez gerçekleケtirilen bir davranjケjn, bir
eylemin tekrarj olarak kabul ettiXini göreceXiz. ... Belki de bu tekrarjn amacj,
eyleme normallik kazandjrmak, ona ontolojik bir konum kazandjrarak onu
yasallaケtjrmaktjr; çünkü eylem yalnjzca bir arketipi tekrar ettiXi sürece gerçektir.
II. BÖLÜM
GÖK: GÖK TANRILARI GÖKSEL SiMGELER VE AYiNLER
11. Kutsal Gök
Dünyanjn en yaygjn dualarjndan birinde ケöyle seslenilir: "Gökteki Babamjz."
Dünyanjn en eski duasj da aynj Gök Babaya edilmiケ olabilir; bu da bize Ewe
kabilesinden bir Afrikaljnjn "Nerede gök, orada Tanrj" duasjnj açjklamaktadjr ...
hemen hemen tüm inanjケlarda evreni yaratan ve (gönderdiXi yaXmurlarla) topraXa
bereket veren göksel bir varljXjn mevcudiyetidir. Bu tür varljklar sonsuz bilgeliXe ve
ayrjcaljXa sahiptirler: kabilenin ahlak kurallarjnj ve ritüellerini dünyada bulunduklarj
kjsa süre içinde bu tanrjlar belirlemiケlerdir: kurallarjna uyulup uyulmadjXjnj kontrol
ederler ve aksi durumda kurallarjnj çiXneyenlere yjldjrjmlarjnj gönderirler.
GöXe bakmak aydjnlanmak demektir. Gök ilkel insana gerçekte nasjlsa öyle
görünür: sonsuz ve aケkjn. ... AケkjnljXjnjn simgesi sonsuz olmasjndan kaynaklanjr.
"En yüksek" olmak, doXal olarak tanrjlara özgü bir niteliktir. insanjn ulaケamadjXj
yukarj bölgeler, yjldjzlj gök, tanrjlara özgü aケkjnljk, mutlak gerçeklik, sonsuzluk gibi
ayrjcaljklara sahiptir. Bu tür bölgeler tanrjlarjn mekanlarjdjr: bu bölgelere, ancak
birkaç ayrjcaljklj kiケi göXe yükselme ayiniyle ulaケjr; bazj dinlere göreyse buralar
ölülerin ruhlarjnjn gittiXi yerlerdir. "Yüksek," insanlarjn ulaケamayacaXj bir boyuttur;
doXal olarak insanüstü güçlerin ve varljklarjn sahip olduXu bir yerdir; tapjnaXjn
basamaklarjnj törensel olarak çjkan ya da göXe uzanan ayinsel bir merdivene
tjrmanan kiケi artjk insan deXildir; ayrjcaljklj ölümlülerin öldükten sonra serbest kalan
ruhlarj, göXe yükselirken insan olma durumun dan sjyrjljrlar.
Gök, doXal olarak varljXjyla aケkjnljXj, gücü ve deXiケmezliXi "simgeler." Gök vardjr;
çünkü yücedir, sonsuzdur, dokunulmazdjr, güçlüdür.
Çünkü yalnjzca "yüce" olmak, "yükseklerde" bulunmak (dinsel anlamda) "kudretli"
ve kutsal olmakla eケdeXerdir; hatta bazj tanrj adlarjnjn etimolojileri de bunun
kanjtjdjr.
"en yüksek," "parlak," "gök" kavramlarj az ya da çok açjk biçimde eski terimlerde
var olan kavramlardjr ve bunlar aracjljXjyla uygar halklar tanrj düケüncesini ifade
ederler. Tanrjnjn aケkjnljXj, göXün ulaケjlmazljXj ezeliyeti, ebediyeti ve yaratjcj gücüyle
(yaXmur) ortaya konur.
10
12. Avustralya Gök Tanrjlarj
Baiame, Avustralya'njn güneydoXusunda yaケayan kabilelerin yüce tanrjsjdjr ve
gökte, bir akarsuyun yanjnda (Samanyolu) yaケar ve burada masumlarjn ruhlarjnj
kabul eder. Kristal bir tahtta oturur; güneケ ve ay ☜oXullarj☝ ve yeryüzündeki
habercileridir. ... Yjldjrjm sesidir; dünyaya bereket veren ve ürünlerin büyümesini
saXlayan yaXmuru o yaXdjrjr; bu anlamda "yaratjcjdjr." Baiame, kendi kendini
yaratmjケtjr ve her ケeyi ex nihilo var etmiケtir. Öteki gök tanrjlarj gibi Baiame her ケeyi
duyar ve görür. ... iyidirler ("Babamjz" olarak çaXrjljrlar), erdemlileri ödüllendirir ve
ahlakj yüceltirler. ... Avustralya dinlerinin baケljca özelliXi üstün ve yaratjcj bir yüce
varljXa inanmak deXil totemizmdir; ... yüce tanrjlar sürekli olarak dinsel hayatjn
kjyjsjna itilirler ve sonunda unutulurlar; insana daha yakjn öteki kutsal güçler günlük
yaケamda daha ulaケjlabilir, daha yararlj ve önder bir roldedirler.
13. Andamanljlarda, Afrikaljlarda Gök Tanrjlarj
Ulu varljk Puluga'djr; ... gökte oturmaktadjr ve sesi gök gürültüsü, nefesi rüzgardjr;
fjrtjna, öfkesinin iケaretidir; çünkü emirlerine uymayanlarj yjldjrjmlarla cezalandjrjr.
Puluga her ケeyi bilir, ama insanlarjn düケüncelerini ancak gündüzleri okur (doXalcj bir
yaklaケjm; her ケeyi gören her ケeyi bilen). Kendine bir eケ yaratjr ve çocuklarj olur.
Gökyüzündeki evinin yanjnda güneケ (diケil) ve ay (eril) vardjr, bunlarjn çocuklarj da
yjldjzlardjr. Puluga uyuduXunda kurakljk olur. YaXmur yaXdjXjnda, tanrj yeryüzüne
inmiケ ve yiyecek arjyor demektir. Puluga dünyayj ve ilk insan Tomo'yu yaratjr. ... Bir
gün,. Puluga'njn öfkesi patlar ve tufan tüm dünyayj kaplar ve insanlarjn sonu gelir;
yalnjzca dört kiケi kurtulur tufandan. ... Andamanljlar hiçbir tanrj tapjmjna sahip
deXillerdir, dua etmez, adak adamaz, ibadet etmez, lütuf bek lemezler. Yalnjzca
Puluga'njn korkusu yüzünden emirlerine uyarlar; ... bu gelenekler arasjnda
bereketli bir avdan sonra, köye dönen avcjlarjn "kutsal sessizliklerini" sayabiliriz.
Tierra del Fuego'daki Selknamlj göçebe avcjlarda tanrj, Temaukel olarak adlandjrjljr;
ama bu ad asla telaffuz edilmez. ... Bu tanrj insanlardan uzaktjr, dünya iケleriyle
ilgilenmez, imgeleri ya da rahipleri yoktur. Ahlak kurallarjnj getirmiケtir, yargjlayandjr
ve nihayetinde bü tün mukadderatjn sahibidir. Ona yalnjzca hastaljk söz konu su
olduXunda dua edilir. ... kötü havalarda , ona özel adaklar sunulur.
Bantu kabileleri Ba-ilalar, gökte oturan, her ケeye kadir ve her ケeyi yaratan ve adj
Leza olan bir Yüce VarljXa inanjrlar. ☜Leza düケtü☝ (yaXmur yaXdj), ☜Leza kjzgjn☝ (gök
gürledi) vb denilir.
GöXün maviliXi Mawu'nun yüzüne örttüXü peçedir; bulutlar giysileri ve
mücevherleridir; beyaz ve mavi en sevdiXi renklerdir. Iケjk Mawu'nun bedenine
sürdüXü yaXdjr. YaXmur yaXdjrjr ve her ケeyi bilir.
14. "Deus Otiosus" (DuraXan Tanrj : Yaratjlmjケ düzenle veya insanlarla iliケkisini koparmjケ
tanrj. Bu tasavvurda, Yüce Tanrjnjn diXer tanrjlar veya göksel varljklar üzerindeki otoritesi devam
etmekle birlikte etkinliXini onlara devretmiケtir -yn)
Tapjmjn olmayjケj-daha doXrusu kutsal törenlerle ilgili belirli bir takvimin olmayjケjgök tanrjlarjna iliケkin tapjmlarjn büyük çoXunluXunun belirgin özelliXidir.
11
Bir yerli, bunu ケöyle açjklar: "Neden ona adaklar adayaljm ki ? Ondan korkacak bir
ケeyimiz yok; çünkü ölülerimizin ruhlarjnjn tersine bize hiçbir zaman bir kötülüXü
dokunmamjケtjr." ... dinsel yaケamj yönlendiren, ruhlara duyulan korku ve ruhlar
tapjmjdjr; yaXmur için bile atalara ... yakarjljr.
GöXün Yüce VarljXjnjn insanlardan uzak oluケu ve ilgisizliXi Batj Afrikalj GyriamaIar
tarafjndan çok güzel biçimde ifade edilmiケtir: ☜Mulugu (tanrj) yukarjdadjr, ruhlar
aケaXjdadjr (kelime anlamjyla 'yerde'dir). ... Bantular ケöyle der: "Tanrj, insanj
yarattjktan sonra, onunla hiç ilgilenmez."
Yalnjzca gerek olduXunda bu tanrjlara yakarjlmasj, onlarjn gökyüzüne özgü yapjlarjnj
ortaya koymaktadjr. Ekvator Afrika'sjnjn Pigmeleri Tanrjnjn (Kmvum) insanlarla
iliケkiye girmek isteXini gökkuケaXjyla gösterdiXini söylemektedirler. Bu nedenle ne
zaman gökkuケaXj çjksa yaylarjnj aljrlar ve bunlarj gökkuケaXjna doXru gererek ilahiler
söylemeye baケlarlar. ... yalnjzca "ilkel" insan uygar insanlar gibi artjk ihtiyacj
kalmadjXjnda bu tanrjlarj kolayljkla unutabilmektedir; var olmanjn zorluklarj
karケjsjndan insan gökten çok yere yönelmektedir ve yalnjzca yeryüzünde ölüm
tehlikesi altjnda kaldjXjnda göXün önemini yeniden hatjrlamaktadjr.
15. Gök Tanrjlarjna Yardjmcj Yeni ilahi "Biçimler"
Asljnda hiçbir ilkel dinde göXün yüce varljklarj önemli bir rolde deXildirler.
Avustralyaljlarjn en baケta gelen dini totemizmdir. Palinezya'da, her ne kadar büyük
bir gök tanrjya ya da insanoXlunun atasj sayjlan kutsal bir çifte inanjljyorsa da,
dinsel yaケam, çok zengin ve çeケitli bir çok tanrjcjljkla yada çok demonculukla
biçimlenmektedir. Batj Caroline'in Yap adalarjnda halk ruhlara (taIiukan)
tapmaktadjr
Afrika halklarj az çok bozulmamjケ bir Yüce Varljk inancjnj korusalar da
tektanrjcjljktan veya tektapjmcjljktan (baケka tanrjlarjn da var olduXunu kabul eden tek tanrj
tapjmj) baケka ケeylerin de baskjn olduXu bir dinsel yaケamlarj vardjr.
Gök (eril) ile Yer'den (diケil) oluケan ilk kutsal çi ft modeli olduk ça yaygjndjr. ... ilk
tanrjsal çifte olan inancjn deXiケik türevlerine Afrika☂da da, rastlamaktayjz. ... GökYer mitinin bir örneXine de güney Kaliforniya☂da rastljyoruz (her ケey kjz kardeケ ve
erkek kardeケin birleケmesinden doXmaktadjr).
16. Kaynaケma ve Yerine Geçme
GörüldüXü gibi yüce gök tanrj her yerde yerini baケka dinsel biçimlere bjrakmaktadjr.
Bu deXiケimin morfolo jisi çeケitli olabilmektedir; ama her deXiケimin anlamj kjsmen
aynjdjr: göksel varljklarjn aケkjnljXj ve edilgenliXinden daha devingen, etkili, kolay
ulaケjlabilir biçimlere geçiケ. Bu noktada tanjk olduXumuz, kutsal olanjn "aケamalj bir
biçimde somut bir biçime indirgenmesi" dir.
Melanezya'da, sjk sjk iki erkek kardeケle ilgili bir mit anlatjljr; bu erkek kardeケlerden
biri zekidir öteki aptaldjr (ayjn iki evresi); onlarj yaratan göXün Yüce VarljXjdjr ve
kardeケler zamanla bu tanrjnjn yerini almjケlardjr. Genelde Yüce Varljk tanrj yerini,
evreni düzenleyen bir demiurgos'a bjrakjr, demiurgosu da Yüce Varljk yaratmjケtjr
12
ve demiurgos Yüce Varljk adjna onun emirlerini izleyerek dünyayj düzen içinde
tutar; bazj durumlarda Yüce Varljk yerini bir güneケ tanrjsjna bjrakjr.
Kuzey Amerika'da göXün Yüce VarljXj genellikle bir kuケla (karga vb) temsil .",.
edilen gök gürültüsü ve rüzgarjn mitolojik kiケileケtirmesiyle birleケtirilme eXilimi
vardjr; bir kanat çjrpjケjyla rüzgar çjkarjr ve dili, ケimケektir. ... Siu Kjzjlderilileri
yjldjzlarjn ve meteorolojik olaylarjn, güneケin, ayjn, özellikle gök gürültüsünün
wakan☂la dolu olduXunu düケünürler.
Gök gürültüsü tüm mitolo jilerde gök tanrjnjn silahjdjr ve yjldjrjmjyla vurduXu yer
kutsalljk kazanmaktadjr; yjldjrjmjn çarptjXj insanlar da kutsanmaktadjr. En çok
yjldjrjm düケen aXaca (meケe) Yüce ilahi☂nin ihtiケamj bahケedilir. ... Yukarj bölgelerden
düケen her ケey gökyüzünün kutsalljXjna sahiptir; göktaケlarjna, onunla dolu olduklarj
için saygj gösterilir.
17. GöXün Yüce Varljklarjnjn EskiliXi
Kesin olarak, göksel varljklara dinsel baXljljXjn ilkel insanjn ilk ve tek inancj
olduXunu ve diXer tüm dinsel biçimle rin daha sonra ortaya çjktjXjnj ve belirli
sapmalar gösterdiklerini kesin olarak söyleyemeyiz.
Kesin olarak belirtebileceXimiz bir nokta da ケudur: Genel olarak, gök hiyerofanisi ve
göksel Yüce Varljklara inanç yerini baケka dinsel kavramlara bjrakmjケtjr. Yine genel
olarak bu tür büyük gök varljklarjn eskiden dinsel yaケamjn merkezini
oluケturduklarjnj oysa bugün ilkel toplumlarda merkezden uzaklaケmjケ kenarda kalmjケ
olduklarjnj söyleyebiliriz.
Erginleme bir bilgilenme vesilesi olduXu kadar bir yenilenme ritüelidir. Bilgi,
dünyanjn bütün olarak kavranmasj, kozmik bütünün yorumlanmasj, varoluケun
ardjnda yatan nihai sebeplerin ortaya çjkarjlmasj vb bütün bunlar göXün tefekkürü,
gök hiyerofanisi ve göXün Yüce Tanrjlarj sayesinde mümkün olmuケtur.
Bununla birlikte, bu eylemlerde ve bu düケüncelerde yalnjzca basit rasyonel kaygjlar
olduXunu düケünürsek çok yanjlmjケ oluruz. Aksine bunlar büyük bir olasjljkla
nedensellik kaygjsj taケjyan, ama her ケeyden önce varoluケ sorunuyla yüzleケmiケ -daha
doXrusu kendisini bu sorunun içinde bulmuケ- insanjn eylemleridir. Erginleme
törenleri sjrasjnda metafizik doXanjn tümüyle ortaya konuluケu (insan jrkjnjn kökeni,
tanrjlarjn ve atalarjn kutsal tarihi, baケkalaケjmlar, simgelerin anlamj, gizli adlar vb)
yalnjzca yeni erginlenmiケ birisinin bilgiye susamjケljXjnj gidermeye yönelik deXildir,
aynj zamanda öncelikle onun varoluケunun pekiケtirilmesini, yaケamjn ve bolluXun
sürekliliXinin saXlanmasjnj, ölümden sonra mutlu bir yaケam güvencesini vb
amaçlarlar.
Bu gök tanrjlarjnjn öncelikle yaratjcj ve her ケeye kadir olmakla kalmayjp aynj
zamanda her ケeyi bilen, yüce "bilgeliXe" sahip varljklar olma zorunluluklarj onlarjn
bazj dinlerde neden soyut tanrjsal figürlere ve evreni açjklamaya çaljケan ya da
mutlak gerçeXi ifade etmek için kullanjlan kiケileケtirilmiケ kavramlara dönüケtüklerini
açjklamaktadjr. Yeni Zelanda'njn ve Tahiti'nin gök tanrjsj iho, erginlenmiケlere
yalnjzca ezoterik dinsel bir öXreti içinde ortaya konulan bir tanrj olmaktan çok,
13
felsefi bir kavramdjr. DiXer gök tanrjlarjnjn -Bantu halkjnjn Nzambi'si, Sia
Kjzjlderililerinin Sussistinako☂su- cinsiyeti yoktur; bu, tanrjyj metafizik bir ilkeye
dönüケtüren soyutlama olayjnj açjkça ortaya koymaktadjr.
Gökyüzünün Yüce Tanrjlarj, felsefi kavramlara dönüケebilmektedirler; çünkü gök
hiyerofanisi bizzat metafizik açjklamalara dönüケebilmektedir; yani yalnjzca
gökyüzünün tefekkür edilmesi bile insanjn zayjfljXjnjn ve tanrjlarjn aケkjnljXjnjn
ortaya koyulmasjnjn yanj sjra bilginin, manevi "gücün" kutsalljXj ve tinsel "güç" de
ortaya konulmaktadjr.
18. Kuzey Kutbu ve Orta Asya Halklarjnda Gök Tanrjlar
ilkellerin dinlerinden çoktanrjlj denilen dinlere geçtiXimizde bunlarjn arasjndaki en
önemli farkjn "tarihsel geliケimleri" olduXunu görüyoruz.
Daha önceki bölümlerde ilgilendiXimiz figürlere kjyasla bu tanrjlarjn baケta gelen yeni
yönleri "egemenlikleridir." ... güçleri yalnjzca kozmik yaradjljケta ortaya çjkmaz;
evrenin hükümdarlarj, "efendileri" olurlar. Sonuç olarak çoktanrjlj denilen dinlerde
bu yeni öXe "egemenlik" öXesi olmadan gök tanrjlardan söz edilemez, bu özellik
göksel ayrjcaljklardan türeyerek "güce" yeni bir dinsel deXer katar ve yavaケ yavaケ
tanrjnjn niteliklerini deXiケtirmeye baケlar.
Eskimolar yüce tanrjlarjn gökte oturduXuna inanjr ve onu "Göksel Varljk" olarak
çaXjrjrlar. ... Bu tanrj, evrenin tek efendisi, kadiri mutlak tanrjsjdjr. ... ilkellerin
ruhlara ettiXi dualar karケjljksjz kaljnca bu tanrjya yönelirler. Kurban törenlerinde
adanan hayvanjn kafasj ve kemiklerini bu tanrjya sunulurken, ruhlara ve toprak ve
yer altj tanrjlarjna yalnjzca sjcak kan sunulurdu.
MoXollarjn yüce tanrjsjnjn adj ☜tengri☝dir ve "gök" anlamjna gelmektedir.
Bu adlar ve unvanlar Ural-Altay'jn yüce tanrjsjnjn gökten geldiXini, hükümdar ve
yaratjcj olduXunu ortaya koyarlar. Gökte, göXün yedinci, dokuzuncu yada . on altjncj
katjnda oturur (Bay Ülgen). Tahtj göXün en yüksek ye rinde ya da kozmik daXjn
zirvesindedir. ... Altayljlar ☜altjn kapjlj☝ ve ☜altjn tahtlj☝ ☜Saray☝dan (örgö) söz
ederler. Tanrjnjn oXullarj ve kjzlarj vardjr ve ケamanjn vecd içinde gökyüzüne
çjkarken karケjlaケtjXj hizmetçileri ve habercileri vardjr.
Gök tanrj kozmik ritimlerin ve toplumlarjn dengesinin devamjnjn ve
dokunulmazljXjnjn güvencesidir. "Han," "クef," "Efendi," yani "evrenin hükümdarj"djr.
Sonuç olarak emirlerine uyulmaljdjr (tanrjnjn unvanlarjnda "komutan," "düzenleyici"
niteliXi çok açjkça vurgulanjr). MoXollar göXün her ケeyi gördüXüne inanjrlar ve
yemin ederken "gök bilsin ki" ya da "gök görsün ki" derler. Gök iケaretlerinde
(kuyruklu yjldjzlar, kuraljk vb) tanrjsal emirleri ye sjrlarj okurlar. Yaratjcj, öngörülü
ve her ケeyi bilen, kurallarjn bekçisi gök tanrj kozmokrattjr (evrensel monark);
doXrudan hüküm sürmez ama siyasal örgütler ortaya çjktjXjnda dünya üzerindeki
temsilcileri olan hanlar aracjljXjyla hüküm sürer.
14
Cengin Han'jn mühründe de ケunlar yazmaktadjr: ☜Gökte tek Tanrj yerde tek Han.
Yerin efendisinin mührü☝. ... Gün ve ケafak üstüne yemin edilir; ☜ケafak vakti, gök
kubbe, gök, yukarjda parlayan gök ケahidim olsun ki☝ denir.
Gök-Yaratjcj-Evrenin-Hükümdarj üçlüsü kozmik düze nin güvencesi, yeryüzündeki
yaケamjn teminatj özelliklerinin yanj sjra, gök tanrjlarjnjn kendilerine özgü bir
hükümdarlarj, gök tanrjnjn etkinliXi hükümdarljk mitiyle ve imparatorluXun varljXjyla
pekiケtirilmiケtir. ... Asya ve Orta Asya topluluklarj için gök tanrj o kadar uzaktadjr ki,
insanlarjn yaptjklarjyla ilgilenmez.
Ama genel olarak Ural-Altay topluluklarjnjn büyük gök tanrjlarj baケlangjçtaki
özelliklerini öteki topluluklardaki gök tanrjlarjndan daha iyi ve daha uzun süre
korurlar. Hiyerogamiyi tanjmazlar, fjrtjna ya da yjldjrjm tanrjsjna dönüケmezler: UralAltayljlar Kuzey Amerika mitolojile rinde olduXu gibi yjldjrjmj bir kuケ biçiminde
düケünürler, ama ona kurban vermezler. Büyük gök tanrjya saygjda bulunurlar,
yiyecek elde etmek için ona dua ederler. Bu tanr j, bir tapjma sahiptir, tasvirleri
yoktur ve ona daha çok köpek ve ren geyiXi kurban ederler. Ama tüm din yaケamj,
yalnjzca gök tanrj inancjyla yönlendirilmez; pek çok ayinde, inanjケta ve batjl inançta
gök tanrj yoktur.
19. Mezopotamya
Sümer dilinde tanrj anlamjnda kullanjlan sözcük dingir'in en eski anlamj bir gök
epifanisidir: "parlak, jケjk saçan". (F. Hommel Sümerce'deki dingir "Tanrj" "jケjk saçan"
sözcüXünü Türk-MoXolca tengri "Gök," "Tanrj" sözcüXüyle iliケkilendirmiケtir. ... Her durumda 1) Gök
Tanrjnjn en eski proto-Türk uygarljklarjna ait olduXu, 2) Hint-Avrupaljlarjn gök tanrjsjyla benzerliXinin
hayli çarpjcj olduXu, 3) Genelde Hint-Avrupaljlarjn dinsel kurumlarjnjn yapjsjnjn öteki tarih öncesi
DoXu ya da Akdeniz uygarljklarjnkinden çok proto-Türklerin dinsel kurumlarjnjn yapjlarjna yakjn
olduXu doXrudur.) "Tanrj" sözcüXünü ifade eden ideogram (dingir olarak okunur),
"göXü" tanjmlayan ideogramla (ana, anu olarak okunur) aynjdjr. Baケlangjçta bu
grafik iケaret, bir yjldjz hiyeroglifiydi; an(a), an(u) biçiminde söylenince hiyeroglif
uzayjn aケkjnljXjnj ifade etmektedir: "yüce, yüce varljk☝.
Kjsa bir süre içinde bu hiyerofaniler soyut tanrj düケüncesinden (dingir) uzaklaケjp
kiケileケtirilmiケ bir tanrj düケüncesi etrafjnda yoXunlaケtjlar: Anu. "Anu"nun, sözcük
anlamj "gök"tür ve IV. Bin yjldan önce ortaya çjktjXj düケünülmektedir.
Anu, gökte bir tahtta oturur , hükümdarljXjn tüm nitelikleriyle donanmjケtjr: kralljk
asasj, hükümdarljk tacj, baケljk, baston. Tam bir hükümdardjr ve kralljXjnjn iケaretleri,
mutlak egemenliXinin kaynaXj ve güvencesidir; kral gücünü simgesel olarak Anu'dan
aljr. Bu nedenle yalnjzca hükümdarlar Anu'nun adjnj anabilirler, sjradan insanlar
tanrjnjn adjnj anamazlar. ☜O tanrjlarjn Babasjdjr☝ (aba ilanj) ve "Tanrjlarjn Kraljdjr.
☜Baba☝ olarak adlandjrjlmasjnjn nedeni ailevi bir baX kurulmasjndan çok,
hükümdarljk yetkisini vurgulamaktjr.
Hammurabi kanunlarjnda "Anunnakilerin Kralj" olarak anjljr ve en çok kullanjlan
sjfatlarj: "gök tanrj," "gök baba," ☜gök kral☝djr. Kralljk gökten inmiケtir.
Yjldjzlar onun ordusudur, çünkü Anu evrensel hükümdar olarak savaケçj bir tanrjdjr.
15
20. Dyaus, Varuna
Hintlilerin Dyaus'unu, Romaljlarjn Jüpiter'ini ve Yunanljlarjn Zeus'unu aynj ケekilde
Cermenlerin Tyr-Zio'sunun bu ilk gök tanrjnjn tarih içinde geliケmiケ biçimleri olduXu
doXrudur ve adlarjyla da bu ikili kökeni belirttikleri açjktjr. ... Bu büyük Hint Avrupalj
yüce tanrjlarjn adlarj, onlarjn, parlak ve engin gökyüzüyle aralarjndaki organik baXj
belirtmektedir. Ama bu bazj bilimcilerin inandjXj gibi tüm meteorolojik olaylarjn -
fjrtjna, gök gürültüsü- ilk Dieus düケüncesinde yer almadjXj anlamjna gelmez. En ilkel
gök tanrjlarj bu meteorolojik olaylarj kontrol ederlerdi ve baケljca araçlarj ケimケekti. ...
gök tanrjlarjnjn büyük bir çoXunluXu özeI1eケmiケler, fjrtjna ve bereket tanrjlarjna
dönüケmüケlerdir. Ama tanrjlarjn sonradan belli alanlarda özelleケmelerini, din tarihinin
oldukça iyi bilinen süreçleriyle açjklamak gereklidir (somut olana eXilim; "yaratma,"
"bereket" düケüncesine dönüケmesi vb).
Bu tanrjlarjn karakterlerindeki belirgin bir özellik onlarjn egemenlikleridir. ...
Dyaus'un dindjケljlaケma süreci, gök teofanisinin yok olmasj ya da zayjflamasj
anlamjna gelmemektedir; yalnjzca baケka bir tanrjnjn Dyaus☂un yerine geçtiXi
anlamjna gelmektedir. "DoXallaケarak," gök hiyerofanisi olmaktan çjkarak Dyaus
büyük bir gök tanrjsj olmaktan çjkmjケtjr.
Veda döneminin baケlangjcjndan beri Dyaus yerini baケka bir tanrjya Varuna'ya
bjrakmjケtjr. ... Varuna'njn da gök tanrjlarjna özgü nitelikle ri vardjr, ama bu tanrjyj
yalnjzca bir gök tanrjsj olarak kabul edemeyiz. Varuna'njn ☜her yerde görünen☝
olduXu doXrudur; ☜iki dünyayj ayjrmaktadjr,☝ rüzgar onun nefesidir, Mitra'yla birlikte
ona "göXün güçlü ve büyük efendileri" olarak ibadet edilir. ... Varuna ☂njn ayla ilgili
yetenekleri de vardjr ve yaXmurla o kadar ilgilidir ki, zamanla okyanus tanrjsjna
dönüケür. Ay tanrjlarjnjn gök tanrjlarjnjn yerine geçmesi ya da ayla ilgili öXelerin
baケlangjçtaki tanrj figürüyle kaynaケmasj dinler tarihinde sjk sjk görülen bir
geliケmedir. ... Varuna her ケeyi bilendir ve asla yanjlmaz ... Varuna; "bin gözlüdür.
"Bin göz" yjldjzlarjn mitolojik ifadesidir ve en azjndan temelde bir gök tanrjsjna
iケaret eden bir metafordur. ... Bunlarjn bin gözlü olmalarj göksel ayrjcaljklarjndan
deXil, bunlara atfedilen ilahilerden kaynaklanmaktadjr; her ケeyi bilen ve her ケeye
kadir, yani hükümdar tanrjlar olarak kabul edilmelerindendir.
21. Varuna ve Egemenlik
Veda metinlerinde Varuna'njn göksel niteliklerine çok az deXinildiXini, ama
hükümdar niteliXinin sjk sjk vurgulandjXjnj görüyoruz. ... inananlar Varuna'njn
huzurunda kendilerini "onun köleleri" olarak hissederler ve alçakgönüllü davranjケlar
bu tanrjnjn tapjmjnjn en önemli özelliXidir. ... Varuna kaybetmesini istediXi kiケiyi
"baXlar". ... Artjk Varuna adjnjn anlamj onun ☜baXlama☝ gücüyle açjklanabilir. ...
Varuna mayanjn, yani büyüsel güçlerin efendisidir. ... Varuna her ケeyi bilir ve görür;
çünkü yjldjzlardaki ikametgahjndan tüm evrene hükmeder ve her ケeyi yapabilir,
çünkü kozmokrattjr; kurallarj çiXneyenleri, onlarj (hastaljkla, iktidarsjzljkla)
"baXlayarak" cezalandjrjr; çünkü evrenin düzeninin bekçisidir.
22. iran'jn Gök Tanrjlarj
"Bilge Efendi" ve "Her ケeyi bilen" anlamlarjna gelen Ahura Mazda adjnj taケjyordu. ...
Varuna gibi Ahura Mazda da "egemen tanrj"djr.
16
23. Uranos
Uranos dinsel etkinliklerden zamanla daha da fazla djケlanan gök tanrjlarjn kaderine
iyi bir örnek oluケturmaktadjr; sayjsjz kere asjl biçimi bozulmuケ, yerine baケka tanrjlar
konulmuケ, baケka tanrjlarla birleケtirilmiケ ve sonunda unutulmuケtur.
Ama öteki gök tanrjlarjn aksine Uranos'un üretkenliXi tehlikelidir. Yarattjklarj bugün
dünyada yaケayan canljlara hiç benzememektedir; Uranos☂un çocuklarj canavarlardjr.
Uranos daha ilk günden onlardan "nefret ettiXi" için (Hesiados) onlarj inleyip
sjzlanan ve acj çeken Yerin (Gaia) baXrjna saklar. Gaia tarafjndan cesaretlendirilen
en küçük çocuk Kronos, bir gün babasjnjn her gece yaptjXj gibi gecenin çöktüXü
anda yere yaklaケmasjnj bekler ve babasjnjn üreme organjnj keser ve onu denize
atar. Uranos'un hadjm edilmesi canavarlarjn sonu olur ve böylece Uranos'un
hükümranljXj son bulur.
Uranos'u öteki gök tanrjlardan ayjran, canavarlarjn doXmasjna neden olmasj ve
kendi yarattjXj canljlara karケj duyduXu kindir. Tüm gök tanrjlarj yaratjcjdjr; dünyayj,
tanrjlarj ve canljlarj yaratjrlar.
24. Zeus
Zeus, doXal olarak hükümdardjr; ama öteki gök tanrjlarjn olduXundan daha fazla
"Baba" niteliXini korur.
25. Jüpiter, Odin, Taranis vb
26. Fjrtjna Tanrjlarj
Gök tanrjlarjnjn, fjrtjna ve yaXmur tanrjlarj olarak "özelleケmeleri" ve onlarjn dölleyici
güçlerinin vurgulanmasj, bu tanrjlarjn edilgen yapjsjyla ve onlarjn yerlerini daha
"somut," daha kiケilikli, insanlarjn günlük yaケamlarjna doXrudan müdahale eden öteki
hiyerofanilere bjrakma eXilimleriyle açjklanmaktadjr. ... 1) Dünyanjn efendisi,
mutlak hükümdar (despot), yasalarjn bekçisi gök tanrj; 2) Yaratjcj, tam bir erkek,
Toprak Tanrjçasjnjn eケi, yaXmur yaXdjran gök tanrj.
ilk türe tipik örnek olarak -hükümdar ve kanunlarjn bekçisi- T'ien, Varuna, Ahura
Mazda adlarjnj verebiliriz. ikinci tür -"dölleyen" tanrjlar- özel koケullar açjsjndan daha
zengindir. Dölleyen tanrjlarjn içinde yer alan tüm figürlerdeki temel özellikler
ケunlardjr: Toprak Tanrjçasjyla evlilik; yjldjrjm, fjrtjna ve yaXmur; boXayla gerek
ayinler açjsjndan gerek mitler açjsjndan kurulan iliケkiler.
27. Dölleyiciler
lndra sürekli boXaya benzetilir. ... iran'daki karケjljXj, ... Zerdüケtçülükte boXa, aygjr,
koç, teke ve yabandomuzu biçimlerinde geçer, bunlarjn hepsi de ☜dövüケçü ve eril
ruhun ve temel kan güçlerinin simgeleridir.☝
Arkaik toplumlarda boXanjn böXürmesi kasjrgayla ve gök gürültüsüyle özdeケleケtirilir.
iran'da boXa kurban etmek çok yaygjndjr ve Zerdüケt bu kurban törenleriyle hiç
bjkmadan mücadele etmiケtir. Ur☂da, 3000 yjllarjnda, gök tanrjsj bir boXayla temsil
17
edilmekteydi ve kadim Asur'da küçük Asya'da olduXu gibi "üstüne yemin edilen
tanrj," (yani asljnda-gök tanrj) boXa biçimlidir.
☜Güç,☝ tüm kadim DoXu kültürlerinde özellikle boXayla simgelenmektedir; Akad
dilinde "boynuzu kjrmak" deyiケi ☜gücü kjrmak☝ anlamjna gelmektedir. Tanrj Arinna,
boXa biçimlidir (tüm tapjnaklarda tasvirleri vardjr) ve boXa onun kutsal hayvanjdjr.
Sümerliler ve Babilliler bu tanrjya Enlil ve Bel adjnj vermiケlerdir. Üç kozmik tanrjnjn
üçüncüsü tüm tanrjlar içinde en önemlisidir; yüce gök tanrj Anu'nun oXludur.
28. Ulu Ana'njn Kocasj
Daha önce de gördüXümüz gibi bu yaXmurlu gök-boXa-ulu tanrjça üçlüsü, Avrupa,
Afrika ve Asya'njn tüm ön-tarihsel dinlerinin ortak yapjlarjndan biridir. Kuケkusuz
burada vurgulamamjz gereken boXa suretindeki gök tanrjsjnjn doXumla ve bitkilerin
hayatjyla ilgili iケlevidir. ... Sümer dilinde me "erkek, eril" demektir ama aynj
zamanda "gök" anlamjna da gelmektedir. Hava durumu (gök gürültüsü, fjrtjna,
yaXmur) tanrjlarj ve üreme tanrjlarj (boXa) göksel özerkliklerini, mutlak
egemenliklerini kaybederler. Her birine bir Ulu Tanrjça eケlik eder hatta onun
egemenliXi altjna girerler; Ulu Tanrjça evrensel doXurganljXj saXlar. ilk baケlardaki
gök tanrjlarj gibi evrenin doXumunu saXlayan tanrjlar deXildir artjk, yalnjzca
biyolojik anlamda dölleyen ve üreten tanrjlardjr. Kutsal evlilik onlarjn en önemli
özellikleri haline gelir. Bu nedenle bu tanrjlara hemen hemen bütün bereke t
tapjmlarjnda özellikle de toprak tapjmlarjnda rastlarjz; buna karケjn, bu tapjmlarda
hiçbir zaman baケ rolde deXildirler; baケ rolde olan ya Ulu Ana'djr ya belirli
dönemlerde ölen sonra yeniden canl anan bitki tanrjsj ya da bir "oXul"dur.
BoXanjn boynuzlarj, en eski zamanlardan beri, hilale benzetilmektedir ve ayla
iliケkilendirilmektedir. ... sjXjr ya da boXa biçimli putlar, genelde Ulu Ana tapjmjyla (=
ay tapjmj) ilgilidirler ve neolitik çaXda çok yaygjndjr. ... DoXurganljkla ilgili olan her
ケey, dolaylj ya da doXrudan biçimde, Ay-Su-Kadjn-Toprak yörüngesine girmektedir.
29. Yahve
Ulu Tanrjçalarla gerçekleケtirdikleri sayjsjz evliliXe karケjn özerkliklerini korumayj
baケaran yaXmur ve bereket tanrjlarj hükümdarljk çizgisinde ilerleyebilen tanrjlar
olmuケladjr; asalarjnj, gök gürültülerini ve üreme güçlerini k orumuケlar böylece
evrensel düzenin garantörleri, kurallarjn bekçileri ve yasanjn kiケileケmiケ halleri
olmuケlardjr. Zeus ve Jüpiter bu türden tanrjlardjr.
ibranilerin yüce tanrjsjnjn "evrimi" de aケaXj yukarj buna koケut bir çizgide ilerler. ...
Yahve gücünü fjrtjna aracjljXjyla gösterir; gök gürültüsü onun sesidir ve ケimケek
Yahve'nin "ateケi" ya da ☜oklarjdjr☝. israil'in 'Rabb'i, Musa'ya yasalarj ileteceXi zaman
kendisini gök gürlemeleri, ケimケekler ve daX üzerindeki koyu bir bulutla gösterir.
30. Dölleyiciler Gök Tanrjlarjnjn Yerini Aljyor
Ural-Altay halklarj, günümüzde hala büyük gök tanrjlarjna at kurban etmektedirler.
... At kozmosla özdeケleケtirilir ve kurban töreni yaradjljケ eylemini simgeler (yani
yeniden canlandjrjr). ... ☜Ölümsüz olduk, jケjXj gördük, tanrjlarj bulduk.☝ Bu
erginlemenin sjrrjna erenler, ikinci ölümü ye nerler ve artjk ölümden korkmazlar.
Erginlenme, ölümsüzlüXün keケfi, insan durumundan tanrjsal duruma geçiケ demektir.
18
ÖlümsüzlüXün keケfinin yaradjljケ eyleminin tekrarjyla örtüケmesi önemlidir; kurban
verenler, insanljktan kurtulur ve kozmogoni ritüeliy le ölümsüz olu r.
... yaradjljケ eyleminin dramatik niteliXidir: Kozmos, yüce tanrj tarafjndan ex nihilo
yaratjlmaz; bir tanrjnjn, ezeli bir canavarjn, üstün bir insanjn, ya da ezeli bir
hayvanjn (iranljlarjn Ekadat boXasj) kurban edilmesiyle (ya da kendini kurban
etmesiyle) meydana gelir. Bu mitlerin kö keninde gerçekten ya da alegorik biçimde
insan kurban etme töreni bulunmaktadjr. ... Ezeli bir canljnjn kurban edilmesiyle
kozmogoninin saXlanmasjndaki dramatik yapj, bu tür kozmogonilerin ☜ilk☝ olmadjXjnj
ama büyük bir kjsmj tarihöncesi dönemde gerçekleケmiケ uzun ve karmaケjk bir din ve
büyü sürecinin,evrelerini temsil ettiXini ortaya koymaktadjr.
ikizlerin, bir tanrjyla bir ölümlünün, özellikle de bir gök tanrjsjyla bir ölümlünün
birleケmesinden meydana geldiXine olan inanç oldukça yaygjndjr.
Dionysos, Zeus'un oXludur ve Yunanistan'jn dinsel tarihine giriケi, manevi alanda
gerçek bir devrim olarak nitelendirilir. ... Büyük dinsel akjmlar, Ege☂nin ve DoXunun
gizli topluluklarj bu tür bitki tanrjlarj etrafjnda belirginleケirler; bu tanrjlar öncelikle,
dramatik tanrjlardjr;· insanjn kaderini paylaケjrlar, onun gibi tutkularj vardjr, insanlar
gibi acj çekerler ve ölürler. Hiçbir tanrj insana bu kadar yakjn deXildir. Dioskurlar,
insanljXa yardjm eder ve insanljXj korurlar; "kurtarjcj" tanrjlar insanljXjn acjlarjnj
paylaケjr, ölür ve yeniden dirilirler.
31. Gök Simgeleri
DaX, göXe yakjndjr ve bu nedenle çift yönlü bi r kutsalljXa sahiptir: bir yandan aケkjn
mekanjn simgesini pay1aケjr ("yüksek," "dikey," "yüce" vb). Öte yandan atmosf er
hiyerofanilerinin kendilerini gösterdikleri en uygun yerdir ve bu nedenle tanrjlarjn
evidir. Her mitolojide kutsal bir daX vardjr. ... DaX, genelde, gökle yerin birleケtiXi
yer olarak kabul edilir.
Gökle yerin birleケtiXi nokta olmasj dolayjsjyla "daX" dünyanjn merkezindendir ve
büyük bir olasjljkla dünyanjn en yüksek daXjdjr. ,Bu nedenle kutsal bölgeler -"kutsal
yerler," tapjnaklar, saraylar, kutsal ケehirler- "daXlarla" özdeケleケtirilirler ve
"merkez"dirIer, yani büyülü bir biçimde kozmik daXjn zirvesiyle bütünleケirler. ...
islamiyet☂e göre, dünyanjn en yüksek yeri Kabe'dir; çünkü Kutup yjldjzj, buranjn
tam olarak dünyanjn merkezinde bulunduXunu kanjtlamaktadjr.
Sümer dilinde zigguratjn karケjljXj olarak U-nir (daX) sözcüXü kullanjljr ve Jastrow, bu
sözcüXü, ケöyle yorumlamjケtjr: ☜çok uzaklardan görülebilen.☝ Ziggurat, "kozmik bir
daXdjr" ve kozmosun simgesel imgesidir; 7 kat göXün 7 katjnj temsil eder.
Yüksek bölgeler kutsaldjr. GöXe yakjn olan her ケey aケkjn olana farklj yoXunluklarla
bulaケjr. "Yükseklik," "üstünlük" aケkjn, insanüstü olanjn özellikleridir. Her
"yükselme," belli bir seviyeden kopuケtur, öteki dünyaya geçiケtir; dindjケj mekan ve
insanljk durumunun aケjlmasjdjr. ... "Yükselme" simgelerinin çeケitliliXi ve zenginliXi,
yalnjzca görünüケte karjケjktjr; bir bütün olarak bakjldjXjnda, tüm ayinler ve simgeler,
"yüksekliXin" kutsal olmasjyla, yani göXün kutsalljXjyla açjklanmaktadjr. insan olma
durumunu aケmak, kutsal bir bölgeye (tapjnak, sunak) dahil olmak, ayinle
19
kutsallaケmak, ölümle kutsalljk kazanmak en somut ifadesini, "geçiケle," "çjkjケla,"
"yükseliケle " bulur.
32. Yükselme Mitleri
Ölüm, insan olma durumunu aケma ve "öteki dünyaya" geçme demektir. ... Asur
dilinde "ölme" eylemi için genelde kullanjlan ifade ☜daXa tutunmak☝tjr. ... Güneケ
daXlarda batar ve ölünün öteki dünyaya giderken izleyeceXi yol da bu yol olmal jdjr.
Kimi zaman bir ip, kimi zaman bir aXaç ya da bir merdiven aracjljXjyla göXe
"yükselme" motifi, beケ kjtaya da yayjlmjケ bir motiftir.
33. Yükselme Ayinleri
Ural-Altay halklarjnjn クamanlarj, göXe yolculuklarjnda ve ケaman erginleme
törenlerinde aynj ayini tekrar ederler. "Yükselme," kimi zaman olaXan adaklarjn
çerçevesinde, ケaman kurbana (kurban edilen atjn ruhuna) Yüce Tanrj Bay-Ülgen'e
kadar eケlik eder; kimi zaman da hastalarjn büyüyle tedavileri çerçevesinde
gerçekleケtirilir. Atjn kurban edilmesi, Ural-Altay topluluklarjnjn en önemli dinsel
törenidir ve iki ya da üç gece süren bir törenle yjlda bir kez gerçekleケtirilir.
Bu ayinin amacj, kurban edilen atjn ruhunu ... yakalamaktjr; çünkü ケaman
kendisine yaklaケtjXjnda kaçtjXj düケünülmektedir. Ruhu yakalayjp getirdikten sonra
ケaman, kazj serbest bjrakjr ve atj tek baケjna kurban eder.
Törende kullanjlan kayjn aXacjna tjrmanma, dünyanjn merkezinde bulunan mitsel
aXaca tjrmanmayla aynj anlama gelir. Çadjrjn tepesindeki delik, kutup yjldjzjnjn
parladjXj açjkljkla örtüケür;
34. Yükselme Simgeleri
islam geleneXine göre, Muhammed Kudüs tapjnaXjndan göXe kadar yükselen bir
merdiven görür (tam bir ☜merkez☝dir); merdivenin saXjnda ve solunda melekler
bulunmaktadjr ve iyi insanlarjn ruhlarj bu merdivenden Tanrjya çjkmaktadjr.
Tüm mistik anlayjケlar ve yöntemler, göXe çjkjケ konusunu kullanjrlar. ... Hintli Yogiler
ve simyacjlar, havalarda uçarlar ve çok uzak mesafeleri birkaç dakikada aケarlar.
Uçmak için kanatlar edinmek, insanjn kendi kaderini aケmasjnjn simgesidir; havaya
yükselme kapasitesi, hakikate ne kadar yakjn olunduXunu gösterir.
35. Sonuçlar
Yüce Varljklar, "yaratjcj," "iyi," "ebedi" dirler ("yaケljdjrlar"), kurallarjn bekçisi ve
kurumlarjn kurucularjdjrlar.
Yüce Varljklarjn ve gök tanrjlarjnjn ☜'tarihinde,☝ tüm insanljXjn din deneyimi
açjsjndan son derece kayda deXer bir olayj gözlemleyebiliriz: bu tanrjsal figürler
zamanla tapjm içinde yok olmaktadjrlar. Hiçbir yerde önemli bir rol kazanamamakta
veya uzaklaケmakta ya da baケka dinsel güçlere yerlerini bjrakmaktadjrlar: atalar
tapjmj, doXa ruhlarj ve tanrjlarj, bereket ruhlarj, Ulu Tanrjçalar vb. Bu tanrjlarjn,
yerlerini, her zaman daha somut, daha dinamik ve daha üretken (örneXin güneケ,
20
Ulu Ana, eril tanrj vb) tanrjlara ya da dinsel temsilcisi ya da daXjtjcjdjr; yani yaケamjn
temsilcisi ya da daXjtjcjsjdjr.
Fjrtjna tanrjsj "dinamik" ve "güçlüdür," ☜boXa☝djr, "dölleyici"dir, pek çok miti vardjr
ve tapjmlarj görkemlidir -ama artjk ne evrenin ne insanjn "Yaratjcj"sjdjr; artjk her
ケeyi bilen tanrj deXildir; kimi zaman yalnjzca Ulu Tanrjça'njn eケi konumuna
indirgenir. Samilerin Mesihçi, peygamberci ve tektanrjlj dilsel devrimleri sonucu
ortaya çjkan, oldukça görkemli ve kanlj bir tapjma sahip olan (kurbanlar, orjiler vb),
dramatik epifaniler açjsjndan zengin, sefahat düケkünü ulu erkek tanrj, bu fjrtjna
tanrjsjna karケjt olarak yaratjlan bir tanrj figürüdür.
Pek çok durumda gök tanr jsj yerini güneケ tanrjsjna bjrakjr. Güneケ, toprak üzerindeki
bereketin daXjtjcjsj ve yaケamjn koruyucusu durumuna düケer.
Bazj gök tanrjlarj, dinsel anlamda güncelliklerini korurlar ya da hükümdara, tanrjlara
dönüケerek daha da güçlenirler. Tanrjlar arasjnda üstünlüklerini en iyi koruyan
tanrjlar bunlardjr (Zeus" Jüpiter, T'ien) ve bu tanrjlar zamanla tektanrjlj din
devrimlerine zemin oluケturmuケlardjr (Yahve, Ahura Mazda).
"Yüksekte" olan ☜yükselmiケ☝ olan hangi din sisteminde olursa o lsun aケkjn olanj
temsil etmeyi sürdürür. Tanrjsal "biçimler" deXiケebilir; asljnda bunlarjn insanjn
zihnindeki "biçimler" olarak ortaya çjkmalarj olgusu onlarjn bir tarihleri olduXu ve
belli bir seyirleri olduXu anlamjna gelir; fakat gökyüzünün kutsal anlamj her yerde
ve her durumda canlj bir fikir olarak kaljr.
III. BÖLÜM
GÜNEク VE GÜNEク TAPIMLARI
36. Güneケ Hiyerofanileri ve Rasyonalizasyon
Bir zamanlar, yani din tarihinin kahramanljk çaXlarjnda güneケ tapjmjnjn tüm insanljk
tarafjndan bilindiXine inanjljrdj. ... \.ma "güneケ tapjmj" olarak adlandjrjlan tapjm
ancak Mjsjr'da, Asya'da ve eski Avrupa'da belli bir baケarj yakalayjp geliケim
göstermiケ ve Mjsjr☂da gerçek bir atjljm yapmjケtjr.
Güneケ tapjmjnjn Atlantik ötesinde y alnjzca Peru'da ya da Meksika'da geliケmiケ
olmasjnj, yani yalnjzca belli bir siyasal örgütlenmeye sahip "uygar" halklarda
geliケmiケ olmasjnj dikkate aljrsak, güneケ hiyerofanilerinin üstünlüXü ile "tarihsel"
geliケmeler arasjnda bir uyum olduXunu görebiliriz. Güneケin; krallar, kahramanlar ve
imparatorlar sayesinde "tarihin ilerlediXi" yerlerde hüküm sürdüXünü söyleyebiliriz.
Bizim bu konuda saptamak istediXimiz olgu, Aristoteles'ten bu yana geliケen
düケüncelerin yönünün, güneケle ilgili hiyerofanileri bütünüyle algjlamamjzjn
körelmesine neden olduXudur.
37. Yüce Varljklarjn "Güneケle Özdeケleケmesi"
Korunmak (rakip güçlere, kötü kadere vb kar ケj) ve yaケamak (bereket büyüsüyle
varljXjnjn süreceXini güvence altjna almak vb) için insan baケka dinsel "biçimlere"
doXru çekilmiケtir ve zamanla bunlara baXlanmjケtjr: atalar, kahramanlar, ulu
21
tanrjçalar, büyüsel dinsel güçler (mana vb), kozmik bereket merkezleri (ay, sular,
bitkiler vb).
Samoyedler güneケin ve ayjn, Num'un (Gök) gözleri olduXunu söylerler: güneケ iyi
göz, ay kem gözdür.
38. Afrika, Endonezya
GöXün Yüce VarljXjnjn güneケle özdeケleケtirilmesi Afrika'da sjk görülen bir olaydjr. Pek
çok Afrika halkj "Yüce VarljXa" "güneケ" adjnj verir.
39. Mundalarda Güneケle Özdeケleケtirme
40. Güneケ Tapjmlarj
41. Güneケten Gelen Soy
insan soyunu yaratan güneケ miti ve güneケ tanrjsjyla, belli bir sjnjftan gelen insanlar
arasjndaki -soy ve aile- iliケkileri kayda deXer olgulardjr. Ama bu yalnjzca güneケ
tanrjsjna özgü 'bir ayrjcaljk deXildir. Daha sonraki bölümlerde saptayacaXjmjz gibi
herhangi bir kozmik bölge, -sular, yer, bitkiler- hiyerofanilerin diyalektiXi nedeniyle
insan ,soyunu üretme iケlevi kazanabilir; bu kozmik bölgelerden her birinde insan,
mutlak gerçeklik ile yaケamjn ve canlj varljklarjn kaynaXj olan ana rahmini
özdeケleケtirilebilir.
Güneケ, dölleyici tanrjya ve "özel bir yaratjcjya" dönüケür, bazj insan topluluklarjnjn,
bazj ailelerin, bazj ケeflerin ya da hükümdarlarjn tekeli altjna girer. ... Avustralya'da
insanlar ve güneケ arasjndaki iliケkiler baケka bir düzlemde de geçerlilik kazanabilir;
insan erginleme törenleri aracjljXjyla güneケle özdeケleケir. Adayjn baケj kjrmjzjya
boyaljdjr, saçlarjnj ve sakaljnj kazjtmjケtjr, simgesel bir biçimde "ölür" ve ertesi gün
güneケle birlikte yeniden doXar; bu erginleme sahnesi, adayj Yaratjcjnjn oXlu güneケ
kahramanj Grogoragalli'yle özdeケleケtirir.
42. Hiyerofant ve Psikopomp Güneケ (Hiyerofant :1. Özellikle Eski Yunanda kutsal sjrlarjn
veya törenlerin resmi açjklayjcjsj; erginleyen veya yöneten rahip. 2. Kutsal sjrlarjn açjklayjcjsj;
ezoterik bir ilkenin yorumlayjcjsj -Psikopomp : Ruhu ölüler alemine götüren rehber; yaケayan bir
kiケinin ruhunun manevi rehberi)
...erginlenecek adayj, Yüce VarljXjn oXlu güneケ kahramanjyla özdeケleケtirmek
isterler. Erginlenmeyle insan, bir biçimde Yüce VarljXjn OXlu olur; daha doXrusu,
güneケ olarak yeniden doXmak üzere ölüm "ayini"ni yaparak yeni den bu varljXa
dönüケür. ... Grogoragalli, erginliXe çoktan ulaケmjケ biri olarak, yani ölümü ve diriliケi
tanjmjケ, "güneケleケmiケ" biri olarak Yüce VarljXjn yanj sjra her ölünün ruhunu temsil
eder. Böylece güneケ, her sabah yeniden dirilen "ölümü n" ilk örneXi olur.
Aydan farklj olarak güneケ, ölmeden cehennemden geçme ayrjcaljXjna sahiptir.
... ölümsüz olsa da güneケ her gece ölüler kralljXjna iner; kimi zaman beraberinde
insanlarj da götürür; ama güneケ batarken bu insanlar ölürler; ama güneケ aynj
zamanda cehennemde ruhlarjn rehberliXini yapar ve ertesi gün onlarj gün jケjXjna
ulaケtjrjr. Güneケin "ölüme götüren" psikopomp ve hiyerofant olarak ikili bir görevi
22
vardjr. Bu çift yönlülükten Yeni Zelanda'da ve Yeni Hebrid☂lerde güneケin batjケjnj
izleyen kimsenin öleceXi inancj doXmuケ tur. Güneケ, peケinden sürükler; ölülerin
ruhlarjnj batjdaki "güneケ kapjsjnda" psikopomp olarak nasjl kolayljkla
yönlendiriyorsa, yaケayanlarjn ruhlarjnj da aynj kolayljkla "içine çeker". ...
Polinezya'daki öteki adalarda yerin en batj köケesi, "ruhlarjn atladjXj yer" olarak
adlandjrjljr.
Kahraman ya da ergin ve doXal yolla ölen arasjndaki dikotomi, din tarihinde önemli
bir yere sahiptir.
Dünyanjn çeケitli bölgelerinde, ケeflerin doXrudan güneケten geldiklerine
inanjlmaktadjr; Polinezyalj ケefler, Natchez ve inka topluluklarjnjn ケefleri, Hitit krallarj
("Güneケim" olarak nitelenirler) ya da Babil krallarj, ... ya da Hint krallarj "Güneケ,"
"Güneケin OXlu," "Güneケin torunlarj" sjfatlarjna ya da adlarjna sahiptirler.
43. Mjsjr Güneケ Tapjmlarj
Mjsjr dini kadar hiçbir din güneケ tapjmjnjn etkisinde kalmamjケtjr.
44. Klasik DoXuda ve Akdeniz'de Güneケ Tapjmlarj
Güneケ, Yunanistan'da, italya'da ancak ikinci sjrada gelir. Roma'da, güneケ tapjmj,
imparatorluXa, doXulu gnostikler aracjljXjyla girmiケ ve imparatorlar tapjmjnjn yanj
sjra, bu imparatorlukta yabancj bir tapjm olarak oldukça yapay bir geliケim
göstermiケtir.
45. Hindistan: Güneケin ÇeliケikliXi
Sükta Puruケa'ya göre, güneケ, kozmik dev Puruケa'njn gözünden doXmuケtur; öyle ki,
ölünce insanjn bedeni ve ruhu kozmik deve, gözü ise güneケe gitmektedir.
... güneケin, aynj din içinde bile, "çeliケkili" demesek bile "farklj" düzlemlerde
deXerlendirilebilmesidir: ÖrneXin Budha. Budha, ... Evrenin Hükümdarj niteliXiyle
güneケle özdeケleケtirilmiケtir. ... Bununla birlikte Budizmde de tüm Hint mistik
dinlerinde olduXu gibi, güneケ, baケrolde deXildir.
46. Güneケ Kahramanlarj, Ölüler ve Seçilmiケler
... insanlarj tekerleklere baXlama adeti, yjljn bazj akケamlarj (kjケ gündönümleri
sjrasjnda) tekerleklerin kullanjlmasjnjn yasaklanmasj Avrupa'daki köy topluluklarjnda
hala varljXjnj sürdüren adetlerdir (Fortuna, "çarkjfelek," "yjl çarkj" vb). ... tarih
öncesi ritüel arabalarjn, güneケin hareketini yinelemek için üretildiXini ve bugünün
arabalarjnjn ilk örneXi olarak kabul edilebileceklerini belirtebiliriz.
... özellikle Kuzey ülkelerinde, kjケ gündönümüne doXru günlerin kjsalmasj, güneケin
bir gün söneceXi kaygjsjnj getirmektedir. ... Meksikaljlar, sürekli olarak güneケe
mahkumlarj adayarak, güneケin sürekliliXini saXlamak isterler; çünkü kanjn, güneケin
tükenen enerjisini yenileyeceXine inanjrlar.
Bu güneケ kahramanlarjna Afrikalj çobanlarda (Hotantolar, Herrerolar, Masailer);
Türk-MoXollarda (örneXin kahraman Gesser Han), Yahudilerde (クimケon) ve özellikle
de tüm Hint-Avrupa halklarjnda rastlarjz.
23
IV. BÖLÜM
AY VE AYIN GiZEMi
47. Ay ve Zaman
Güneケ her zaman olduXu gibi aynj kaljr ve asla bir "oluケum" içine girmez. Oysa ay,
büyür, küçülür, kaybolur, tüm evrene hükmeden oluケum, doXum ve ölüm yasasjna
boyun eXer. insan gibi ayjn da duygusal bir "tarihi" var djr; çünkü insan gibi ayjn da
ölümle noktalanan çöküケ dönemi vardjr. Ay üç gece boyunca yjldjzlj gökte
görünmez. Ama bu "ölümün" ardjndan yeniden doXuケ gelir: "yeni ay". Ayjn
karanljklara gömülmesi kesin bir son deXildir.
Sürekli olarak ilk biçime geri dönmek, bu sonsuz döngüsellik, ayjn, yaケamjn
ritimlerini mükemmel bir biçimde temsil eden bir gök cismi olmasjna neden
olmuケtur. ... Ayjn evreleri, ancak çok sonra keケfedilecek astronomik zamandan ayrj
bir zaman kavramjnjn oluケmasjna neden olur. Buzul çaXjndan beri ayjn evrelerinin
büyüsel anlamj ve erdemleri bilinmektedir. ... Zaman, her yerde ay evreleri
aracjljXjyla ölçülür. Günümüzde avcjljk ve toplayjcjljkla geçinen bazj göçebe halklar
hala ay takvimini kullanmaktadjrlar. ... Bu eski ölçümün Avrupa'daki halk
inanjケlarjnda izleri hala sürmek tedir; bazj bayramlar gece kutlanjr; örneXin Noel
gecesi, Paskalya, Pentekost, Aziz Yuhanna Günü.
Ayjn evreleri aracjljXjyla kontrol edilen ve ölçülen zaman "canlj" bir zamandjr.
Sürekli biyokozmik bir görüngüye -yaXmur ya da batakljklar, tohumlar ya da adet
dönemlerine- gönderme yapar. ... Ayjn ☜erdemlerini☝ kabul eden "ilkel zihniyet" bu
görüngüler arasjnda, belli bir yakjnljk iliケkisi kurar ya da bunlarj birbirine eケdeXer
kjlar. ... ilkel insan, gök cisminin dönemsel deXiケim yasasjnj iç güdüsel olarak fark
etmemiケ olsaydj, bunlarjn yapjsal koケutluklarj ya da iケlevsel benzerlikleri
keケfedilemezdi.
... bitkiler ölüm, yeniden doXum, jケjk ve karanljk (kozmik bölgeler olarak kabul
edilirler), doXurganljk ve bolluk düケüncelerini çaXrjケtjrjr vb. Tek yönlü ya da
soyutlanmjケ bir simge, amblem ya da etki yoktur. "Her ケey birbirine baXljdjr," her
ケey birbiriyle ilgilidir ve kozmik yapjya sahip bir bütünün parçasjdjr.
48. Ay Epifanilerinin Birbiriyle Dayanjケmasj
Bu tür bir bütün elbette, incelemeyle ilerlemeye aljケmjケ bir zihniyetin
kavrayabileceXi bir olgu deXildir. Modern insan sezgileriyle, herhangi kozmik bir
gerçekliXin (yani kutsalljXjn) arkaik insanlarjn zihniyetinde uyandjrdjXj zengin
ayrjntjlarj ve armoniyi anlayamaz. Eski insanlar için, bir ay simgesi (muska,
ikonografik bir iケaret) tüm kozmik düzl emlerde et kili olan ay güçlerini tümüyle
belirleyip bünyesinde toplamakla kalmaz aynj zamanda ayinin etkisiyle insanjn
yaケam gücünü çoXaltarak, onu daha gerçek kjlarak ve ölümden sonra ona mutlu bir
kader saXlayarak insanj bütün bu güçlerin bünye sinde yeniden oluケturur. ... her
arkaik dinsel eylemin (yani anlamlj her eylemin) ortaya koyduXu bütünleケtirmeci
niteliXi sürekli olarak vurgulamak durumundayjz.
ilkel insanlarjn zihniyetinde oluケan benzerlikler, simgeler aracjljXjyla yönlendirilirler;
örneXin, ay ortaya çjkar ve kaybolur; sümüklüböcek boynuzlarjnj gösterir ve
24
kaybeder; ayj mevsimsel olarak görünür ve kaybolur; Meksika'njn kadim dininde ay
tanrjsj 'Tecciztecatl☂jn, bir sümüklüböceXin kabuXunun içinde temsil edildiXi gibi
sümüklüböcek de, ay teofanisinin mekanj olur: Bir muska olur; ayj, insan soyunun
atasj olur çünkü ayla aケaXj yukarj aynj hayatj yaケayan insan, ancak bu gök cisminin
özünden ya da büyüsel gücünden yaratjlabilir.
Ay hiyerofanilerinin bu kadar çok olmasjnjn nedenini bir kaç kelimeyle özetlemek
istersek, belirli araljklarla yinelenen yaケamj temsil ettikleri söylenebilir. Ayjn tüm
kozmik, büyüsel ya da dinsel deXerleri onun varljk kipiyle açjklanjr, yani ay sürekli
yenilendiXi için "canljdjr" ve tükenmez. Arkaik insanlarjn, ayjn kozmik kaderini
keケfetmeleri, antropolojinin temelini oluケturur. insan ayjn "yaケamjnj" keケfeder;
çünkü onun da yaケamjnjn tüm canlj organizmalar gibi bir sonu vardjr; ama "yeni ay"
aracjljXjyla yenilenme arzusunun ☜yeniden doXuケ☝ umutlarjnjn gerçekleケebileceXi
inancjnj verir.
Kutsal bir nesne, biçimi ya da yapjsj ne olursa olsun, mutlak gerçekliXin ortaya
koyduXu ya da bu gerçekliXin bir parçasj olduXu için kutsaldjr. Her dinsel nesne her
zaman bir ケeyin, kutsaljn ☜vücut bulmasjdjr☝. Bunu, var olma mekanlarjyla -örneXin
gök, güneケ, ay, toprak vb- ya da biçimiyle (yani simgesiyle, örneXin spiralsümüklüböcek) ya da bir hiyerofaniyle (kutsallaケmjケ bir yer, bir taケ; ayin aracjljXjyla,
baケka bir nesneyle ya da "kutsal" bir kiケiyle temasj sonucunda "kutsanan"
"kutsallaケan" herhangi bir nesne) vücut bulur.
DoXal olarak ay da ay olduXu için bir tapjma sahip olmamjケtjr, kutsalj ortaya
koyduXu için, yani ifade ettiXi tükenmez yaケamla ve gerçeklikle, bünyesinde
yoXunlaケan güçle bir tapjma sahip olur.
49. Ay ve Sular
Belirli ritimlerin etkisi altjnda kaldjklarj (yaXmur, gelgit), canljlarjn büyümesini
saXladjklarj için sular ayjn etkisi altjndadjr. "Ay sulardadjr" ve "yaXmur aydan gelir"
bunlar Hint inanjケlarjnjn belli baケlj ana motiflerindendir.
Tüm ay tanrjlarj, az ya da çok suyla ilgili niteli klere ya da iケlevlere sahiptir.
En eski zamanlardan beri, ay deXiケtiXinde yaXmur yaXdjXj gözlenmiケtir.
Tufan, ayjn öldüXü üç günlük karanljk "ölüm" dönemine denk gelir. ... Tufan,
yalnjzca yjpranmjケ ve tükenmiケ biçimleri yok eder, ama ardjndan her zaman yeni bir
insan soyu ve yeni bir tarih doXar.
50. Ay ve Bitkiler
Ay, yaXmur ve bitkiler arasjndaki iliケkiler, tarjmjn keケfinden çok önce
gözlemlenmiケtir.
Ay ile bitkiler arasjndaki organik baX, pek çok bereket tanrjsjnjn aynj zamanda ay
tanrjsj olmasjna yol açacak kadar güçlü bir baXdjr.
25
Afrika Pigmelerinde, Pe adjnj verdikleri ay, "üreme ilkesi ve bereket anasj" olarak
kabul edilmektedir. Yeni ay bayramj, tamamen kadjnlara aittir, güneケ bayramj da
erkeklere aittir. Ayjn aynj zamanda "ruhlarjn sjXjnaXj ve annesi" olmasj nedeniyle
kadjnlar, ayj kutlamak için kendilerini kile ve bitki özsularjna bularlar, böylece ruhlar
ve ay jケjXj gibi bembeyaz olur. ... ☜Yaケayanlarjn Annesi☝ aydan, ölülerin ruhlarjnj
uzaklaケtjrmasj, bereket vermesi, kabileye yeni çocuklar, baljk, av ve meyve
getirmesi istenir.
51. Ay ve Bereket
Bitkiler gibi hayvanlarjn da, bereketli olmasj için aya gereksinimleri vardjr. ...
boynuz yeni ayjn imgesinden baケka bir ケey deXildir; öküz boynuzlarjnjn, hilale
benzedikleri için ay simgesi olduXuna kuケku yoktur; bu nedenle iki boy filiz, gök
cisminin mükemmel evrimini temsil eden tam hilali temsil ediyor olmaljdjr.
Bazj hayvanlar, ayjn kaderini, biçimleriyle ya da varljklarjyla çaXrjケtjrdjklarj için "ay
simgesi ya da temsilcisi" olmuケlardjr. ... kabuXunda bir gözüküp bir kaybolan
sümüklüböcek; kjケjn ortadan yok olan ve baharda yeniden ortaya çjkan ayj; suyun
yüzeyinde bir görünüp bir kaybolan kurbaXa, ayda görünen ya da kavmin efsanevi
atasj olan köpek, bir görünen bir kaybolan ve ayjn göründüXü günler kadar halkasj
olan (bu efsaneye Yunan geleneXinde de rastlarjz) ya da "tüm kadjnlarjn eケi" olan ya
da kabuk deXiケtiren (yani dönem dönem kendini yenileyen, yani "ölümsüz" olan)
yjlan vb.
..ay tüm bereketin kaynaXjdjr ve adet dönemlerini düzenler. KiケileケtirildiXinde
"kadjnlarjn efendisi" olur. Pek çok halk, ayjn, bir erkek ya da bir yjlan kjljXjna girip,
kadjnlarjyla birleケtiXine inanmjケtjr, buna hala inananlar vardjr. Bu nedenle, örneXin
Eskimolarda, genç kjzlar gebe kalacaklarj korkusuyla aya bakmazlar. Avustralyaljlar
ayjn, Don Juan kjljXjnda yere inerek, kadjnlarj gebe bjraktjktan sonra terk ettiXine
inanjrlar. Aynj mit, Hintliler arasjnda da çok yaygjndjr.
Hindistan'da, çocuXu olmasjnj isteyen kadjnlar kobraya taparlar.
Kuケkusuz kadjnlarjn adet görmesi, ayjn kadjnlarjn ilk eケi olduXu mitinin yayjlmasjna
katkjda bulunmuケtur. ... Yjlanjn erkek cinsel organjna benzerliXi yjlan-ay özdeケliXini
çürütmek bir yana doXrular.
52. Ay, Kadjn ve Yjlan
Kadjnla yjlan arasjndaki iliケki çok anlamlj ve çok çeケitlidir, ama hiçbir biçimde
yalnjzca basite indirgenmiケ bir cinsellik simgecilikle açjklanamazlar. Yjlanlarjn temsil
ettiXi pek çok anlam vardjr ve bu özelliklerinin en önemlileri arasjnda "yenilenme"
özelliXi kabul edilir. Yjlan "dönüケen" bir hayvandjr.
Yjlan, aydan geldiXi, yani "sonsuz" olduXu, yeraltjnda yaケadjXj, ölülerin ruhlarjnj
(baケka ケeylerin yanj sjra) canlandjrdjXj için tüm sjrlarj bilir, bilgeliXin kaynaXjdjr ve
geleceXi görür.
Ulu Tanrjçanjn niteliklerinden biri olarak yjlan ay doXasjnj korur(döngüsel
yenilenme) ve onu yer doXasjyla birleケtirir. Belli dönemlerde ay yerle
26
özdeケleケtirilmiケtir; yer, yaケayan tüm canljlarjn rahmi olarak kabul edilmektedir. ...
Ulu tanrjçalar, ayla ve yerle ilgili pek çok özelliXi bünyelerinde birleケtirmiケlerdir.
Ayrjca, bu tanrjçalarjn aynj zamanda cenaze tanrjçalarj olmalarj nedeniyle (ölüler
yenilenmek ve yeni bir biçime kavuケmak için ya yerin altjna giderler ya da aya
giderler); yjlan bir cenaze hayvanj olmuケ ve ölülerin, atalarjn ruhlarjnj
canlandjrmjケtjr vb.
53. Ay Simgeleri
Yjlanjn bu çeケitli simgeciliklerinden çjkan sonuç onun ayla ilintili kaderidir, yani onun
bereket, yenilenme ve baケkalaケjmla ölümsüzlüXe kavuケma güçleridir.
YaXmur-ay-bereket -kadjn-yjlan -ölüm-yenilenme bütünüyle karケjlaケtjXjmjz gibi
daha az parçalj baケka bütünlerle de karケjlaケjrjz, örneXin yjlan-kadjn-bereket ya da
yjlan-yaXmur-bereket ya da kadjn-yjlan-büyü vb gibi. Mitolojiler, bu ikincil
☜merkezler☝ etrafjnda geliケirler; bunlar en küçük parçada bile kendini hissettiren ilk
özgün bütünü gölgede bjrakabilirler.
Her kutsal nesne ve her simge gibi, 'sular ve yjlanlar hem kendisi hem de baケka bir
ケey olma paradoksunu yaケarlar; bu durumda hem su ya da yjlan, hem de aydjrlar.
54. Ay ve Ölüm
Ölüm, ... bir son deXil varljk düzleminin -genelde geçici olarak- deXiケimidir. Ölü,
baケka bir yaケam "biçimine" dahil olur. Bu nedenle, "ölümdeki yaケam" ayjn ☜tarihiyle☝
deXerlenir ve geçerli kjljnjr ve tarjmjn keケfiyle daha da ünlenen yer -ay eケleケmesiyle
ölüler aya giderler ya da yenilenmek ve yeni varljXjna gerekli güçleri kazandjrmak
için yere geri dönerler. Bu nedenle pek çok ay tanrjsj aynj zamanda yeraltj ve
cenaze tanrjsjdjr. Pek çok inanjケ ta ay ölüler ülkesi olarak kabul edilir. Kimi zaman
ölümden sonra ayda dinlenme hakkj yalnjzca siyasal ya da dinsel önderlere verilir.
Plutarkhos'a göre insan üç öXeden oluケur, beden (soma), ruh (psyche) ve akjl
(nous); iyilerin ruhlarj ayda arjnjrken, bedenleri yerde, akjllarj güneケte kaljr.
Akjl-ruh ikiliXi, ölümden sonraki ay-güneケ ikiliXiyle örtüケür. ... Plutarkhos'a göre,
insan iki kere ölür: ilki Demeter'in, ülkesi yeryüzünde, beden ... bütününden ayrjljp,
toz olunca gerçekleケir (bu nedenle Atinaljlar, ölülere "demetreioi" derler); ikincisi
psyche, nous☂dan kopunca veya tözüyle karjケjnca Persephone'nin ülkesi olan ayda
gerçekleケir. Ruh ayda kaljr, bir süre yaケamjyla ilgili rüyalar görür ve anjlarj hatjrlar.
iyiler beklemeden "tekrar emilirler"; hjrslj olanlarjn, intihar edenlerin ve bedenlerine
düケkün olanlarjn ruhlarj sürekli olarak yere çekilir ve onlarjn özümsenmesi uzun
zaman aljr.
Platon, ruhun ikiliXini ... ve sonra üçe ayrjldjXjnj kabul etmiケtir. ... bizi ilgilendiren,
ölülerin ruhlarjnjn ikametgahj olarak ay kavramjdjr ve bununla ilgili ikonlara AsurBabil, Fenike, Hitit, Anadolu oyma sanatjnda rastlamaktayjz ve bu kavramjn, daha
sonra tüm Roma imparatorluXu'nda mezar anjtlarjnda yaygjnlaケtjXjnj görmekteyiz.
(Yarjm ay simgesi, cenazeyle ilgili bir simge olarak tüm Avrupa'da yaygjndjr.)
27
55. Ay ve Erginleme
Ölüm, kesin deXildir; çünkü ay kesin ölümü tanjmaz.
Avustralya'daki erginleme törenlerinde, "ölü" (yani yeni ergin) ayjn karanljklardan
çjkmasj gibi mezardan çjkar.
56. Ay ☜Oluケumunun☝ Simgeleri
"Oluケum" bir ay kuraljdjr. Ayjn dramatik anlarjnda gözlemlenmesi -doXmasj,
dolunay haline gelmesi, kaybolmasj- ya da "bir bölünme," "bir sjralama" olarak
görülmesi ya da kader aXlarjnjn örüldüXü "ip" olarak görülmesi tüm bunlar, halklarjn
mitlerine ve kuramlaケtjrma güçlerine ve kültürel seviyelerine baXljdjr.
Hommel on ya da on iki i branice harfin ayjn evrelerini tanjmlandjXjnj göstermiケtir
(örneXin alef ☜boXa☝ anlamjna gelmektedir ve yeni ayjn simgesidir aynj zamanda
ayjn evrelerinin baケladjXj burç, iケareti anlamjna da gelmektedir vb). ... Alfabenin
harfleriyle ayjn evreleri arasjndaki en açjk ve en eksiksiz özdeケleケme Trakyalj
Denys'in incelemesinde yer almjケtjr; burada sesli harfler dolunaya, yumuケak
sessizler yarjm aya (çeyreklere) ve sert sessizler yeni aya karケjljk gelir.
57. Kozmobiyoloji ve Mistik Fizyoloji
Bu özdeケleケmeler yalnjzca sjnjflandjrma amacjyla kullanjlmazlar: insanjn ve
kozmosun aynj tanrjsal ritim içinde bütünleケmesi giriケiminin ürünüdürler. Bunlarjn
taケjdjklarj anlam, öncelikle büyüsel ve soteriyolojiktir; insan, "harflerde" ve
"seslerde" gizil olarak bulunan erdemleri özümseyerek bazj kozmik enerji
merkezlerine dahil olur ve kendisiyle bütünlük arasjnda mükemmel bir uyum
gerçekleケir.
insanjn kozmosla bütünleケmesi, ancak güneケ ve ay ritimleriyle bütünleケerek, yani
havadan ve gazdan oluケan bedeninde ayj ve güneケi "birleケtirerek" gerçekleケir. ...
Tantra ve Hatha yoga okullarj, ay, güneケ ve çeケitli- merkezler ya da ''mistik''
arterler, kan ve ersuyu vb arasjnda kurulan bu karmaケjk özleケmeleri çok ileriye
götürmüケlerdir. Bu özdeケleケtirmelerin anlamj, öncelikle insanjn kozmik enerjiler ve
ritimlerle dayanjケmasjnj sonra da ritimlerin birleケmesini, merkezlerin kaynaケmasjnj
saXlamak ve aケkjn mekanda kurtuluケa ulaケmaktjr, bu da ancak "biçimlerin"
kayboluケu ve ilk birliXin kuruluケuyla gerçekleケir.
58. Ay ve Kader
Ay, yaケayan her ケeyin efendisi ve bazj ölülerin rehberi olduXu için kaderi "örmüケtür."
Bazj mitlerde ayjn, büyük bir örümcek olarak betimlenmesi rastlantj deXildir. ...
Yaratmak demektir; örümceXin aXjnj da dokuduXu ipliXi kendinden üretmesi gibi
kendi özünden ortaya çjkarmaktjr.
59. Ayla ilgili Metafizikler
... ortaya koyduXumuz ay hiyerofanileri ケu temalarla sjnjflandjrjlabilir: a) bereket
(sular, bitkiler, kadjn; mitsel "ata"); b) dönemsel yenilenme (tüm ay hayvanlarjnjn
ve yjlanjn simgesi; ayjn neden olduXu bir su felaketinden saX kalan "yeni insan";
erginleme ölümleri ve yeniden diriliケleri vb); c) "zaman" ve "kader" (ay "ölçer,"
kaderi "dokur," birbirinden ayrj kozmik düzlemleri ve ayrjk gerçeklikleri "baXlar"); d)
28
aydjnljk-karanljk karケjtljXjyla (dolunay-yeniay; "üst dünya" ve "alt dünya; "düケman
kardeケler;☝ iyilik ve kötülük) ya da var olmak-yok olmak, gizil-görünür uç
noktalarjyla (☜gizil☝ olanlarjn "simgeleri; karanljk gece, karanljk, ölüm, tohum ve
larva) ortaya konan deXiケim. Tüm bu temalarda ortak düケünce, karケjtljklarjn,
"oluケumlarjn'" art arda gelmesiyle, iki karケjt ucun koケullarjnjn birbiri ardjna
gerçekleケmesiyle (varljk-yokluk; biçimler-gizil durumda olanlar; ölüm-yaケam vb)
oluケan ritimdir.
Eski Çin'in bu kültürel baXlamjnda, aydjnljk-karanljk simgeleri birbirini tamamlayjcj
simgelerdir; baykuケ karanljXjn simgesidir ve jケjXjn simgesi sülünün yanjnda yer aljr.
Ayjn insana, kendi kaderini açjkladjXj söylenebilir: ayjn yaケamjnda insan kendini
"görür" ve kendisini bulur. Bu nedenle ay simgeleri ve mitolojisi duygusaldjr; aynj
zamanda teselli edicidir çünkü ay hem ölüme ve berekete hem de drama ve
erginlemeye hükme tmektedir.
V. BÖLÜM
SULAR VE SU SiMGELERi
60. Sular ve Tohumlar
Asljnda su, bütün potansiyel ve üretken güçleri temsil eder; sular tüm varoluケun
kaynaXj, fons ve origo'dur.
Suya batma, ilk biçime geri dönüケü, yeniden yaradjljケj, doXumu simgeler; çünkü
suya batma, biçimlerin biçimlerini kaybediケidir ve varoluケ öncesindeki ayrjケmamjケ
olanla yeniden bütünleケmektir; sudan çjkjケ, biçimin ilk kez djケa vurulduXu yaradjljケ
eyleminin tekrarjdjr.
Tüm imkanlarj kendi bünyesinde barjndjrjr, mükemmel bir akjcjljXa sahiptir, her
ケeyin geliケimini saXlar ve aya benzetilir veya doXrudan ayla özdeケleケtirilir. Ayjn ve
suyun ritimleri aynj kaderi paylaケjr, tüm biçimlerin düzenli araljklarla görünüp
kaybolmasjnj yönetir, evrene döngüsel yapjsjnj kazandjrjr.
Su, neolitik vazolarjn üstünde w\ iケaretiyle betimlenirdi; asljnda bu iケaret akarsu
karケjljXj olarak da kullanjlan en eski Mjsjr hiyerogliflerindendir.
61. Suyla ilgili Kozmogoniler
Su, tüm yaケam düzlemlerinde hayatjn ve büyümenin kaynaXjdjr. ... her evren
ifadesinin öncülü ve desteXidir.
62. Hylogenie'ler (hylo (madde, evrendeki her ケeyi oluケturan ilk madde)+genie (cin))
Su, evrenin tüm potansiyel ini ve tüm tohumlarjnj içinde barjndjXj rahim olduXu için,
insan türünün ya da özel bir jrkjn sudan çjktjXjnj anlatan mitleri ve e fsaneleri
rahatljkla açjklayabiliyoruz.
Cinsellikle ilgili kozmogoni simgelerinde; gök, yeri yaXmur aracjljXjyla kucaklar ve
döller. ... Ama topraktan, bitkilerden ve taケtan doXum mitleri gibi mitlerin ve
inanjケlarjn ardjnda aynj temel düケünce yatmaktadjr: Yaケam, yani gerçeklik, kozmik
29
bir özde bulunmaktadjr ve bu özden doXrudan ya da simgesel araçlarla tüm canljlar
türemiケtir. Deniz hayvanlarj özellikle baljklar (ki bunlar aynj zamanda cinsel
simgelerdir) ve deniz canavarlarj, kutsalljk amblemleridirler; çünkü suda
yoXunlaケmjケ mutlak gerçekliXi temsil ederler.
63. "Hayat Suyu"
Kozmogoni simgesi v e tüm tohumlarjn taケjyjcjsj olan su, büyüsel bir maddedir ve
her derde devadjr; iyileケtirir, gençleケtirir ve yaケamj sonsuz kjlar. Suyun ilk örneXi
☜hayat suyu☝dur.
64. Suya Daldjrma SimgeciliXi
Suyla arjnma da aynj özelliklere sahiptir; suda, her ケey "erir" her "biçim" parçalanjr,
her ☜geçmiケ☝ tarih olur; geçmiケte olan her ケey suya battjktan sonra yok olur gider;
hiçbir biçim, hiçbir "iケaret," hiçbir "olay", varljXjnj sürdüremez. insanlar açjsjndan,
suya batmanjn ölümle eケdeXer bir anlamj vardjr ve kozmik düzlemde dünyayj yaケam
kaynaXj okyanusun içinde e riten felaketle (tufan) eケdeXerdir. Her tür biçimi
parçaladjXj, her geçmiケi sildiXi için suyun arjndjrma, yeniden oluケturma ve yeniden
doXurma özelliXi vardjr; çünkü suya batan he r ケey "ölür," suya batan kiケi, tjpkj
günahsjz bir çocuk gibidir, geçmiケi yoktur) ☜yeni☝ bir yaケama baケlayabilir, yeni bir
aydjnljXjn eケiXindedir.
Su, arjndjrjr ve yeniler; çünkü "geçmiケi" siler, ilk baケtaki bütünlüXü ♠yalnjzca bir an
için de olsa- yeniden kurgular. ... Yjkanmak, suçtan arjndjrjr, ölülerin varljXjndan
kaynaklanan kötülükle ri temizler, deliliXi geçirir, günahlarj da fiziksel ya da ruhsal
bölünmeyi de giderir. En önemli dinsel adetlerin köke ninde yer almaktadjr ve
böylece insanjn kutsaljn idaresine girmesini saXlamjケtjr. Tapjnaklara girmeden önce
ve kurban törenlerinden önce yjkanjljr.
27 Mart Frigyalj ana tanrjça Kybele'nin "hamam" günüdür.
Kurakljktan kurtulmak ve yaXmur yaXdjrmak için, üzerinde isa imgesi bulunan bir
haçjn ya da bir Meryem Ana heykelinin suya batjrjlmasj ritüeli, XIII. yüzyjldan beri
Katolikler tarafjndan uygulanmaktadjr ve ruhbanjn direniケine raXmen XIX. ve XX.
yüzyjla kadar devam etmiケtir.
65. Vaftiz
Suya daldjrmanjn, arjnma ve yenilenme aracj olarak görülmesinden oluケan dinsel
simge, Hjristiyanljk tarafjndan kabul edilmiケ ve pek çok dinsel deXerle
zenginleケtirilmiケtir. Aziz Yuhanna, vaftizden, bedendeki hastaljklarjn iyileケmesini
deXil ruhun kurtuluケunu ve günahlarjn affediliケini anlamjケtjr. ... Hjristiyanljk'ta vaftiz
en önemli ruhsal arjnma aracjdjr; çünkü vaftiz suyuna batma, isa'njn gömülmesini
temsil eder. ... Simgesel olarak suya batan insan ölür, sonra yeniden doXar, arjnjr,
yenilenir; tjpkj mezarjnda canlanan isa gibi. "Babanjn yüceliXi sayesinde Mesih nasjl
ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaケam sürmek üzere vaftiz yoluyla O☂ nunla
birlikte ölüme gömüldük. EXer Onunkine benzer bir ölümde O☂ nunla birleケtiysek,
Onunkine benzer bir diriliケte de O☂ nunla birleケeceXiz."
30
66. Ölünün SusuzluXu
Su "ölünün susuzluXunu giderir," onu eritir ve tohumuyla somutla ケtjrjr, su ☜ölüyü
öldürür☝ ve onun insan olarak kaderine kesin olarak son verir. ... Çeケitli ölüm
anlayjケlarjnda ölü, kesin olarak ölmez, yalnjzca ilk varljk biçimine bürünür; bu bir
geri dönüケtür, bir son deXildir. Kozmik devreye dönüケ ya da kesin kurtuluケ
beklentisindeki ruh, acj çeker ve bu acj, genelde susuzlukla ifade edilir.
Susuzluk da soXuk da acjyj, dramj ve kaygjyj ifade eder. Ölü, insanljXjn kaderinin acj
bir biçimde son bulmasjndan oluケan durumunda uzun süre kalamaz. Su ve içece k
sunma törenlerinin amacj da bu acjyj "dindirmektir," yani ölünün, suyun içinde
"tamamen erimesiyle" yeniden oluケumunu saXlamaktjr.
67. Mucize ve Kehanet Pjnarlarj
Suyun bu dinsel çok yönlülüXü, tarihte pjnarlar, nehirler ve jrmaklar çevresinde
geliケen pek çok tapjm doXurmuケtur.
Su tapjmlarj -özellikle iyileケtirici güçleri olduXu kabul edilen kaynaklarjn, termal
kuyularjn, tuz ocaklarjnjn tapjmlarj- hayranljk verici bir sürekliliXe sahiptirler. Hiçbir
din devrimi bu tapjmlarj yok edememiケtir; halkjn inancjyla beslenen su tapjmj
ortaçaXda bu tapjmlar aleyhine açjlan yok etme kampanyalar jna karケjn sonunda
Hjristiyanljk tarafjndan hoケgörüyle karケjlanjr. ... Su tapjmlarj böylece neolitik
çaXdan, günümüze kadar varljXjnj sürdürmüケtür.
68. Su Epifanileri ve Tanrjlarj
69. Nympha'lar
Bazj yerlerin küçük "tanrjçalarj olarak tanjnan nympha'lar, herkes tarafjndan
bilinirler ve bir tapjma sahiptirler, kurban kabul ederle r.
Asljnda varljXjnj sürdüren daha çok, hem parçalayan (nympha'larjn "büyüsüyle"
deliren ve kiケiliXini kaybedenler) hem doXuran, hem öldüren hem de yaケam veren
suya karケj duyulan korkuyla karjケjk iki yönlü bir çekim duygusudur.
70. Poseidon, Aegir vb
Su tanrjlarjn en üstünde Poseidon y er almaktadjr. ... Kozmosun Kronos' un oXullarj
arasjnda bölüケülmesinin ardjndan Poseidon'un payjna okyanuslar düケer. Homeros,
Poseidon'dan deniz tanrjsj olarak söz eder; sarayj, okyanusun dibindedir ve simgesi
üç çatallj zjpkjndjr (deniz canavarlarjnjn diケlerinden yapjlmadjr). ... Poseidon, aynj
zamanda yer sarsjntjlarjnjn tanrjsjdjr ve Yunanljlar yer sarsjntjsjnj su erozyonuyla
açjklar. Denizden kopup gelen dalgalar kjyjlara vurur ve yer sarsjntjlarj oluケur.
71. Su Hayvanlarj ve Amblemleri
Ejderha ve yjlan... ritmik yaケamjn simgesidir; çünkü ejderha, yaケamla uyum içindeki
dalgalanmalarjyla yaケamj besleyen ve uygarljklarj doXuran suyun ruhunun
simgesidir.
Ejderha-yjldjrjm-bereket üçlüsü eski Çin metinle rinde çok sjk karケjmjza çjkar.
31
72. Tufan Simgesi
Tufan inanjケlarjnjn hepsinde, insanljXjn suyun altjnda kalmasj ve yeni bir insan
jrkjnjn ve yeni bir dönenlin kuruluケu düケüncesi vardjr.
Su, yaradjljケjn öncülüdür ve su, yarattjXj her ケeyi, yeniden yaratabilmek için düzenli
olarak yutar böylece bunlarj "arjndjrjr" ve yeni gizil yönler katarak yaradjljケj her
defasjnda zenginleケtirir, yeniden yaratjr. insanljk, belirli dönemlerde, günahlarj
nedeniyle su altjnda kalarak yok olur. Ama insanljk hiçbir zaman tamamen yok
olmaz, yeni bir biçimde yeniden doXar; ama hala aynj kaderi, bir gün sularjn altjnda
yok olup gitme kaderini taケjmaktadjr.
EXer "biçimler" suyun içinde eriyip giderek yeniden canlanmazlarsa, yaratjcj
güçlerini kaybederler ve böylece tamamen yok olup giderler. "Kötülükler" ve
"günahlar" insanljXjn biçimini bozar; tohumdan ve yaratjcj güçlerinden yoksun kalan
insanljk, söner, kjsjr ve yjpranmjケ kaljr. Alt insan biçimlerine yavaケ bir dönüケün
yerine, tufan, sularjn içinde kalarak anljk bir yok oluケ getirir; böylece "günahlar"
arjndjrjljr ve suyun içinde yeni ve canlj bir yaケam doXar.
73. Sentez
Kjtalarjn su altjnda kalmasj (Atlantis) ya da tufan kavramjyla -belli bir araljkla
tekrarlanan kozmik olay- ruhun "ikinci ölümü" (cenaze törenlerinde su ve içecek
sunma "nem" ve cehennemdeki leimon vb) ya da vaftiz edilenin ayinsel "ölümü"
kavramlarj örtüケmektedir. Bununla birlikte, ister kozmik düzlemde ister insan
düzleminde olsun, sular altjnda kalma kesin bir yok o luケ deXil, geçici bir yeniden
bütünleケme sürecidir ve bu sürecin ardjndan yeni bir yaradjljケ, yeni bir yaケam ve
yeni bir insan doXar.
Temsil ettiXi dinsel görüケ ne olursa olsun suyun iケlevi her zaman aynjdjr: bütünü
parçalar, biçimleri yok eder, "günahlardan arjndjrjr" hem canlandjrjr hem arjndjrjr.
Suyun kaderi, yaratjljケjn öncülü olmaktjr ve sonra bu yaratjljケj yutmaktjr. ... Suyla
arjnma ve yjkanma ritüelinin amacj yaratjljケjn meydana geldiXi zamanj ...
canlandjrmaktjr; dünyanjn ya da ☜yeni insanjn☝ doXumunun simgesel tekrarlarjdjrlar.
VI. BÖLÜM
KUTSAL TAクLAR: EPiFANiLER, iクARETLER VE BiÇiMLER
74. Kratofani Olarak Taケ
Maddenin sertliXi, saXlamljXj ve dayanjkljljXj ilkel insanjn dinsel anlayjケjnda bir
hiyerofanidir. Hiçbir ケey, eksiksiz gücüyle, görkemli bir kayadan veya çarpjcj bir
ケekilde dikili duran granit bir bloktan daha doXrudan, daha özerk, daha soylu veya
daha huケu verici deXildir. Her ケeyden önce, taケ vardjr. Her zaman olduXu gibi kaljr
ve varljXjnj sürdürür; daha da önemlisi taケ çarpar.
ilkel insanjn inancj, her zaman, taケjn bütünleケtirdiXinden, ifade ettiXinden farklj bir
ケeye yönelik olmuケtur. Bir kaya parçasj ya da bir çakjl taケj belli bir dinsel saygj
görür, çünkü bir ケeyi temsil eder ya da canlandjrjr; çünkü bir yerlerden gelmektedir.
Kutsal oluケu özellikle bu bir ケeye ya da bir yere baXljdjr) varljXjyla ilgili deXildir.
insanlar taケlara, olduklarjndan farklj bir ケeyi temsil ettikleri sürece tapmjケlardjr. ...
32
Tapjm özelliklerine sahip olmuケ taケlarjn çoXunun araç olarak kullanjlmjケ olmasjdjr:
Belli ケeyleri elde etmek, bunlara sahip olmak için kullanjlmjケlardjr. Dinden daha çok
büyüyle ilgilidirler. Kökenlerine ya da biçimlerine baXlj olarak bazj kutsal deXerler
kazanmjケ olmalarjna karケjn taケlar, tapjmjn nesnesi deXil aracj olmuケtur.
Bronz çaXjndaki "mezar bekçisi" taケlar, mezarlarjn yanjna dikilirdi; böylece mezar
dokunulmazljk kazanjrdj. Taケ; hayvanlara, hjrsjzlara ama özellikle de ☜ölüme☝ karケj
koruma saXlardj; çünkü taケ nasjl bozulmadan kalabiliyorsa ölünün ruhu da
daXjlmadan sonsuza kadar varljXjnj sürdürebilirdi.
75. Mezar Megalitleri
DoXal yollardan olmayan bir ölüm, sinirli, kjzgjn ve piケmanljkla dolu bir ruh
demektir. Yaケam ani bir biçimde son bulduXunda ölünün ruhunun, toplum içindek i
hayatjna devam etmek isteyeceXi düケünülür. ÖrneXin Gondlarda yjldjrjm çarpmasj,
kaplan saldjrjsj ya da yjlan jsjrmasj sonucunda biri öldüXünde, öldüXü yere taケ
yjXjljrdj; buradan her geçen, ölünün ruhunun rahat uyumasj için oraya bir taケ
kayardj (bu gelenek bugün Avrupa'njn bazj bölgelerinde örneXin Fransa'da hala
devam etmektedir. ... Bhillerde mezar anjtlarj doXal yoldan ölmemiケ kimseler için ya
da ケefler, büyücüler ve savaケçjlar için, "güçlülerin" ruhlarjnjn huzuru için, kjsacasj
yaケamlarj boyunca bir biçimde "gücü" temsil etmiケ ya da bu güce "ölümle rinin zorlu
olmasj" sonucu onu "yakalamjケ" kiケiler için dikilirdi.
Böylece mezar taケj, ölüme karケj yaケamj koruyan bir araç halini almjケtjr. Ruh taケa
"yerleケir," . ... Bir taケa "hapsedilen" ruh, yalnjzca olumlu bir yönde hareket etmek
zorunda bjrakjljr: üretkenlik. ... "taケlar, atalarjn taケlaケmjケ ruhlarjdjr," ... Burada söz
konusu olan ☜taケlaケmjケ bir ruh☝ deXil, bu ruhun geçici ya da simgesel bir
"ikametinin" somut bir temsilidir. ... ruh, tanrj, totem, boy ne olursa olsun tüm bu
kavramlarjn asljnda tek bir temsilcisi vardjr bu da taケtjr.
76. Bereket Taケlarj
Sonuç olarak taケ, somut varljXjyla bir tapjma sahip deXildir, ona baXlj tapjmlar;
onda canlanan ruha ve onu kutsayan simgey e yöneliktir. Taケ, kaya, dikilitaケ,
dolmen, menhir vb temsil ettikleri ruhsal güç sayesinde kutsal olmuケlardjr. ...
Salem'deki (Güney Hindistan) kjsjr kadjnlar, onlarj dölleyebilecek atalarjn içinde
bulunduXuna inandjklarj dolmenlere, çeケitli adaklarda (çiçekler, haケlanmjケ pirinç,
sandal aXacj) bulunduktan sonra "bu taケa sürtünürlerdi.
77. "Kayma"
"Kayma" olarak bilinen adet çok yaygjndjr: Genç kadjnlar, çocuklarj olmasj için,
kutsanmjケ bir taケ boyunca kayarlar. Yine çok yaygjn baケka bir adet de "sürtünme"
adetidir; sürtünme adetini genelde saXljk nedenleriyle özellikle de kjsjr kadjnlar
uygular.
Bu adetlerin çoXunun kaynaXjnda -bunu daha önce belirttik- taケla ya da bir kayayla
temas edildiXinde kjsjr kadjnjn doXurganlaケacaXj inancj vardjr.
33
78. Delik Taケlar: "Gök Gürültüsü Taケlarj"
Hindistan'da bu halka taケlar güneケ simgeleriyle açjklanjrlar. Ruhun, ☜öteki tarafa☝
geçebildiXi (kaçabildiXi) dünya kapjsjyla, ... özdeケleケtirilmiケlerdir.
Pek çok bölgede gök taケlarj üretkenliXin simgesi olarak görülür. ... taケjn, belli bir
dinsel deXere sahip olmasjnjn nedeni geldiXi yerdir: Taケ, kutsal ve çok bereketli bir
yerden gelmektedir. YaXmur yaXdjran gök gürültüsüyle gökten düケmüケtür.
79. Göktaケlarj ve Beytel'ler
Kabe☂deki Hacerü'l-esved ve Friglerin Ulu Anasj Kybele'nin Kartaca savaケlarj
sjrasjnda Pessinus'tan Roma'ya getirilen figüratif olmayan imgesi en tanjnan
göktaケlarjdjr. Bunlarjn kutsalljklarj, öncellikle gökten gelmelerinden
kaynaklanmaktadjr. Ama aynj zamanda tam bir yeryüzü tanrjçasj olan Ulu Ananjn
imgeleridirler. ... Kabe dünyanjn merkezi olarak kabul edilmektedir. Kabe, yalnjzca
dünyanjn merkezi olmakla kalmaz , Kabe'nin üstünde göXün merkezinde "GöXün
Kapjsj" bulunmaktadjr. Bu kapj, Kabe'nin gökten düケerken açtjXj deliktir ve bu
delikten yer, gökle temas kurmaktadjr. Buradan axis mundi (dünyanjn ekseni)
geçmektedir.
Kjsa bir süre önce yapjlan araケtjrmalar, islamiyet'ten önceki dönemde Araplarjn,
Yunanljlarjn ve Romaljlarjn "Tanrjnjn evi" anlamjna gelen ve Sami kökenli bir kelime
olan baytili diye adlandjrdjklarj bazj taケlara taptjklarjnj ortaya koymuケtur. ... Ama
kutsal taケ putlar hiçbir zaman taケ olduklarj için kutsalljk kazanmamjケ, tanrjsal bir
varljXjn tezahürü olduklarj ölçüde tapjmlarjn nesnesi olmuケlardjr.
80. Taケ Epifanileri ve SimgeciliXi
... taケ, bir iケaretten, bir "evden," bir teofaniden ibarettir. Tanr j, taケta tecelli eder, ya
da baケka ritüellerde taケta Tanrjnjn varljXjna tanjk olunur ve bir anlaケma imzalanjr.
Bu "tanjkljk" halkjn gözünde tanrjnjn taケta tecellisidir; seçkinlerin gözünde taケjn,
tanrjsal varljXa dönüケtürülüケüdür.
Musa'njn tektanrjcj1jXjnda seçkinler, tanrjsal varljXjn iケareti ile herhangi bir nesnede
reenkarnasyonunun bir biriyle karjケtjrjlmasjna karケj uzun süre mücadele etmiケlerdir.
... Burada karケj karケjya olduXumuz, tek tanrj inancjyla putperestlik arasjndaki bir
mücadele deXil, iki teofani, dinsel deneyimin iki dönemi arasjnda mücadeledir: Bir
yanda maddeyi tanrjyla özdeケleケtiren ve göründüXü yer ve biçim ne olursa olsun
ona tapan eski anlayjケ öte yandan seçkinlerin deneyimine dayanan, tanrjnjn varljXjnj
kutsal mekanlarda (tapjnak, kilise vb) ve Musa'njn bazj ritüellerinde arayan ve bu
varljXjn inananjn vicdanjnda da belirmesi için uXraケan anlayjケ vardjr. Genelde, eski
tapjma ait nesneler ve biçimler, dinsel anlamlarjnda ve deXerlerinde meydana gelen
deXiケikliklerden sonra yeni din tarafjndan kabul edilirler. Yaygjn inanjケa göre,
Musa'njn On Emrini yazdjXj tabletlerin muhafaza edildiXi Ahit SandjXj'nda, önceleri
Tanrjnjn varljXjyla kutsanmjケ bazj dinsel taケlar vardj. Reformcular, bu tür nesneleri,
onlarj yeni cin sisteminde deXerlendirdikten ve onlara farklj bir içerik yükledikten
sonra kabul etmiケlerdir. Asljnda her tür biçim, baケlangjçtan günümüze gelirken
deXiケir; iケaret ve tanrj arasjndaki karjケjkljk halk inanjケlarjnda ciddi boyutlara varjr ve
bu tür karjケjkljklarj önlemek için dinin seçkinleri, iケaretleri (biçimli taケlar, heykeller
vb) ya yok etme ya da anlamlarjnj deXiケtirme (Ahit SandjXj) yoluna gitmiケlerdir.
34
81. Kutsal Taケ, Omphalos, Dünyanjn Merkezi
82. iケaretler ve Biçimler
... belli bir tapjmjn nesnesi olan her tür taケ, her zaman, insanj aケan ケeyleri ifade
etmiケtir.
Pausanias'a göre "Zamanda oldukça geriye gittiXimizde, bütün Yunanljlarjn,
heykellere deXil iケlenmemiケ taケlara taptjklarj görülmüケtür." Hermes'in, uzun ve
karjケjk bir tarihi vardjr: yol kenarlarjna korunmak ve savunulmak için dizilen taケlara
hennai adj verilirdi; daha sonra, erkeklik organj tasvirinden oluケan ve bir insan
kafasj taケjyan bir sütuna hermes adj verildi ve bir tanrj tasviri olarak kabul edildi.
Böylece, Homeros öncesi dinde ve literatürde bildiXimiz "kiケi" olmadan önce
Hermes, basit bir taケ teofanisiydi. ... Hermes'in insan biçimine bürünüケü, Helen
imgeleminin bir ürünüdür ve insanlarjn, er ya da geç tanrjlarj ve kutsal güçleri
kiケileケtirme eXiliminin bir sonucudur. ... Böylece Hermes taケla bir olmaktan
kurtulmuケ; insan görünümüne kavuケmuケ, teofanisi mitleケmiケtir.
VII. BÖLÜM
TOPRAK, KADIN VE DOWURGANLIK
83. Yeryüzü Ana
Gökle yerin evliliXi ilk kutsal evliliktir; tanrjlar da kendi aralarjnda evlenmiケlerdir ve
insanlarda onlarjn ardjndan zamanjn baケlangjcjnda gerçekleケen her ケeyi taklit
ettikleri gibi aynj kutsal ciddiyetle tanrjlarj taklit etmiケlerdir.
Yerle, yeryüzü tanrjlarjyla ve Ulu Anayla ilgili pek çok inanjケ, mit ve ritüel günümüze
kadar ulaケmjケtjr. Bir anlamda kozmosun temelini oluケturan yer, dinsel açjdan pek
çok simgeye, anlama ve boyuta sahiptir. "Var olduXu," kendini ve baケka varljklarj
ifade ettiXi, bahケettiXi, ürettiXi ve her ケeyi baXrjna bastjXj için topraXa tapjljr.
84. ilksel Çift: Gök ve Yer
Pek çok mitolojide, gök yüce tanrj, yerde onun eケi olarak tasvir edilir. ilkel dinlerde
hemen hemen her zaman göXe rastlarjz.
85. Yer Hiyerofanilerinin Yapjsj
Kozmogoniyle ilgili mitolojilerde yer, kökeni oluケtursa da genelde edilgen bir
roldedir. ... Yerin ilk kez dinsel bir deXer kazanmasj "belli belirsiz" olmuケtur; asljnda
yere kutsalljXjnj veren yer katmanj olmamjケ, çevresindeki kozmik ortamda kendini
gösteren tüm hiyerofanileri -toprak taケlar, aXaçlar, sular, gölgeler vb- tek bir
bütünde topladjXj için kutsalljk kazanmjケtjr. ... ☜kozmos; kutsal güçlerin zenginliXinin
ambarj.☝ ... Yerin üstündeki her ケey bir bütündür ve birlik oluケturur.
Üreme eyleminin fizyolojik özelliklerini keケfetmeden önce insanlar gebeliXi çocuXun
annenin karnjna girmesi olarak açjklarlardj. Kadjnjn karnjna girenin bir cenin mi -o
güne kadar maXaralarda, yarjklarda, kuyularda ve aXaçlarda yaケayan bir ceninyoksa bir tohum mu ya da bir "ata ruhu" mu vb oldu Xu bu noktada hiç önemli
deXildir. Önemli olan çocuklarjn bir baba tarafjndan yapjlmadjXj, geliケimlerinin belli
35
bir döneminde kadjnjn, yaケadjXj ortamda bulunan bir nesneyle ya da bir hayvanla
temasj sonucu karnjna girdikleri inancjdjr.
Erkek, yaratjljケta bir rol oynamaz. Baba, yalnjzca toplumsal olarak çocuklarjn
babasjdjr, biyolojik olarak çocuklarjn oluケumunda bir rolü yoktur. insanlarj birbirine
baXlayan annedir ve bu baX bile çok zayjf bir baXdjr: Ama insanlar, yaケadjklarj
ortama, modern ve dinsel olmayan bir zihniyetin çok zor anlayabileceXi bir baXla
baXljdjrlar. Bunlar, mecazi anlamda deXil somut olarak "vatan topraXjnjn
çocuklarjdjrlar." Su hayvanlarj aracjljXjyla (baljk, kurbaXa, timsah, kuXu vb)
doXarlar, kayalarda, uçurumlarda ve maXaralarda biterler, sonra büyüsel bir olayla
annelerinin karnjna girerler; doXum öncesi yaケamlarj, suda, kristallerde, taケlarda ve
aXaçlarda baケlamjケtjr. ... Ermeniler, yerin ☜insanlarjn geldiXi ana karnj☝ olduXuna
inanjrlar. Perulular, daXlardan ve taケlardan geldiklerine inanjrlar. Baケka halklarda
çocuklarjn, maXaralardan, yarjklardan ve kaynaklardan geldiXine inanjljr.
insan baba ancak evlat edinmenin tüm özelliklerine sahip bir ritüelle çocuXu
meケrulaケtjrjr. Çocuklar, öncelikle "bulunulan yere" aitti rler, yani çevredeki mikro
kozmosun bir parçasjdjrlar. Anne onlarj baXrjna aljr; onlarj "toplar" ve onlara insan
biçimini verir. Böylece insanjn çevresindeki ortamla, mikro kozmo sla kurduXu
dayanjケmanjn ve baXjn; zihinsel geliケimin belli bir evresinde bulunan ya da daha
doXrusu zihninde insan yaケamjnj biçimlendirmeye yeni yeni baケlayan insan
açjsjndan neden bu kadar önemli olduXu anlaケjlmaktadjr.
86. Yeraltjnjn AnaljXj
Bir ana tanrjça ya da bir bereket tanrjçasj olmadan önce yer, bir ... Anadjr.
Altay halklarj da otlarj yolmanjn büyük günah olduXuna inanjrlardj, çünkü onlara
göre yeryüzü, otlar yolunurken , tjpkj saçlarj ya da sakalj yolunan bir insan gibi acj
çekerdi.
87. insanjn Topraktan Çjkjケj
Çocuk, babasj tarafjndan havaya kaldjrjljr; bu, çocuXu tanjdjXjnj ve kabul ettiXini
gösterir.
... hem bir güç hem bir ☜ruh☝ hem de doXurganljk kaynaXj olarak görülen, Yeryüzü
Ana kavramj.
Mordovlar bir çocuk evlat edinmek istediklerinde çocuXu içinde koruyucu tanrjça
Yeryüzü Ananjn olduXuna inandjklarj bir çukura koyarlar. Bunun anlamj, çocuXun
evlat edinilmesi için yenide n doXmasj gerektiXidir ve bu yeniden doXum, çocuXu
evlat edinen annenin doXumu canlandjrmasjyla deXil (Rumenlerde olduXu gibi)
çocuXun gerçek annesinin, yani topraXjn baXrjna verilmesiyle gerçekleケtirilir.
ÇocuXu, kozmik öXelerin -su; rüzgar, yer- insafjna bjrakma, "sunma," kadere karケj
bir tür meydan okumadjr. Yere ya da suya emanet edilen çocuk, öksüzdür ve
ölebilir; ama eXer ケansj varsa insanüstü bir konuma da yükselebilir. Kozmik öXelerin
korumasjndaki terk edilmiケ çocuk genelde bir kahramana, bir azize ya da bir krala
36
dönüケür. Onun yaケam öyküsünü veren efsane, doXumlarjndan hemen sonra terk
edilen tanrjlar mitinin bir tekrarjndan baケka bir ケey deXildir.
88. Yeniden DoXum
Yeryüzü Anaya baXlj baケka bir ritüel de, ölülerin gömülmesidir. Yetiケkinler
öldüklerinde yakjljr, ama çocuklar gömülür. Böylece Yeryüz ü Ananjn baXrjna geri
dönüp yeniden doXabilirler. Manu yasalarjna göre iki yaケjndan küçük çocuklar
öldüklerinde gömülürler; yakjlmalarj yasaktjr. Kuzey Amerika'da Huronlar ölü
çocuklarj yollarjn altjna gömerler böylece çocuklar bu yoldan geçen kadjnlarjn içine
girerek yeniden doXabilirler. ... Çocuklarjn canlj canlj gömülerek Yeryüzü Anaya
adandjklarj yerler de vardjr, örneXin Grönland'da, baba gerçekten hasta olduXunda
çocuk gömülür, isveç'te veba salgjnj sjrasjnda iki çocuk canlj canlj gömülmüケtür,
Mayalar da kurakljk baケ gösterdiXinde bu tür kurban adaklarjnda bulunurlardj.
Aynj biçimde, çocuk doXar doXmaz topraXa yatjrjljr böylece gerçek annesinin onu
tanjmasj ve kutsalljXjyla korumasj saXlanmak istenir. ... Günah iケleyen, topraXjn
içine yerleケtirilmiケ bir fjçjya ya da kazjnmjケ bir çukura girer ve buradan çjktjXjnda
☜annesinden ikinci kez doXmuケ☝ olur.
89. Homo-Humus
ÇjkardjXjmjz ortak sonuç, ye rin anne olduXudur, yani özünden canlj yaratjklar
çjkardjXjdjr. Yer "canljdjr," çünkü üretkendir. Yerden çjkan her ケey yaケam doludur ve
yere dönen her ケey yeniden yaケam bulur. ... Yaケam, yerin rahminden çjkmak, ölüm
ise bir anlamda "yuvaya" dönüケtür. Vatan topraXjna gömülme isteXi kendi topraXjna
duyulan bu mistik aケkjn, bu kendi yuvasjna dönme ihtiyacjnjn kutsal olmayan
biçimidir.
Canlj biçimler baケ döndürücü bir hjzda ortaya çjkjp yok olurlar. Ama hiçbir yok oluケ
kesin deXildir: canljlarjn ölümü yalnjzca -gizli ve geçici- bir durumdur; canlj türleri,
suyun yere tanjdjXj süre boyunca asla yok olmazlar.
90. Kozmobiyolojik Dayanjケma
Bir canlj biçimi sudan çjktjXj andan itibaren, suyla arasjndaki organik baX kopar; önbiçimle biçim arasjnda bir kopukluk oluケur. Yerin çjkardjXj biçimler ve yer söz
konusu olduXunda bu baX hiç kopmaz. Canlj biçimler, yerden geçici olarak koparlar;
çünkü dinlenmek, yeniden güçlenmek ve sonunda yeniden gün jケjXjna çjkmak için
yere geri döneceklerdir; çjktjklarj rahimle her zaman dayanjケma içinde olurlar.
Suç kutsal ケeylere olan hakarettir; çünkü dökülen kan, yeri "zehirlemesi" nedeniyle
tüm yaケam düzlemlerinde çok ciddi sonuçlar doXurabilir.
91. Tarla ve Kadjn
Çok uzun bir süre .... Yunanljlar ve Romaljlar ekili tarla ile rahmi, tarjm ile doXumu
özdeケleケtirmiケ1erdir. Bu özdeケleケtirmeye pek çok uygarljkta rastljyoruz; bu
özdeケleケtirme hatjrj sayjljr sayjda inanjケa ve ayine konu olmuケtur.
92. Kadjn ve Tarjm
Tarjmjn, kadjnlarjn bir buluケu olduXu doXrudur. Av peケindeki ya da sürülerin
gözcülüXündeki erkek hemen hemen her zaman evinden ayrjdjr. Kadjn, sjnjrlj ama
37
keskin gözlem yeteneXiyle doXa olaylarjnj, tohumun dökülüケünü, büyümesini,
meyve veriケini gözlemler ve aynj süreci yapay olarak tekrarlamayj dener.
93. Kadjn ve Tarla
Kadjnla ekilmiケ topraXjn özdeケleケtirilmesine pek çok toplumda ve Avrupa halk
inanjケlarjnda rastlarjz. ... islam metinlerinde, kadjn "tarla," "baX" olarak adlandjrjljr.
Kuran'da, "Kadjnlarjnjz sizin tarlanjzdjr," denir.
Bugün pek çok ilkel halk, hala topraXjn daha bereketli olmasj için üreme organlarjnjn
tasvirlerinden oluケan pek çok muska kullanmaktadjr.
94. Sentez
Ona inananlarjn gözünde her tanrj, bir bütündür; öteki tüm dinsel figürlerin yerini
aljr, tüm kozmik bölge lerde hüküm sürer. Ama çok az tanrj, yer gibi, bir bütün olma
hakkjna ve yetkinliXine sahiptir.
VIII. BÖLÜM
BiTKiLER: YENiLENME AYiNLERi VE SiMGELERi
95. Bir Sjnjflandjrma Denemesi
Tarjm törenlerini bir kenara ayjrdjktan sonra uygun bir formülle, "bitki tapjmlarj"
olarak adlandjrabileceXimiz bütün içinde ケu sjnjflandjrmayj yapabiliriz:
(a) En eski dinsel mekanlarda (Avustralya, Çin, Hindiçini ve Hindistan,
Fenike ve Ege) etkili bir mikrokozmos oluケturan tüm taケ-aXaç-sunak tapjmlarj
(b) Kozmosun imgesi ol arak aXaç (Hindistan, Mezopotamya, iskandinavya,
vb);
(c) Kozmik teofani olarak aXaç (Mezopotamya, Hindistan, Ege);
(d) Ulu Tanrjçayla ya da su simgeciliXiyle (Yakケa örneXin) iliケkili olan ve
ölümsüzlük kaynaXjyla (Hayat AXacj) özdeケleケtiren, tükenmez bereketin ve
mutlak gerçekliXin, yaケamjn simgesi olarak aXaç;
(e) Dünyanjn merkezi ve evrenin dayanaXj olarak (Altayljlarda,
iskandinavyaljlarda vb) aXaç;
(f) AXaçlar ve insanlar arasjndaki mistik baXlar (insan doXuran aXaçlar; insan
atalarjn ruhlarjnjn toplanma yeri olarak aXaç; aXaçlarjn evliliXi; erginleme
törenlerinde kullanjlan aXaçlar vb)
(g) Bitkilerin yenilenmesinin, ilkbahar ve yeni yjljn yeniden doXumu olarak
aXaç (örneXin mayjs aXacj).
Tükenmez hayat ölümsüzlükle eケdeXer olduXu için aXaç-kozmos, bir baケka seviyede
☜ölümsüz hayat☝ aXacjna dönüケebilir. Tükenmez hayat, ilkel ontolojide mutlak
gerçeklik kavramjnjn ifadesi olduXundan, aXaç bu gerçekliXin simgesine ("dünyanjn
merkezi") dönüケebilir.
96. Kutsal AXaç
ilkel dinsel inanjケlarda aXacjn (daha doXrusu bazj aXaçlarjn) gücü temsil ettiXi
kesindir. ... Bu nedenle tam bir "aXaç tapjmjndan" söz, edilemez . Bir aXaç hiçbir
zaman yalnjzca kendisi için kutsalljk kazanmaz her zaman onun aracjljXjyla "ortaya
38
konulan," "anlamlandjrdjXj" ve "simgelediXi" ケey adjna bir tapjma sahip olur. Büyülü
ya da ケifalj aXaçlar...
AXaç, kutsal güçlerle yüklüyse dikey olduXu, yerden bittiXi, yapraklarjnj kaybedip
yeniden kazandjXj, kendini sayjsjz kez yenilediXi (☜ölür☝ ve "yeniden dirilir"), süslü
ve güzel olduXu içindir. AXacjn "biçimine"olduXu kadar "biyolojik özelliklerine" de
baXlj tüm bu nitelikle r, aXacjn kutsalljXjnj doXrulayan niteliklerdir. ... Ama ilkel
zihniyette, aXaç evrendir ve evren olmasjnjn nedeni onu yinelemesi ve onu
"simgelemekle" birlikte varljXjnj da taケjmasjdjr.
97. Mikrokozmos Olarak AXaç
98. Tanrjnjn AXaçta ikameti
99. Kozmik AXaç
Hint geleneXi en eski metinle rine göre her zaman kozmosu, dev bi r aXaç olarak
tasvir etmiケtir. Upaniケad'larda, bu düケünce çok açjk bir biçimde belirlenmiケtir:
Evren, kökleri göXe uzanan, dallarjyla tüm dünyayj saran "baケ aケaXj" durmuケ bir
aXaçtjr (bu imgenin, güneケ jケjklarjnjn yansjmasjnj belirttiXini de hatjrlayaljm: ☜Dallarj
aケaXjya uzanjr, kökleri göXe uzanjr, böylece düケer jケjklarj üstümüze☝)
"AXacj köklerinden kesmek" insanj kozmostan ayjrmak, onu "duyu nesneleri"nden
ve ☜eylemlerinin meyvelerinden☝ yaljtmak demektir. ... dallarj yüce elementlerdir,
yapraklarj duyu nesneleridir, güzel çiçekleri, iyi ve kötü acj ve zevk meyveleridir. Bu
ezeli Brahma-AXacj tüm canljlarjn yaケam kaynaXjdjr. Marifet silahjyla bu aXaç
kesilirse ve böylece Ruh'ta zevk aljnjrsa artjk geri dönülmez.
100. Baケ AケaXj Çevrilmiケ AXaç
Mesudi, bir Saba geleneXinden: söz eder; bu gelenekte de Platon'un, insanjn, kökleri
göXe, dallarj yeryüzüne inen baケ aケaXj çevrilmiケ bir bitki olduXu yolundaki iddiasjnj
paylaケjljr. Aynj geleneXe, ezoterik ibrani öXretisinde de rastlarjz: ☜Hayat AXacj,
yukarjdan aケaXjya doXru uzanjr ve o her ケeyi aydjnlatan güneケtir.☝ islam
geleneXinde de "Mutluluk AXacj" vardjr; kökleri göXe uzanjr ve dallarj yeryüzüne
yayjljr.
Aynj geleneXe izlanda ve Finlandiya halk inanjケlarjnda da rastlar. Japonlar, her yjl
bir bitki tanrjsj için bir öküz kurban ederler ve bu sjrada, sunaXjn yanjna, kökleri
havada, dallarj aケaXjda bir aXaç konulur. Avustralya'njn Wiradyuri ve Kamilaroi
kabilelerinde, büyücülerin, baケ aケaXj diktikleri büyülü bir aXaç vardjr.
101. Yggdrasil
Yggdrasil, tam bir kozmik aXaçtjr. Kökleri, yerin derinlerine kadar iner, burada
devlerin kralljXj ve cehennem vardjr.
102. Bitki Epifanileri
クifalj otlar güçlerini aldjklarj kozmik ilk örnek yüzünden çocuklarjn doXumunu
kolaylaケtjrjr, erkeklik gücünü artjrjr, zenginlik ve bereketi garantilerler.
39
Tanrjnjn bir aXaçta tecelli etmesinin en ilgi çekici örneXi, Asur☂daki ünlü alçak
kabartmadadjr. Bu kabartmada, tanrj, bir aXaçtan çjkar biçimde gövdesinin üst
kjsmjyla betimlenmiケtir. ... tanrjnjn niteliklerinden biri olarak kabul edilen keçi,
aXacjn yapraklarjnj yiyerek beslenmektedir.
103. Ölü Tanrjçalar ve Bitkiler
Bir bitki simgesiyle tanrjçanjn bir arada, betimleniケi, aXacjn arkaik mitolojideki ve
ikonografideki anlamjnj doXrular: kozmik bereketin tükenmez kaynaXj.
iki simgeyi -su ve bitki- birbirine baXlayan baXlarj çözümlemek kolaydjr. Suda, her
türden tohum bulunur. Bitki ♠köksap, çalj, lotus çiçeXi- kozmosun tezahür etmesini
ve biçimlerin ortaya çjkjケjnj ifade eder. Hindistan'da, kozmik imgelerin, lotus
çiçeXinden türediklerini görmek ilginçtir.
104. ikonografik Simgecilik
☜Dolu vazo☝ baケka alanlarda da bulduXumuz bir simgedir ve her zaman "hayat
bitkisiyle" ya da bazj bereket amblemleriyle baXlantjljdjr. ... ☜Dolu vazo☝ genelde bir
tanrj ya da yarj-tanrj tarafjndan taケjnjr, ama asla bir insan tarafjndan taケjnmaz.
105. Ulu Tanrjça-Hayat AXacj
Aynj temaya, Altay halk inanjケlarjnda da rastljyoruz:Yedi dalj bulunan Hayat
AXacj'njn altjnda "Yjllar tanrjçasj"bulunmaktadjr.
Sümerlilerin "yaケam" için kullandjklarj iケaret bir asma yapraXjdjr. Bu mucize bitki,
Ulu Tanrjçaya adanjr. Ana Tanrjça, baケlangjçta "asma ana" ya da ☜asma tanrjça☝
olarak adlandjrjlmjケtjr. ... Odysseus'daki nympha Kalypso'yla özdeケleケtirir. Kalypso
gibi Siduri de genç bir kjz görünümündedir; peçe takmaktadjr ve üzüm salkjmlarj
taケjmaktadjr; dört kaynaXjn çjktjXj bir yerde oturmaktadjr.
Üzümler ve ケarap, uzun süre boyunca bilgeliXi simgelemiケlerdir. Kozmik Asma,
kozmik aXaç, bilgi-kefaret aXacj Mandeizmde ケaケjrtjcj bir tutarljljkla varljXjnj
sürdürür. クarap bu inanjケa göre, jケjXjn, bilgeliXin ve safljXjn cisimleケmesidir. ... Bu
asmadan, insanlarjn susuzluXunu gideren kutsal nehirler çjkar; jケjXjn asma, göXü
kapladjXj ve üzüm taneleri yjldjzlar olduXu için kozmik bir aXaç olarak kabul
edilmiケtir.
Bulunduklarj yer; yaケam, gençlik ve ölümsüzlük kaynaXjnjn bulunduXu "dünyanjn
merkezidir" AXaçlar, sürekli yenilenme halindeki evreni temsil eder; evrenin
merkezinde, ebedi hayat ya da bilgi aXacj hangisi olursa olsun her zaman bir aXaç
vardjr.
106. Bilgi AXacj
Cennetin ortasjnda, Hayat AXacj ve iyiliXi ve KötülüXü Bilme AXacj vardjr ve Tanrj,
Adem'e Bilgi AXacj'njn meyvelerinden yemeyi yasaklamjケtj; "Çünkü ondan yediXin
gün kesinlikle ölürsün," demiケti.
Adem'e ve Havva'ya Bilgi AXacj'njn meyvesini yemeleri için jsrar eden yjlan, onlara
bu aXacjn meyvelerinin ölümü deXil tanrjsalljXj getireceXini söyler. "'Kesinlikle
40
ölmezsiniz; çünkü Tanrj biliyor ki, o aXacjn meyvesini yediXinizde gözleriniz açjlacak,
iyiyle kötüyü bilerek Tanrj gibi olacaksjnjz.
107. Hayat AXacj'njn Bekçileri
Canavarla mücadelenin baケka bir anlamj daha vardjr: erginleme. insan "kahraman"
olabilmek ve ölümsüz olmak için "sjnamalardan" geçmelidir. Yjlanj ya da canavarj
yenemeyen Hayat AXacj'na, yani ölümsüzlüXe ulaケamaz.
108. Canavarlar ve Griffonlar
Yjlan baケka geleneklerde de, her zaman Hayat AXacj'njn yanjndadjr.
Griffonlar ya da canavarlar kurtuluケa Hayat AXacj'na ya da onun simgelerinden
birine giden tüm yollarj gözetlerler.
-kjsacasj kutsalj cisimleケtiren, güç, yaケam ve her ケeyi bilme yeteneXi bahケedebilen
her simgeyi- korurlar.
109. AXaç ve Haç
Hayat AXacj, ölüleri dirilten, hastalarj iyileケtiren ya da gençleケtiren vb tüm mucizevi
bitkilerin ilk örneXidir.
Gerçek haçjn yapjldjXj tahta, ölüleri diriltmektedir ve imparator Konstantin'in annesi
Helena, onun peケine düケer. ... Hjristiyan ikonografisinde haç, genelde bir Hayat
AXacj olarak betimlenir.
110. Gençleケme ve Ölümsüzlük
Ölümsüzlük ve gençlik bitkisi," Hindistan'da ve Sami kültüründe farklj algjlanjr.
Samiler, ölümsüzlük ve ölümsüz bir yaケam arzulamjケlardjr; Hintliler, gençleケtiren ve
yenileyen bitkinin peケindedirler.
Yaケamj seven ve varoluケu selamlayan Hintli, bunu sonsu za kadar korumak istemez
yalnjzca uzun süre genç kalmak ister. Öte yandan -özgürlüXünü kazanmak isteyen
ve varljXjnjn sonsuza kadar devam etmesini arzulamayan- bilgenin ve mistiXin
istediXi ölümsüzlük deXildir; bilge ve mistik, kozmo stan kesin olarak kopup
ayrjlmayj ve ruhunun sonsuz bile olsa belli bir zaman diliminde kalmasjnj deXil,
mutlak özerkliXe kavuケmasjnj ister. ... Elma iskandinavya mitolojisinde, gençleケtirici
ve yenileyici meyvedir.
Mitin manevi yön üyle, efsane, batjl inanç ve gelenek yönü ayrjdjr. Halk ve seçkinler
yenileyen ya da ölümsüzlük veren bitki mitini tamamen farklj biçimlerde
yorumlarlar. ... Her tür mucize bitki temasjnjn ardjnda bugün bizim keケfettiXimiz
aynj merkezi temadjr: Hayat AXacj; ulaケjlmaz bir yerde ya da "merkezde" bulunan
ve yalnjzca seçilmiケlerin meyvelerinden tadabildiXi mucize bir aXaçta cisimleケen
gerçeklik, kutsalljk ve yaケam.
41
111. クifalj Otlarjn Arketipi
Hindistan☂da Kapitthaha otu iktidarsjzljXa iyi gelir, çünkü Gandharvalar (Hint
mitolojisinde, bitkilerden iyi anlayan, her derdin devasj somanjn koruyucusu varljklar) Varuna'ya
erkeklik gücünü verirken onu kullanmjケtjr.
Eski insanlar için, atlarjn tedavi edici güçlere sahip olmalarjnjn nedeni, ilk kez
tanrjlar tarafjndan keケfedilmiケ olmalarjdjr.
112. Axis Mundi Olarak AXaç
113. insanjn Bitkiden Türemesi Miti
Miao topluluklarj, atalarj olduXuna inandjklarj bir bambuya taparlar. ... Melburn
çevresindeki Avustralya kabileleri, ilk insanjn bir mimozadan doXduXuna
inanmjケlardjr. Hindiçin'de çok yaygjn bir mite göre, insanljk bir tufan sonucunda yok
olur, yalnjzca mucize eseri bir balkabaXjnjn içine saklanan bir kjz ve erkek kardeケ
kurtulur. istememelerine karケjn, evlenirler ve genç kjz dünyaya bir balkabaXj getirir;
bir daXa ve ovaya serpilen tohumlarjndan insan soyu doXar.
Hayatjna aniden son verilen bi r insanjn yaケamj bir bitkide devam eder; bu bitki,
kesildiXi ya da yakjldjXj zaman, tekrar insan biçimini al an bir hayvanjn ya da baケka
bir bitkinin doXumuna neden olur. Bu insanjn yaratjcjljk ve varljXjnj ifade etme
olanaklarjnj kullanabilmesi için, yaケamjnjn, tamamen tükenmesi ge rekmektedir; ani
olarak varljXjna son verildiXinde baケka bir biçimde varljXjnj devam ettirir; bitki,
meyve, çiçek.
Bazj halklar, ata ruhlarjnjn bazj aXaçlarda bulunduXuna ve buralardan annelerinin
karnjna embriyon biçiminde girdiklerine inanjrlar. Çin'de her kadjnjn bir aXaca
karケjljk geldiXine inanjljr; aXaç ne kadar çek meyve verirse kadjnjn da o kadar çok
çocuXu olur.
"GerçekliXin" ve "gücün" kaynaXj ve temeli insan deXil bitkidir. insan, yeni bir bitki
kipliXinin geçici görünümüdür. Ölürken, ya da daha doXrusu insanljk durumunu terk
ederken aXaca -"tohum" ya da ☜ruh☝ olarak- dönüケür.
114. Bitkilere Dönüケme
Yaケamjn iki düzlemi arasjndaki çevrim iki gruba ayjrabileceXimiz efsane ve
masallarda sjk sjk karケjmjza çjkar: a) Öldürülen bir insanjn bir çiçeXe ya da bir
aXaca dönüケmesi; b) Bir meyve ya da bir tohum aracjljXjyla mucizevi bir biçimde
döllenme.
115. insan ve Bitki iliケkileri
Mecklenburg'da, yeni doXmuケ bebeXin plasentasjnj, küçük bir meyve aXacjnjn dibine
gömerler; Endonezya'da, plasentanjn gömüldüXü yere bir aXaç dikerler. Her iki
gelenekte de, aXacjn büyümesiyle insanjn büyümesi arasjnda mistik bir dayanjケma
olduXu ifade edilir. ... Papular, bir aXacj kestiklerinde kendilerinin de öleceXini
düケünürler. Dolgan ケamanlarj büyü uXraケjlarj için ilk çaXrjlarjnj aldjklarjnda bir aXaç
dikerler; öldüklerinde bu aXaç kesilir. Öteki Altay halklarjnda ケamanjn yaケamjnjn
42
aXaca baXlj olduXuna inanjljr. ... Avrupa'da, veliaht prens doXduXunda bir jhlamur
aXacj dikilir.
116. Hayatj Yenileyen AXaç
ibraniler, gayri meケru çocuklarj "otlarjn çocuklarj" olarak adlandjrjrken, Rumenler,
onlara "çiçek çocuklarj" der.
117. AXaçlarjn EvliliXi
118. Mayjs AXacj
Kjsacasj varolan her ケey, canlj ve yaratjcj olan her ケey, sürekli yenileniyorsa bitki
simgeleriyle ifade edilir. Kozmos, bir aXaç biçimiyle temsil edilir; çünkü aXaç gibi
düzenli olarak kendini yeniler. ilkbahar, yaケamjn dolayjsjyla insanjn yeniden
doXuケudur.
ingiltere'de 1 Mayjs'ta gençler ya da küçük kjzlar, baケlarjnda dallardan ve
çiçeklerden oluケan taçlarla, ケarkjlar söyleyip hediyeler isteyerek ev ev dolaケjrlardj.
... Bu geleneXin olduXu her yerde (isveç, iskoçya, Pireneler ve Slav ülkeleri) "mayjs
direXi" etrafjnda yapjlan bir dansla sona eren toplu halk eXlenceleri için bir fjrsat
verir. Baケ rollerde genelde çocuklar ve gençler vardjr. Bu, bir bahar bayramjdjr, ama
bu türden her kutlama orjiye benzer bir ケeye dönüケebilir.
Kilisenin tüm direniケine karケjn "mayjs bayramj" varljXjnj sürdürür. En derin
toplumsal dönüケümler bile, bu geleneXi yok edememiケ, yalnjzca adj deXiケmiケtir.
Perigord'da ve baケka birçok yerde mayjs aXacj, Fransjz Devrimi'nin simgesi olur;
"Özgürlük AXacj" adjnj aljr, fakat köylüler, atalarjndan kalan bir aljケkanljkla, bu
aXacjn etrafjnda dans ederler. 1 Mayjs, günümüzde özgürlük ve iケçi bayramj olarak
kutlanmaktadjr; modem anlayjケa göre, bu bayram, tüm geleneksel toplumlarjn
ortak ülküsü; toplum refahjnjn geliケmesi ve iyileケtirilmesi mitinin bir parçasjdjr.
119. "Kral" ve "Kraliçe"
120. Cinsellik ve Bitkiler
121. Bitkileri Temsil Eden Tasvirler
Bazj bölgelerde, bitkilerin temsilci si ve güç kaynaXj Mayjs Kralj'nj "öldürme" ayini
vardjr. ... Pilsen civarjnda(Çekoslovakya) Kral, otlar ve çiçekler giymiケ olarak ortaya
çjkar ve yargjlandjktan sonra atla kaçmaya çaljケjr; yakalanmazsa bir yjl daha "Kral"
olarak kalma hakkj vardjr; aksi durumda boynu vurulur.
122. Ritüel Yarjケmalar
123. Kozmik Simgecilik
Tüm bu halk ayinlerinin ortak paydasj bir bitki simgesi aracjljXjyla kozmik bir olayjn
(bahar ya da yaz) kutlanjケjdjr. Bir aXaç, bir çiçek, bir hayvan herkese gösterilir, bir
aXaç törensi bir ケekilde süslenir ve bir tören alayjyla dolaケtjrjljr ya da bu bir aXaç
deXilse bir odun parçasjdjr, bir adam veya bir kukla yapraklarla kaplanjr; kimi
43
zaman ölümle ya da yeniden diriliケle ilgili dövüケler, yarjケmalar, dramatik sahneler
gerçekleケtirilir. Bütün insanlarjn yaケamj bir an için bir aXaçta ya da bir bitki
tasvirinde, kozmik bir olayj -baharj- temsil eden ya da kutsayan basit bir simgede
odaklanjr.
Bitki ayinlerini yaratan baharjn geliケi deXildir. ... Ama canlandjrjlan temsiller
baケlangjçtaki yapjyj korurlar: yenilenmenin ilksel hareketinin yeniden
gerçekleケtirilmesidir.
124. Sentez
Bitki hiyerofanilerinin neredeyse sjnjrsjz zenginliXiyle kafamjz karjケmamaljdjr. Bu
hiyerofanilerin zenginliXi ve çeケitliliXi tutarlj bir yapjya sahiptir. Bu olgularj gözden
geçirirsek kozmik aXaç ile mayjs aXacj tören alayj arasjndaki temel fark, kozmik bir
ideogram ile bir ayin arasjndaki koケullarjn farkljljXjndan ibarettir. ... Ama tüm bu
formüller, aynj "gerçeXi" ifade eder: Bitki, yaケayan gerçekliXin ifadesidir ve kendini
sürekli yenileyen yaケamjn tezahürüdür. ... bitki, kendisinden farklj bir ケeyi temsil
ettiXi ölçüde yani kutsalj ortaya koyduXu ve canlandjrdjXj sürece- bir hiyerofanidir.
Bir aXaç yada bir bitki, bir bitki ya da bir aXaç olarak kutsalljk kazanmaz: aケkjn bir
gerçekliXin bir parçasj olduXu için, bu aケkjn gerçekliXi temsil ettiXi için kutsalljk
kazanjr. Herhangi bir bitki ku tsanjnca, aケkjn olur; kutsalljk diyalektiXine göre, parça
(aXaç, bitki) bütünün temsilidir (kozmos, yaケam), kutsal olmayan bir nesne bir
hiyerofaniye dönüケebilir.
Ama asla aXaçlar ya da bitkiler üzerinde yoXunlaケmjケ bir tapjm, bir "bitki dini"
olmamjケtjr. ... Her ne kadar bazj tanrjlarjn bitkisel epifanileri varsa da, tanrjlarj, bir
bitki hiyerofanisine indirgemek çok zordur. ... Bir "bitki tanrjsjnjn" ne olduXunu daha
iyi anlamak için öncelikle bir ☜tanrjnjn☝ ne olduXunu iyice anlamak gereklidir.
IX. BÖLÜM
TARIM VE BEREKET TAPIMLARI
125. Tarjm Ayinleri
ilkel insan için, temel her faaliyet gibi tarjm da basit bir topraXj sürme tekniXi
deXildir. Yaケamla doXrudan ilgisi olan ve tohumda, ekili tarlada, yaXmurda, bitki
ruhlarjnda var olan yaケamjn çoXalmasjnj saXlayan tarjm, her ケeyden önce bir
ritüeldir.
Tarjm toplumlarjnjn dinsel deneyimlerinde zamanjn ve mevsimlerin öneminin altjnj
çizmekle baケlamaljyjz. Çiftçi, yalnjzca saygj duyduXu mekan olarak kutsal bir varljkla
-bereketli toprakla, tohumda faaliyet gösteren güçlerle, tomurcuklar ve çiçeklerleilgili deXildir, aynj zamanda yaptjXj iケ belli bir zaman döngüsüyle , mevsimlerle
yönlendirilir.
126. Kadjn, Cinsellik, Tarjm
TopraXjn bereketiyle kadjnlarjn yaratjcj güçleri arasjndaki bu mistik baX "tarjmcj
zihniyet" diyebileceXimiz zihniyetin en temel güdülerinden biridir.
44
Tarjmjn geliケmesiyle erkek giderek daha da büyük bi r önem kazanmjケtjr. Kadjn ekili
tarlayla özdeケleケince erkek kendisini, onu dölleyen tohumla bir hissetmiケtir.
127. Tarjmsal Sungular
Tjpkj kurban törenlerinde ya da herhangi bir dinsel törende olduXu gibi topraXj
iケlemeye baケlamadan önce ritüel olarak arjnmjケ olmak gerekir. ... Tohum ekme
zamanjyla hasat zamanjnjn aynj öneme sahip olmasj bir rastlantj deXildir: tohum
ekmek ve hasat, tarjmsal faaliyetin en yoXun iki dönemidir.
Bu kurbanlar ve sungular kim ve ne içindir? ... Fakat hasadjn baケarjsj sayjsjz güce
baXljdjr ve bu güçlerin kiケileケtirilmesi ve sjnjflandjrjlmasj konusunda belli bir
karjケjkljk olduXu gerçektir.
128. Hasadjn "Gücü"
Bir tarlanjn son baケaklarjnj biçmeme adeti çok y aygjndjr.
Aynj nedenle, bir aXacjn son meyveleri toplanmaz, koyunl arjn sjrtjnda bir tutam
yapaXj bjrakjljr... Bu gelenek -tüketilen ama asla tamamen yok olmayan kendi
büyüsüyle kendini yenileyen "güç" kavramjndan türemiケtir.
129. Mitolojik Kiケileケtirmeler
130. insan Kurban Etme
Frigyaljlar muhtemelen hasat döneminde insan kurban ediyorlardj; bazj kaljntjlara
göre, bu kurban adeti, DoXu Akdeniz'in bazj bölgelerinde de yaygjndj.
131. Aztekler ve Kondlarda insan Kurbanj
Meksika'daki Azteklerde ... üç ay sonra, ekin olgunlaケtjXjnda, yeni mjsjr tanrjçasj
Xilanen'i temsil eden genç kjzjn kafasj kesilir; ... Altmjケ gün sonra, hasat bitince yine
bir insan kurban edilir. Tanrjça Toci'yi ☜Annemiz☝ (kullanjm için hasat edilen mjsjrjn
tanrjçasj) temsil eden bir kadjnjn boynu vurulur ve derisi yüzülür. Rahip, bu deriyi
giyer ve baldjrdan aljnan bir parça deri mjsjr tanrjsj Cinteotl'un tapjnaXjna götürülür;
burada, baケka biri bu deriden kendine maske yapar . ... Baケka Amerika kabilelerinde
örneXin Pavnilerde kurban edilen genç kjzjn gövdesi parçalanjr ve parçalarj tarlalara
gömülürdü.
Tarjmla ilgili insan kurbanlarjmj en iyi örnek, Bengal'deki bir Dravid kabilesi olan
Khondlarjn, XIX. yüzyjljn ortalarjnda gerçekleケtirdikleri insan kurbanlarjdjr.
Kurbanlar, yeryüzü tanrjçasj Tari Pennu ya da Bera Pennu'ya adanjr ve Meriah
olarak bilinen kurban ya ailesinden satjn aljnjr ya da kendileri de kurban olan anne
ve babadan doXmuケtur. Kurbanlar, belli dönemlerdeki bayramlarda ya da
olaXanüstü durumlarda gerçekleケtirilir, ama kurbanlar her zaman gönüllüdür . ...
Kurban etme çeケitli biçimlerde olur: Afyonla uyuケturulan Meriah baXlanjp kemikleri
kjrjljr ya da boXulur ya da parçalara ayrjljr ya da kor ateケ üzerinde yavaケ yavaケ
yakjljr vb.
132. Kurban ve Yeniden DoXum
Bir ☜gücün☝ yenilenmesini amaçlayan her tür drama ya da ayin, ab initio (baケlangjçtan
beri) meydana gelmiケtir ve ilksel ve yaratjcj eylemin yinelenmesidir. ... hasatta
45
kendini djケa vuran gücün yenilenmesi için insan kurban etmek, önce tohumlara can
veren bu ilk yaradjljケjn tekrarjnj amaçlar. ... Kurbanjn ritüel olarak parçalanan
bedeni, parçalarjndan tohumlar çjkan ilk mitolojik varljXjn bedeniyle örtüケür.
133. Hasat Sonu Ritüelleri
134. Ölüler ve Tohumlar
Tarjm iki farklj düzlemde ölülerin, alanjna girer. ilk düzlem, yeryüzüyle
dayanjケmadjr; ölüler tohumlar gibi gömülürler, yalnjzca, onlarjn eriケebildikleri bir
boyuta geçerler. ikinci düzlem olan tarjm, büyüyerek kendini yeniden üreten
yaケamjn, bereketin üstün bir aracjdjr ve ölüler bu yeniden doXumun, yaradjljケ
çevriminin ve tükenmez bereket gizemiyle özel olarak cezbedilir. Yeryüzünün
rahmine gömülen tohumlar gibi ölüler de yeni bir suret içinde yaケama dönecekleri
anj beklerler.
クölen, bu yaケam enerjisinin toplanmasjnj temsil eder; bu nedenle tüm aケjrjljklarjyla
ケölen, ölülerin anjlmasj için olduXu kadar, tarjm bayramlarj için de vazgeçilmezdir.
Hatta eskiden ziyafetler, ölü:nün mezarjnjn yanjnda verilirdi; böylece ölünün onun
yanj baケjnda gerçekleケen bu yaケam enerjisinden. faydalanmasj saXlanjrdj.
Yjlan, tam bir ölüm hayvanjdjr, hasadj korur. Baharda, ekim dönemlerinin
baケlangjcjnda, hasadj koruyup kanamasj için ölülere kurbanlar verilir.
135. Tarjm ve Cenaze Tanrjlarj
Eski Yunanistan'da, ölüler de tahjllar gibi piケmiケ toprak kaplara konulurlardj.
Kadim Hindistan'da hasat döneminde ölüler ritüel olarak yakjljr ve aynj zamanda
hasat bayramj kutlanjrdj.
136. Cinsel Yaケam ve Tarlalarjn Bereketi
Tüm topluluXun bir arada gerçekleケtirdiXi ケey, en iyi sonuçlarj verir. Kadjnjn üretken
olmasj tarlalarjn üretken olmasjnj saXlar; aynj zamanda bitkinin bolluXu kadjna
hamile kalmada yardjm, eder. ... Kritik hasat zamanj yaklaケtjXjnda ve arpa bitmeye
baケladjXjnda batj Afrikalj halklardan Eweler orjiler aracjljXjyla felaketlere karケj ürünü
korumak için önlemler aljrlar. Pek çok genç kjz, gelin olarak piton tanrjya sunulur.
Kutsal evlilik, tapjnakta tanrjnjn temsilcileri ve rahipler tarafjndan gerçekleケtirilir ve
bu biçimde kutsanan gen ç kjzlar ya da eケler sunaXjn ortasjnda bu kutsal fahiケeliXe
bir süre daha devam ederler. Kutsal evliliXin tarlalarj verimli kjlmak ve sürüleri
çoXaltmak için olduXu söylenir.
Çin'de gerçekleケen de budur, genç kjzlar ve genç erkekler, baharda toprak üzerinde
birleケirler, böylece evrenin tohum vermesini saXlayarak, yaXmur yaXdjrarak ve
tarlalarj bereketli kjlarak kozmik üremeye katkjda bulunduklarjnj düケünürler.
137. Orjinin Dinsel iケlevi
Orjiler genellikle kutsal evliliklerle örtüケürler. Tanrjsal bir çiftin birleケmesi, sjnjrsjz bir
eXlence, coケku ve üretkenlik nedenidir. ... Oraon halkj, mayjs ayjnda, güneケ
tanrjsjyla yeryüzü tanrjçasjnjn evliliXini kutlarken rahip kendi karjsjyla herkesin gözü
46
önünde birleケir ve ardjndan son derece ケatafatlj bir orji baケlatjljr. ... insanlar
tanrjlarj taklit etmekten daha iyi bir ケey yapamazlar; özellikle bu taklit tüm dünyanjn
refahjnj, bitkilerin ve hayvanlarjn kaderini etkileyecekse. Kutsalljk söz konusu
olduXunda aケjrjljXjn belli bir yeri ve önemi vardjr. ... Orjiler kutsal yaケam enerjisin
yayjlmasjnj saXlar. Pek çok bölgede, kadjnlar, kurakljk dönemlerinde, tarlalarda
çjrjlçjplak koケarlar böylece göXün erkekliXini uyandjrmak ve yaXmur yaXdjrmak
isterler.
Romaljlarjn Floralia'sjnda (27 Nisan) gençler çjrjlçjplak sokaklarda dolaケjrlar ya da
Lupercalia törenlerinde, genç erkekler genç kadjnlara dokunarak onlarj üretken
kjlarlar ya da Hintlilerin en önemli bitki bayramj Holi'de her ケey serbesttir.
HinduIar, Bali bayramj sjrasjnda, ensest iliケki djケjnda her tür cinsel birleケmeyi
olaXan sayarlardj.
138. Orji ve Yeniden Bütünleケme
Tohumlar nasjl topraXa karjケjyor, parçalanjyor ve ケekillerini yitirip baケka bir ケeye
dönüケüyorlarsa (filizlenme), insanlar da orjilerde bireyselliklerini yitirmekte ve tek
vücut olmaktadjrlar. Böylece, "biçimin" ve "yasanjn" olmadjXj tüm duyularjn
kaynaケmasj gerçekleケmektedir. ... Bir anlamda, orji insanj tarjm düzlemine çeker.
insan; kurallarj, sjnjrlarj ve bireyselliXi ortadan kaldjrarak, toprakla ve geceyle ilgili
deneyimlere kendini açarak, yeni bir bitkide doXmak üzere kendi biçimini yitirip
topraXjn içinde parçalanan tohumlarjn durumuna geçmeyi baケarjrlar.
Dahasj orjiler, yaradjljケtan önceki mistik kaosu yeniden canlandjrarak, yaradjljケjn
tekrar edilmesini saXlar.
Yaradjljケ kaosa düzen getirir. Orjilerle (Karnavallar, Satürnalya -17 Eylül☂de kutlanan
Satürn festivali-) kjrjlan günlük hayat örüntüsünde yaケamjn, etkinlik ve uyku, doXum
ve ölüm arasjnda gidip gelen bir tüm olarak, kaostan doXup bir felaket veya ... bir
"büyük çözülme" ile ona geri dönen bir yaradjljケ döngüsü olarak görüldüXünü
anlayabiliriz.
139. Tarjmsal Mistisizm ve Kurtuluケ
Hiçbir ケey çaba harcamadan baケarjlamaz, insan hayatjnj yalnjzca çaljケarak, yani
hayatjn kurallarjna uyarak, ilksel eylemleri tekrarlayarak kazanabilir. Tarjm
toplumlarjnjn insanlarjnjn bitkilerin hayatjna iliケkin deneyimlerinden yola çjkarak
kendileri için oluケturduklarj umutlar, en baケjndan eyleme, harekete yöneliktir. insan
belirli bir hareket tarzjnj izler, belirli modellere göre davranjrsa yenilenmeyi umabilir.
Eylem ve ayin, vazgeçilmez koケullardjr.
insan binlerce yjldjr bitkisel yaケamjn belirli araljklarla yenilendiXini gözlemlememiケ
ye bundan insan ve tohumun dayan jケmasj sonucunu çjkarmamjケ olsaydj, ölümle ve
ölümden sonra yenilenme umuduna sahip olamayacaktjr.
Tarihin yönünü belirleyen ne nüfusun artjケj ne de yiyecek bolluXu idi; tarihin yönünü
belirleyen insanjn bu keケifle birlikte geliケtirdiXi zihniyettir. insan, tahjllar aracjljXjyla
gördüklerinden, onunla uXraケjrken öXrendiklerinden, tohumun. topraXjn altjnca
47
kendi hüviyetini yitirdiXine tanjk olarak anladjklarjndan belirleyici bir ders
çjkarmjケtjr. Tarjm insana organik yaケamjn asli bir bütün olduXunu öXretir; kadjnla
tarla, cinsel iliケkiyle topraXj tohumlama arasjndaki yaljn analojiler ve hayatjn
ritmikliXi, ölümün bir geri dönüケ olduXu gibi daha ileri zihinsel sentezler bu esinden
kaynaklanmjケtjr. Bu sentezler, insanljXjn geliケiminde çok temel bir yere sahiptir ve
ancak tarjmjn keケfiyle mümkün olabilmiケtir. Kurtuluケ umudunun en öneml i
temellerinden birisi, tarih öncesi tarjm mitiyle ortaya çjkmjケtjr: toprakta gizlenen
tohum gibi ölüler de yeni bir suret içinde yaケama geri dönebileceklerini umut
edebilirler. ... insan tarladaki çiçek gibidir.
X. BÖLÜM
KUTSAL MEKANLAR: TAPINAK, SARAY, "DÜNYANIN MERKEZi"
140. Hiyerofaniler ve Yineleme
Sonuç olarak, kutsal mekan düケüncesi, mekana bir sjnjr çizerek, onu çevresindeki
kutsal olmayan mekandan soyutlayarak kutsam jケ olan ilksel hiyerofaninin
yinelenmesi düケüncesi üzerine kuruludur.
Tarihin en eski dönemlerinden beri hürmet gösterilen kayalar, kaynaklar, maXaralar
ve ormanlar farklj biçimlerde bugünün Hjristiyan toplumlarj tarafjndan da kutsal
kabul edilirler. ... Kutsal mekan "seçiminin" tamamen insana bjrakjldjXjnj düケünmek
kutsal mekanlarjn sürekliliklerini açjklanamaz bir duruma getirebilir.
141. Mekanjn Kutsanmasj
Asljnda, mekan asla insan tarafjndan "seçilmez", yalnjzca onun tarafjndan
☜keケfedilir☝; baケka bir deyiケle kutsal mekan insana kendini ケu ya da bu biçimde
gösterir.
Bir yerde fare ya da karjnca olup olmamasj kesin bir hiyerofani iケareti olarak
sayjlabilir. Kimi zaman, evcil bir hayvan, örneXin bir boXa serbest bjrakjljr; birkaç
gün sonra, bu boXa aranjr ve bulunduXu yerde kurban edilir; ケehrin kurulacaXj yer
olarak bu nokta seçilir.
Kutsal mekanj çevreleyen taケtan bir daire, ya da duvar en eski mabet
yapjlarjndandjr. ... Çit yalnjzca, sjnjrlan içindeki kratofaniyle ya da hiyerofaniye
iケaret etmez; ayrjca, bilmeden bu mekana girerek baケjnj belaya sokabilecek kutsal
olmayan kiケiyi koruma amacjna da hizmet eder. Kutsal, kendisiyle temas kuran
kiケinin, her dinsel eylemin gerektirdiXi "hazjrljklarj" yapmamasj durumunda
tehlikelidir. ... TapjnaXjn ya da evin eケiXinin ritüel önemi.
クehirleri çevreleyen surlar için de aynj durum geçerlidir: bu surlar askeri amaçlarla
kurulmalarjnjn yanj sjra büyüsel bir savunma aracjdjrlar. ... Hindistan'jn kuzeyinde,
salgjn hastaljk döneminde, ケehrin etrafjna bir daire çizilir ve bu dairenin hastaljk
cinlerinin ケehre girmesine engel olduXu söylenir.
142. Kutsal Mekanjn "inケasj"
Kilin harcjna katjlan su, ilksel suyla özdeケleケtirilir; sunaXjn temellerini oluケturan kil,
yeryüzü; yan duvarlar ise, atmosferdir vb. Öte yandan, suna Xjn inケasj, zaman ile
48
simgesel bütünleケmeye, onun he r sunakta ☜maddeleケmesini☝ ifade eder. Ateケ
sunaXj, bir yjldjr... Geceler, onu çevreleyen taケlardjr ve bu taケlarjn sayjsj 360
tanedir, çünkü yjlda 360 gece vardjr; gündüzler, yajuケmati kiremitlerdir bunlarjn
sayjsj 360 tanedir, çünkü yjlda 360 gündüz vardjr. Sunak böylece kutsal olmay an
zamandan ve mekandan tamamen ayrj bir mistik zaman ve bir mekanda var olan
mikrokozmosa dönüケür. Bu açjdan bakjldjXjnda, sunaXjn inケasjna asljnda evrenin
doXumunun bir tekrarj olduXu söylenebilir.
Aynj kozmogoni anlayjケjna, Tantracj okullarjnda mandala'njn yapjmjnda da
rastlanjr. Mandala'njn sözcük anlamj ☜daire☝dir. ... Mandala☂njn ne olduXuna gelince,
bir kare içine çizilmiケ, eケmerkezli ya da eケmerkezli olmayan dairelerden oluケur.
Herhangi bir yeni insan yerleケimi de, dünyanjn yeniden kuruluケudur. Nihai olacaksa,
gerçek alacaksa yeni yerleケim ya da yeni ケehir, inケa ritüeli aracjljXjyla "evrenin
merkezi"ne yönlendirilmek zorundadjr. Pek çok geleneXe göre, dünya bir da
geliケmelidir. ... Roma'njn ilk modelinin bi r daire içine yerleケtirilmiケ bir kare olmasj
büyük olasjljktjr: Son derece yaygjn daire ve kare geleneXi bize bunu
düケündürtmektedir.
143. "Dünyanjn Merkezi"
Genel bir bakjケ açjsjyla deXerlendirmek amacjyla bu simgelerin, üç ana ve
tamamlayjcj unsur etrafjnda topladjXjnj söyleyebiliriz:
1. Dünyanjn merkezinde, yerle göXün birleケtiXi "kutsal daX" bulunmaktadjr;
2. Her tapjnak ya da saray ve biraz daha geniケ bakarsak her kutsal ev "kutsal
daXla" özdeケleケtirilir ve böylece "merkez" olur;
3. Axis mundi☂nin geçtiXi yerler olarak kutsal ケehir ya da tapjnak, gök, yer ve
yeraltjnjn birleケtiXi bir yer olarak görülür.
DoXudaki her ケehir dünyanjn merkezinde bulunmaktadjr. ... Mezopotamya
ziggurat1arj, kozmik daXlardjr. ... Buraya tjrmanan hacj, Dünyanjn Merkezine
yaklaケjr ve üst katjna çjkmjケ bir hacj, baケka bir gök alemine geçer, kutsal olmayan
mekanj aケarak "saf topraklara" girer.
islam inançlarjna göre, dünyanjn en yüksek yeri Kabe'dir; çünkü kutup yjldjzj, onun
göXün merkezinin tam altjnda olduXunu göstermektedir.
Merkez kavramj, bünyesinde pek çok unsuru barjndjrjr. ... Kozmolojik gelenekler,
merkez simgeciliXini embriyolojiden aljnan terimlerle açjkladjklarj da olur: Kutsal
olan, dünyayj bir embriyon gibi yarattj. Embriyonun göbekten çjkmasj gibi Tanrj da
dünyayj göbeXinden baケlayarak yaratmaya baケladj ve yaratjljケ buradan baケka
yerlere yayjldj.
Cennet, "yerin göbeXidir" ve bir Süryani geleneXine göre ☜bütün daXlardan daha
yüksek bir daXjn☝ üzerine kuruludur.
144. Kozmik Örüntüler ve inケa Ayinleri
Eケik, iki mekanj ayjran sjnjrdjr; ev dünyanjn merkezine denktir. ... Konutun biçimi
deXiケtiXinde (örneXin Orta Asya'njn hayvancjljkla geçinen çoban toplumlarjnda) ve
49
evin yerini yurt aljnca, orta direXin dinsel ve mitolojik iケlevini, duman çjkjケj için
tepede açjlan delik yerine getirir. Kurbanjn sunulacaXj zamanlarda yurdun içine
tepesindeki açjkljktan djケarjya çjkan bir aXaç yerleケtirilir. Kurban aXacjn yedi dalj,
göXün yedi katjnj simgeler.
Hindistan'da bir evin inケasjna karar verildiXi zaman, müneccim, dünyayj taケjyan
yjlanjn kafasj üzerine konulacak temel taケjnj seçer. Duvarcj ustasj, belirlenen yere
kazjk çakar ve böylece yeraltjndaki yjlanjn "kafasjnj" sabitleyerek deprem olmasjnj
engellemiケ olur.
145. "Merkez" SimgeciliXi
Pek çok mitolojide ve efsanede var olan kozmik aXaç (yedi dalj, göXün yedi katjyla
örtüケür) evreni simgeler.
146. "Cennet Özlemi"
XI. BÖLÜM
KUTSAL ZAMAN VE EBEDi YENiLENME MiTi
147. Zamanjn ÇeケitliliXi
Kutsal zaman, kutsal olmayan zamandan farkljdjr; fakat dahasj kutsal olmayan
zamanjn hesaplanmasj, modern toplumdan mj, yoksa ilkel toplumdan mj
bahsettiXimize göre deXiケir.
Dayaklarda beケ ayrj zaman olduXunu ortaya koymuケtur; bu zamanlar, aynj gün
içinde bile deXiケebilmektedir; örneXin pazar günü:
1. Güneケin doXuケu bir iケe baケlamak için en iyi zamandjr. Bu saatte doXan
çocuklar mutlu olurlar; ama günün bu saatinde ava ve baljXa gitmemeli ya da
yolculuXa çjkmamaljdjr. Aksi halde her eyleminiz baケarjsjzljkla sonuçlanjr;
2. Sabah saat dokuz: uXursuz andjr, bu saatte baケlanan hiçbir ケey baケarjya
ulaケamaz; bununla birlikte bu saatte yola çjkarsanjz eケkjyalardan korkmanjza
gerek yoktur;
3. ÖXle: bol talihli ☜zaman☝,
4. ÖXleden sonra saat üç: savaケ zamanj düケmanlarj eケkjyalar, avcjlar, baljkçjlar
için ケanslj, yolcular için talihsiz zaman;
5. Güneケin batjケj: kjsa süren ☜talihli zaman.☝
148. Hiyerofanik Zamanjn BitiケikliXi ve BirliXi
149. Dönemsel Tekerrür-Ebedi クimdiki Zaman
150. Mitsel Zamanjnjn Yeniden Baケlatjlmasj
Mitsel zamanjn (ya da kutsal zamanjn, dinsel-büyüsel zamanjn, hiyerofanik
zamanjn) iki temel özelliXini sayabiliriz: 1. Tekrar edilebilirlik (bu durumda, anlamlj
her eylem bu zamanj yeniden üretir); 2. Her tür olasjljXjn ötesinde bulunmasjna, bir
anlamda sonsuzlukta olmasjna, yani tarih üstü olarak kabul edilmesine karケjn bu
kutsal zamanjn, tarihte bir "baケlangjcj", yani tanrjnjn bu dünyayj yarattjXj ya da
düzenlediXi bir an, uygarljXj getiren kahramanjn ya da atanjn eyleme baケlandjXj bir
an olmasj vb.
50
... ilkel insanjn, etkinliklerin (örneXin tarjm, gelenek ve görenekler, cinsel yaケam,
kültür vb) anlamlj ve yararlj olduXuna inanmasj için bunlarjn, tanrjlarjnjn, uygarljXj
getiren kahramanlarjnjn ya da atalarjnjn ilk eylemlerinin tekrarlarj olmalarj
gerekmektedir. Modern insanjn gözünde ☜tarihsel,☝ yan tek ve yeri doldurulamaz
olarak nitelenen her ケey, ilkel insan için önemsizdir, çünkü mitsel-tarihsel bir öncülü
yoktur.
151. Dönemsel Olmayan Tekerrürler
152. Zamanjn Yenilenmesi
Orji aynj zamanda ☜karanljXa☝ geri dönüケ, ilksel kaosun oluケturulmasj demektir ve
bu nedenle tüm yaradjljケjn, düzenli biçimlerin her tür tezahürünün öncü lüdür. ...
Belirli dönemlerde gerçekleケen törenlerde orjinin düzenlenmesi, yaradjljケjn yok
oluケuyla geçmiケin de yok edilmesi isteXini ortaya koyar. "Biçimlerin birbirine
karjケmasj," toplumsal düzeninin alt üst oluケuyla (Satürnalya'da, köle efendi, efendi
köle olur; Mezopotamya'da, kral tahttan indirilir ve aケaXjlanjr vb), karケjtljklarjn
örtüケmesiyle (evli kadjna orospu muamelesi yapjlmasj vb), tüm kurallarjn ihlal
edilmesiyle ifade edilir. Zincirden boケalma, tüm yasaklarjn kalkmasj, tüm
karケjtljklarjn örtüケmesi tek bir amaca hizmet eder, dünyanjn -toplum onun bir
kopyasjdjr- yok oluケu ve baケlangjcjn (kaosun) ve sonun (tufanjn ya da ekpyrosis'in,
yani kjyametin) mitsel anjnjn, ilksel illud tempus'un yeniden oluケturulmasjdjr.
153. Yaratjljケjn Yjlljk Tekrarj
Yjljn sonunda gerçekleケtirilen Karnavaljn kozmik anlamj, her zaman kaosun ardjndan
kozmosun yeniden yaratjlmasjdjr. Bu dönemsel törenler, yaradjljケjn simgesel olarak
tekrarlanmasjdjr.
Tanrjnjn üç anahtarj vardjr: yaXmur, doXum ve ölülerin yeniden dirilmesi.
iranljlarjn yeni yjlj Nevruz, hem Ahura Mazda bayramj (ilk ayjn ☜Hürmüz gününde☝
kutlanjr) hem de dünyanjn ve insanjn yaratjldjXj gündür. Nevruz'da yaradjljケ
tekrarlanjr. ... Nevruz gecesi, sayjsjz ateケ ve jケjk yakjljr, tanrjlara içki sunulur suyla
yjkanarak arjnjljr böylece gelecek yjl bol yaXmur yaXmasj saXlanmaya çaljケjljr.
154. Yaratjljケjn Belirli Olaylara BaXlj Olarak Tekrarlanmasj
Asljnda, her yeni hükümdar, yeni bir dönem demektir. Toplumun tarihinde hatta
evrenin tarihinde yeni bir dönemdir.
155. Mutlak Yenilenme
XII. BÖLÜM
MiTLERiN MORFOLOJiSi VE iクLEVi
156. Kozmogoni Mitleri-Örnek Mitler
Bir Hint metafizik metni olan Brhadaranyaka Upaniケad'da erkek çocuXun dünyaya
getirilmesi ritüeli anlatjljr. Üreme eyleminin kutsal evliliXe dönüケümü söz konusudur.
insan çifti kozmik çiftle özdeケleケtirilir; koca karjsjna "Ben göXüm sen yersin" der.
157. Kozmogonik Yumurta
51
158. MitIerin Ortaya Koyduklarj
Herakleitos "Tanrj, gün ve gece, yaz ve kjケ, savaケ ve barjケ, doygunluk ve açljktjr;
tüm karケjtljklar Tanrjdjr," demiケtir.
159. Coincidentia Oppositorum ♠ Mitsel Örüntü
Tüm mitlerin ortaya konuluケu iki yönlüdür: Mitler bir yandan aynj ilkeden türeyen ...
iki tanrjsal kiケiliXin iki karケjt niteliXini; diXer yandan tanrjlarjn derin yapjlarjndaki
coincidentia oppositorum☂u yani tanrjlarjn yüce gönüllü ve korkunç, yaratjcj ve
yok edici, güneケ ve yjlan biçiminde (baケka bir ifadeyle fiil ve kuvve halinde) vb
oluケlarjnj ortaya koyar.
Hintli ya da Çinli zahit, bilge ya da "mistik," yaケam deneyiminden ve bilincinden tüm
"aケjrjljklarj" ayjklamaya, yani tam bir belirsizlik ve tarafsjzljk hali kazanmaya,
böylece zevke ve acjya karケj duyarsjzlaケmaya vb, kjsacasj özerk olmaya çaljケjr.
160. Tanrjsal Erdiケi Miti
Kozmik bereket tanrjlarjnjn çoXunun hermafrodit ya da bir yjl diケi bir yjl erkek
olduklarjnj hatjrlatmakla yetinelim. ... Pek çok bitki tanrjsj (örneXin Attis, Adonis,
Dianysos) ve Ulu Tanrjçalar (Kybele gibi) çift cinsiyetlidir. Avustralya dini gibi en
eski dünya dinlerinde de ilk tanrj erdiケidir ve örneXin Hindistan'da olduXu gibi en
geliケmiケ dinlerde bile tanrj, erdiケi olarak betimlenir. ... Hintli tüm cinsel mistisizmde
insanjn kemale ermesinin, onun ☜tanrjsal eケiyle,☝ yani erdiケisiyle özdeケlemesine
baXlj olduXu inancj hakimdir.
Çinlilerde hermafrodit bir Yüce Tanrj vardjr, hem karanljk hem jケjk tanrjsjdjr; simge
olarak tutarljdjr çünkü karanljk ve jケjk tek bir gerçeXin iki farklj yönüdür.
161. Erdiケi insan Miti
Pek çok inanjケ, ☜ilk insanjn,☝ atanjn, hermafrodit olduXunu ileri sürer ve daha
sonraki mitolojik deXiケkeler ☜ilksel çiftlerden☝ söz eder. ... Adem bile, Hahamlarjn
yorumlarjna göre, kimi zaman erdiケi olarak karケjmjza çjkar. Havva'njn doXuケu,
sonuçta tek bir hermafrodit varljXjn iki ayrj varljXa -diケi ve erkek- ayrjlmasjdjr.
Hermafrodit tanrj ve çift cinsiyetli "ata" (veya "ilk insan") miti, "mükemmel insan"
olmanjn koケulu olarak kabul edilen baケlangjçtaki durumun dönemsel yenilenmesini
amaçlayan toplu törenlere model oluケturmaktadjr. Avustralyalj genç erkeXi ya da
genç kjzj hermafrodite döndürmeyi amaçlayan erkek ve kadjn sünnetleri djケjnda,
kjljk deXiケtirme törenlerinin hepsinin, aynj ケeyin küçük versiyonlarj olduXunu
söyleyebiliriz. Hindistan'da, Fars'ta ve Asya'njn bazj bölgelerinde, ☜kjljk deXiケikliXi☝
töreni, tarjm bayramlarjnjn çok önemli bir parçasjdjr. Hindistan'jn bazj sjnjr
bölgelerinde, erkekler kendisi de erdiケi olan bitki tanrjçasjnjn bayramjnda yapay
göXüsler taケjrlar.
Kjsacasj, insan zaman zaman (bir an için bile ol sa) mükemmel insan olma
gereksinimini hisseder; bu mükemmel insan olma halinde her iki cinsiyet, yan yana
var olur; tjpkj iki cinsiyetin öteki niteliklerle ve diXer tüm sjfatlarla bir arada tanrjda
var olmasj gibi. Kadjn giysileri giymiケ bir erkek, kadjn olmaya çaljケmaz; görünüケte
52
kadjn gibidir ama asljnda bir an için iki cinsiyeti bünyesinde birleケtirir ve tüm
kozmosu anlayabilecek bir duruma bürünür. ... Bir kez daha geçmiケi, "tarihi" yok
etme ve yeni bir yaradjljケla yeni bir yaケama baケlama isteXiyle karケj karケjyayjz. "Kjljk
deXiケtirme" ritüeli, "orji" ritüeliyle benzer özellikler taケjmaktadjr: hatta ☜kjljk
deXiケtirmenin☝ genelde orji sjrasjnda gerçekleケtiXini söyleyebiliriz. Bununla birlikte,
bu ayinlerdeki en ケaケjrtjcj deXiケimler bunlarjn asjl anlamjnj bozamamjケtjr: cennetteki
☜ilk insanla☝ yeniden bütünleケmek. Tüm bu ayinler, erdiケi tanrj mitlerini model
almaktadjrlar.
Asljnda insanjn, aケk eylemiyle "erdiケi" nitelikler kazandjXj söylenebilir; çünkü aケk
iliケkisinde her iki cins, karケj cinsin ☜özelliklerine☝ (zarafetle, teslimiyetle ve
fedakarljkla vb) eriケip onu fetheder (ケefkat, boyun eXiケ, aケjk erkeXin fedakarljXj vb).
162. Yenileme, inケa, Erginleme Mitleri vb
163. Mitin Yapjsj: Varuna ve Vrtra
Kozmogoni miti her biçimde ve çeケitli bakjケ açjlarjnda "doXru," uygulanabilir ve
kullanjlabilirdir. Bu konuda, gerektiXinde "ruhsal gücüyle" ve "büyüsüyle" baXlayjcj
olan, evrenin hakimi çok güçlü gök tanrj Varuna mitini ve yapjsjnj örnek verebiliriz.
Ama kozmik yönüyle daha karmaケjk bir tanrjdjr Varuna: Yalnjzca gök tanrj deXil
daha önce de gördüXümüz gibi ay ve su tanrjsjdjr da. ... Varuna'da "karanljk" gücün
aXjr bastjXj bir yön vardjr. ... Varuna'njn bu "karanljk" yönü yalnjzca "karanljk gök"
olarak göksel anlamda aljnmamaljdjr, daha geniケ bir anlamda, kozmik ve
metafiziksel anlamda düケünülmelidir; gece, potansiyel bir güçtür, tohumdur,
tezahür etmemiケ alandjr.
Bir yandan gece (örtülü olan), su (potansiyel, tohum), "aケkjnljk" ve "edilginlik" (gök
ve yüce tanrjlara özgü) nitelikleri öte yandan her türden "baXlayjcjljk" özellikleriyle
sularj "tutan" ☜durduran☝ ya da ☜hapseden☝ Vrtra'yla hem mitolojik hem de
metafiziksel bir dayanjケma gösterir. Kozmik düzlemde Vrtra da bir "baXlayjcj"djr. ...
Mitin en önemli iケlevlerinden birinin, doXrudan bilince olduXu kadar çok çeケitli ve
karmaケjk anlayjケlara da hitap eden pek çok ☜gerçeklik☝ düzlemini belirlemek ve
meケrulaケtjrmak olduXunu söyleyebiliriz. Her ikisinin de amacj, bireysel düzlemde
olduXu kadar kozmik düzlemde de yaケamj durdurmak, ölümü getirmektir.
164. "Örnek Tarih" Olarak Mit
Öteki din ve büyü iケlemlerinin yanj sjra mit insanj zamansjz bir dünyaya sokar. ...
Herhangi bir ayini gerçekleケtiren kimse, kutsal olmayan zamanj ve mekanj aケar,
aynj biçimde, bir mitte anlatjlan olayj ☜taklit eden☝ ya da yalnjzca bu miti dinleyen
(bunu paylaケan) kimse de kutsal olmayan gelecekten uzaklaケjr ve Büyük Zamana
geçer.
Modern bakjケ açjsjyla, mit (ve tüm dinsel den eyimler) tarihi ortadan kaldjrjr. Ama
mitlerin çoXunun; ... meydana gelen ケeyleri aktardjXj için, insanlarjn içinde
yaケadjklarj toplumun ve toplumun içinde bulunduXu kozmosun örnek tarihini
oluケturduXunu söylemeliyiz. Kendileri bir "tarih" olmayan kozmogoni mitleri gi bi
deXildirler. ... ☜tarih☝ deXildir; söz konusu olan tekrarlanabilen (döne msel olarak ya
da deXil) ve bu tekrarla anlam ve deXer kazanan bir örnek tarihtir.
53
Mitlerin tarihsel örnekler olma iケlevleri, hassas bir konudur. Çünkü ilkel insan, mitte
aktarjlan olayjn "kanjtlarjnj" gösterme gereksinimi duyar.
Mitin doXru olduXunu kanjtlama ihtiyacj tarihin ve "tarih" belgelerinin" eski
zihniyetteki yerlerini anlamamjzj kolaylaケtjrmaktadjr. ilkel insanjn, gerçekten
meydana gelmiケ olaylara, özellikle de çevresinde geliケen olaylara verdiXi önemi,
ruhunun "gerçek olana" duyduXu iケtahj, "olana" duyduXu ilgiyi ortaya koyar.
165. MitIerin Bozulmasj
ÖrneXin, Kutlular Adasj ya da Yeryüzü Cenneti miti, yalnjzca dindjケj zihniyetin
imgelemini meケgul etmekle kalmamjケ, deniz keケifleri yüzyjljna kadar denizcilik
bilimini de etkilemiケtir. Hemen hemen tüm deniz ciler, tamamen ekonomik nedenleri
olanlar bile (Hindistan yolu), deniz seferine çjkarken Kutlular Adasjnj ya da Yeryüzü
Cennetini keケfetmeyi de ister. ... Fenikelilerden Portekizlilere tüm büyük coXrafya
keケiflerin arka planjnda bu cennet ülkeyi bulma rüyasj vardjr. Tüm yolculuklarjn,
araケtjrmalarjn, keケiflerin manevi bir anlamj, kültürler oluケturma gayesi mevcuttur.
iskender☂in Hindistan'a yolculuXu hala anlatjlan bir hikayeyse bunun nedeni, tarihin
mitle karjケmasj sonucu, insanoXlunun hiç vazgeçmediXi bir rüyaya ☜efsane bir yeri☝
keケfetme ihtiyacjna cevap vermesidir.
Cennet özlemi, modern insanjn en sjradan eylemlerinde bile varljXjnj
sürdürmektedir. ... ilkel maneviyat, bir eylem olarak ya da insanjn gerçekten
baケardjXj bir ケey olarak deXil, onda özerk deXerler oluケturan bir özlem olarak
varljXjnj sürdürür: bilim, sanat, toplumsal kuram vb.
XIII. BÖLÜM
SiMGELERiN YAPISI
166. Simgesel Taケlar
Dinle ya da büyüyle ilgili olup da ケu ya da bu biçimde belli bir simgesellik taケjmayan
olguya çok ender rastlarjz. ... Kuケkusuz dinle ya da büyüyle ilgili her olgu bir
kratofani, hiyerofani veya bir teofanidir. ... Ama pek çok taケ, dolaylj bir hiyerofani
ya da kratofani aracjljXjyla, yani onlara dinsel ya da büyüsel bir deXer atfeden bir
simge aracjljXjyla dinsel ya da büyüsel bir özellik kazanabilmektedir.
Ama bir beytel☂in (kutsal taケ putlar), ya da omphalos'un, aケkjn bir gerçekliXi (Merkez)
ifade ettiXi ve bu gerçekliXi kutsal olmayan mekana dahil ettiXi ölçüde ☜merkez☝
simgesi olduklarjnj belirtmeliyiz. Hata bazj delik taケlar, yalnjzca biçimlerinin
çaXrjケtjrdjXj simgeler (güneケle ilgili ya da cinsel simgeler nedeniyle kutsalljk
kazanjrlar.
Yeケimtaケj, eski Çin simgelerinde oldukça önemli bir yere sahip "deXerli bir taケtjr."
Toplumsal düzende, hükümdarljk ve güç demektir; tjpta, her derde devadjr ve
bedenin yenilenmesi için yutulur; aynj zamanda ruhlarjn besini olduXu söylenir ve
Taocular, bu taケjn, ölümsüzlük verdiXine inanjrlar. ... Altjn gibi yeケim taケj da yang
içerir ve kozmik enerji merkezine dönüケür.
54
Metafiziksel olarak ☜kozmolojik☝ anlamdan "estetik" kullanjma doXru düケüケ, tek
baケjna üzerinde durulmasj gereken ilginç bir olgudur. ... inciye neden büyüde , tjpta
ya da cenaze törenlerinde özel anlamlar yüklenmiケtir? Çünkü inci "Sulardan'"
çjkmjケtjr, ☜aydan doXmuケtur☝ yin ilkesini temsil etmektedir, çünkü tüm
yaratjcjljXjyla diケiliXin simgesi olan bir deniz kabuXunun içinde bulunmaktadjr. ...
inci içinde biçimlendiXi sularjn üretkenlik gücüyle donanmjケtjr; ☜aydan doXduXu☝ için
büyülüdür ve bu nedenle kadjnlarjn süsü olmuケtur; deniz kabuXunun taケjdjXj cinsel
simgesellik, onun gerektirdiXi tüm özellikleri inciye atfetmiケtir; ceninle incinin
benzerliXi, inciye cinsel üremeyle ve cinsellikle ilgili özellikler yüklemiケtir. ... Bu üçlü
simgesellikten (ay, su, kadjn) incinin büyüyle, tjpla, cinsellikle, ölümle ilgili özellikleri
türemiケtir.
inci, Hindistan☂da her derde devadjr; kanamalara, sarjljXa, deliliXe, zehirlenmeye,
göz hastaljklarjna, frengiye vb iyi gelir.
167. Simgelerin Önemlerini Yitirmeleri
Görülüyor ki incinin deXerli olmasjnjn nedeni onu kuケatan simgelerdir. ... incinin
simgelerinin "kökeni," deneysel deXil kuramsal ve metafizikseldir. Bu simgeler, daha
sonra yorumlanmjケ ve çeケitli biçimlere ☜uyarlanmjケlardjr☝; sonuç olarak batjl inançlar
doXmuケ ve bugün, incinin temsil ettiXi ekonomik ve estetik deXerler ortaya
çjkmjケtjr.
Lapis lazuli, lacivert taケj, Mezopotamya'da belli bir öneme sahiptir ve kutsalljXjnj
kozmolojik anlamjna borçludur: yjldjzlj geceyi ve ay tanrjsj Sin'i temsil eder. .
Tüm taケlar ve tüm madenler "canljdjr" ve cinsiyetleri vardjr; yalnjzca yaケamlarj daha
durgundur ve cinsiyetleri daha belirsizdir; uyuケuk bir ritimle topraXjn baXrjnda
"yetiケirler"; çok azj "olgunluXa eriケir"; örneXin Hintliler, elmasa olgun anlamjna
gelen pakva adjnj verirler, buna karケjn kristal, kaccha☂djr yani ☜ham☝djr.
Pek çok bölgede, deXerli, taケlarjn, yjlanlarjn ya da ejderhalarjn baケjndan düケtüXüne
inanjljr. ÖrneXin, elmasjn zehirli olduXuna inanjljr ve dudaklara deXdirilmemesi
gerektiXi söylenir çünkü yjlanlarjn boXazjndan çjkmjケtjr. ... DeXerli taケlarjn yjlanlarjn
salgjsjndan türediXine olan inanç, Çin'den ingiltere'ye kadar uzanan, oldukça geniケ
bir bölgeye yayjlmjケtjr.
Bu efsanelerin... kökeni, "Hayat AXacj"na, kutsanmjケ bir yere veya kutsal bir
maddeye veya mutlak deXerlere (ölümsüzlük, sonsuz gençlik, iyilik ve kötülük bilgisi
vb) bekçilik eden "canavarlar"la (yjlanlar, ejderhalar) ilgili kadim mitlerdir. ... Bu
eski mitoloji temasjnjn, birtakjm bozulmalardan, deXiケim ve rasyonelleケtirme
sürecinden geçmesiyle, hazinelerle, büyülü taケlarla ve mücevherlerle ilgili pek çok
mit türemiケtir. Hayat AXacj ya da altjn elmalj aXaç ya da altjn post -mutlak bir
gerçekliXi i simgelerler (altjn=zafer=ölümsüzlük)- topraXa gömülü bir altjn
"hazinesidir" ve ejderhalar ya da yjlanlar tarafjndan korunur.
... elmas -güç, bozulmazljk, jケjk, erkeklik gücünün ko zmik ifadesidir- bir maden
olarak tüm bu özleri canlandjrdjXj için kutsalljk kazanjr. ... ケifalj ve büyülü taケlarjn
55
çoXu, yjlanlarla ilgili olsunlar ya da olmasjnlar, zamanla metafiziksel bir temaya ♠
☜ölümsüzlük amblemlerinin koruyucu canavarj yjlan temasjna☝- indirgenen baケlangjç
miti dolayjsjyla yjlanla iliケkilidirler.
168. Çocuksulaケtjrma
... çocuksulaケtjrma sürecinin tüm belirtilerini göstermektedir. Bu süreç pek çok
yoldan iケleyebilir. Bunlardan en yaygjn olan ikisini ele alaljm: 1. "EXitimli sjnjflarjn"
paylaケtjXj bir simge, ilk anlamjnj yitirerek alt toplumsal katmal arda kullanjlmaya
baケlanjr; 2. Simge, çocuksu bir yaklaケjmla ele aljnjr, yani tamamen somutlaケjr ve ait
olduXu sistemden kopar.
Afrika'njn ekvator bölgesinde, ... bir Bamba kabile reisi, antilop ocibi'nin yalnjzca
geceleri otladjXjnj anlatjr. Bu hayvan, gündüzleri uyur ya da geviケ getirir; olduXu
yerden hiç kjmjldamaz. Bu aljケkanljk, yerlilerin antilobu sabitlik simgesi yapmalarjna
neden olmuケtur. Yeni bir kasaba inケa edildiXinde toplu olarak antilop eti yiyenlerin,
baケka bir yere gidemeyeceklerine, hep burada kalacaklarjna inanjljr.
Simge, tutarlj ya da bozulmuケ tüm toplumlarda önemli bir yere sahiptir. iケlevi
tartjケjlmazdjr: bir nesneyi ya da bir eylemi, kutsal olmayan bir deneyimin gözünde
bu eylemin ya da bu nesnenin olmayacaXj bir ケeye dönüケtürür.
169. Simgeler ve Hiyerofaniler
Pek çok iケaretin ya da nesnenin bir tanrjnjn epifanisiyle ya da "biçimiyle" (süs, takj,
tanrj iケaretleri; onlarjn taktjXj nesneler vb) bütünleケtikleri için deXer ve kutsalljk
kazandjklarj görülmektedir. Ama tüm simgeler bundan ibaret deXildir; tanrjnjn
tarihsel "biçiminin" öncülü olan simgeler de vardjr; örneXin bitki, ay, güneケ, ケimケek
ve bazj geometrik desenlerden oluケan simgeler (haç, beケgen, eケkenar dörtgen,
gamalj haç vb). Bu simgelerin pek çoXu Mezopotamya'njn dinsel tarihinde yer alan
tanrjlar tarafjndan özümsenmiケtir: Ay tanrjsj Sin'in çarpj iケareti, クamaケ'jn güneケ
diski vb.
Bu saptamalardan pek çok hiyerofaninin, simgeye dönüケebileceXi sonucunu
çjkarabiliriz. Ama simgelerin insanljXjn din ve büyü tarihinde oynadjklarj önemli rol
hiyerofani1erin simgeye dönüケmesinden kaynaklanmaz. Simge bir hiyerofani yi
geliケtirdiXi ya da onun yerini aldjXj için önemli deXildir; hiyerofaninin oluケum sürecini
devam ettirebildiXi özellikle de gerektiXinde kendisi de bir hiyerofani olabildiXi, yani
baケka hiçbir "ifadenin" ortaya koyamayaca Xj kutsal ya da kozmolojik bir gerçekliXi
ortaya koyduXu için önemlidir.
Bir hiyerofaninin dinsel deneyim içinde bazj kopukluklarj önceden varsaymasjna
karケjn (çünkü ケu ya da bu biçimde kutsalla kutsal olmayan arasjnda bir kopukluk
oluケur ve birinden ötekine sürekli bir geçiケ vardjr; bu da din yaケamjnjn ☜özünü☝
oluケturur), simge, insanjn sürekli olarak kutsalla dayanjケma içinde bulunmasjnj
saXlar (ancak bu, insanjn bir an için bilincine varabildiXi karmaケjk bir dayanjケmadjr).
170. Simgelerin TutarljljXj
Daha kesin bir dille ifade edersek "simge" terimi; ancak bir hiy erofaniyi devam
ettiren ya da baケka bir dinsel büyüsel biçim yoluyla (ayin, mit, tanrjsal biçim vb)
56
ifade edilemeyen bir ケeyi "ifケa eden" simgeler için kullanjljr. Daha geniケ anlamda
bakarsak, (herhangi bir nesnede ☜somutlaケan☝ büyüsel-dinsel, gücü bir biçimde
"simgeleyen") en basit kratofaniden belli bir bakjケ açjsjyla tanrjnjn insanda
enkarnasyonu mucize sinin "simgesi" olarak görülen isa'ya kadar her ケey simge
olabilir ya da simge rolünü üstlenebi lir.
Etnoloji, din tarihi ve felsefe, "simgenin" her iki anlamjnj da kabul eder ve daha önce
de saptadjXjmjz gibi her iki anlam, tüm insanljXjn din ve büyü deneyimine
dayanmaktadjr.
Suya batjrmanjn taケjdjXj simgelerin (vaftiz, tufan, "Atlantis' in batmasj"), suyla
arjnma simgesinin (vaftiz, cenaze törenlerinde ölüyü yjkama), kozmogoni simgesinin
(sular, "lotus" ya da "ada" vb) tutarljljklarj, bize, oldukça eklemli bir "sistemle" karケj
karケjya olduXumuzu göstermektedir; küçük ölçekli olsa da ancak bir simge (örneXin
tufan veya vaftiz) yoluy la daha kesin bir ケekilde ifケa edilir ve tüm hiyerofanilerde
gösterilse de yalnjzca tam olarak su simgeciliXinde ifケa olunur.
Duruma göre gök simgeleriyle, toprak simgeleriyle, su, güneケ, uzay, zaman
simgeleriyle karケj karケjya kalmaktayjz. ... Çünkü bir simge, sizin onu anladjXjnjzla ya
da anlayamadjXjnjzla ilgilenmez, her tür deXiケime karケjn sürekliliXini saXlar ve bir
kere gözden kaybolsa bile, binlerce yjl önce kaybolan ama sonra yeniden
"keケfedilen" tarihöncesi simgeler gibi, özünü sürekli korumaya devam eder.
... günümüz "ilkellerinin," suya batjrma ayininin, bir tufana ya da bir kjtanjn
okyanusa gömülmesine gönderme yaptjXjnj ve her iki durumun da "eski bir biçimin"
suyun içinde eriyip "yeni biçimi n" doXmasjnj iケaret ettiXini anlayjp anlamamalarj
gerçekten önemli deXildir.
Simgenin belli baケlj özelliklerinden biri, ortaya koyduXu anlamlarjn eケ zamanlj
oluケudur. ... ÖrneXin, "karanljk-jケjk" ikilisi, kozmik "günle" kozmik "geceyi,"
herhangi bir biçimin ortaya çjkjp kaybolmasjnj, ölümü ve yeniden diriliケi, Kozmosun
yaradjljケjnj ve yok oluケunu, gizli olanla açjk olanj vb aynj anda ifade eder. ... Çin'de,
bir insanjn taケjdjXj yeケim taケlarjnjn, renkleri, sayjsj ve diziliケi bu kimseyi, kozmosla
ya da mevsimlerle uyum içine sokmakl a kalmaz bu kimsenin "kimli Xini" de ortaya
koyar; örneXin genç bir kjz mj, evli mi ya da dul mu olduXu, hangi toplumsal sjnjfa
ait olduXu ve hangi aileden geldiXi, nereli olduXu ve niケanljsjnjn ya da eケinin
gurbette olup olmadjXj vb ortaya çjkar.
Bu nedenle simge, belli bir topluluXa ait kiケilerin, anlayabildiXi bir "dildir." Bu "dil,"
simgeyi taケjyan kimsenin toplumsal sjnjfjnj "tarihsel" ve ruhsal durumunu ve
toplumla ve kozmosla iliケkilerini aynj düzeyde ifade eder. ... Kjsacasj, insanlarjn
üzerinde taケjdjXj simgeler, insanj, bir yandan kozmosla öte yandan ait oldu Xu
toplulukla uzlaケtjrjr; bu topluluktan herhangi biri, yalnjzca simgelere bakarak bu
kiケinin asjl kimliXini kavrar. Pek çok anlamjn eケzamanlj olarak ifade edilmesi,
kozmosla uyum, toplum içinde saydamljk; tüm bu iケlevler, aynj niyeti aynj eXilimi
ortaya koyarlar. Her ケey tek bir amaca yöneliktir: parçanjn, yani kozmostaki ve
toplum içindeki insanjn, sjnjrlarjnjn kaldjrjlmasj ve bunun daha 'geniケ' bir birlikle
57
toplumla ya da evrenle (asjl kimliXinin ve toplumsal durumunun aç jkljXj ve kozmik
ritimlerle kurduXu uyum sayesinde) bütünleケmesi.
171. Simgelerin iケlevleri
Simgeye dönüケen bir nesne, hiyerofaninin kutsalj bütünüyle cisimlendirmesi ve tek
baケjna tüm kutsalljXj ifade etmesi gibi, bütünle örtüケmek ister. ... Bütünle örtüケme
isteXi, "bütünü" bir sisteme dahil etme eXilimi, çok yönlülüXü tek bir "duruma"
indirgeyerek onu olabildiXince saydamlaケtjrma çabasj olarak görülmelidir.
Bu "baXlama" ve "çözme'" simgeleri, insanjn evrendeki sjnjrlj konumunu ortaya
koyar; bu konumu, baケka hiçbir hiyerofani bu biçimde ortaya koyamaz; hatta
insanjn kozmostaki konumunun bilincine ancak bu baX simgeleriyle vardjXjnj ve onu
kendine tutarlj bir biçimde açjklayabildiXini ileri sürebiliriz.
172. Simgelerin MantjXj
Bu noktada, "simgelerin mantjklj" olduXunu daha doXrusu "simgelerin," hangi
nitelikte ya da hangi düzlemde olursa olsunlar her zaman tutarlj ve düzenli olduXunu
belirtmeliyiz. Simgenin mantjXj, din tarihi alanjnjn djケjna çjkar ve felsefenin alanjna
taケar. ... bilinçaltj kurgular olarak adlandjrjlan kurgular (rüyalar, fanteziler, imgeler)
bir yandan yükselme ayinlerine ve mitlerine öte yandan yükselmeni n metafiziXine
tamamen uyan bir yapjya ve anlama sahiptirler.
Din tarihinin hemen hemen her alanjnda bizim çocuksuluk olarak nitelediXimiz bir
olguya, arketipin "basit" taklidi olgusuna rastlamaktayjz. ÇocuksuluXun hiyerofanileri
sonsuza kadar uzatmak istediXini saptamjケtjk: Baケka bir deyiケle kutsalj herhangi bir
parçaya oturtmak istediXini, yani olabildiXince bütünü basit bir parçanjn içine
yerleケtirmek istediXini saptamjケtjk. ... çocuksuluk, her zaman kolaycjljk, mekaniklik
hatta yapayljk etiketi taケjr.
Simge, ayrjk düzlemleri ve görünüケte indirgenemez gerçeklikleri özümser,
özdeケleケtirir ve birleケtirir. Dahasj, din ve büyü deneyimi, insanjn kendisinin de
simgeye dönüケmesini saXlar. ... Kozmik mitler ve tüm ayinler ilkel insanjn varoluケsal
deneyimleri olarak kabul edilebilirler; ilkel insan kaybolmamjケtjr, bir mite
karjケtjXjnda ya da bir ayine dahil olduXunda "var olan" olarak kendini unutmamjケtjr;
aksine, kendini bulmuケ, kendini anlamjケtjr çünkü bu mitler ve bu ayinler
makrokozmik olaylarj anlatjrlar, yani insanlarla ilgili, yani ☜varoluケsal☝ olaylarj
aktarjrlar. ilkel insan için, gerçekliXin tüm düzlemleri, mükemmel bir geçirgenliXe
sahiptir öyle ki, onun yaldjzlj bir gecede hissettiXi heyecanla modern insanjn en
"özel" en kiケisel deneyimi tamamen aynj duygu düzlemindedir; ve bu nedenle, ilkel
insanjn özerk varljXj, simge sayesinde, günümüz insanjnjn, uygar insanjn parçalj ve
yabancjlaケmjケ deneyimine indirgenemez.
58
SONUÇ
Kutsalj tanjmlamanjn en basit yolu hala kutsalj, kutsal olmayanla kjyaslamaksa da
... Geliケmiケ düzeydeki bazj dinsel deneyimler, tüm, evreni kutsalla
özdeケleケtirmektedirler.
Bir din adamjnjn ideali, yaptjXj her ケeyin bir ayin havasjna sahip olmasj baケka bir
deyiケle kurban olarak görülme sidir. Tüm eski ya da geleneksel toplumlarda, imanjn
kanjtj, her insan için bu türden bir adama eylemi ne katjlmaktjr. Bu açjdan
bakjldjXjnda her eylem dinsel eyleme dönüケebilir, aynj biçimde her kozmik nesne,
bir hiyerofaniye dönüケebilir.
Bununla birlikte, karケjt bir eXilim de gözlemlenir: kutsala direniケ. ... Bu direniケ,
insan, kendini tam bir kutsalljk isteXiyle karケj karケjya bulduXunda ve büyük bir karar
almaya itildiXinde daha açjk bir biçimde ortaya çjkar: kutsal deXerleri tamamen ve
geri dönüケü olmadan kabul etmek ya da onlara karケj daha mesafeli bir davranjケ
sergilemek.
Kutsala direnmek, varoluケçu metafizik için özgünlükten kaçjケla aynj anlama
gelmektedir.
BaXdaケtjrmacjljXa din tarihinin her aケamasjnda rastlamaktayjz. Yakjn tanrjsal
biçimlerle özdeケleケtirilmemiケ, uzun bir özümseme sürecinden geçmemiケ ne bir
toprak ruhu nede bir kavim tanrjsj vardjr. ... Böylece din tarihini bir baケtan öbür
baケa kat eden bir olgu ortaya çjkmaktadjr: her tür din olgusu, geliケebilir, arjnabilir,
güzelleケebilir; örneXin bir kavim tanrjsj yeni bir epifani aracjljXjyla tek tanrjlj bir
dinin Tanrjsj, sjradan bir taケra tanrjçasj, Evrenin Anasj olabilir.
Temel dinsel tavjrlarjn, insanjn, evrendeki konumunun bilincine vardjXj andan
itibaren ilk ve son kez belirlenmiケ olmasj, "tarihin" dinsel deneyim açjsjndan hiç bir
sonuç doXurmayacaXj anlamjna gelmez. Aksine, insanjn yaケamjyla, - maddi yaケam
da dahil - ilgili her ケeyin dinsel deneyimde bir yankjsj vardjr. Av, tarjm, madencilik
vb tekniklerinin bulunuケu, insanjn günlük yaケamjnj deXiケtirmekle kalmamjケ ruhsal
dünyasjnj da zenginleケtirmiケ hatta belli bir ölçüde geliケtirmiケtir. ... Zerdüケt
tarafjndan geliケtirilen dinsel devrimin temel öXelerinden biri, kanlj kurban törenlerini
reddetmesidir. Bu davranjケjn arkasjnda, tüm nedenlerin yanj sjra, hayvancjljktan
tarjma geçen bir toplumun ekonomik çjkarlarj yatmaktadjr. Ama bu tarihsel olay
Zerdüケt tarafjndan dinsel bir bakjケ açjsjyla yorumlanmjケtjr: onun sayesinde kanlj
kurban törenlerinin kaldjrjlmasj, ruhsal bir disiplin ve ruhun yükselme araçlarjndan
biri olmuケtur; bu tür kurban törenlerinin reddi, tapma eylemine yeni bir bakjケ açjsj
getirmiケtir; kjsacasj, tarihte gerçekleケen bir olay, yeni bir dinsel deneyim
yaケanmasjna ve yeni ruhsal deXerler kazanjlmasjna neden olmuケtur. Ama bunun
tam tersi yönde geliケmeler de yaケanabilir.
Tarih, yeni dinsel deneyimler getirse veya var olan deneyimleri felce uXratsa da
dinsel deneyim gereksinimini yok edememiケtir.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder