Powered By Blogger

9 Kasım 2025 Pazar

DiNLER TARiHiNE GiRiŞ - MiRCEA ELiADE

 1

DiNLER TARiHiNE GiRiŞ

MiRCEA ELiADE

Mircea Eliade (1907-1986) önde gelen din tarihçilerindendir. Çeケitli dinsel geleneklerdeki simgesel 

dile iliケkin araケtjrmalar yapmjケ ve mistik görüngünün temelini oluケturan mitlerin anlamjnj çözümleyip 

birleケtirmeye çaljケmjケtjr. 1928'de Bükreケ Üniversitesinde felsefe daljnda yüksek lisans yaptj. 1928-31 

yjllarjnda Kalküta Üniversitesinde Sanskritçe ve Hint felsefesi okudu ve altj ay Himalayalar'daki 

Riケikeケ aケram'jnda yaケadj. 1933'te Yoga: Essai sur les origines de la mystique indienne adlj

çaljケmasjyla doktorasjnj tamamladj. 1933-39 yjllarjnda Bükreケ'te Hint felsefesi ve din tarihi okuttu. 

1945'te konuk profesör olarak Ecole de Hautes Etudes'e gitti. 1951' de, alanjndaki en önemli 

eserlerden birisi olan クamanizm'i yayjmladj. 1956'da Chicago Üniversitesi'ne geçti. 1961'de History of 

Religions dergisini kurdu. 16 ciltlik Encyclopedia of Religion'un (1987) baケ editörlüXünü yapmjケtjr. 

Eliade geleneksel ve çaXdaケ toplumlardaki dinsel deneyimi, hiyerofani'ler diye isimlendirdiXi 

görüngüleri incelemiケ, dünyanjn çeケitli dinlerindeki izini sürmüケ ve çözümlemiケtir. Eliade 

düケüncelerini yazdjXj roman ve güncelerde de ifade etmiケtir. Bu tür eserlerinden de bazjlarj dilimize 

çevrilmiケtir. 

i Ç i N D E K i L E R

YAYIMA HAZIRLAYANIN NOTU, 9 

KISALTMALAR, 11 

GEORGES DUMEZiL'iN ÖNSÖZÜ, 15 

YAZARIN ÖNSÖZÜ, 22, 

I. BÖLÜM - YAKLAクIMLAR: KUTSALIN MORFOLOJiSi, 27 

II. BÖLÜM - GÖK: GÖK TANRILARI GÖKLESE~ SIMGELER VE AYINLER, 61 

III. BÖLÜM - GÜNEク VE GÜNEク TAPIMLARI, 140 

IV. BÖLÜM - AY VE AYIN GIZEMi, 167 

V. BÖLÜM - SULAR VE SU SiMGELERi, 196 

VI. BÖLÜM - KUTSAL TAクLAR: EPiFANiLER, iクARETLER VE BiÇiMLER, 222 

VII. BÖLÜM - TOPRAK, KADIN VE DOWURGANLIK, 243 

VIII. BÖLÜM - BiTKiLER: YENiLENME AYiNLERi VE SiMGELERi, 267 

IX. BÖLÜM - TARIM VE BEREKET TAPIMLARI, 324 

X. BÖLÜM - KUTSAL MEKANLAR: TAPINAK, SARAY, "DÜNYANIN MERKEZi," 

XI. BÖLÜM - KUTSAL ZAMAN VE EBEDi YENiLENME MiTi, 373 

XII. BÖLÜM - MiTLERIN MORFOLOJiSi VE iクLEVi, 392 

XIII. BÖLÜM - SiMGELERiN YAPISI, 416 

SONUÇ, 435 

DiZiN, 401 

GEORGES DUMEZiL☂iN ÖNSÖZÜ

En ilkellerinden en uygar olanlarjna kadar dinler, yalnjzca mana'njn deXiケik 

uygulamalarjndan ibaret oldular; mana belirli bir çerçevesi olmayan ama he r tür 

çerçeveye oturmaya hazjr, tanjmlanamayan fakat söyleme aktarjlamamasj nedeniyle 

tam da bu yetersizlikle nitelenen, ... her yere yayjlmjケ gizemli bir güçtür. 

Tanrj düケüncesinin kökeni üzerine tartjケjldj: Ruh düケüncesinden baXjmsjz bir 

düケünce miydi bu? Yoksa tanrj düケüncesi, ruh düケüncesinden mi doXdu ? 

2

YAZARIN ÖNSÖZÜ

Din, insanla ilintili bir olgu olduXu için toplumsal, dilsel ve ekonomik bir olgudur; 

çünkü insan dilden ve toplumsal yaケamdan ayrj düケünülemez. 

Kutsal hakkjnda genel olarak söylenebilecek tek ケey bu terimin tanjmjnda sakljdjr: 

kutsal olmayanjn karケjtj. 

Bu kitabjn konusunu oluケturan iki soru vardjr: 1) Din nedir ? 2) Hangi aケamada, din 

tarihinden söz edebiliriz ? ... mümkün olan en geniケ anlamjyla hiyerofanileri 

(kutsalj ifade eden herhangi bir ケey) ele almakla yetinme niyetindeyiz. 

I BÖLÜM

YAKLAクIMLAR: KUTSALIN MORFOLOJiSi

1. ☜Kutsal☝ ve ☜Kutsal Olmayan☝

Asljnda, kutsalj belirlemek ve tanjmlamak istiyorsak belli mi ktardaki ☜kutsalljk☝

olgusunu, yani kutsal olguyu toparlamamjz gereklidir. Daha baケlangjçta kafa 

karjケtjran bu ☜kutsal olgularjn☝ çeケitliliXi, bir süre sonra incelemeyi felç etmektedir. 

... hiyerofani yalnjzca (her hiyerofaninin olduXu gibi) tarihsel deXil, aynj zamanda 

yereldir de. 

( Yahve (Yhvh) : YahudiliXin tanrjsjnjn adjnj oluケturan dört harf, ... Grekçe☂de "dört harfli'" anlamjna 

gelir ... Tevrat'ta Adonay veya Ha-クem diye okunur ... Yhvh'nin Yahudi Hjristiyan geleneXindeki 

okunuケu ise Yehova'djr ... Yhvh☂nin yerine "tanrjlar" anlamjna gelen Elohim de kullanjlmjケtjr. ♠ yn) 

( Borobudur veya Barabudur: Orta Cava'da, 778 ila 850 yjllarj arasjnda inケa edilmiケ, dünyanjn en 

büyük Budist anjtj -yn) 

( Epifani, ☜tezahür☝. ilahi veya yüce bir varljXjn görünmesi. ... Batj kilisesinde isa Mesih'in, 

Maguslarjn (astrologlar) temsil ettiXi Musevi olmayanlara ilk kez görünmesi anjsjna kutlanan yortu.) 

(Kiplik: Bir ケeyin nasjl var olduXunun, nasjl gerçekleケtiXinin ya da nasjl düケünüldüXünün olanak, 

gerçeklik, zorunluluk olarak biçimleri; varljXjn olaylarjn varoluケ biçimi ♠yn) 

3. Hiyerofanilerin ÇeケitliliXi 

Bu kipliklerin varljXjnj bize kanjtlayan, bir hiyerofaninin üst din sjnjfj tarafjndan farklj

biçimde, halk tarafjndan farklj biçimde uygulanmasj ve yorumlanmasjdjr. 

Sonbaharjn baケjnda Kalküta'daki Kalighat TapjnaXjna giden halk için Durga, 

kendisine tekelerin kurban edildiXi korkunç bir tanrjçadjr; ama erginlenmiケ birkaç 

sakta için Durga ölümden sonra diriliケin ve daimi kozmik yaケamjn epifanisidir. 

Özellikle クiva'njn lingam'jna tapjnanlarjn büyük bir çoXunluXu lingam'jn, üreme 

organjnjn arketipi olduXunu düケünmektedir; ama baケkalarj için farklj biçimlerde 

ortaya çjkan ve yeniden doXmadan önce dönemsel olarak ezeli, biçim öncesi 

bütünlüXüne geri dönen evrenin ritmik yaradjljケj ve yok oluケunun bir iケareti, bir 

☜ikono☝dur. Durga'yla クiva'njn hiyerofanileri gerçekte nedir: ☜erginlenmiケlerin☝

anladjXj mj, yoksa ☜inanan☝ kitleler tarafjndan kavranjlan mj ? ... kitlelerin yüklediXi 

3

anlamla erginlenmiケlerin yorumlarj, bunlarjn her ikisi de Durga ve クiva'da tezahür 

eden kutsaljn özgün kipliXini ifade eder. Her iki hiyerofaninin de tutarlj olduXunu, 

yani onlar aracjljXjyla ortaya konulan kutsaljn kipliklerinin birbiriyle çeliケmediXini, 

aksine birbirlerini tamamladjklarjnj ve birbirleriyle bütünleケtiklerini göstereceXiz. 

ÖrneXin bitki hiyerofanileri (yani bitkiler aracjljXjyla ortaya konan kutsalljk) 

simgelerle (kozmik aXaç) ya da metafizik mitlerle (Hayat AXacj) olduXu kadar "halk" 

ayinleriyle (mayjs aXacj gezdirme, odunlarjn yakjlmasj, toprak ayinleri) insanljXjn 

kökenini bir bitki türüne baXlayan halk inanjケlarjyla, bazj aXaçlarla bazj bireyler ya 

da toplumlar arasjndaki, gizemli iliケkilerle, meyveler ya da çiçeklerin doXurganljk 

gücüyle ilgili batjl inançlarla, öldürülen kahramanjn bir bitkiye dönüケlüXü masallarla, 

mitlerle, bitki ve tarjm tanrjlarjnjn ayinleri ve mitleriyle vb ifade edilir. 

En güvenilir yöntem birbirinden farklj tüm belgeleri dikkate alan ve kullanan 

yöntemdir. ... her hiyerofaninin böyle bir sistemi taケjdjXjnj varsayabiliriz; ☜mayjs 

aXacj gezdirme töreni☝yle iliケkili bir halk geleneXinin, Kozmik AXacjn ideogramjyla 

oluケturulan bitkisel kutsalljk olgusunu getirdiXini fark edebiliriz; ... altj çizilmesi 

gereken tüm hiyerofanilerin aynj tutarlj açjklamalar sistemine, belli bir bitkisel 

kutsalljk ☜kuramj☝na gönderme yaptjklarj ve bu kuramjn yeterince "açjk" olmayan 

hiyerofanilerde de öteki hiyerofanilerde de aynj biçimde uygulandjXjdjr. 

... büyüyü anlamak açjsjndan önemli olan, bu tür bir büyünün ancak bazj kimselerin 

bir insanjn tjrnaklarjnjn, saçlarjnjn ya da üzerinde taケjdjXj eケyalarjn ondan 

ayrjldjktan sonra bile bu canljyla sjkj iliケki içinde olduXuna (kendi deneyimlerinden 

yola çjkarak) inanmalarjyla ya da bunun doXruluXunu (kuramsal olarak) ileri 

sürmeleriyle gerçekleケebilecek olmasjdjr. Bu tür bir inanç, birbirlerinden çok uzakta 

bulunan nesnelerin, özel kurallarjn (nesnelerin organik olarak bir arada var olmalarj, 

simgesel ya da biçimsel benzerlik ve iケlevsel simetriler) getirdiXi bir tür sempati 

aracjljXjyla birbirlerine baXlandjklarj bir "aX-mekan"jn var olduXunu kabul eder. ... 

Kadim uygarljklarjn zihniyetleriyle ilgili bilgiler bize, bireylerin apaçjk inançlarjndan 

deXil, her tür bozulmaya karケjn bunlarjn kökenleri hakkjnda hala açjk bilgiler veren 

mitlerden, simgelerden ve geleneklerden ulaケmaktadjr. Bir anlamda bu kaynaklar, 

☜yaケayan fosiller☝dir. Kimi zaman tek bir ☜fosil☝ temsil ettiXi bütün organik sistemi 

açjXa çjkarmaya yeterlidir. 

4. Hiyerofanilerin ÇokluXu 

クu ana kadar ... amacjmjz, kutsal kavramjnj tanjmlamak deXil, elimizdeki belgeleri 

tanjmaktj. Bu belgelere hiyerofaniler dedik, çünkü her biri kutsaljn kipliklerini ortaya 

koymaktadjr. 

... bir Batjlj için yabancj toplumlarjn hiyerofanileri çoXunlukla sarsjcj ve anlamsjzdjr. 

Özgün ve egzotik dinlerin -özellikle DoXu dinlerinin- bazj özelliklerini sempatiyle 

karケjlasa bile, örneXin taケlarjn kutsalljXjnj ya da mistik cinselliXi anlamakta güçlük 

çekecektir. ... Bu zorluk, bir simgeyi kutsalljXjn ifadesi olarak kabul etmek, ya da 

mevsimlerin, ritimlerin ya da biçimlerin (hangi bi çimde olursa olsun) hiyerofaniler 

olabileceXini kavramak söz konusu olduXunda daha da ciddi boyutlara ulaケjr. ... 

EXitsel önyargjlarjmjzdan kurtulduXumuz ve bu tür davranjケlarjn kimi zaman 

panteizm, fetiケizm, çocuksuluk olarak görüldüXünü unuttuXumuz sürece eski 

4

kültürlerde kutsaljn geçmiケteki ya da güncel anlamjnj kavramayj baケarabileceXiz ve 

kutsalljXjn biçimlerini ve geçmiケini anlama ケansjmjz da bir anda artacaktjr. 

... bir insanjn düzenlediXi, hissettiXi, karケjlaケtjXj ya da sevdiXi her ケeyin bir 

hiyerofani olabileceXi kesindir. ÖrneXin jestlerin, danslarjn, çocuk oyunlarjnjn ve 

oyuncaklarjn vb kökeninde dinsel bir neden yattjXjnj bugün biliyoruz: Bunlar bir 

zamanlar belli bir tapjmjn jestleri ya da nesneleriydiler. Hatta müzik aletlerinin, 

mimarljk araç gereçlerinin, ulaケjm araçlarjnjn (hayvanlar, arabalar, sandallar) 

baケlangjçta kutsal nesneler ya da etkinlikler olduklarjnj biliyoruz. Tarihte bir biçimde 

kutsalljk kazanmamjケ önemli hiçbir hayvanjn ya da bitki türünün olmadjXjnj da 

düケünebiliriz. Tüm mesleklerin, sanatlarjn, endüstrilerin, tekniklerin dinsel bir kökeni 

olduXunu ya da zamanla tapjmla ilgili deXerler kazandjklarjnj biliyoruz. Bu listeyi 

günlük aljケkanljklarla (kalkmak, yürümek, koケmak) çeケitli iケlerle (avcjljk, baljk 

tutmak, tarjm), tüm fiziksel etkinliklerle (beslenmek, cinsel yaケam vs) ve dilin, belli 

baケlj sözcükleriyle vs uzatabiliriz. ... herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda, her 

insan grubu belli sayjda nesneyi, hayvanj, bitkiyi, hareketi vb hiyerofaniye 

dönüケtürmüケtür ve kuケkusuz, dinsel yaケamjn bu binlerce yjl süren dönüケümünden 

hiçbir ケey kaçamamjケtjr. 

5. Hiyerofanilerin DiyalektiXi 

Ne olursa olsun her ケey kutsalljk kazanabiliyorsa, kutsal , kutsal olmayan dikotomisi 

( Dikotomi : Nesnelerin, kavramlarjn vb birbirinden temel olarak çok farklj ve 

birbirlerine indirgenemez olduklarj düケünülen iki temel parçaya bölünmesi ♠ yn) 

hangi ölçüde geçerli bir dikotomidir ? Bu k arケjtljk yalnjzca görünüケtedir; çünkü eXer 

hemen hemen her ケeyin hiyerofani olabileceXi doXruysa ve tarihin herhangi bir 

döneminde, herhangi bir yerde kutsalljk kazanmamjケ ne bir nesne ne bir canlj ne 

de,bir bitki vb varsa, tarihin akjケjnda tüm bu hiyerofanileri bünyesinde toplamjケ

hiçbir dinin ya da jrkjn olmadjXj da doXrudur. Baケka bir deyiケle hangi din olursa 

olsun her zaman kutsal nesnelerin ya da canljlarjn yanj sjra kutsal olmayan nesneler 

ya da canljlar da olmuケtur. ... herhangi bir nesne grubu hiyerofaniye dönüケtüXünde 

her zaman bu gruba ait olan, ama bu ayrjcaljXj paylaケmayan nesneler de olmuケtur. 

ÖrneXin "taケ tapjmj"ndan söz edildiXinde, tüm taケlar kutsal kabul edilmez. Gerek 

biçimleri gerek büyüklükleri ya da ayinlerdeki iケlevleri yüzünden tapjnjlan bazj taケlar 

her zaman var olmuケtur. Buna karケjn taケ tapjmjndan söz edilemez; bu kutsal taケlara 

artjk sjradan taケlar olmadjklarj, bir ☜nesne☝ olarak normal varoluケ koケullarjnj

taケjmadjklarj, baケka bir ケeye dönüケtükleri, hiyerofani olduklarj ölçüde 

tapjnjlmaktadjr. Hiyerofaninin diyalektiXi, çok ya da az açjk bir seçim, bir soyutlama 

gerektirir. Bir nesne, kendisinden "farklj bir ケey" olduXu (yani bunu ifade ettiXi) 

ölçüde kutsaldjr. ... Bizim açjkljXa kavuケturmaya çaljケtjXjmjz, hiyerofani olmanjn bir 

seçim gerektirdiXi; hiyerofaninin nesnenin, çevresinin geri kalanjndan açjk bir 

biçimde ayrjlmasjnj, soyutlanmasjnj gerektirdiXidir. Kutsalljk kazanan büyük bir alan 

olsa bile - örneXin gök ya da aile ortamj ya da "vatan"- her zaman geriye kalan bir 

kjsjm vardjr. Kutsalljk kazanan nesnenin ötekilerden ayrjlmasj en azjndan kendi 

içinde genel bir kuraldjr; çünkü bu nesne, kutsal olmayan herhangi bir nesne olmayj

bjraktjXj anda bir hiyerofani olmuケtur, yeni bir "boyut" kazanmjケtjr: kutsalljk 

boyutuna geçmiケtir. 

5

Tuhaf, tek, yeni, eケsiz ya da korkunç olan her ケey büyüsel-dinsel güçlerin 

toplanmasj için mükemmel bir zemi ndir ve koケullara göre kutsalljXjn neden olduXu 

iki yönlü duygu nedeniyle ya tapjnjlan ya da kaçjnjlan bir nesneye dönüケür. ... Hangi 

alanda olursa olsun mükemmellik korkutur ve en uygar toplumlarda bile ermiケe ya 

da dahiye karケj duyulan korkunun açjklamasjnj mükemmelliXin bu kutsal ya da 

büyüsel deXerinde bulabiliriz; ancak mükemmellik bu dünyaya ait bir nitelik deXildir. 

Dünyadan deXildir, öteki taraftan gelmektedir. 

 

Aynj kaygj ya da aynj çekimserlik yabancj, tuhaf, yeni olan her ケeye karケj duyulur; 

çünkü bu tür ケaケjrtjcj varljklar, her ne kadar saygj duyulmasj gereken bir güç olsa 

da, tehlikeli bir gücün iケaretleridir. ... ☜yabancj, sjra djケj ケeyler, aljケjlmamjケ olaylar, 

olaXandjケj uygulamalar, bilinmeyen besinler, yeni teknikler tüm bunlar karanljk 

güçlerin ifadeleri olarak görülürler.☝

6. Tabu ve Kutsaljn ÇeliケikliXi 

... hiyerofaniler ... Her durumda, kratofaniler, yani güç tezahürleri olarak kabul 

edilirler ve sonuçta bunlara saygj duyulmakla kalmayjp bunlardan çekinilir. Kutsaljn 

çeliケikliXi her zaman ruhsal düzeyde olmaz (hem çekmesi hem de itmesi olgusu) 

kimi zaman deXerler düzeyinde olur: kutsal hem ☜kutsal☝djr hem de ☜kirlenmiケ☝tir. 

... Kirlenen nesneler ya da canljlar kratofaniler ve hiyerofaniler gibi kutsal olmayan

her ケeyden ayrj tutulmaljdjrlar. Din djケj koケullarda bulunuyorsanjz, yani, ayinsel 

olarak hazjrlanmamjケsanjz belli bir tehlike altjna girmeden kirlenmiケ ya da 

kutsanmjケ, bir nesneye yaklaケamazsjnjz. Tabu olarak, -etnologlarjn Polinezya 

dilinden aldjklarj bir sözcük- nitelendirilenler, dokunulmalarj durumunda tehlike 

yaratan bu tür ☜kirlenmiケ☝ ve ☜yasaklj☝ nesneler, insanlar veya yapjlmamasj gereken 

eylemlerdir. Genelde her tür nesne, olay ya da insan ya en baケjndan tabudur ya da 

sonradan tabu niteliXi kazanjr; tabu olan kendi öz varljXj nedeniyle veya varljXjnda 

meydana gelen önemli bir deXiケiklikle az ya da çok kesin bir biçimde doXadan gelen 

bir güçle, donanjr. ... genelde tabular uzun ömürlü deXildir; ケeyler tanjndjklarjnda, 

dokunulduklarjnda ve yerel kozmosa uygun hale getirildiklerinde nesnelerin düzenini 

bozma güçlerini kaybederler. 

Bazj tabular da kadjnlara, cinselliXe, doXuma ya da bazj belirli olaylara yönelikti ... 

Ama sürekli tabular da vardjr: ... Bu açjdan bakjljrsa kral, kral olmasj nedeniyle 

güçle donatjlmjケtjr ve ona ancak bazj önlemler alarak yaklaケabilirsiniz; krala 

dokunulmaz, kraljn gözlerinin içine bakjlmaz, onunla konuケulmaz vb. Bazj bölgelerde 

hükümdar topraXa dokunmamaljdjr, çünkü güçleriyle topraXjn ölmesine neden 

olabilir; bu nedenle taケjnmalj ya, da halj üzerinde yürümelidir, vb. 

Bazj nesneler, kiケiler ya da bölgeler tamamen farklj bir ontolojik sisteme dahil 

olurlar ve bunlara dokunmak ontolojik düzlemde ölümcül sonu çlar doXuracak bir 

kjrjlmaya neden olur. Bu tür bir kjrjlmaya karケj duyulan endiケe kutsal olmayanla 

hiyerofani ya da kratofani arasjnda yer alan ontolojik farkljljklardan doXar - insanjn, 

kutsanmjケ veya bazj büyüsel-dinsel güçlere sahip olduXuna inanjlan yiyeceklerle 

iliケkisinde de görülür. 

KutsalljXjn bu çeliケikliXi -hem çekici hem itici olmas j- ... insanjn kutsala karケj bu 

çeliケkili eXilimidir. ... Bir yandan hiyerofanilerle ve kratofanilerle mümkün olduXunca 

6

çok temas ederek kendi gerçekliXini artjrmaya ve güvence altjna almaya 

çaljケmaktadjr, öte yandan bunun kendi kutsal olmayan koケullarjna üstün bir 

antolojik düzeyde katjlmasjyla bu ☜gerçekliXi☝ kaybetmekten çekinmektedir; onu 

aケmaya çaljケjrken tamamen ardjnda da bjrakamaz. insanjn kutsala karケj bu çeliケik 

davranjケj, yalnjzca olumsuz hiye rofani ve kratofanilerde (ölülerden korkmak, 

ruhlardan ve "kirlenmiケ" her ケeyden korkmak) deXil, en geliケmiケ din olgularjnda da 

kendini gösterir. 

... çirkinlik ve biçimsizlik, bu nitelikleri taケjyanlarj ötekilerden, ayjrjp kutsal kjlar. ... 

Kongo'da tüm albinolarjn ve cücelerin rahip olduklarjnj ... ☜Bu adamlarjn uyandjrdjXj

saygjnjn kökeninde gizemli bir güçle donatjldjklarj düケüncesi olduXundan kuケkumuz 

yoktur.☝ 

クamanlarjn, büyücülerin ve büyücü hekimlerin nöropatlar ya da sinirsel açjdan 

dengesizler arasjndan seçilmesine tuhaf ve olaXanüstü olana verilen ayrjcaljk neden 

olmaktadjr. Bu tür iケaretler bir seçimi göstermektedir: ... Bu seçim, her zaman bu 

tür djケarjdan belli olan iケaretlerle (çirkinlik, sakatljk, delilik vb) ortaya konulmaz; bu 

dinsel eXilim, adayjn isteyerek ya da istemeyerek boyun eXdiXi ayinlerle ya da 

fetiケist bir rahip tarafjndan seçilerek ortaya konulur; ama her zaman bir seçim söz 

konusudur. 

7. Mana 

Sjra djケjljk ve olaXanüstülük kafa karjケtjrjcj epifanilerdir: doXal olandan farklj bir ケeyi 

belirtirler ... Bu tür örnekler bazj yazarlarjn tüm dinsel görüngülerin tür ediXini 

düケündüXü Melanezya☂daki mana düケüncesini anlamamjzj saXlayacaklardjr. 

Melanezyaljlar için mana; bazj bireylerin, genel olarak ölülerin ruhlarjnjn ve tüm 

ruhlarjn sahip olduXu gizemli ve etkin bir güçtür. Muazzam kozmik yaradjljケ ancak 

ilahi mana sayesinde gerçekleケmiケtir ... Tuvaletlerin de insan bedeninde ve 

djケkjlarda var olan ☜kudreti toplayjcj☝ yönleriyle kendi mana'larj vardjr. 

Nesnelerde ve insanlarda da mana vardjr; çünkü bunu bazj üstün canljlardan 

almjケlardjr; baケka bir deyiケle kutsala gizemli bir biçimde bulaケmjケlar ve buna 

bulaケtjklarj ölçüde mana'ya sahip olmuケlardjr. ... NiteliXi açjsjndan bu güç, fiziksel 

güçlerden farkljdjr ve bu gücün uygulanmasjnjn belli bir nedeni de olmayabilir ... iyi 

bir savaケçj gücünü, kendi fizik gücüne ya da atalarjna deXil, ölü bir savaケçjnjn ona 

verdiXi mana'ya borçludur; bu mana, boynuna asjlj küçük bir taケtan oluケan 

muskada, kemerine asjlj birkaç yaprakta, dilindeki duada bulunur. Bir insanjn 

domuzlarj ürüyorsa ya da bahçesinin verimi artjyorsa bunun nedeni, bu domuzun ve 

aXaçlarjn sahibinin, özel bir manayla yüklü taケlara sahip olmasjdjr. ... Mükemmel 

olan her ケey mana'ya sahiptir; yani insanda etkin, devingen, yaratjcj ve mükemmel 

ne varsa mana'dan kaynaklanjr. 

Dinde ilk evrenin animizm olduXunu ileri süren Tylor ve ekolünün kuramlarjna karケj

ingiliz antropolog R. R. Marrett, kiケiye baXlj olmayan bir gücün varljXjna inanjlan bu 

inançta, dinin animizm öncesi baケka bir evreden daha geçtiXini söylemiケtir. ... Bir 

iki noktaya parmak basmakta yarar vardjr: 1. Mana olgusu, her ne kadar bu olguya 

Melanezya çevresi, djケjndaki dinlerde de rastlasak, evrensel bir unsu r deXildir ve 

sonuç olarak mana'njn dinlerin, ilk evresini temsil ettiXini söylemekte 

7

zorlanmaktayjz; 2. Manayj kiケiye baXlj olmayan bir güç olarak düケünmek hatalj bir 

bakjケ açjsjdjr. 

Siular bu güce wakan adjnj verirler ... lrokualar aynj unsuru adlandjrmak için 

orenda terimini, kullanmaktadjr ... Huronlarda oki, Antiller☂de zemi, Afrikalj

Pigmelerde (Bambuti) megbe, tüm bu terimler mana kavramjna karケjljk 

gelmektedir. Ama ケunu da belirtmek gerekir ki, herhangi biri ya da herhangi bir ケey 

oki☂ye, zemi'ye, megbe'ye, orenda'ya sahip olamaz yalnjzca tanrjlar, kahramanlar, 

ölülerin ruhlarj ya da kutsalla belli bir iliケkiye girmiケ insanlar ve nesneler, yani 

büyücüler, fetiケler, putlar vb mana'ya sahip olabilir. 

Mana evrensel bir olgu deXildir. Mana tüm dinlerde karケjmjza çjkmaz ve ortaya 

çjktjXj dinlerde de ne tektir ne de en eski dinsel biçimdir. ... Siular ve 

Algonkinlerdeki wakanda ve manitu kavramlarjyla ilgili yaptjklarj araケtjrmalardan 

elde ettikleri sonuçlarj inceleyerek, bu terimlerin "kutsal ,", "yabancj," "önemli," 

☜muhteケem,☝ "olaXanüstü," "güçlü" anlamjna geldiklerini, ancak "içkin güç" 

düケüncesinden tamamen uzak olduklarjnj belirtmiケtir. 

... kozmik nesnelerden ve olaylardan; canljlardan ya da insanlardan kopuk ta nrjsal 

mana'ya hiçbir yerde rastlayamayjz. 

8. Hiyerofanilerin Yapjsj

Sorunu ontolojik açjdan ele almanjn daha doXru olduXunu ve tam olarak var olanjn 

her zaman mana'ya sahip olduXu saptamasjnda bulmanjn daha saXljklj olduXunu 

saptadjk. 

Yalnjzca temel kratofani ve hiyerofanilerden oluケan hiçbir din yoktur. ... bir din, ilkel 

dinlerden birisi de olsa kolay kolay temel hiyerofani seviyesine indirgenemez (mana, 

totemizm, animiz). ... "ilkellerde" göklerde oturan ve gök , epifanileriyle tecelli eden 

Kadiri Mutlak bir Yüce VarljXa olan inanca hemen her yerde rastlarjz; bununla 

birlikte bu Yüce Varljk tapjmda hiçbir önemli role sahip deXildir hatta baケka dinsel 

güçlerle temsil edilir (totemizm, ata tapjmj, ay ve güneケ mitolojileri, bereket 

inançlarj vb). Bu tür Yüce Varljklarjn dinsel yaケamdan kayboluケlarj kuケkusuz tarihin 

sorunudur; bu kayboluケ, bunlarla kjsmen özdeケleケtirilen baケka güçlerin ortaya 

çjkjケjyla gerçekleケmiケ olabilir. 

Ezeli hiyerofanilerin bu biçimde yeniden deXerlendiriliケine sjk sjk tanjk olmaktayjz; 

din tarihi çoXunlukla kutsaljn tecellisi sürecinde kutsaljn deXer kaybetmesi ve sonra 

tekrar deXer kazanmasjnjn tarihinden ibarettir. ... Zihinsel ve kültürel yetilerine 

daha "uygun" bir vahiyle karケj karケjya kalanlar, eski din evrelerinde kabul edilen 

hiyerofanileri dinsel düzlemde yeniden deXerlendiremezler ve bunlara inanmaz hale 

gelirler. 

DiyalektiXin esasj aynjdjr: kutsal, kendisinden baケka bir ケey aracjljXjyla ortaya 

konulur; nesneler, mitler ya da simgeler aracjljXjyla tecelli edebilir ama kendini, asla 

bütünüyle, olduXu gibi, doXrudan ortaya koymaz. 

8

9. Hiyerofanilerin Yeniden DeXer Kazanmasj

... tanrjnjn bedenlenmesi, onun istediXi biçimi alma özgürlüXünü ortaya koyar. 

Tanrj sahip olduXu özgürlükle istediXi her biçime girebilir, hatta taケ biçimine ya da 

tahta biçimine de girebilir. Bir an için "tanrj" terimini kullanmaktan kaçjnaljm ve ケu 

biçimde açjklayaljm: Kutsal her biçimde hatta en garip biçimlerde bile kendini ortaya 

koyar. 

10. ☜ilkel☝ Din Görüngüsünün KarmaケjkljXj

... bazj temel ilkeleri ... 1. Kutsal, nitelik açjsjndan kutsal olmayandan farkljdjr. ... 2. 

Kutsaljn bu diyalektiXi yalnjzca "ilkel" olanlar için deXil, tüm dinler için geçerlidir. 3. 

Hiçbir yerde yalnjzca temel hiyerofanilerle karケjlaケmayjz (olaXandjケj, olaXanüstü, 

yeni kratofaniler: mana vb) aynj biçimde hiçbir yerde yalnjzca evrimci bir bakjケ

açjsjyla baktjXjmjzda, üstün olarak nitel endirilebilecek dinsel biçimlerin iz lerine de 

rastlamayjz (örneXin Yüce Varljklar, ahlak kurallarj, mitler vb); 4. Her yerde, hatta 

üstün dinsel biçimlerin izleri djケjnda bile, temel hiyerofanileri düzenleyen bir sisteme

rastlarjz. Sonradan gelen hiyerofaniler bu "sistemi" sarsamazlar; sistem, kavmin 

tüm dinsel deneyimlerinden oluケur (mana, sjra djケj kratofaniler vb, totemizm, atalar 

tapjmj ve benzerleri); ama temel hiyerofanilere indirgeyemeyeceXimiz bir dizi 

kuramsal gelenekten de oluケur. 

Bazj biçimlerin egemen olduklarj doXrudur (örneXin Avustralya'da totemizm, 

Melanezya'da mana, Afrika'daki atalar tapjmj vb) ama bu biçimler asla bu dinin 

bozulmasjna neden olmazlar. ... ayjn evrelerinin, mevsimlerin, cinsel ya da 

toplumsal erginlenme süreçlerinin, uzay simgeciliXinin eski insanlarjn gözünde dinsel 

anlamlar kazandjXjnj, yani hiyerofaniler olduXunu anlayabiliyoruz; ama beslenme ve 

seks gibi fiziksel ihtiyaçlarjn ya da ☜yjl☝ gibi ideogramlarjn nasjl olup da aynj deXere 

sahip olduXunu anlamakta zorlanjyoruz. 

Eski kültürlerin insanjyla modern insanj birbirinden ayjran temel farklardan biri de 

eski insanlarjn, günlük yaケamj (öncelikle cinsellik ve beslenme) belli bir kutsalljk 

içinde yaケamalarjdjr. ... Bunlar modern insan için fiziksel etkinliklerdir; oysa eski 

kültürlerin insanj için kutsal eylemlerdir, törenl erdir; bunlar aracjljXjyla yaケamjn 

temsil ettiXi güçle birleケirler. ... ilkel insan kendisini ancak (içerik ve anlamdan 

yoksun) bu otomatizml erden, deXiケimden, ☜kutsal olmayan☝dan hiçlikten kurtararak 

kendisini gerçekliXe yaklaケtjrjr, deyim yerindeyse VarljXa dahil eder. 

Atalarjn yada tanrjlarjn in illo tempore (☜tarihin☝ baケlangjcjnda) yapmjケ olduXu bir 

davranjケjn yinelenmesinden oluケan ayinde, hiyerofani aracjljXjyla, en sjradan en 

anlamsjz eylemlere yeniden "varljk kazandjrjlmak" istenir. ... Eski zaman insanj, tüm 

fiziksel eylemlerini, törene dönüケtürerek ☜öteki tarafa geçmeye,☝ zamanjn 

(oluケumun) öbür tarafjna geçmeye, sonsuzluXa ulaケmaya çaljケjr ... ☜ilkel insanjn☝

sjradan fiziksel eylemleri bir ayine dönüケtürme ve böylece onlara ruhsal bir deXer 

kazandjrma eXilimi olduXunu ケimdiden saptamamjz gereklidir. 

... bu gerçekler, kutsal olma koケul1arjnj taケjdjklarj için deXil, insan bunlar aracjljXjyla 

anlamsjzljktan, hiçlikten tek ke limeyle kutsal olmayan ortamdan kurtulduXu için de 

9

kutsaldjr. ... eski insanjn yalnjzca kavramlar ya da kavramsal öXeler kullanmadjXj

hatta öncelikle simgeler kullandjXj sjk sjk unutulur. 

... eski kültürlerin insanjn gerçekleケtirdiXi eylemlerin çoXunu, zamanjn baケlangjcjnda 

bir tanrj ya da bir kahraman tarafjndan ilk kez gerçekleケtirilen bir davranjケjn, bir 

eylemin tekrarj olarak kabul ettiXini göreceXiz. ... Belki de bu tekrarjn amacj, 

eyleme normallik kazandjrmak, ona ontolojik bir konum kazandjrarak onu 

yasallaケtjrmaktjr; çünkü eylem yalnjzca bir arketipi tekrar ettiXi sürece gerçektir. 

II. BÖLÜM

GÖK: GÖK TANRILARI GÖKSEL SiMGELER VE AYiNLER

11. Kutsal Gök 

Dünyanjn en yaygjn dualarjndan birinde ケöyle seslenilir: "Gökteki Babamjz." 

Dünyanjn en eski duasj da aynj Gök Babaya edilmiケ olabilir; bu da bize Ewe 

kabilesinden bir Afrikaljnjn "Nerede gök, orada Tanrj" duasjnj açjklamaktadjr ... 

hemen hemen tüm inanjケlarda evreni yaratan ve (gönderdiXi yaXmurlarla) topraXa 

bereket veren göksel bir varljXjn mevcudiyetidir. Bu tür varljklar sonsuz bilgeliXe ve 

ayrjcaljXa sahiptirler: kabilenin ahlak kurallarjnj ve ritüellerini dünyada bulunduklarj

kjsa süre içinde bu tanrjlar belirlemiケlerdir: kurallarjna uyulup uyulmadjXjnj kontrol 

ederler ve aksi durumda kurallarjnj çiXneyenlere yjldjrjmlarjnj gönderirler. 

GöXe bakmak aydjnlanmak demektir. Gök ilkel insana gerçekte nasjlsa öyle 

görünür: sonsuz ve aケkjn. ... AケkjnljXjnjn simgesi sonsuz olmasjndan kaynaklanjr. 

"En yüksek" olmak, doXal olarak tanrjlara özgü bir niteliktir. insanjn ulaケamadjXj

yukarj bölgeler, yjldjzlj gök, tanrjlara özgü aケkjnljk, mutlak gerçeklik, sonsuzluk gibi 

ayrjcaljklara sahiptir. Bu tür bölgeler tanrjlarjn mekanlarjdjr: bu bölgelere, ancak 

birkaç ayrjcaljklj kiケi göXe yükselme ayiniyle ulaケjr; bazj dinlere göreyse buralar 

ölülerin ruhlarjnjn gittiXi yerlerdir. "Yüksek," insanlarjn ulaケamayacaXj bir boyuttur; 

doXal olarak insanüstü güçlerin ve varljklarjn sahip olduXu bir yerdir; tapjnaXjn 

basamaklarjnj törensel olarak çjkan ya da göXe uzanan ayinsel bir merdivene 

tjrmanan kiケi artjk insan deXildir; ayrjcaljklj ölümlülerin öldükten sonra serbest kalan 

ruhlarj, göXe yükselirken insan olma durumun dan sjyrjljrlar. 

Gök, doXal olarak varljXjyla aケkjnljXj, gücü ve deXiケmezliXi "simgeler." Gök vardjr; 

çünkü yücedir, sonsuzdur, dokunulmazdjr, güçlüdür. 

Çünkü yalnjzca "yüce" olmak, "yükseklerde" bulunmak (dinsel anlamda) "kudretli" 

ve kutsal olmakla eケdeXerdir; hatta bazj tanrj adlarjnjn etimolojileri de bunun 

kanjtjdjr. 

"en yüksek," "parlak," "gök" kavramlarj az ya da çok açjk biçimde eski terimlerde 

var olan kavramlardjr ve bunlar aracjljXjyla uygar halklar tanrj düケüncesini ifade 

ederler. Tanrjnjn aケkjnljXj, göXün ulaケjlmazljXj ezeliyeti, ebediyeti ve yaratjcj gücüyle 

(yaXmur) ortaya konur. 

10

12. Avustralya Gök Tanrjlarj

Baiame, Avustralya'njn güneydoXusunda yaケayan kabilelerin yüce tanrjsjdjr ve 

gökte, bir akarsuyun yanjnda (Samanyolu) yaケar ve burada masumlarjn ruhlarjnj

kabul eder. Kristal bir tahtta oturur; güneケ ve ay ☜oXullarj☝ ve yeryüzündeki 

habercileridir. ... Yjldjrjm sesidir; dünyaya bereket veren ve ürünlerin büyümesini 

saXlayan yaXmuru o yaXdjrjr; bu anlamda "yaratjcjdjr." Baiame, kendi kendini 

yaratmjケtjr ve her ケeyi ex nihilo var etmiケtir. Öteki gök tanrjlarj gibi Baiame her ケeyi 

duyar ve görür. ... iyidirler ("Babamjz" olarak çaXrjljrlar), erdemlileri ödüllendirir ve 

ahlakj yüceltirler. ... Avustralya dinlerinin baケljca özelliXi üstün ve yaratjcj bir yüce 

varljXa inanmak deXil totemizmdir; ... yüce tanrjlar sürekli olarak dinsel hayatjn 

kjyjsjna itilirler ve sonunda unutulurlar; insana daha yakjn öteki kutsal güçler günlük 

yaケamda daha ulaケjlabilir, daha yararlj ve önder bir roldedirler. 

13. Andamanljlarda, Afrikaljlarda Gök Tanrjlarj

Ulu varljk Puluga'djr; ... gökte oturmaktadjr ve sesi gök gürültüsü, nefesi rüzgardjr; 

fjrtjna, öfkesinin iケaretidir; çünkü emirlerine uymayanlarj yjldjrjmlarla cezalandjrjr. 

Puluga her ケeyi bilir, ama insanlarjn düケüncelerini ancak gündüzleri okur (doXalcj bir 

yaklaケjm; her ケeyi gören her ケeyi bilen). Kendine bir eケ yaratjr ve çocuklarj olur. 

Gökyüzündeki evinin yanjnda güneケ (diケil) ve ay (eril) vardjr, bunlarjn çocuklarj da 

yjldjzlardjr. Puluga uyuduXunda kurakljk olur. YaXmur yaXdjXjnda, tanrj yeryüzüne 

inmiケ ve yiyecek arjyor demektir. Puluga dünyayj ve ilk insan Tomo'yu yaratjr. ... Bir 

gün,. Puluga'njn öfkesi patlar ve tufan tüm dünyayj kaplar ve insanlarjn sonu gelir; 

yalnjzca dört kiケi kurtulur tufandan. ... Andamanljlar hiçbir tanrj tapjmjna sahip 

deXillerdir, dua etmez, adak adamaz, ibadet etmez, lütuf bek lemezler. Yalnjzca 

Puluga'njn korkusu yüzünden emirlerine uyarlar; ... bu gelenekler arasjnda 

bereketli bir avdan sonra, köye dönen avcjlarjn "kutsal sessizliklerini" sayabiliriz. 

Tierra del Fuego'daki Selknamlj göçebe avcjlarda tanrj, Temaukel olarak adlandjrjljr; 

ama bu ad asla telaffuz edilmez. ... Bu tanrj insanlardan uzaktjr, dünya iケleriyle 

ilgilenmez, imgeleri ya da rahipleri yoktur. Ahlak kurallarjnj getirmiケtir, yargjlayandjr 

ve nihayetinde bü tün mukadderatjn sahibidir. Ona yalnjzca hastaljk söz konu su 

olduXunda dua edilir. ... kötü havalarda , ona özel adaklar sunulur. 

Bantu kabileleri Ba-ilalar, gökte oturan, her ケeye kadir ve her ケeyi yaratan ve adj

Leza olan bir Yüce VarljXa inanjrlar. ☜Leza düケtü☝ (yaXmur yaXdj), ☜Leza kjzgjn☝ (gök 

gürledi) vb denilir. 

GöXün maviliXi Mawu'nun yüzüne örttüXü peçedir; bulutlar giysileri ve 

mücevherleridir; beyaz ve mavi en sevdiXi renklerdir. Iケjk Mawu'nun bedenine 

sürdüXü yaXdjr. YaXmur yaXdjrjr ve her ケeyi bilir. 

14. "Deus Otiosus" (DuraXan Tanrj : Yaratjlmjケ düzenle veya insanlarla iliケkisini koparmjケ

tanrj. Bu tasavvurda, Yüce Tanrjnjn diXer tanrjlar veya göksel varljklar üzerindeki otoritesi devam 

etmekle birlikte etkinliXini onlara devretmiケtir -yn) 

Tapjmjn olmayjケj-daha doXrusu kutsal törenlerle ilgili belirli bir takvimin olmayjケj￾gök tanrjlarjna iliケkin tapjmlarjn büyük çoXunluXunun belirgin özelliXidir. 

11

Bir yerli, bunu ケöyle açjklar: "Neden ona adaklar adayaljm ki ? Ondan korkacak bir 

ケeyimiz yok; çünkü ölülerimizin ruhlarjnjn tersine bize hiçbir zaman bir kötülüXü 

dokunmamjケtjr." ... dinsel yaケamj yönlendiren, ruhlara duyulan korku ve ruhlar 

tapjmjdjr; yaXmur için bile atalara ... yakarjljr. 

GöXün Yüce VarljXjnjn insanlardan uzak oluケu ve ilgisizliXi Batj Afrikalj GyriamaIar 

tarafjndan çok güzel biçimde ifade edilmiケtir: ☜Mulugu (tanrj) yukarjdadjr, ruhlar 

aケaXjdadjr (kelime anlamjyla 'yerde'dir). ... Bantular ケöyle der: "Tanrj, insanj

yarattjktan sonra, onunla hiç ilgilenmez." 

Yalnjzca gerek olduXunda bu tanrjlara yakarjlmasj, onlarjn gökyüzüne özgü yapjlarjnj

ortaya koymaktadjr. Ekvator Afrika'sjnjn Pigmeleri Tanrjnjn (Kmvum) insanlarla 

iliケkiye girmek isteXini gökkuケaXjyla gösterdiXini söylemektedirler. Bu nedenle ne 

zaman gökkuケaXj çjksa yaylarjnj aljrlar ve bunlarj gökkuケaXjna doXru gererek ilahiler 

söylemeye baケlarlar. ... yalnjzca "ilkel" insan uygar insanlar gibi artjk ihtiyacj

kalmadjXjnda bu tanrjlarj kolayljkla unutabilmektedir; var olmanjn zorluklarj

karケjsjndan insan gökten çok yere yönelmektedir ve yalnjzca yeryüzünde ölüm 

tehlikesi altjnda kaldjXjnda göXün önemini yeniden hatjrlamaktadjr. 

15. Gök Tanrjlarjna Yardjmcj Yeni ilahi "Biçimler" 

Asljnda hiçbir ilkel dinde göXün yüce varljklarj önemli bir rolde deXildirler. 

Avustralyaljlarjn en baケta gelen dini totemizmdir. Palinezya'da, her ne kadar büyük 

bir gök tanrjya ya da insanoXlunun atasj sayjlan kutsal bir çifte inanjljyorsa da, 

dinsel yaケam, çok zengin ve çeケitli bir çok tanrjcjljkla yada çok demonculukla 

biçimlenmektedir. Batj Caroline'in Yap adalarjnda halk ruhlara (taIiukan) 

tapmaktadjr 

 

Afrika halklarj az çok bozulmamjケ bir Yüce Varljk inancjnj korusalar da 

tektanrjcjljktan veya tektapjmcjljktan (baケka tanrjlarjn da var olduXunu kabul eden tek tanrj

tapjmj) baケka ケeylerin de baskjn olduXu bir dinsel yaケamlarj vardjr. 

Gök (eril) ile Yer'den (diケil) oluケan ilk kutsal çi ft modeli olduk ça yaygjndjr. ... ilk 

tanrjsal çifte olan inancjn deXiケik türevlerine Afrika☂da da, rastlamaktayjz. ... Gök￾Yer mitinin bir örneXine de güney Kaliforniya☂da rastljyoruz (her ケey kjz kardeケ ve 

erkek kardeケin birleケmesinden doXmaktadjr). 

16. Kaynaケma ve Yerine Geçme 

GörüldüXü gibi yüce gök tanrj her yerde yerini baケka dinsel biçimlere bjrakmaktadjr. 

Bu deXiケimin morfolo jisi çeケitli olabilmektedir; ama her deXiケimin anlamj kjsmen 

aynjdjr: göksel varljklarjn aケkjnljXj ve edilgenliXinden daha devingen, etkili, kolay 

ulaケjlabilir biçimlere geçiケ. Bu noktada tanjk olduXumuz, kutsal olanjn "aケamalj bir 

biçimde somut bir biçime indirgenmesi" dir. 

Melanezya'da, sjk sjk iki erkek kardeケle ilgili bir mit anlatjljr; bu erkek kardeケlerden 

biri zekidir öteki aptaldjr (ayjn iki evresi); onlarj yaratan göXün Yüce VarljXjdjr ve 

kardeケler zamanla bu tanrjnjn yerini almjケlardjr. Genelde Yüce Varljk tanrj yerini, 

evreni düzenleyen bir demiurgos'a bjrakjr, demiurgosu da Yüce Varljk yaratmjケtjr 

12

ve demiurgos Yüce Varljk adjna onun emirlerini izleyerek dünyayj düzen içinde 

tutar; bazj durumlarda Yüce Varljk yerini bir güneケ tanrjsjna bjrakjr. 

Kuzey Amerika'da göXün Yüce VarljXj genellikle bir kuケla (karga vb) temsil .",. 

edilen gök gürültüsü ve rüzgarjn mitolojik kiケileケtirmesiyle birleケtirilme eXilimi 

vardjr; bir kanat çjrpjケjyla rüzgar çjkarjr ve dili, ケimケektir. ... Siu Kjzjlderilileri 

yjldjzlarjn ve meteorolojik olaylarjn, güneケin, ayjn, özellikle gök gürültüsünün 

wakan☂la dolu olduXunu düケünürler. 

Gök gürültüsü tüm mitolo jilerde gök tanrjnjn silahjdjr ve yjldjrjmjyla vurduXu yer 

kutsalljk kazanmaktadjr; yjldjrjmjn çarptjXj insanlar da kutsanmaktadjr. En çok 

yjldjrjm düケen aXaca (meケe) Yüce ilahi☂nin ihtiケamj bahケedilir. ... Yukarj bölgelerden 

düケen her ケey gökyüzünün kutsalljXjna sahiptir; göktaケlarjna, onunla dolu olduklarj

için saygj gösterilir. 

17. GöXün Yüce Varljklarjnjn EskiliXi 

Kesin olarak, göksel varljklara dinsel baXljljXjn ilkel insanjn ilk ve tek inancj

olduXunu ve diXer tüm dinsel biçimle rin daha sonra ortaya çjktjXjnj ve belirli 

sapmalar gösterdiklerini kesin olarak söyleyemeyiz. 

Kesin olarak belirtebileceXimiz bir nokta da ケudur: Genel olarak, gök hiyerofanisi ve 

göksel Yüce Varljklara inanç yerini baケka dinsel kavramlara bjrakmjケtjr. Yine genel 

olarak bu tür büyük gök varljklarjn eskiden dinsel yaケamjn merkezini 

oluケturduklarjnj oysa bugün ilkel toplumlarda merkezden uzaklaケmjケ kenarda kalmjケ

olduklarjnj söyleyebiliriz. 

Erginleme bir bilgilenme vesilesi olduXu kadar bir yenilenme ritüelidir. Bilgi, 

dünyanjn bütün olarak kavranmasj, kozmik bütünün yorumlanmasj, varoluケun 

ardjnda yatan nihai sebeplerin ortaya çjkarjlmasj vb bütün bunlar göXün tefekkürü, 

gök hiyerofanisi ve göXün Yüce Tanrjlarj sayesinde mümkün olmuケtur. 

Bununla birlikte, bu eylemlerde ve bu düケüncelerde yalnjzca basit rasyonel kaygjlar 

olduXunu düケünürsek çok yanjlmjケ oluruz. Aksine bunlar büyük bir olasjljkla 

nedensellik kaygjsj taケjyan, ama her ケeyden önce varoluケ sorunuyla yüzleケmiケ -daha 

doXrusu kendisini bu sorunun içinde bulmuケ- insanjn eylemleridir. Erginleme 

törenleri sjrasjnda metafizik doXanjn tümüyle ortaya konuluケu (insan jrkjnjn kökeni, 

tanrjlarjn ve atalarjn kutsal tarihi, baケkalaケjmlar, simgelerin anlamj, gizli adlar vb) 

yalnjzca yeni erginlenmiケ birisinin bilgiye susamjケljXjnj gidermeye yönelik deXildir, 

aynj zamanda öncelikle onun varoluケunun pekiケtirilmesini, yaケamjn ve bolluXun 

sürekliliXinin saXlanmasjnj, ölümden sonra mutlu bir yaケam güvencesini vb 

amaçlarlar. 

Bu gök tanrjlarjnjn öncelikle yaratjcj ve her ケeye kadir olmakla kalmayjp aynj

zamanda her ケeyi bilen, yüce "bilgeliXe" sahip varljklar olma zorunluluklarj onlarjn 

bazj dinlerde neden soyut tanrjsal figürlere ve evreni açjklamaya çaljケan ya da 

mutlak gerçeXi ifade etmek için kullanjlan kiケileケtirilmiケ kavramlara dönüケtüklerini 

açjklamaktadjr. Yeni Zelanda'njn ve Tahiti'nin gök tanrjsj iho, erginlenmiケlere 

yalnjzca ezoterik dinsel bir öXreti içinde ortaya konulan bir tanrj olmaktan çok, 

13

felsefi bir kavramdjr. DiXer gök tanrjlarjnjn -Bantu halkjnjn Nzambi'si, Sia 

Kjzjlderililerinin Sussistinako☂su- cinsiyeti yoktur; bu, tanrjyj metafizik bir ilkeye 

dönüケtüren soyutlama olayjnj açjkça ortaya koymaktadjr. 

Gökyüzünün Yüce Tanrjlarj, felsefi kavramlara dönüケebilmektedirler; çünkü gök 

hiyerofanisi bizzat metafizik açjklamalara dönüケebilmektedir; yani yalnjzca 

gökyüzünün tefekkür edilmesi bile insanjn zayjfljXjnjn ve tanrjlarjn aケkjnljXjnjn 

ortaya koyulmasjnjn yanj sjra bilginin, manevi "gücün" kutsalljXj ve tinsel "güç" de 

ortaya konulmaktadjr. 

18. Kuzey Kutbu ve Orta Asya Halklarjnda Gök Tanrjlar 

ilkellerin dinlerinden çoktanrjlj denilen dinlere geçtiXimizde bunlarjn arasjndaki en 

önemli farkjn "tarihsel geliケimleri" olduXunu görüyoruz. 

Daha önceki bölümlerde ilgilendiXimiz figürlere kjyasla bu tanrjlarjn baケta gelen yeni 

yönleri "egemenlikleridir." ... güçleri yalnjzca kozmik yaradjljケta ortaya çjkmaz; 

evrenin hükümdarlarj, "efendileri" olurlar. Sonuç olarak çoktanrjlj denilen dinlerde 

bu yeni öXe "egemenlik" öXesi olmadan gök tanrjlardan söz edilemez, bu özellik 

göksel ayrjcaljklardan türeyerek "güce" yeni bir dinsel deXer katar ve yavaケ yavaケ

tanrjnjn niteliklerini deXiケtirmeye baケlar. 

Eskimolar yüce tanrjlarjn gökte oturduXuna inanjr ve onu "Göksel Varljk" olarak 

çaXjrjrlar. ... Bu tanrj, evrenin tek efendisi, kadiri mutlak tanrjsjdjr. ... ilkellerin 

ruhlara ettiXi dualar karケjljksjz kaljnca bu tanrjya yönelirler. Kurban törenlerinde 

adanan hayvanjn kafasj ve kemiklerini bu tanrjya sunulurken, ruhlara ve toprak ve 

yer altj tanrjlarjna yalnjzca sjcak kan sunulurdu. 

MoXollarjn yüce tanrjsjnjn adj ☜tengri☝dir ve "gök" anlamjna gelmektedir. 

Bu adlar ve unvanlar Ural-Altay'jn yüce tanrjsjnjn gökten geldiXini, hükümdar ve 

yaratjcj olduXunu ortaya koyarlar. Gökte, göXün yedinci, dokuzuncu yada . on altjncj

katjnda oturur (Bay Ülgen). Tahtj göXün en yüksek ye rinde ya da kozmik daXjn 

zirvesindedir. ... Altayljlar ☜altjn kapjlj☝ ve ☜altjn tahtlj☝ ☜Saray☝dan (örgö) söz 

ederler. Tanrjnjn oXullarj ve kjzlarj vardjr ve ケamanjn vecd içinde gökyüzüne 

çjkarken karケjlaケtjXj hizmetçileri ve habercileri vardjr. 

Gök tanrj kozmik ritimlerin ve toplumlarjn dengesinin devamjnjn ve 

dokunulmazljXjnjn güvencesidir. "Han," "クef," "Efendi," yani "evrenin hükümdarj"djr. 

Sonuç olarak emirlerine uyulmaljdjr (tanrjnjn unvanlarjnda "komutan," "düzenleyici" 

niteliXi çok açjkça vurgulanjr). MoXollar göXün her ケeyi gördüXüne inanjrlar ve 

yemin ederken "gök bilsin ki" ya da "gök görsün ki" derler. Gök iケaretlerinde 

(kuyruklu yjldjzlar, kuraljk vb) tanrjsal emirleri ye sjrlarj okurlar. Yaratjcj, öngörülü 

ve her ケeyi bilen, kurallarjn bekçisi gök tanrj kozmokrattjr (evrensel monark); 

doXrudan hüküm sürmez ama siyasal örgütler ortaya çjktjXjnda dünya üzerindeki 

temsilcileri olan hanlar aracjljXjyla hüküm sürer. 

14

Cengin Han'jn mühründe de ケunlar yazmaktadjr: ☜Gökte tek Tanrj yerde tek Han. 

Yerin efendisinin mührü☝. ... Gün ve ケafak üstüne yemin edilir; ☜ケafak vakti, gök 

kubbe, gök, yukarjda parlayan gök ケahidim olsun ki☝ denir. 

Gök-Yaratjcj-Evrenin-Hükümdarj üçlüsü kozmik düze nin güvencesi, yeryüzündeki 

yaケamjn teminatj özelliklerinin yanj sjra, gök tanrjlarjnjn kendilerine özgü bir 

hükümdarlarj, gök tanrjnjn etkinliXi hükümdarljk mitiyle ve imparatorluXun varljXjyla 

pekiケtirilmiケtir. ... Asya ve Orta Asya topluluklarj için gök tanrj o kadar uzaktadjr ki, 

insanlarjn yaptjklarjyla ilgilenmez. 

Ama genel olarak Ural-Altay topluluklarjnjn büyük gök tanrjlarj baケlangjçtaki 

özelliklerini öteki topluluklardaki gök tanrjlarjndan daha iyi ve daha uzun süre 

korurlar. Hiyerogamiyi tanjmazlar, fjrtjna ya da yjldjrjm tanrjsjna dönüケmezler: Ural￾Altayljlar Kuzey Amerika mitolojile rinde olduXu gibi yjldjrjmj bir kuケ biçiminde 

düケünürler, ama ona kurban vermezler. Büyük gök tanrjya saygjda bulunurlar, 

yiyecek elde etmek için ona dua ederler. Bu tanr j, bir tapjma sahiptir, tasvirleri 

yoktur ve ona daha çok köpek ve ren geyiXi kurban ederler. Ama tüm din yaケamj, 

yalnjzca gök tanrj inancjyla yönlendirilmez; pek çok ayinde, inanjケta ve batjl inançta 

gök tanrj yoktur. 

19. Mezopotamya 

Sümer dilinde tanrj anlamjnda kullanjlan sözcük dingir'in en eski anlamj bir gök 

epifanisidir: "parlak, jケjk saçan". (F. Hommel Sümerce'deki dingir "Tanrj" "jケjk saçan" 

sözcüXünü Türk-MoXolca tengri "Gök," "Tanrj" sözcüXüyle iliケkilendirmiケtir. ... Her durumda 1) Gök 

Tanrjnjn en eski proto-Türk uygarljklarjna ait olduXu, 2) Hint-Avrupaljlarjn gök tanrjsjyla benzerliXinin 

hayli çarpjcj olduXu, 3) Genelde Hint-Avrupaljlarjn dinsel kurumlarjnjn yapjsjnjn öteki tarih öncesi 

DoXu ya da Akdeniz uygarljklarjnkinden çok proto-Türklerin dinsel kurumlarjnjn yapjlarjna yakjn 

olduXu doXrudur.) "Tanrj" sözcüXünü ifade eden ideogram (dingir olarak okunur), 

"göXü" tanjmlayan ideogramla (ana, anu olarak okunur) aynjdjr. Baケlangjçta bu 

grafik iケaret, bir yjldjz hiyeroglifiydi; an(a), an(u) biçiminde söylenince hiyeroglif 

uzayjn aケkjnljXjnj ifade etmektedir: "yüce, yüce varljk☝. 

Kjsa bir süre içinde bu hiyerofaniler soyut tanrj düケüncesinden (dingir) uzaklaケjp 

kiケileケtirilmiケ bir tanrj düケüncesi etrafjnda yoXunlaケtjlar: Anu. "Anu"nun, sözcük 

anlamj "gök"tür ve IV. Bin yjldan önce ortaya çjktjXj düケünülmektedir. 

Anu, gökte bir tahtta oturur , hükümdarljXjn tüm nitelikleriyle donanmjケtjr: kralljk 

asasj, hükümdarljk tacj, baケljk, baston. Tam bir hükümdardjr ve kralljXjnjn iケaretleri, 

mutlak egemenliXinin kaynaXj ve güvencesidir; kral gücünü simgesel olarak Anu'dan

aljr. Bu nedenle yalnjzca hükümdarlar Anu'nun adjnj anabilirler, sjradan insanlar 

tanrjnjn adjnj anamazlar. ☜O tanrjlarjn Babasjdjr☝ (aba ilanj) ve "Tanrjlarjn Kraljdjr. 

☜Baba☝ olarak adlandjrjlmasjnjn nedeni ailevi bir baX kurulmasjndan çok, 

hükümdarljk yetkisini vurgulamaktjr. 

Hammurabi kanunlarjnda "Anunnakilerin Kralj" olarak anjljr ve en çok kullanjlan 

sjfatlarj: "gök tanrj," "gök baba," ☜gök kral☝djr. Kralljk gökten inmiケtir. 

Yjldjzlar onun ordusudur, çünkü Anu evrensel hükümdar olarak savaケçj bir tanrjdjr. 

15

20. Dyaus, Varuna 

Hintlilerin Dyaus'unu, Romaljlarjn Jüpiter'ini ve Yunanljlarjn Zeus'unu aynj ケekilde 

Cermenlerin Tyr-Zio'sunun bu ilk gök tanrjnjn tarih içinde geliケmiケ biçimleri olduXu 

doXrudur ve adlarjyla da bu ikili kökeni belirttikleri açjktjr. ... Bu büyük Hint Avrupalj

yüce tanrjlarjn adlarj, onlarjn, parlak ve engin gökyüzüyle aralarjndaki organik baXj

belirtmektedir. Ama bu bazj bilimcilerin inandjXj gibi tüm meteorolojik olaylarjn - 

fjrtjna, gök gürültüsü- ilk Dieus düケüncesinde yer almadjXj anlamjna gelmez. En ilkel 

gök tanrjlarj bu meteorolojik olaylarj kontrol ederlerdi ve baケljca araçlarj ケimケekti. ... 

gök tanrjlarjnjn büyük bir çoXunluXu özeI1eケmiケler, fjrtjna ve bereket tanrjlarjna 

dönüケmüケlerdir. Ama tanrjlarjn sonradan belli alanlarda özelleケmelerini, din tarihinin 

oldukça iyi bilinen süreçleriyle açjklamak gereklidir (somut olana eXilim; "yaratma," 

"bereket" düケüncesine dönüケmesi vb). 

Bu tanrjlarjn karakterlerindeki belirgin bir özellik onlarjn egemenlikleridir. ... 

Dyaus'un dindjケljlaケma süreci, gök teofanisinin yok olmasj ya da zayjflamasj

anlamjna gelmemektedir; yalnjzca baケka bir tanrjnjn Dyaus☂un yerine geçtiXi 

anlamjna gelmektedir. "DoXallaケarak," gök hiyerofanisi olmaktan çjkarak Dyaus 

büyük bir gök tanrjsj olmaktan çjkmjケtjr. 

Veda döneminin baケlangjcjndan beri Dyaus yerini baケka bir tanrjya Varuna'ya 

bjrakmjケtjr. ... Varuna'njn da gök tanrjlarjna özgü nitelikle ri vardjr, ama bu tanrjyj

yalnjzca bir gök tanrjsj olarak kabul edemeyiz. Varuna'njn ☜her yerde görünen☝

olduXu doXrudur; ☜iki dünyayj ayjrmaktadjr,☝ rüzgar onun nefesidir, Mitra'yla birlikte 

ona "göXün güçlü ve büyük efendileri" olarak ibadet edilir. ... Varuna ☂njn ayla ilgili 

yetenekleri de vardjr ve yaXmurla o kadar ilgilidir ki, zamanla okyanus tanrjsjna 

dönüケür. Ay tanrjlarjnjn gök tanrjlarjnjn yerine geçmesi ya da ayla ilgili öXelerin 

baケlangjçtaki tanrj figürüyle kaynaケmasj dinler tarihinde sjk sjk görülen bir 

geliケmedir. ... Varuna her ケeyi bilendir ve asla yanjlmaz ... Varuna; "bin gözlüdür. 

"Bin göz" yjldjzlarjn mitolojik ifadesidir ve en azjndan temelde bir gök tanrjsjna 

iケaret eden bir metafordur. ... Bunlarjn bin gözlü olmalarj göksel ayrjcaljklarjndan 

deXil, bunlara atfedilen ilahilerden kaynaklanmaktadjr; her ケeyi bilen ve her ケeye 

kadir, yani hükümdar tanrjlar olarak kabul edilmelerindendir. 

21. Varuna ve Egemenlik 

Veda metinlerinde Varuna'njn göksel niteliklerine çok az deXinildiXini, ama 

hükümdar niteliXinin sjk sjk vurgulandjXjnj görüyoruz. ... inananlar Varuna'njn 

huzurunda kendilerini "onun köleleri" olarak hissederler ve alçakgönüllü davranjケlar 

bu tanrjnjn tapjmjnjn en önemli özelliXidir. ... Varuna kaybetmesini istediXi kiケiyi 

"baXlar". ... Artjk Varuna adjnjn anlamj onun ☜baXlama☝ gücüyle açjklanabilir. ... 

Varuna mayanjn, yani büyüsel güçlerin efendisidir. ... Varuna her ケeyi bilir ve görür; 

çünkü yjldjzlardaki ikametgahjndan tüm evrene hükmeder ve her ケeyi yapabilir, 

çünkü kozmokrattjr; kurallarj çiXneyenleri, onlarj (hastaljkla, iktidarsjzljkla) 

"baXlayarak" cezalandjrjr; çünkü evrenin düzeninin bekçisidir. 

22. iran'jn Gök Tanrjlarj

"Bilge Efendi" ve "Her ケeyi bilen" anlamlarjna gelen Ahura Mazda adjnj taケjyordu. ... 

Varuna gibi Ahura Mazda da "egemen tanrj"djr. 

16

23. Uranos 

Uranos dinsel etkinliklerden zamanla daha da fazla djケlanan gök tanrjlarjn kaderine 

iyi bir örnek oluケturmaktadjr; sayjsjz kere asjl biçimi bozulmuケ, yerine baケka tanrjlar 

konulmuケ, baケka tanrjlarla birleケtirilmiケ ve sonunda unutulmuケtur. 

Ama öteki gök tanrjlarjn aksine Uranos'un üretkenliXi tehlikelidir. Yarattjklarj bugün 

dünyada yaケayan canljlara hiç benzememektedir; Uranos☂un çocuklarj canavarlardjr. 

Uranos daha ilk günden onlardan "nefret ettiXi" için (Hesiados) onlarj inleyip 

sjzlanan ve acj çeken Yerin (Gaia) baXrjna saklar. Gaia tarafjndan cesaretlendirilen 

en küçük çocuk Kronos, bir gün babasjnjn her gece yaptjXj gibi gecenin çöktüXü 

anda yere yaklaケmasjnj bekler ve babasjnjn üreme organjnj keser ve onu denize 

atar. Uranos'un hadjm edilmesi canavarlarjn sonu olur ve böylece Uranos'un 

hükümranljXj son bulur. 

Uranos'u öteki gök tanrjlardan ayjran, canavarlarjn doXmasjna neden olmasj ve 

kendi yarattjXj canljlara karケj duyduXu kindir. Tüm gök tanrjlarj yaratjcjdjr; dünyayj, 

tanrjlarj ve canljlarj yaratjrlar. 

24. Zeus 

Zeus, doXal olarak hükümdardjr; ama öteki gök tanrjlarjn olduXundan daha fazla 

"Baba" niteliXini korur. 

25. Jüpiter, Odin, Taranis vb 

26. Fjrtjna Tanrjlarj

Gök tanrjlarjnjn, fjrtjna ve yaXmur tanrjlarj olarak "özelleケmeleri" ve onlarjn dölleyici 

güçlerinin vurgulanmasj, bu tanrjlarjn edilgen yapjsjyla ve onlarjn yerlerini daha 

"somut," daha kiケilikli, insanlarjn günlük yaケamlarjna doXrudan müdahale eden öteki 

hiyerofanilere bjrakma eXilimleriyle açjklanmaktadjr. ... 1) Dünyanjn efendisi, 

mutlak hükümdar (despot), yasalarjn bekçisi gök tanrj; 2) Yaratjcj, tam bir erkek, 

Toprak Tanrjçasjnjn eケi, yaXmur yaXdjran gök tanrj. 

ilk türe tipik örnek olarak -hükümdar ve kanunlarjn bekçisi- T'ien, Varuna, Ahura 

Mazda adlarjnj verebiliriz. ikinci tür -"dölleyen" tanrjlar- özel koケullar açjsjndan daha 

zengindir. Dölleyen tanrjlarjn içinde yer alan tüm figürlerdeki temel özellikler 

ケunlardjr: Toprak Tanrjçasjyla evlilik; yjldjrjm, fjrtjna ve yaXmur; boXayla gerek 

ayinler açjsjndan gerek mitler açjsjndan kurulan iliケkiler. 

27. Dölleyiciler 

lndra sürekli boXaya benzetilir. ... iran'daki karケjljXj, ... Zerdüケtçülükte boXa, aygjr, 

koç, teke ve yabandomuzu biçimlerinde geçer, bunlarjn hepsi de ☜dövüケçü ve eril 

ruhun ve temel kan güçlerinin simgeleridir.☝

Arkaik toplumlarda boXanjn böXürmesi kasjrgayla ve gök gürültüsüyle özdeケleケtirilir. 

iran'da boXa kurban etmek çok yaygjndjr ve Zerdüケt bu kurban törenleriyle hiç 

bjkmadan mücadele etmiケtir. Ur☂da, 3000 yjllarjnda, gök tanrjsj bir boXayla temsil 

17

edilmekteydi ve kadim Asur'da küçük Asya'da olduXu gibi "üstüne yemin edilen 

tanrj," (yani asljnda-gök tanrj) boXa biçimlidir. 

☜Güç,☝ tüm kadim DoXu kültürlerinde özellikle boXayla simgelenmektedir; Akad 

dilinde "boynuzu kjrmak" deyiケi ☜gücü kjrmak☝ anlamjna gelmektedir. Tanrj Arinna, 

boXa biçimlidir (tüm tapjnaklarda tasvirleri vardjr) ve boXa onun kutsal hayvanjdjr. 

Sümerliler ve Babilliler bu tanrjya Enlil ve Bel adjnj vermiケlerdir. Üç kozmik tanrjnjn 

üçüncüsü tüm tanrjlar içinde en önemlisidir; yüce gök tanrj Anu'nun oXludur. 

28. Ulu Ana'njn Kocasj

Daha önce de gördüXümüz gibi bu yaXmurlu gök-boXa-ulu tanrjça üçlüsü, Avrupa, 

Afrika ve Asya'njn tüm ön-tarihsel dinlerinin ortak yapjlarjndan biridir. Kuケkusuz 

burada vurgulamamjz gereken boXa suretindeki gök tanrjsjnjn doXumla ve bitkilerin 

hayatjyla ilgili iケlevidir. ... Sümer dilinde me "erkek, eril" demektir ama aynj

zamanda "gök" anlamjna da gelmektedir. Hava durumu (gök gürültüsü, fjrtjna, 

yaXmur) tanrjlarj ve üreme tanrjlarj (boXa) göksel özerkliklerini, mutlak 

egemenliklerini kaybederler. Her birine bir Ulu Tanrjça eケlik eder hatta onun 

egemenliXi altjna girerler; Ulu Tanrjça evrensel doXurganljXj saXlar. ilk baケlardaki 

gök tanrjlarj gibi evrenin doXumunu saXlayan tanrjlar deXildir artjk, yalnjzca 

biyolojik anlamda dölleyen ve üreten tanrjlardjr. Kutsal evlilik onlarjn en önemli 

özellikleri haline gelir. Bu nedenle bu tanrjlara hemen hemen bütün bereke t 

tapjmlarjnda özellikle de toprak tapjmlarjnda rastlarjz; buna karケjn, bu tapjmlarda 

hiçbir zaman baケ rolde deXildirler; baケ rolde olan ya Ulu Ana'djr ya belirli 

dönemlerde ölen sonra yeniden canl anan bitki tanrjsj ya da bir "oXul"dur. 

BoXanjn boynuzlarj, en eski zamanlardan beri, hilale benzetilmektedir ve ayla 

iliケkilendirilmektedir. ... sjXjr ya da boXa biçimli putlar, genelde Ulu Ana tapjmjyla (= 

ay tapjmj) ilgilidirler ve neolitik çaXda çok yaygjndjr. ... DoXurganljkla ilgili olan her 

ケey, dolaylj ya da doXrudan biçimde, Ay-Su-Kadjn-Toprak yörüngesine girmektedir. 

29. Yahve 

Ulu Tanrjçalarla gerçekleケtirdikleri sayjsjz evliliXe karケjn özerkliklerini korumayj

baケaran yaXmur ve bereket tanrjlarj hükümdarljk çizgisinde ilerleyebilen tanrjlar 

olmuケladjr; asalarjnj, gök gürültülerini ve üreme güçlerini k orumuケlar böylece 

evrensel düzenin garantörleri, kurallarjn bekçileri ve yasanjn kiケileケmiケ halleri 

olmuケlardjr. Zeus ve Jüpiter bu türden tanrjlardjr. 

ibranilerin yüce tanrjsjnjn "evrimi" de aケaXj yukarj buna koケut bir çizgide ilerler. ... 

Yahve gücünü fjrtjna aracjljXjyla gösterir; gök gürültüsü onun sesidir ve ケimケek 

Yahve'nin "ateケi" ya da ☜oklarjdjr☝. israil'in 'Rabb'i, Musa'ya yasalarj ileteceXi zaman 

kendisini gök gürlemeleri, ケimケekler ve daX üzerindeki koyu bir bulutla gösterir. 

30. Dölleyiciler Gök Tanrjlarjnjn Yerini Aljyor 

Ural-Altay halklarj, günümüzde hala büyük gök tanrjlarjna at kurban etmektedirler. 

... At kozmosla özdeケleケtirilir ve kurban töreni yaradjljケ eylemini simgeler (yani 

yeniden canlandjrjr). ... ☜Ölümsüz olduk, jケjXj gördük, tanrjlarj bulduk.☝ Bu 

erginlemenin sjrrjna erenler, ikinci ölümü ye nerler ve artjk ölümden korkmazlar. 

Erginlenme, ölümsüzlüXün keケfi, insan durumundan tanrjsal duruma geçiケ demektir. 

18

ÖlümsüzlüXün keケfinin yaradjljケ eyleminin tekrarjyla örtüケmesi önemlidir; kurban 

verenler, insanljktan kurtulur ve kozmogoni ritüeliy le ölümsüz olu r. 

... yaradjljケ eyleminin dramatik niteliXidir: Kozmos, yüce tanrj tarafjndan ex nihilo 

yaratjlmaz; bir tanrjnjn, ezeli bir canavarjn, üstün bir insanjn, ya da ezeli bir 

hayvanjn (iranljlarjn Ekadat boXasj) kurban edilmesiyle (ya da kendini kurban 

etmesiyle) meydana gelir. Bu mitlerin kö keninde gerçekten ya da alegorik biçimde 

insan kurban etme töreni bulunmaktadjr. ... Ezeli bir canljnjn kurban edilmesiyle 

kozmogoninin saXlanmasjndaki dramatik yapj, bu tür kozmogonilerin ☜ilk☝ olmadjXjnj

ama büyük bir kjsmj tarihöncesi dönemde gerçekleケmiケ uzun ve karmaケjk bir din ve 

büyü sürecinin,evrelerini temsil ettiXini ortaya koymaktadjr. 

 

ikizlerin, bir tanrjyla bir ölümlünün, özellikle de bir gök tanrjsjyla bir ölümlünün 

birleケmesinden meydana geldiXine olan inanç oldukça yaygjndjr. 

Dionysos, Zeus'un oXludur ve Yunanistan'jn dinsel tarihine giriケi, manevi alanda 

gerçek bir devrim olarak nitelendirilir. ... Büyük dinsel akjmlar, Ege☂nin ve DoXunun 

gizli topluluklarj bu tür bitki tanrjlarj etrafjnda belirginleケirler; bu tanrjlar öncelikle, 

dramatik tanrjlardjr;· insanjn kaderini paylaケjrlar, onun gibi tutkularj vardjr, insanlar 

gibi acj çekerler ve ölürler. Hiçbir tanrj insana bu kadar yakjn deXildir. Dioskurlar, 

insanljXa yardjm eder ve insanljXj korurlar; "kurtarjcj" tanrjlar insanljXjn acjlarjnj

paylaケjr, ölür ve yeniden dirilirler. 

31. Gök Simgeleri 

DaX, göXe yakjndjr ve bu nedenle çift yönlü bi r kutsalljXa sahiptir: bir yandan aケkjn 

mekanjn simgesini pay1aケjr ("yüksek," "dikey," "yüce" vb). Öte yandan atmosf er 

hiyerofanilerinin kendilerini gösterdikleri en uygun yerdir ve bu nedenle tanrjlarjn 

evidir. Her mitolojide kutsal bir daX vardjr. ... DaX, genelde, gökle yerin birleケtiXi 

yer olarak kabul edilir. 

Gökle yerin birleケtiXi nokta olmasj dolayjsjyla "daX" dünyanjn merkezindendir ve 

büyük bir olasjljkla dünyanjn en yüksek daXjdjr. ,Bu nedenle kutsal bölgeler -"kutsal 

yerler," tapjnaklar, saraylar, kutsal ケehirler- "daXlarla" özdeケleケtirilirler ve 

"merkez"dirIer, yani büyülü bir biçimde kozmik daXjn zirvesiyle bütünleケirler. ... 

islamiyet☂e göre, dünyanjn en yüksek yeri Kabe'dir; çünkü Kutup yjldjzj, buranjn 

tam olarak dünyanjn merkezinde bulunduXunu kanjtlamaktadjr. 

Sümer dilinde zigguratjn karケjljXj olarak U-nir (daX) sözcüXü kullanjljr ve Jastrow, bu 

sözcüXü, ケöyle yorumlamjケtjr: ☜çok uzaklardan görülebilen.☝ Ziggurat, "kozmik bir 

daXdjr" ve kozmosun simgesel imgesidir; 7 kat göXün 7 katjnj temsil eder. 

Yüksek bölgeler kutsaldjr. GöXe yakjn olan her ケey aケkjn olana farklj yoXunluklarla 

bulaケjr. "Yükseklik," "üstünlük" aケkjn, insanüstü olanjn özellikleridir. Her 

"yükselme," belli bir seviyeden kopuケtur, öteki dünyaya geçiケtir; dindjケj mekan ve 

insanljk durumunun aケjlmasjdjr. ... "Yükselme" simgelerinin çeケitliliXi ve zenginliXi, 

yalnjzca görünüケte karjケjktjr; bir bütün olarak bakjldjXjnda, tüm ayinler ve simgeler, 

"yüksekliXin" kutsal olmasjyla, yani göXün kutsalljXjyla açjklanmaktadjr. insan olma 

durumunu aケmak, kutsal bir bölgeye (tapjnak, sunak) dahil olmak, ayinle 

19

kutsallaケmak, ölümle kutsalljk kazanmak en somut ifadesini, "geçiケle," "çjkjケla," 

"yükseliケle " bulur. 

32. Yükselme Mitleri 

Ölüm, insan olma durumunu aケma ve "öteki dünyaya" geçme demektir. ... Asur 

dilinde "ölme" eylemi için genelde kullanjlan ifade ☜daXa tutunmak☝tjr. ... Güneケ

daXlarda batar ve ölünün öteki dünyaya giderken izleyeceXi yol da bu yol olmal jdjr. 

Kimi zaman bir ip, kimi zaman bir aXaç ya da bir merdiven aracjljXjyla göXe 

"yükselme" motifi, beケ kjtaya da yayjlmjケ bir motiftir. 

33. Yükselme Ayinleri 

Ural-Altay halklarjnjn クamanlarj, göXe yolculuklarjnda ve ケaman erginleme 

törenlerinde aynj ayini tekrar ederler. "Yükselme," kimi zaman olaXan adaklarjn 

çerçevesinde, ケaman kurbana (kurban edilen atjn ruhuna) Yüce Tanrj Bay-Ülgen'e 

kadar eケlik eder; kimi zaman da hastalarjn büyüyle tedavileri çerçevesinde 

gerçekleケtirilir. Atjn kurban edilmesi, Ural-Altay topluluklarjnjn en önemli dinsel 

törenidir ve iki ya da üç gece süren bir törenle yjlda bir kez gerçekleケtirilir. 

Bu ayinin amacj, kurban edilen atjn ruhunu ... yakalamaktjr; çünkü ケaman 

kendisine yaklaケtjXjnda kaçtjXj düケünülmektedir. Ruhu yakalayjp getirdikten sonra 

ケaman, kazj serbest bjrakjr ve atj tek baケjna kurban eder. 

Törende kullanjlan kayjn aXacjna tjrmanma, dünyanjn merkezinde bulunan mitsel 

aXaca tjrmanmayla aynj anlama gelir. Çadjrjn tepesindeki delik, kutup yjldjzjnjn 

parladjXj açjkljkla örtüケür; 

34. Yükselme Simgeleri 

islam geleneXine göre, Muhammed Kudüs tapjnaXjndan göXe kadar yükselen bir 

merdiven görür (tam bir ☜merkez☝dir); merdivenin saXjnda ve solunda melekler 

bulunmaktadjr ve iyi insanlarjn ruhlarj bu merdivenden Tanrjya çjkmaktadjr. 

Tüm mistik anlayjケlar ve yöntemler, göXe çjkjケ konusunu kullanjrlar. ... Hintli Yogiler 

ve simyacjlar, havalarda uçarlar ve çok uzak mesafeleri birkaç dakikada aケarlar. 

Uçmak için kanatlar edinmek, insanjn kendi kaderini aケmasjnjn simgesidir; havaya 

yükselme kapasitesi, hakikate ne kadar yakjn olunduXunu gösterir. 

35. Sonuçlar 

Yüce Varljklar, "yaratjcj," "iyi," "ebedi" dirler ("yaケljdjrlar"), kurallarjn bekçisi ve 

kurumlarjn kurucularjdjrlar. 

Yüce Varljklarjn ve gök tanrjlarjnjn ☜'tarihinde,☝ tüm insanljXjn din deneyimi 

açjsjndan son derece kayda deXer bir olayj gözlemleyebiliriz: bu tanrjsal figürler 

zamanla tapjm içinde yok olmaktadjrlar. Hiçbir yerde önemli bir rol kazanamamakta 

veya uzaklaケmakta ya da baケka dinsel güçlere yerlerini bjrakmaktadjrlar: atalar 

tapjmj, doXa ruhlarj ve tanrjlarj, bereket ruhlarj, Ulu Tanrjçalar vb. Bu tanrjlarjn, 

yerlerini, her zaman daha somut, daha dinamik ve daha üretken (örneXin güneケ, 

20

Ulu Ana, eril tanrj vb) tanrjlara ya da dinsel temsilcisi ya da daXjtjcjdjr; yani yaケamjn 

temsilcisi ya da daXjtjcjsjdjr. 

Fjrtjna tanrjsj "dinamik" ve "güçlüdür," ☜boXa☝djr, "dölleyici"dir, pek çok miti vardjr 

ve tapjmlarj görkemlidir -ama artjk ne evrenin ne insanjn "Yaratjcj"sjdjr; artjk her 

ケeyi bilen tanrj deXildir; kimi zaman yalnjzca Ulu Tanrjça'njn eケi konumuna 

indirgenir. Samilerin Mesihçi, peygamberci ve tektanrjlj dilsel devrimleri sonucu 

ortaya çjkan, oldukça görkemli ve kanlj bir tapjma sahip olan (kurbanlar, orjiler vb), 

dramatik epifaniler açjsjndan zengin, sefahat düケkünü ulu erkek tanrj, bu fjrtjna 

tanrjsjna karケjt olarak yaratjlan bir tanrj figürüdür. 

Pek çok durumda gök tanr jsj yerini güneケ tanrjsjna bjrakjr. Güneケ, toprak üzerindeki 

bereketin daXjtjcjsj ve yaケamjn koruyucusu durumuna düケer. 

Bazj gök tanrjlarj, dinsel anlamda güncelliklerini korurlar ya da hükümdara, tanrjlara 

dönüケerek daha da güçlenirler. Tanrjlar arasjnda üstünlüklerini en iyi koruyan 

tanrjlar bunlardjr (Zeus" Jüpiter, T'ien) ve bu tanrjlar zamanla tektanrjlj din 

devrimlerine zemin oluケturmuケlardjr (Yahve, Ahura Mazda). 

"Yüksekte" olan ☜yükselmiケ☝ olan hangi din sisteminde olursa o lsun aケkjn olanj

temsil etmeyi sürdürür. Tanrjsal "biçimler" deXiケebilir; asljnda bunlarjn insanjn 

zihnindeki "biçimler" olarak ortaya çjkmalarj olgusu onlarjn bir tarihleri olduXu ve 

belli bir seyirleri olduXu anlamjna gelir; fakat gökyüzünün kutsal anlamj her yerde 

ve her durumda canlj bir fikir olarak kaljr. 

III. BÖLÜM

GÜNEク VE GÜNEク TAPIMLARI

36. Güneケ Hiyerofanileri ve Rasyonalizasyon 

Bir zamanlar, yani din tarihinin kahramanljk çaXlarjnda güneケ tapjmjnjn tüm insanljk 

tarafjndan bilindiXine inanjljrdj. ... \.ma "güneケ tapjmj" olarak adlandjrjlan tapjm 

ancak Mjsjr'da, Asya'da ve eski Avrupa'da belli bir baケarj yakalayjp geliケim 

göstermiケ ve Mjsjr☂da gerçek bir atjljm yapmjケtjr. 

Güneケ tapjmjnjn Atlantik ötesinde y alnjzca Peru'da ya da Meksika'da geliケmiケ

olmasjnj, yani yalnjzca belli bir siyasal örgütlenmeye sahip "uygar" halklarda 

geliケmiケ olmasjnj dikkate aljrsak, güneケ hiyerofanilerinin üstünlüXü ile "tarihsel" 

geliケmeler arasjnda bir uyum olduXunu görebiliriz. Güneケin; krallar, kahramanlar ve 

imparatorlar sayesinde "tarihin ilerlediXi" yerlerde hüküm sürdüXünü söyleyebiliriz. 

Bizim bu konuda saptamak istediXimiz olgu, Aristoteles'ten bu yana geliケen 

düケüncelerin yönünün, güneケle ilgili hiyerofanileri bütünüyle algjlamamjzjn 

körelmesine neden olduXudur. 

37. Yüce Varljklarjn "Güneケle Özdeケleケmesi" 

Korunmak (rakip güçlere, kötü kadere vb kar ケj) ve yaケamak (bereket büyüsüyle 

varljXjnjn süreceXini güvence altjna almak vb) için insan baケka dinsel "biçimlere" 

doXru çekilmiケtir ve zamanla bunlara baXlanmjケtjr: atalar, kahramanlar, ulu 

21

tanrjçalar, büyüsel dinsel güçler (mana vb), kozmik bereket merkezleri (ay, sular, 

bitkiler vb). 

Samoyedler güneケin ve ayjn, Num'un (Gök) gözleri olduXunu söylerler: güneケ iyi 

göz, ay kem gözdür. 

38. Afrika, Endonezya 

GöXün Yüce VarljXjnjn güneケle özdeケleケtirilmesi Afrika'da sjk görülen bir olaydjr. Pek 

çok Afrika halkj "Yüce VarljXa" "güneケ" adjnj verir. 

39. Mundalarda Güneケle Özdeケleケtirme 

40. Güneケ Tapjmlarj

41. Güneケten Gelen Soy 

insan soyunu yaratan güneケ miti ve güneケ tanrjsjyla, belli bir sjnjftan gelen insanlar 

arasjndaki -soy ve aile- iliケkileri kayda deXer olgulardjr. Ama bu yalnjzca güneケ

tanrjsjna özgü 'bir ayrjcaljk deXildir. Daha sonraki bölümlerde saptayacaXjmjz gibi 

herhangi bir kozmik bölge, -sular, yer, bitkiler- hiyerofanilerin diyalektiXi nedeniyle 

insan ,soyunu üretme iケlevi kazanabilir; bu kozmik bölgelerden her birinde insan, 

mutlak gerçeklik ile yaケamjn ve canlj varljklarjn kaynaXj olan ana rahmini 

özdeケleケtirilebilir. 

Güneケ, dölleyici tanrjya ve "özel bir yaratjcjya" dönüケür, bazj insan topluluklarjnjn, 

bazj ailelerin, bazj ケeflerin ya da hükümdarlarjn tekeli altjna girer. ... Avustralya'da 

insanlar ve güneケ arasjndaki iliケkiler baケka bir düzlemde de geçerlilik kazanabilir; 

insan erginleme törenleri aracjljXjyla güneケle özdeケleケir. Adayjn baケj kjrmjzjya 

boyaljdjr, saçlarjnj ve sakaljnj kazjtmjケtjr, simgesel bir biçimde "ölür" ve ertesi gün 

güneケle birlikte yeniden doXar; bu erginleme sahnesi, adayj Yaratjcjnjn oXlu güneケ

kahramanj Grogoragalli'yle özdeケleケtirir. 

42. Hiyerofant ve Psikopomp Güneケ (Hiyerofant :1. Özellikle Eski Yunanda kutsal sjrlarjn 

veya törenlerin resmi açjklayjcjsj; erginleyen veya yöneten rahip. 2. Kutsal sjrlarjn açjklayjcjsj; 

ezoterik bir ilkenin yorumlayjcjsj -Psikopomp : Ruhu ölüler alemine götüren rehber; yaケayan bir 

kiケinin ruhunun manevi rehberi) 

...erginlenecek adayj, Yüce VarljXjn oXlu güneケ kahramanjyla özdeケleケtirmek 

isterler. Erginlenmeyle insan, bir biçimde Yüce VarljXjn OXlu olur; daha doXrusu, 

güneケ olarak yeniden doXmak üzere ölüm "ayini"ni yaparak yeni den bu varljXa 

dönüケür. ... Grogoragalli, erginliXe çoktan ulaケmjケ biri olarak, yani ölümü ve diriliケi 

tanjmjケ, "güneケleケmiケ" biri olarak Yüce VarljXjn yanj sjra her ölünün ruhunu temsil 

eder. Böylece güneケ, her sabah yeniden dirilen "ölümü n" ilk örneXi olur. 

Aydan farklj olarak güneケ, ölmeden cehennemden geçme ayrjcaljXjna sahiptir. 

... ölümsüz olsa da güneケ her gece ölüler kralljXjna iner; kimi zaman beraberinde 

insanlarj da götürür; ama güneケ batarken bu insanlar ölürler; ama güneケ aynj

zamanda cehennemde ruhlarjn rehberliXini yapar ve ertesi gün onlarj gün jケjXjna 

ulaケtjrjr. Güneケin "ölüme götüren" psikopomp ve hiyerofant olarak ikili bir görevi 

22

vardjr. Bu çift yönlülükten Yeni Zelanda'da ve Yeni Hebrid☂lerde güneケin batjケjnj

izleyen kimsenin öleceXi inancj doXmuケ tur. Güneケ, peケinden sürükler; ölülerin 

ruhlarjnj batjdaki "güneケ kapjsjnda" psikopomp olarak nasjl kolayljkla 

yönlendiriyorsa, yaケayanlarjn ruhlarjnj da aynj kolayljkla "içine çeker". ... 

Polinezya'daki öteki adalarda yerin en batj köケesi, "ruhlarjn atladjXj yer" olarak 

adlandjrjljr. 

Kahraman ya da ergin ve doXal yolla ölen arasjndaki dikotomi, din tarihinde önemli 

bir yere sahiptir. 

Dünyanjn çeケitli bölgelerinde, ケeflerin doXrudan güneケten geldiklerine 

inanjlmaktadjr; Polinezyalj ケefler, Natchez ve inka topluluklarjnjn ケefleri, Hitit krallarj

("Güneケim" olarak nitelenirler) ya da Babil krallarj, ... ya da Hint krallarj "Güneケ," 

"Güneケin OXlu," "Güneケin torunlarj" sjfatlarjna ya da adlarjna sahiptirler. 

43. Mjsjr Güneケ Tapjmlarj

Mjsjr dini kadar hiçbir din güneケ tapjmjnjn etkisinde kalmamjケtjr. 

44. Klasik DoXuda ve Akdeniz'de Güneケ Tapjmlarj

Güneケ, Yunanistan'da, italya'da ancak ikinci sjrada gelir. Roma'da, güneケ tapjmj, 

imparatorluXa, doXulu gnostikler aracjljXjyla girmiケ ve imparatorlar tapjmjnjn yanj

sjra, bu imparatorlukta yabancj bir tapjm olarak oldukça yapay bir geliケim 

göstermiケtir. 

45. Hindistan: Güneケin ÇeliケikliXi 

Sükta Puruケa'ya göre, güneケ, kozmik dev Puruケa'njn gözünden doXmuケtur; öyle ki, 

ölünce insanjn bedeni ve ruhu kozmik deve, gözü ise güneケe gitmektedir. 

... güneケin, aynj din içinde bile, "çeliケkili" demesek bile "farklj" düzlemlerde 

deXerlendirilebilmesidir: ÖrneXin Budha. Budha, ... Evrenin Hükümdarj niteliXiyle 

güneケle özdeケleケtirilmiケtir. ... Bununla birlikte Budizmde de tüm Hint mistik 

dinlerinde olduXu gibi, güneケ, baケrolde deXildir. 

46. Güneケ Kahramanlarj, Ölüler ve Seçilmiケler 

... insanlarj tekerleklere baXlama adeti, yjljn bazj akケamlarj (kjケ gündönümleri 

sjrasjnda) tekerleklerin kullanjlmasjnjn yasaklanmasj Avrupa'daki köy topluluklarjnda 

hala varljXjnj sürdüren adetlerdir (Fortuna, "çarkjfelek," "yjl çarkj" vb). ... tarih 

öncesi ritüel arabalarjn, güneケin hareketini yinelemek için üretildiXini ve bugünün 

arabalarjnjn ilk örneXi olarak kabul edilebileceklerini belirtebiliriz. 

... özellikle Kuzey ülkelerinde, kjケ gündönümüne doXru günlerin kjsalmasj, güneケin 

bir gün söneceXi kaygjsjnj getirmektedir. ... Meksikaljlar, sürekli olarak güneケe 

mahkumlarj adayarak, güneケin sürekliliXini saXlamak isterler; çünkü kanjn, güneケin 

tükenen enerjisini yenileyeceXine inanjrlar. 

Bu güneケ kahramanlarjna Afrikalj çobanlarda (Hotantolar, Herrerolar, Masailer); 

Türk-MoXollarda (örneXin kahraman Gesser Han), Yahudilerde (クimケon) ve özellikle 

de tüm Hint-Avrupa halklarjnda rastlarjz. 

23

IV. BÖLÜM

AY VE AYIN GiZEMi

47. Ay ve Zaman 

Güneケ her zaman olduXu gibi aynj kaljr ve asla bir "oluケum" içine girmez. Oysa ay, 

büyür, küçülür, kaybolur, tüm evrene hükmeden oluケum, doXum ve ölüm yasasjna 

boyun eXer. insan gibi ayjn da duygusal bir "tarihi" var djr; çünkü insan gibi ayjn da 

ölümle noktalanan çöküケ dönemi vardjr. Ay üç gece boyunca yjldjzlj gökte 

görünmez. Ama bu "ölümün" ardjndan yeniden doXuケ gelir: "yeni ay". Ayjn 

karanljklara gömülmesi kesin bir son deXildir. 

Sürekli olarak ilk biçime geri dönmek, bu sonsuz döngüsellik, ayjn, yaケamjn 

ritimlerini mükemmel bir biçimde temsil eden bir gök cismi olmasjna neden 

olmuケtur. ... Ayjn evreleri, ancak çok sonra keケfedilecek astronomik zamandan ayrj

bir zaman kavramjnjn oluケmasjna neden olur. Buzul çaXjndan beri ayjn evrelerinin 

büyüsel anlamj ve erdemleri bilinmektedir. ... Zaman, her yerde ay evreleri 

aracjljXjyla ölçülür. Günümüzde avcjljk ve toplayjcjljkla geçinen bazj göçebe halklar 

hala ay takvimini kullanmaktadjrlar. ... Bu eski ölçümün Avrupa'daki halk 

inanjケlarjnda izleri hala sürmek tedir; bazj bayramlar gece kutlanjr; örneXin Noel 

gecesi, Paskalya, Pentekost, Aziz Yuhanna Günü. 

Ayjn evreleri aracjljXjyla kontrol edilen ve ölçülen zaman "canlj" bir zamandjr. 

Sürekli biyokozmik bir görüngüye -yaXmur ya da batakljklar, tohumlar ya da adet 

dönemlerine- gönderme yapar. ... Ayjn ☜erdemlerini☝ kabul eden "ilkel zihniyet" bu 

görüngüler arasjnda, belli bir yakjnljk iliケkisi kurar ya da bunlarj birbirine eケdeXer 

kjlar. ... ilkel insan, gök cisminin dönemsel deXiケim yasasjnj iç güdüsel olarak fark 

etmemiケ olsaydj, bunlarjn yapjsal koケutluklarj ya da iケlevsel benzerlikleri 

keケfedilemezdi. 

... bitkiler ölüm, yeniden doXum, jケjk ve karanljk (kozmik bölgeler olarak kabul 

edilirler), doXurganljk ve bolluk düケüncelerini çaXrjケtjrjr vb. Tek yönlü ya da 

soyutlanmjケ bir simge, amblem ya da etki yoktur. "Her ケey birbirine baXljdjr," her 

ケey birbiriyle ilgilidir ve kozmik yapjya sahip bir bütünün parçasjdjr. 

48. Ay Epifanilerinin Birbiriyle Dayanjケmasj

Bu tür bir bütün elbette, incelemeyle ilerlemeye aljケmjケ bir zihniyetin 

kavrayabileceXi bir olgu deXildir. Modern insan sezgileriyle, herhangi kozmik bir 

gerçekliXin (yani kutsalljXjn) arkaik insanlarjn zihniyetinde uyandjrdjXj zengin 

ayrjntjlarj ve armoniyi anlayamaz. Eski insanlar için, bir ay simgesi (muska, 

ikonografik bir iケaret) tüm kozmik düzl emlerde et kili olan ay güçlerini tümüyle 

belirleyip bünyesinde toplamakla kalmaz aynj zamanda ayinin etkisiyle insanjn 

yaケam gücünü çoXaltarak, onu daha gerçek kjlarak ve ölümden sonra ona mutlu bir 

kader saXlayarak insanj bütün bu güçlerin bünye sinde yeniden oluケturur. ... her 

arkaik dinsel eylemin (yani anlamlj her eylemin) ortaya koyduXu bütünleケtirmeci 

niteliXi sürekli olarak vurgulamak durumundayjz. 

ilkel insanlarjn zihniyetinde oluケan benzerlikler, simgeler aracjljXjyla yönlendirilirler; 

örneXin, ay ortaya çjkar ve kaybolur; sümüklüböcek boynuzlarjnj gösterir ve 

24

kaybeder; ayj mevsimsel olarak görünür ve kaybolur; Meksika'njn kadim dininde ay 

tanrjsj 'Tecciztecatl☂jn, bir sümüklüböceXin kabuXunun içinde temsil edildiXi gibi 

sümüklüböcek de, ay teofanisinin mekanj olur: Bir muska olur; ayj, insan soyunun 

atasj olur çünkü ayla aケaXj yukarj aynj hayatj yaケayan insan, ancak bu gök cisminin 

özünden ya da büyüsel gücünden yaratjlabilir. 

Ay hiyerofanilerinin bu kadar çok olmasjnjn nedenini bir kaç kelimeyle özetlemek 

istersek, belirli araljklarla yinelenen yaケamj temsil ettikleri söylenebilir. Ayjn tüm 

kozmik, büyüsel ya da dinsel deXerleri onun varljk kipiyle açjklanjr, yani ay sürekli 

yenilendiXi için "canljdjr" ve tükenmez. Arkaik insanlarjn, ayjn kozmik kaderini 

keケfetmeleri, antropolojinin temelini oluケturur. insan ayjn "yaケamjnj" keケfeder; 

çünkü onun da yaケamjnjn tüm canlj organizmalar gibi bir sonu vardjr; ama "yeni ay" 

aracjljXjyla yenilenme arzusunun ☜yeniden doXuケ☝ umutlarjnjn gerçekleケebileceXi 

inancjnj verir. 

Kutsal bir nesne, biçimi ya da yapjsj ne olursa olsun, mutlak gerçekliXin ortaya 

koyduXu ya da bu gerçekliXin bir parçasj olduXu için kutsaldjr. Her dinsel nesne her 

zaman bir ケeyin, kutsaljn ☜vücut bulmasjdjr☝. Bunu, var olma mekanlarjyla -örneXin 

gök, güneケ, ay, toprak vb- ya da biçimiyle (yani simgesiyle, örneXin spiral￾sümüklüböcek) ya da bir hiyerofaniyle (kutsallaケmjケ bir yer, bir taケ; ayin aracjljXjyla, 

baケka bir nesneyle ya da "kutsal" bir kiケiyle temasj sonucunda "kutsanan" 

"kutsallaケan" herhangi bir nesne) vücut bulur. 

DoXal olarak ay da ay olduXu için bir tapjma sahip olmamjケtjr, kutsalj ortaya 

koyduXu için, yani ifade ettiXi tükenmez yaケamla ve gerçeklikle, bünyesinde 

yoXunlaケan güçle bir tapjma sahip olur. 

49. Ay ve Sular 

Belirli ritimlerin etkisi altjnda kaldjklarj (yaXmur, gelgit), canljlarjn büyümesini 

saXladjklarj için sular ayjn etkisi altjndadjr. "Ay sulardadjr" ve "yaXmur aydan gelir" 

bunlar Hint inanjケlarjnjn belli baケlj ana motiflerindendir. 

Tüm ay tanrjlarj, az ya da çok suyla ilgili niteli klere ya da iケlevlere sahiptir. 

En eski zamanlardan beri, ay deXiケtiXinde yaXmur yaXdjXj gözlenmiケtir. 

Tufan, ayjn öldüXü üç günlük karanljk "ölüm" dönemine denk gelir. ... Tufan, 

yalnjzca yjpranmjケ ve tükenmiケ biçimleri yok eder, ama ardjndan her zaman yeni bir 

insan soyu ve yeni bir tarih doXar. 

50. Ay ve Bitkiler 

Ay, yaXmur ve bitkiler arasjndaki iliケkiler, tarjmjn keケfinden çok önce 

gözlemlenmiケtir. 

Ay ile bitkiler arasjndaki organik baX, pek çok bereket tanrjsjnjn aynj zamanda ay 

tanrjsj olmasjna yol açacak kadar güçlü bir baXdjr. 

25

Afrika Pigmelerinde, Pe adjnj verdikleri ay, "üreme ilkesi ve bereket anasj" olarak 

kabul edilmektedir. Yeni ay bayramj, tamamen kadjnlara aittir, güneケ bayramj da 

erkeklere aittir. Ayjn aynj zamanda "ruhlarjn sjXjnaXj ve annesi" olmasj nedeniyle 

kadjnlar, ayj kutlamak için kendilerini kile ve bitki özsularjna bularlar, böylece ruhlar 

ve ay jケjXj gibi bembeyaz olur. ... ☜Yaケayanlarjn Annesi☝ aydan, ölülerin ruhlarjnj

uzaklaケtjrmasj, bereket vermesi, kabileye yeni çocuklar, baljk, av ve meyve 

getirmesi istenir. 

51. Ay ve Bereket 

Bitkiler gibi hayvanlarjn da, bereketli olmasj için aya gereksinimleri vardjr. ... 

boynuz yeni ayjn imgesinden baケka bir ケey deXildir; öküz boynuzlarjnjn, hilale 

benzedikleri için ay simgesi olduXuna kuケku yoktur; bu nedenle iki boy filiz, gök 

cisminin mükemmel evrimini temsil eden tam hilali temsil ediyor olmaljdjr. 

Bazj hayvanlar, ayjn kaderini, biçimleriyle ya da varljklarjyla çaXrjケtjrdjklarj için "ay 

simgesi ya da temsilcisi" olmuケlardjr. ... kabuXunda bir gözüküp bir kaybolan 

sümüklüböcek; kjケjn ortadan yok olan ve baharda yeniden ortaya çjkan ayj; suyun 

yüzeyinde bir görünüp bir kaybolan kurbaXa, ayda görünen ya da kavmin efsanevi 

atasj olan köpek, bir görünen bir kaybolan ve ayjn göründüXü günler kadar halkasj

olan (bu efsaneye Yunan geleneXinde de rastlarjz) ya da "tüm kadjnlarjn eケi" olan ya 

da kabuk deXiケtiren (yani dönem dönem kendini yenileyen, yani "ölümsüz" olan) 

yjlan vb. 

..ay tüm bereketin kaynaXjdjr ve adet dönemlerini düzenler. KiケileケtirildiXinde 

"kadjnlarjn efendisi" olur. Pek çok halk, ayjn, bir erkek ya da bir yjlan kjljXjna girip, 

kadjnlarjyla birleケtiXine inanmjケtjr, buna hala inananlar vardjr. Bu nedenle, örneXin 

Eskimolarda, genç kjzlar gebe kalacaklarj korkusuyla aya bakmazlar. Avustralyaljlar 

ayjn, Don Juan kjljXjnda yere inerek, kadjnlarj gebe bjraktjktan sonra terk ettiXine 

inanjrlar. Aynj mit, Hintliler arasjnda da çok yaygjndjr. 

Hindistan'da, çocuXu olmasjnj isteyen kadjnlar kobraya taparlar. 

Kuケkusuz kadjnlarjn adet görmesi, ayjn kadjnlarjn ilk eケi olduXu mitinin yayjlmasjna 

katkjda bulunmuケtur. ... Yjlanjn erkek cinsel organjna benzerliXi yjlan-ay özdeケliXini 

çürütmek bir yana doXrular. 

52. Ay, Kadjn ve Yjlan 

Kadjnla yjlan arasjndaki iliケki çok anlamlj ve çok çeケitlidir, ama hiçbir biçimde 

yalnjzca basite indirgenmiケ bir cinsellik simgecilikle açjklanamazlar. Yjlanlarjn temsil 

ettiXi pek çok anlam vardjr ve bu özelliklerinin en önemlileri arasjnda "yenilenme" 

özelliXi kabul edilir. Yjlan "dönüケen" bir hayvandjr. 

Yjlan, aydan geldiXi, yani "sonsuz" olduXu, yeraltjnda yaケadjXj, ölülerin ruhlarjnj

(baケka ケeylerin yanj sjra) canlandjrdjXj için tüm sjrlarj bilir, bilgeliXin kaynaXjdjr ve 

geleceXi görür. 

Ulu Tanrjçanjn niteliklerinden biri olarak yjlan ay doXasjnj korur(döngüsel 

yenilenme) ve onu yer doXasjyla birleケtirir. Belli dönemlerde ay yerle 

26

özdeケleケtirilmiケtir; yer, yaケayan tüm canljlarjn rahmi olarak kabul edilmektedir. ... 

Ulu tanrjçalar, ayla ve yerle ilgili pek çok özelliXi bünyelerinde birleケtirmiケlerdir. 

Ayrjca, bu tanrjçalarjn aynj zamanda cenaze tanrjçalarj olmalarj nedeniyle (ölüler 

yenilenmek ve yeni bir biçime kavuケmak için ya yerin altjna giderler ya da aya 

giderler); yjlan bir cenaze hayvanj olmuケ ve ölülerin, atalarjn ruhlarjnj

canlandjrmjケtjr vb. 

53. Ay Simgeleri 

Yjlanjn bu çeケitli simgeciliklerinden çjkan sonuç onun ayla ilintili kaderidir, yani onun 

bereket, yenilenme ve baケkalaケjmla ölümsüzlüXe kavuケma güçleridir. 

YaXmur-ay-bereket -kadjn-yjlan -ölüm-yenilenme bütünüyle karケjlaケtjXjmjz gibi 

daha az parçalj baケka bütünlerle de karケjlaケjrjz, örneXin yjlan-kadjn-bereket ya da 

yjlan-yaXmur-bereket ya da kadjn-yjlan-büyü vb gibi. Mitolojiler, bu ikincil 

☜merkezler☝ etrafjnda geliケirler; bunlar en küçük parçada bile kendini hissettiren ilk 

özgün bütünü gölgede bjrakabilirler. 

Her kutsal nesne ve her simge gibi, 'sular ve yjlanlar hem kendisi hem de baケka bir 

ケey olma paradoksunu yaケarlar; bu durumda hem su ya da yjlan, hem de aydjrlar. 

54. Ay ve Ölüm 

Ölüm, ... bir son deXil varljk düzleminin -genelde geçici olarak- deXiケimidir. Ölü, 

baケka bir yaケam "biçimine" dahil olur. Bu nedenle, "ölümdeki yaケam" ayjn ☜tarihiyle☝

deXerlenir ve geçerli kjljnjr ve tarjmjn keケfiyle daha da ünlenen yer -ay eケleケmesiyle 

ölüler aya giderler ya da yenilenmek ve yeni varljXjna gerekli güçleri kazandjrmak 

için yere geri dönerler. Bu nedenle pek çok ay tanrjsj aynj zamanda yeraltj ve 

cenaze tanrjsjdjr. Pek çok inanjケ ta ay ölüler ülkesi olarak kabul edilir. Kimi zaman

ölümden sonra ayda dinlenme hakkj yalnjzca siyasal ya da dinsel önderlere verilir. 

Plutarkhos'a göre insan üç öXeden oluケur, beden (soma), ruh (psyche) ve akjl 

(nous); iyilerin ruhlarj ayda arjnjrken, bedenleri yerde, akjllarj güneケte kaljr. 

Akjl-ruh ikiliXi, ölümden sonraki ay-güneケ ikiliXiyle örtüケür. ... Plutarkhos'a göre, 

insan iki kere ölür: ilki Demeter'in, ülkesi yeryüzünde, beden ... bütününden ayrjljp, 

toz olunca gerçekleケir (bu nedenle Atinaljlar, ölülere "demetreioi" derler); ikincisi 

psyche, nous☂dan kopunca veya tözüyle karjケjnca Persephone'nin ülkesi olan ayda 

gerçekleケir. Ruh ayda kaljr, bir süre yaケamjyla ilgili rüyalar görür ve anjlarj hatjrlar. 

iyiler beklemeden "tekrar emilirler"; hjrslj olanlarjn, intihar edenlerin ve bedenlerine 

düケkün olanlarjn ruhlarj sürekli olarak yere çekilir ve onlarjn özümsenmesi uzun 

zaman aljr. 

Platon, ruhun ikiliXini ... ve sonra üçe ayrjldjXjnj kabul etmiケtir. ... bizi ilgilendiren, 

ölülerin ruhlarjnjn ikametgahj olarak ay kavramjdjr ve bununla ilgili ikonlara Asur￾Babil, Fenike, Hitit, Anadolu oyma sanatjnda rastlamaktayjz ve bu kavramjn, daha 

sonra tüm Roma imparatorluXu'nda mezar anjtlarjnda yaygjnlaケtjXjnj görmekteyiz. 

(Yarjm ay simgesi, cenazeyle ilgili bir simge olarak tüm Avrupa'da yaygjndjr.) 

27

55. Ay ve Erginleme 

Ölüm, kesin deXildir; çünkü ay kesin ölümü tanjmaz. 

Avustralya'daki erginleme törenlerinde, "ölü" (yani yeni ergin) ayjn karanljklardan 

çjkmasj gibi mezardan çjkar. 

56. Ay ☜Oluケumunun☝ Simgeleri 

"Oluケum" bir ay kuraljdjr. Ayjn dramatik anlarjnda gözlemlenmesi -doXmasj, 

dolunay haline gelmesi, kaybolmasj- ya da "bir bölünme," "bir sjralama" olarak 

görülmesi ya da kader aXlarjnjn örüldüXü "ip" olarak görülmesi tüm bunlar, halklarjn 

mitlerine ve kuramlaケtjrma güçlerine ve kültürel seviyelerine baXljdjr. 

Hommel on ya da on iki i branice harfin ayjn evrelerini tanjmlandjXjnj göstermiケtir 

(örneXin alef ☜boXa☝ anlamjna gelmektedir ve yeni ayjn simgesidir aynj zamanda 

ayjn evrelerinin baケladjXj burç, iケareti anlamjna da gelmektedir vb). ... Alfabenin 

harfleriyle ayjn evreleri arasjndaki en açjk ve en eksiksiz özdeケleケme Trakyalj

Denys'in incelemesinde yer almjケtjr; burada sesli harfler dolunaya, yumuケak 

sessizler yarjm aya (çeyreklere) ve sert sessizler yeni aya karケjljk gelir. 

57. Kozmobiyoloji ve Mistik Fizyoloji 

Bu özdeケleケmeler yalnjzca sjnjflandjrma amacjyla kullanjlmazlar: insanjn ve 

kozmosun aynj tanrjsal ritim içinde bütünleケmesi giriケiminin ürünüdürler. Bunlarjn 

taケjdjklarj anlam, öncelikle büyüsel ve soteriyolojiktir; insan, "harflerde" ve 

"seslerde" gizil olarak bulunan erdemleri özümseyerek bazj kozmik enerji 

merkezlerine dahil olur ve kendisiyle bütünlük arasjnda mükemmel bir uyum 

gerçekleケir. 

insanjn kozmosla bütünleケmesi, ancak güneケ ve ay ritimleriyle bütünleケerek, yani 

havadan ve gazdan oluケan bedeninde ayj ve güneケi "birleケtirerek" gerçekleケir. ... 

Tantra ve Hatha yoga okullarj, ay, güneケ ve çeケitli- merkezler ya da ''mistik'' 

arterler, kan ve ersuyu vb arasjnda kurulan bu karmaケjk özleケmeleri çok ileriye 

götürmüケlerdir. Bu özdeケleケtirmelerin anlamj, öncelikle insanjn kozmik enerjiler ve 

ritimlerle dayanjケmasjnj sonra da ritimlerin birleケmesini, merkezlerin kaynaケmasjnj

saXlamak ve aケkjn mekanda kurtuluケa ulaケmaktjr, bu da ancak "biçimlerin" 

kayboluケu ve ilk birliXin kuruluケuyla gerçekleケir. 

58. Ay ve Kader 

Ay, yaケayan her ケeyin efendisi ve bazj ölülerin rehberi olduXu için kaderi "örmüケtür." 

Bazj mitlerde ayjn, büyük bir örümcek olarak betimlenmesi rastlantj deXildir. ... 

Yaratmak demektir; örümceXin aXjnj da dokuduXu ipliXi kendinden üretmesi gibi 

kendi özünden ortaya çjkarmaktjr. 

59. Ayla ilgili Metafizikler 

... ortaya koyduXumuz ay hiyerofanileri ケu temalarla sjnjflandjrjlabilir: a) bereket 

(sular, bitkiler, kadjn; mitsel "ata"); b) dönemsel yenilenme (tüm ay hayvanlarjnjn 

ve yjlanjn simgesi; ayjn neden olduXu bir su felaketinden saX kalan "yeni insan"; 

erginleme ölümleri ve yeniden diriliケleri vb); c) "zaman" ve "kader" (ay "ölçer," 

kaderi "dokur," birbirinden ayrj kozmik düzlemleri ve ayrjk gerçeklikleri "baXlar"); d) 

28

aydjnljk-karanljk karケjtljXjyla (dolunay-yeniay; "üst dünya" ve "alt dünya; "düケman 

kardeケler;☝ iyilik ve kötülük) ya da var olmak-yok olmak, gizil-görünür uç 

noktalarjyla (☜gizil☝ olanlarjn "simgeleri; karanljk gece, karanljk, ölüm, tohum ve 

larva) ortaya konan deXiケim. Tüm bu temalarda ortak düケünce, karケjtljklarjn, 

"oluケumlarjn'" art arda gelmesiyle, iki karケjt ucun koケullarjnjn birbiri ardjna 

gerçekleケmesiyle (varljk-yokluk; biçimler-gizil durumda olanlar; ölüm-yaケam vb) 

oluケan ritimdir. 

Eski Çin'in bu kültürel baXlamjnda, aydjnljk-karanljk simgeleri birbirini tamamlayjcj

simgelerdir; baykuケ karanljXjn simgesidir ve jケjXjn simgesi sülünün yanjnda yer aljr. 

Ayjn insana, kendi kaderini açjkladjXj söylenebilir: ayjn yaケamjnda insan kendini 

"görür" ve kendisini bulur. Bu nedenle ay simgeleri ve mitolojisi duygusaldjr; aynj

zamanda teselli edicidir çünkü ay hem ölüme ve berekete hem de drama ve 

erginlemeye hükme tmektedir. 

V. BÖLÜM

SULAR VE SU SiMGELERi

60. Sular ve Tohumlar 

Asljnda su, bütün potansiyel ve üretken güçleri temsil eder; sular tüm varoluケun 

kaynaXj, fons ve origo'dur. 

Suya batma, ilk biçime geri dönüケü, yeniden yaradjljケj, doXumu simgeler; çünkü 

suya batma, biçimlerin biçimlerini kaybediケidir ve varoluケ öncesindeki ayrjケmamjケ

olanla yeniden bütünleケmektir; sudan çjkjケ, biçimin ilk kez djケa vurulduXu yaradjljケ

eyleminin tekrarjdjr. 

Tüm imkanlarj kendi bünyesinde barjndjrjr, mükemmel bir akjcjljXa sahiptir, her 

ケeyin geliケimini saXlar ve aya benzetilir veya doXrudan ayla özdeケleケtirilir. Ayjn ve 

suyun ritimleri aynj kaderi paylaケjr, tüm biçimlerin düzenli araljklarla görünüp 

kaybolmasjnj yönetir, evrene döngüsel yapjsjnj kazandjrjr. 

Su, neolitik vazolarjn üstünde w\ iケaretiyle betimlenirdi; asljnda bu iケaret akarsu 

karケjljXj olarak da kullanjlan en eski Mjsjr hiyerogliflerindendir. 

61. Suyla ilgili Kozmogoniler 

Su, tüm yaケam düzlemlerinde hayatjn ve büyümenin kaynaXjdjr. ... her evren 

ifadesinin öncülü ve desteXidir. 

62. Hylogenie'ler (hylo (madde, evrendeki her ケeyi oluケturan ilk madde)+genie (cin)) 

Su, evrenin tüm potansiyel ini ve tüm tohumlarjnj içinde barjndjXj rahim olduXu için, 

insan türünün ya da özel bir jrkjn sudan çjktjXjnj anlatan mitleri ve e fsaneleri 

rahatljkla açjklayabiliyoruz. 

Cinsellikle ilgili kozmogoni simgelerinde; gök, yeri yaXmur aracjljXjyla kucaklar ve 

döller. ... Ama topraktan, bitkilerden ve taケtan doXum mitleri gibi mitlerin ve 

inanjケlarjn ardjnda aynj temel düケünce yatmaktadjr: Yaケam, yani gerçeklik, kozmik 

29

bir özde bulunmaktadjr ve bu özden doXrudan ya da simgesel araçlarla tüm canljlar 

türemiケtir. Deniz hayvanlarj özellikle baljklar (ki bunlar aynj zamanda cinsel 

simgelerdir) ve deniz canavarlarj, kutsalljk amblemleridirler; çünkü suda 

yoXunlaケmjケ mutlak gerçekliXi temsil ederler. 

63. "Hayat Suyu" 

Kozmogoni simgesi v e tüm tohumlarjn taケjyjcjsj olan su, büyüsel bir maddedir ve 

her derde devadjr; iyileケtirir, gençleケtirir ve yaケamj sonsuz kjlar. Suyun ilk örneXi 

☜hayat suyu☝dur. 

64. Suya Daldjrma SimgeciliXi 

Suyla arjnma da aynj özelliklere sahiptir; suda, her ケey "erir" her "biçim" parçalanjr, 

her ☜geçmiケ☝ tarih olur; geçmiケte olan her ケey suya battjktan sonra yok olur gider; 

hiçbir biçim, hiçbir "iケaret," hiçbir "olay", varljXjnj sürdüremez. insanlar açjsjndan, 

suya batmanjn ölümle eケdeXer bir anlamj vardjr ve kozmik düzlemde dünyayj yaケam 

kaynaXj okyanusun içinde e riten felaketle (tufan) eケdeXerdir. Her tür biçimi 

parçaladjXj, her geçmiケi sildiXi için suyun arjndjrma, yeniden oluケturma ve yeniden 

doXurma özelliXi vardjr; çünkü suya batan he r ケey "ölür," suya batan kiケi, tjpkj

günahsjz bir çocuk gibidir, geçmiケi yoktur) ☜yeni☝ bir yaケama baケlayabilir, yeni bir 

aydjnljXjn eケiXindedir. 

Su, arjndjrjr ve yeniler; çünkü "geçmiケi" siler, ilk baケtaki bütünlüXü ♠yalnjzca bir an 

için de olsa- yeniden kurgular. ... Yjkanmak, suçtan arjndjrjr, ölülerin varljXjndan 

kaynaklanan kötülükle ri temizler, deliliXi geçirir, günahlarj da fiziksel ya da ruhsal 

bölünmeyi de giderir. En önemli dinsel adetlerin köke ninde yer almaktadjr ve 

böylece insanjn kutsaljn idaresine girmesini saXlamjケtjr. Tapjnaklara girmeden önce 

ve kurban törenlerinden önce yjkanjljr. 

27 Mart Frigyalj ana tanrjça Kybele'nin "hamam" günüdür. 

Kurakljktan kurtulmak ve yaXmur yaXdjrmak için, üzerinde isa imgesi bulunan bir 

haçjn ya da bir Meryem Ana heykelinin suya batjrjlmasj ritüeli, XIII. yüzyjldan beri 

Katolikler tarafjndan uygulanmaktadjr ve ruhbanjn direniケine raXmen XIX. ve XX. 

yüzyjla kadar devam etmiケtir. 

65. Vaftiz 

Suya daldjrmanjn, arjnma ve yenilenme aracj olarak görülmesinden oluケan dinsel 

simge, Hjristiyanljk tarafjndan kabul edilmiケ ve pek çok dinsel deXerle 

zenginleケtirilmiケtir. Aziz Yuhanna, vaftizden, bedendeki hastaljklarjn iyileケmesini 

deXil ruhun kurtuluケunu ve günahlarjn affediliケini anlamjケtjr. ... Hjristiyanljk'ta vaftiz 

en önemli ruhsal arjnma aracjdjr; çünkü vaftiz suyuna batma, isa'njn gömülmesini 

temsil eder. ... Simgesel olarak suya batan insan ölür, sonra yeniden doXar, arjnjr, 

yenilenir; tjpkj mezarjnda canlanan isa gibi. "Babanjn yüceliXi sayesinde Mesih nasjl 

ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaケam sürmek üzere vaftiz yoluyla O☂ nunla 

birlikte ölüme gömüldük. EXer Onunkine benzer bir ölümde O☂ nunla birleケtiysek, 

Onunkine benzer bir diriliケte de O☂ nunla birleケeceXiz." 

30

66. Ölünün SusuzluXu 

Su "ölünün susuzluXunu giderir," onu eritir ve tohumuyla somutla ケtjrjr, su ☜ölüyü 

öldürür☝ ve onun insan olarak kaderine kesin olarak son verir. ... Çeケitli ölüm 

anlayjケlarjnda ölü, kesin olarak ölmez, yalnjzca ilk varljk biçimine bürünür; bu bir 

geri dönüケtür, bir son deXildir. Kozmik devreye dönüケ ya da kesin kurtuluケ

beklentisindeki ruh, acj çeker ve bu acj, genelde susuzlukla ifade edilir. 

Susuzluk da soXuk da acjyj, dramj ve kaygjyj ifade eder. Ölü, insanljXjn kaderinin acj

bir biçimde son bulmasjndan oluケan durumunda uzun süre kalamaz. Su ve içece k 

sunma törenlerinin amacj da bu acjyj "dindirmektir," yani ölünün, suyun içinde 

"tamamen erimesiyle" yeniden oluケumunu saXlamaktjr. 

67. Mucize ve Kehanet Pjnarlarj

Suyun bu dinsel çok yönlülüXü, tarihte pjnarlar, nehirler ve jrmaklar çevresinde 

geliケen pek çok tapjm doXurmuケtur. 

Su tapjmlarj -özellikle iyileケtirici güçleri olduXu kabul edilen kaynaklarjn, termal 

kuyularjn, tuz ocaklarjnjn tapjmlarj- hayranljk verici bir sürekliliXe sahiptirler. Hiçbir 

din devrimi bu tapjmlarj yok edememiケtir; halkjn inancjyla beslenen su tapjmj

ortaçaXda bu tapjmlar aleyhine açjlan yok etme kampanyalar jna karケjn sonunda 

Hjristiyanljk tarafjndan hoケgörüyle karケjlanjr. ... Su tapjmlarj böylece neolitik 

çaXdan, günümüze kadar varljXjnj sürdürmüケtür. 

68. Su Epifanileri ve Tanrjlarj

69. Nympha'lar 

Bazj yerlerin küçük "tanrjçalarj olarak tanjnan nympha'lar, herkes tarafjndan 

bilinirler ve bir tapjma sahiptirler, kurban kabul ederle r. 

Asljnda varljXjnj sürdüren daha çok, hem parçalayan (nympha'larjn "büyüsüyle" 

deliren ve kiケiliXini kaybedenler) hem doXuran, hem öldüren hem de yaケam veren 

suya karケj duyulan korkuyla karjケjk iki yönlü bir çekim duygusudur. 

70. Poseidon, Aegir vb 

Su tanrjlarjn en üstünde Poseidon y er almaktadjr. ... Kozmosun Kronos' un oXullarj

arasjnda bölüケülmesinin ardjndan Poseidon'un payjna okyanuslar düケer. Homeros, 

Poseidon'dan deniz tanrjsj olarak söz eder; sarayj, okyanusun dibindedir ve simgesi 

üç çatallj zjpkjndjr (deniz canavarlarjnjn diケlerinden yapjlmadjr). ... Poseidon, aynj

zamanda yer sarsjntjlarjnjn tanrjsjdjr ve Yunanljlar yer sarsjntjsjnj su erozyonuyla 

açjklar. Denizden kopup gelen dalgalar kjyjlara vurur ve yer sarsjntjlarj oluケur. 

71. Su Hayvanlarj ve Amblemleri 

Ejderha ve yjlan... ritmik yaケamjn simgesidir; çünkü ejderha, yaケamla uyum içindeki 

dalgalanmalarjyla yaケamj besleyen ve uygarljklarj doXuran suyun ruhunun 

simgesidir. 

Ejderha-yjldjrjm-bereket üçlüsü eski Çin metinle rinde çok sjk karケjmjza çjkar. 

31

72. Tufan Simgesi 

Tufan inanjケlarjnjn hepsinde, insanljXjn suyun altjnda kalmasj ve yeni bir insan 

jrkjnjn ve yeni bir dönenlin kuruluケu düケüncesi vardjr. 

Su, yaradjljケjn öncülüdür ve su, yarattjXj her ケeyi, yeniden yaratabilmek için düzenli 

olarak yutar böylece bunlarj "arjndjrjr" ve yeni gizil yönler katarak yaradjljケj her 

defasjnda zenginleケtirir, yeniden yaratjr. insanljk, belirli dönemlerde, günahlarj

nedeniyle su altjnda kalarak yok olur. Ama insanljk hiçbir zaman tamamen yok 

olmaz, yeni bir biçimde yeniden doXar; ama hala aynj kaderi, bir gün sularjn altjnda 

yok olup gitme kaderini taケjmaktadjr. 

EXer "biçimler" suyun içinde eriyip giderek yeniden canlanmazlarsa, yaratjcj

güçlerini kaybederler ve böylece tamamen yok olup giderler. "Kötülükler" ve 

"günahlar" insanljXjn biçimini bozar; tohumdan ve yaratjcj güçlerinden yoksun kalan 

insanljk, söner, kjsjr ve yjpranmjケ kaljr. Alt insan biçimlerine yavaケ bir dönüケün 

yerine, tufan, sularjn içinde kalarak anljk bir yok oluケ getirir; böylece "günahlar" 

arjndjrjljr ve suyun içinde yeni ve canlj bir yaケam doXar. 

73. Sentez 

Kjtalarjn su altjnda kalmasj (Atlantis) ya da tufan kavramjyla -belli bir araljkla 

tekrarlanan kozmik olay- ruhun "ikinci ölümü" (cenaze törenlerinde su ve içecek 

sunma "nem" ve cehennemdeki leimon vb) ya da vaftiz edilenin ayinsel "ölümü" 

kavramlarj örtüケmektedir. Bununla birlikte, ister kozmik düzlemde ister insan 

düzleminde olsun, sular altjnda kalma kesin bir yok o luケ deXil, geçici bir yeniden 

bütünleケme sürecidir ve bu sürecin ardjndan yeni bir yaradjljケ, yeni bir yaケam ve 

yeni bir insan doXar. 

Temsil ettiXi dinsel görüケ ne olursa olsun suyun iケlevi her zaman aynjdjr: bütünü 

parçalar, biçimleri yok eder, "günahlardan arjndjrjr" hem canlandjrjr hem arjndjrjr. 

Suyun kaderi, yaratjljケjn öncülü olmaktjr ve sonra bu yaratjljケj yutmaktjr. ... Suyla 

arjnma ve yjkanma ritüelinin amacj yaratjljケjn meydana geldiXi zamanj ... 

canlandjrmaktjr; dünyanjn ya da ☜yeni insanjn☝ doXumunun simgesel tekrarlarjdjrlar. 

VI. BÖLÜM

KUTSAL TAクLAR: EPiFANiLER, iクARETLER VE BiÇiMLER

74. Kratofani Olarak Taケ

Maddenin sertliXi, saXlamljXj ve dayanjkljljXj ilkel insanjn dinsel anlayjケjnda bir 

hiyerofanidir. Hiçbir ケey, eksiksiz gücüyle, görkemli bir kayadan veya çarpjcj bir 

ケekilde dikili duran granit bir bloktan daha doXrudan, daha özerk, daha soylu veya 

daha huケu verici deXildir. Her ケeyden önce, taケ vardjr. Her zaman olduXu gibi kaljr 

ve varljXjnj sürdürür; daha da önemlisi taケ çarpar. 

ilkel insanjn inancj, her zaman, taケjn bütünleケtirdiXinden, ifade ettiXinden farklj bir 

ケeye yönelik olmuケtur. Bir kaya parçasj ya da bir çakjl taケj belli bir dinsel saygj

görür, çünkü bir ケeyi temsil eder ya da canlandjrjr; çünkü bir yerlerden gelmektedir. 

Kutsal oluケu özellikle bu bir ケeye ya da bir yere baXljdjr) varljXjyla ilgili deXildir. 

insanlar taケlara, olduklarjndan farklj bir ケeyi temsil ettikleri sürece tapmjケlardjr. ... 

32

Tapjm özelliklerine sahip olmuケ taケlarjn çoXunun araç olarak kullanjlmjケ olmasjdjr: 

Belli ケeyleri elde etmek, bunlara sahip olmak için kullanjlmjケlardjr. Dinden daha çok 

büyüyle ilgilidirler. Kökenlerine ya da biçimlerine baXlj olarak bazj kutsal deXerler 

kazanmjケ olmalarjna karケjn taケlar, tapjmjn nesnesi deXil aracj olmuケtur. 

Bronz çaXjndaki "mezar bekçisi" taケlar, mezarlarjn yanjna dikilirdi; böylece mezar 

dokunulmazljk kazanjrdj. Taケ; hayvanlara, hjrsjzlara ama özellikle de ☜ölüme☝ karケj

koruma saXlardj; çünkü taケ nasjl bozulmadan kalabiliyorsa ölünün ruhu da 

daXjlmadan sonsuza kadar varljXjnj sürdürebilirdi. 

75. Mezar Megalitleri 

DoXal yollardan olmayan bir ölüm, sinirli, kjzgjn ve piケmanljkla dolu bir ruh 

demektir. Yaケam ani bir biçimde son bulduXunda ölünün ruhunun, toplum içindek i 

hayatjna devam etmek isteyeceXi düケünülür. ÖrneXin Gondlarda yjldjrjm çarpmasj, 

kaplan saldjrjsj ya da yjlan jsjrmasj sonucunda biri öldüXünde, öldüXü yere taケ

yjXjljrdj; buradan her geçen, ölünün ruhunun rahat uyumasj için oraya bir taケ

kayardj (bu gelenek bugün Avrupa'njn bazj bölgelerinde örneXin Fransa'da hala 

devam etmektedir. ... Bhillerde mezar anjtlarj doXal yoldan ölmemiケ kimseler için ya 

da ケefler, büyücüler ve savaケçjlar için, "güçlülerin" ruhlarjnjn huzuru için, kjsacasj

yaケamlarj boyunca bir biçimde "gücü" temsil etmiケ ya da bu güce "ölümle rinin zorlu 

olmasj" sonucu onu "yakalamjケ" kiケiler için dikilirdi. 

Böylece mezar taケj, ölüme karケj yaケamj koruyan bir araç halini almjケtjr. Ruh taケa 

"yerleケir," . ... Bir taケa "hapsedilen" ruh, yalnjzca olumlu bir yönde hareket etmek 

zorunda bjrakjljr: üretkenlik. ... "taケlar, atalarjn taケlaケmjケ ruhlarjdjr," ... Burada söz 

konusu olan ☜taケlaケmjケ bir ruh☝ deXil, bu ruhun geçici ya da simgesel bir 

"ikametinin" somut bir temsilidir. ... ruh, tanrj, totem, boy ne olursa olsun tüm bu 

kavramlarjn asljnda tek bir temsilcisi vardjr bu da taケtjr. 

76. Bereket Taケlarj

Sonuç olarak taケ, somut varljXjyla bir tapjma sahip deXildir, ona baXlj tapjmlar; 

onda canlanan ruha ve onu kutsayan simgey e yöneliktir. Taケ, kaya, dikilitaケ, 

dolmen, menhir vb temsil ettikleri ruhsal güç sayesinde kutsal olmuケlardjr. ... 

Salem'deki (Güney Hindistan) kjsjr kadjnlar, onlarj dölleyebilecek atalarjn içinde 

bulunduXuna inandjklarj dolmenlere, çeケitli adaklarda (çiçekler, haケlanmjケ pirinç, 

sandal aXacj) bulunduktan sonra "bu taケa sürtünürlerdi. 

77. "Kayma" 

"Kayma" olarak bilinen adet çok yaygjndjr: Genç kadjnlar, çocuklarj olmasj için, 

kutsanmjケ bir taケ boyunca kayarlar. Yine çok yaygjn baケka bir adet de "sürtünme" 

adetidir; sürtünme adetini genelde saXljk nedenleriyle özellikle de kjsjr kadjnlar 

uygular. 

Bu adetlerin çoXunun kaynaXjnda -bunu daha önce belirttik- taケla ya da bir kayayla 

temas edildiXinde kjsjr kadjnjn doXurganlaケacaXj inancj vardjr. 

33

78. Delik Taケlar: "Gök Gürültüsü Taケlarj" 

Hindistan'da bu halka taケlar güneケ simgeleriyle açjklanjrlar. Ruhun, ☜öteki tarafa☝

geçebildiXi (kaçabildiXi) dünya kapjsjyla, ... özdeケleケtirilmiケlerdir. 

Pek çok bölgede gök taケlarj üretkenliXin simgesi olarak görülür. ... taケjn, belli bir 

dinsel deXere sahip olmasjnjn nedeni geldiXi yerdir: Taケ, kutsal ve çok bereketli bir 

yerden gelmektedir. YaXmur yaXdjran gök gürültüsüyle gökten düケmüケtür. 

79. Göktaケlarj ve Beytel'ler 

Kabe☂deki Hacerü'l-esved ve Friglerin Ulu Anasj Kybele'nin Kartaca savaケlarj

sjrasjnda Pessinus'tan Roma'ya getirilen figüratif olmayan imgesi en tanjnan 

göktaケlarjdjr. Bunlarjn kutsalljklarj, öncellikle gökten gelmelerinden 

kaynaklanmaktadjr. Ama aynj zamanda tam bir yeryüzü tanrjçasj olan Ulu Ananjn 

imgeleridirler. ... Kabe dünyanjn merkezi olarak kabul edilmektedir. Kabe, yalnjzca 

dünyanjn merkezi olmakla kalmaz , Kabe'nin üstünde göXün merkezinde "GöXün 

Kapjsj" bulunmaktadjr. Bu kapj, Kabe'nin gökten düケerken açtjXj deliktir ve bu 

delikten yer, gökle temas kurmaktadjr. Buradan axis mundi (dünyanjn ekseni) 

geçmektedir. 

Kjsa bir süre önce yapjlan araケtjrmalar, islamiyet'ten önceki dönemde Araplarjn, 

Yunanljlarjn ve Romaljlarjn "Tanrjnjn evi" anlamjna gelen ve Sami kökenli bir kelime 

olan baytili diye adlandjrdjklarj bazj taケlara taptjklarjnj ortaya koymuケtur. ... Ama 

kutsal taケ putlar hiçbir zaman taケ olduklarj için kutsalljk kazanmamjケ, tanrjsal bir 

varljXjn tezahürü olduklarj ölçüde tapjmlarjn nesnesi olmuケlardjr. 

80. Taケ Epifanileri ve SimgeciliXi 

... taケ, bir iケaretten, bir "evden," bir teofaniden ibarettir. Tanr j, taケta tecelli eder, ya 

da baケka ritüellerde taケta Tanrjnjn varljXjna tanjk olunur ve bir anlaケma imzalanjr. 

Bu "tanjkljk" halkjn gözünde tanrjnjn taケta tecellisidir; seçkinlerin gözünde taケjn, 

tanrjsal varljXa dönüケtürülüケüdür. 

Musa'njn tektanrjcj1jXjnda seçkinler, tanrjsal varljXjn iケareti ile herhangi bir nesnede 

reenkarnasyonunun bir biriyle karjケtjrjlmasjna karケj uzun süre mücadele etmiケlerdir. 

... Burada karケj karケjya olduXumuz, tek tanrj inancjyla putperestlik arasjndaki bir 

mücadele deXil, iki teofani, dinsel deneyimin iki dönemi arasjnda mücadeledir: Bir 

yanda maddeyi tanrjyla özdeケleケtiren ve göründüXü yer ve biçim ne olursa olsun 

ona tapan eski anlayjケ öte yandan seçkinlerin deneyimine dayanan, tanrjnjn varljXjnj

kutsal mekanlarda (tapjnak, kilise vb) ve Musa'njn bazj ritüellerinde arayan ve bu 

varljXjn inananjn vicdanjnda da belirmesi için uXraケan anlayjケ vardjr. Genelde, eski 

tapjma ait nesneler ve biçimler, dinsel anlamlarjnda ve deXerlerinde meydana gelen 

deXiケikliklerden sonra yeni din tarafjndan kabul edilirler. Yaygjn inanjケa göre, 

Musa'njn On Emrini yazdjXj tabletlerin muhafaza edildiXi Ahit SandjXj'nda, önceleri 

Tanrjnjn varljXjyla kutsanmjケ bazj dinsel taケlar vardj. Reformcular, bu tür nesneleri, 

onlarj yeni cin sisteminde deXerlendirdikten ve onlara farklj bir içerik yükledikten 

sonra kabul etmiケlerdir. Asljnda her tür biçim, baケlangjçtan günümüze gelirken 

deXiケir; iケaret ve tanrj arasjndaki karjケjkljk halk inanjケlarjnda ciddi boyutlara varjr ve 

bu tür karjケjkljklarj önlemek için dinin seçkinleri, iケaretleri (biçimli taケlar, heykeller 

vb) ya yok etme ya da anlamlarjnj deXiケtirme (Ahit SandjXj) yoluna gitmiケlerdir. 

34

81. Kutsal Taケ, Omphalos, Dünyanjn Merkezi 

82. iケaretler ve Biçimler 

... belli bir tapjmjn nesnesi olan her tür taケ, her zaman, insanj aケan ケeyleri ifade 

etmiケtir. 

Pausanias'a göre "Zamanda oldukça geriye gittiXimizde, bütün Yunanljlarjn, 

heykellere deXil iケlenmemiケ taケlara taptjklarj görülmüケtür." Hermes'in, uzun ve 

karjケjk bir tarihi vardjr: yol kenarlarjna korunmak ve savunulmak için dizilen taケlara 

hennai adj verilirdi; daha sonra, erkeklik organj tasvirinden oluケan ve bir insan 

kafasj taケjyan bir sütuna hermes adj verildi ve bir tanrj tasviri olarak kabul edildi. 

Böylece, Homeros öncesi dinde ve literatürde bildiXimiz "kiケi" olmadan önce 

Hermes, basit bir taケ teofanisiydi. ... Hermes'in insan biçimine bürünüケü, Helen 

imgeleminin bir ürünüdür ve insanlarjn, er ya da geç tanrjlarj ve kutsal güçleri 

kiケileケtirme eXiliminin bir sonucudur. ... Böylece Hermes taケla bir olmaktan 

kurtulmuケ; insan görünümüne kavuケmuケ, teofanisi mitleケmiケtir. 

VII. BÖLÜM

TOPRAK, KADIN VE DOWURGANLIK

83. Yeryüzü Ana 

Gökle yerin evliliXi ilk kutsal evliliktir; tanrjlar da kendi aralarjnda evlenmiケlerdir ve 

insanlarda onlarjn ardjndan zamanjn baケlangjcjnda gerçekleケen her ケeyi taklit 

ettikleri gibi aynj kutsal ciddiyetle tanrjlarj taklit etmiケlerdir. 

Yerle, yeryüzü tanrjlarjyla ve Ulu Anayla ilgili pek çok inanjケ, mit ve ritüel günümüze 

kadar ulaケmjケtjr. Bir anlamda kozmosun temelini oluケturan yer, dinsel açjdan pek 

çok simgeye, anlama ve boyuta sahiptir. "Var olduXu," kendini ve baケka varljklarj

ifade ettiXi, bahケettiXi, ürettiXi ve her ケeyi baXrjna bastjXj için topraXa tapjljr. 

84. ilksel Çift: Gök ve Yer 

Pek çok mitolojide, gök yüce tanrj, yerde onun eケi olarak tasvir edilir. ilkel dinlerde 

hemen hemen her zaman göXe rastlarjz. 

85. Yer Hiyerofanilerinin Yapjsj

Kozmogoniyle ilgili mitolojilerde yer, kökeni oluケtursa da genelde edilgen bir 

roldedir. ... Yerin ilk kez dinsel bir deXer kazanmasj "belli belirsiz" olmuケtur; asljnda 

yere kutsalljXjnj veren yer katmanj olmamjケ, çevresindeki kozmik ortamda kendini 

gösteren tüm hiyerofanileri -toprak taケlar, aXaçlar, sular, gölgeler vb- tek bir 

bütünde topladjXj için kutsalljk kazanmjケtjr. ... ☜kozmos; kutsal güçlerin zenginliXinin 

ambarj.☝ ... Yerin üstündeki her ケey bir bütündür ve birlik oluケturur. 

Üreme eyleminin fizyolojik özelliklerini keケfetmeden önce insanlar gebeliXi çocuXun 

annenin karnjna girmesi olarak açjklarlardj. Kadjnjn karnjna girenin bir cenin mi -o 

güne kadar maXaralarda, yarjklarda, kuyularda ve aXaçlarda yaケayan bir cenin￾yoksa bir tohum mu ya da bir "ata ruhu" mu vb oldu Xu bu noktada hiç önemli 

deXildir. Önemli olan çocuklarjn bir baba tarafjndan yapjlmadjXj, geliケimlerinin belli 

35

bir döneminde kadjnjn, yaケadjXj ortamda bulunan bir nesneyle ya da bir hayvanla 

temasj sonucu karnjna girdikleri inancjdjr. 

Erkek, yaratjljケta bir rol oynamaz. Baba, yalnjzca toplumsal olarak çocuklarjn 

babasjdjr, biyolojik olarak çocuklarjn oluケumunda bir rolü yoktur. insanlarj birbirine 

baXlayan annedir ve bu baX bile çok zayjf bir baXdjr: Ama insanlar, yaケadjklarj

ortama, modern ve dinsel olmayan bir zihniyetin çok zor anlayabileceXi bir baXla 

baXljdjrlar. Bunlar, mecazi anlamda deXil somut olarak "vatan topraXjnjn 

çocuklarjdjrlar." Su hayvanlarj aracjljXjyla (baljk, kurbaXa, timsah, kuXu vb) 

doXarlar, kayalarda, uçurumlarda ve maXaralarda biterler, sonra büyüsel bir olayla 

annelerinin karnjna girerler; doXum öncesi yaケamlarj, suda, kristallerde, taケlarda ve 

aXaçlarda baケlamjケtjr. ... Ermeniler, yerin ☜insanlarjn geldiXi ana karnj☝ olduXuna 

inanjrlar. Perulular, daXlardan ve taケlardan geldiklerine inanjrlar. Baケka halklarda 

çocuklarjn, maXaralardan, yarjklardan ve kaynaklardan geldiXine inanjljr. 

insan baba ancak evlat edinmenin tüm özelliklerine sahip bir ritüelle çocuXu 

meケrulaケtjrjr. Çocuklar, öncelikle "bulunulan yere" aitti rler, yani çevredeki mikro 

kozmosun bir parçasjdjrlar. Anne onlarj baXrjna aljr; onlarj "toplar" ve onlara insan 

biçimini verir. Böylece insanjn çevresindeki ortamla, mikro kozmo sla kurduXu 

dayanjケmanjn ve baXjn; zihinsel geliケimin belli bir evresinde bulunan ya da daha 

doXrusu zihninde insan yaケamjnj biçimlendirmeye yeni yeni baケlayan insan 

açjsjndan neden bu kadar önemli olduXu anlaケjlmaktadjr. 

86. Yeraltjnjn AnaljXj

Bir ana tanrjça ya da bir bereket tanrjçasj olmadan önce yer, bir ... Anadjr. 

Altay halklarj da otlarj yolmanjn büyük günah olduXuna inanjrlardj, çünkü onlara 

göre yeryüzü, otlar yolunurken , tjpkj saçlarj ya da sakalj yolunan bir insan gibi acj

çekerdi. 

87. insanjn Topraktan Çjkjケj

Çocuk, babasj tarafjndan havaya kaldjrjljr; bu, çocuXu tanjdjXjnj ve kabul ettiXini 

gösterir. 

... hem bir güç hem bir ☜ruh☝ hem de doXurganljk kaynaXj olarak görülen, Yeryüzü 

Ana kavramj. 

Mordovlar bir çocuk evlat edinmek istediklerinde çocuXu içinde koruyucu tanrjça 

Yeryüzü Ananjn olduXuna inandjklarj bir çukura koyarlar. Bunun anlamj, çocuXun 

evlat edinilmesi için yenide n doXmasj gerektiXidir ve bu yeniden doXum, çocuXu 

evlat edinen annenin doXumu canlandjrmasjyla deXil (Rumenlerde olduXu gibi) 

çocuXun gerçek annesinin, yani topraXjn baXrjna verilmesiyle gerçekleケtirilir. 

ÇocuXu, kozmik öXelerin -su; rüzgar, yer- insafjna bjrakma, "sunma," kadere karケj

bir tür meydan okumadjr. Yere ya da suya emanet edilen çocuk, öksüzdür ve 

ölebilir; ama eXer ケansj varsa insanüstü bir konuma da yükselebilir. Kozmik öXelerin 

korumasjndaki terk edilmiケ çocuk genelde bir kahramana, bir azize ya da bir krala 

36

dönüケür. Onun yaケam öyküsünü veren efsane, doXumlarjndan hemen sonra terk 

edilen tanrjlar mitinin bir tekrarjndan baケka bir ケey deXildir. 

88. Yeniden DoXum 

Yeryüzü Anaya baXlj baケka bir ritüel de, ölülerin gömülmesidir. Yetiケkinler 

öldüklerinde yakjljr, ama çocuklar gömülür. Böylece Yeryüz ü Ananjn baXrjna geri 

dönüp yeniden doXabilirler. Manu yasalarjna göre iki yaケjndan küçük çocuklar 

öldüklerinde gömülürler; yakjlmalarj yasaktjr. Kuzey Amerika'da Huronlar ölü 

çocuklarj yollarjn altjna gömerler böylece çocuklar bu yoldan geçen kadjnlarjn içine 

girerek yeniden doXabilirler. ... Çocuklarjn canlj canlj gömülerek Yeryüzü Anaya 

adandjklarj yerler de vardjr, örneXin Grönland'da, baba gerçekten hasta olduXunda 

çocuk gömülür, isveç'te veba salgjnj sjrasjnda iki çocuk canlj canlj gömülmüケtür, 

Mayalar da kurakljk baケ gösterdiXinde bu tür kurban adaklarjnda bulunurlardj. 

Aynj biçimde, çocuk doXar doXmaz topraXa yatjrjljr böylece gerçek annesinin onu 

tanjmasj ve kutsalljXjyla korumasj saXlanmak istenir. ... Günah iケleyen, topraXjn 

içine yerleケtirilmiケ bir fjçjya ya da kazjnmjケ bir çukura girer ve buradan çjktjXjnda 

☜annesinden ikinci kez doXmuケ☝ olur. 

89. Homo-Humus 

ÇjkardjXjmjz ortak sonuç, ye rin anne olduXudur, yani özünden canlj yaratjklar 

çjkardjXjdjr. Yer "canljdjr," çünkü üretkendir. Yerden çjkan her ケey yaケam doludur ve 

yere dönen her ケey yeniden yaケam bulur. ... Yaケam, yerin rahminden çjkmak, ölüm 

ise bir anlamda "yuvaya" dönüケtür. Vatan topraXjna gömülme isteXi kendi topraXjna 

duyulan bu mistik aケkjn, bu kendi yuvasjna dönme ihtiyacjnjn kutsal olmayan 

biçimidir. 

Canlj biçimler baケ döndürücü bir hjzda ortaya çjkjp yok olurlar. Ama hiçbir yok oluケ

kesin deXildir: canljlarjn ölümü yalnjzca -gizli ve geçici- bir durumdur; canlj türleri, 

suyun yere tanjdjXj süre boyunca asla yok olmazlar. 

90. Kozmobiyolojik Dayanjケma 

Bir canlj biçimi sudan çjktjXj andan itibaren, suyla arasjndaki organik baX kopar; ön￾biçimle biçim arasjnda bir kopukluk oluケur. Yerin çjkardjXj biçimler ve yer söz 

konusu olduXunda bu baX hiç kopmaz. Canlj biçimler, yerden geçici olarak koparlar; 

çünkü dinlenmek, yeniden güçlenmek ve sonunda yeniden gün jケjXjna çjkmak için 

yere geri döneceklerdir; çjktjklarj rahimle her zaman dayanjケma içinde olurlar. 

Suç kutsal ケeylere olan hakarettir; çünkü dökülen kan, yeri "zehirlemesi" nedeniyle 

tüm yaケam düzlemlerinde çok ciddi sonuçlar doXurabilir. 

91. Tarla ve Kadjn 

Çok uzun bir süre .... Yunanljlar ve Romaljlar ekili tarla ile rahmi, tarjm ile doXumu 

özdeケleケtirmiケ1erdir. Bu özdeケleケtirmeye pek çok uygarljkta rastljyoruz; bu 

özdeケleケtirme hatjrj sayjljr sayjda inanjケa ve ayine konu olmuケtur. 

92. Kadjn ve Tarjm 

Tarjmjn, kadjnlarjn bir buluケu olduXu doXrudur. Av peケindeki ya da sürülerin 

gözcülüXündeki erkek hemen hemen her zaman evinden ayrjdjr. Kadjn, sjnjrlj ama 

37

keskin gözlem yeteneXiyle doXa olaylarjnj, tohumun dökülüケünü, büyümesini, 

meyve veriケini gözlemler ve aynj süreci yapay olarak tekrarlamayj dener. 

93. Kadjn ve Tarla 

Kadjnla ekilmiケ topraXjn özdeケleケtirilmesine pek çok toplumda ve Avrupa halk 

inanjケlarjnda rastlarjz. ... islam metinlerinde, kadjn "tarla," "baX" olarak adlandjrjljr. 

Kuran'da, "Kadjnlarjnjz sizin tarlanjzdjr," denir. 

Bugün pek çok ilkel halk, hala topraXjn daha bereketli olmasj için üreme organlarjnjn 

tasvirlerinden oluケan pek çok muska kullanmaktadjr. 

94. Sentez 

Ona inananlarjn gözünde her tanrj, bir bütündür; öteki tüm dinsel figürlerin yerini 

aljr, tüm kozmik bölge lerde hüküm sürer. Ama çok az tanrj, yer gibi, bir bütün olma 

hakkjna ve yetkinliXine sahiptir. 

VIII. BÖLÜM

BiTKiLER: YENiLENME AYiNLERi VE SiMGELERi

95. Bir Sjnjflandjrma Denemesi 

Tarjm törenlerini bir kenara ayjrdjktan sonra uygun bir formülle, "bitki tapjmlarj" 

olarak adlandjrabileceXimiz bütün içinde ケu sjnjflandjrmayj yapabiliriz: 

(a) En eski dinsel mekanlarda (Avustralya, Çin, Hindiçini ve Hindistan, 

Fenike ve Ege) etkili bir mikrokozmos oluケturan tüm taケ-aXaç-sunak tapjmlarj 

(b) Kozmosun imgesi ol arak aXaç (Hindistan, Mezopotamya, iskandinavya, 

vb); 

(c) Kozmik teofani olarak aXaç (Mezopotamya, Hindistan, Ege); 

(d) Ulu Tanrjçayla ya da su simgeciliXiyle (Yakケa örneXin) iliケkili olan ve 

ölümsüzlük kaynaXjyla (Hayat AXacj) özdeケleケtiren, tükenmez bereketin ve 

mutlak gerçekliXin, yaケamjn simgesi olarak aXaç; 

(e) Dünyanjn merkezi ve evrenin dayanaXj olarak (Altayljlarda, 

iskandinavyaljlarda vb) aXaç; 

(f) AXaçlar ve insanlar arasjndaki mistik baXlar (insan doXuran aXaçlar; insan 

atalarjn ruhlarjnjn toplanma yeri olarak aXaç; aXaçlarjn evliliXi; erginleme 

törenlerinde kullanjlan aXaçlar vb) 

(g) Bitkilerin yenilenmesinin, ilkbahar ve yeni yjljn yeniden doXumu olarak 

aXaç (örneXin mayjs aXacj). 

Tükenmez hayat ölümsüzlükle eケdeXer olduXu için aXaç-kozmos, bir baケka seviyede 

☜ölümsüz hayat☝ aXacjna dönüケebilir. Tükenmez hayat, ilkel ontolojide mutlak 

gerçeklik kavramjnjn ifadesi olduXundan, aXaç bu gerçekliXin simgesine ("dünyanjn 

merkezi") dönüケebilir. 

96. Kutsal AXaç 

ilkel dinsel inanjケlarda aXacjn (daha doXrusu bazj aXaçlarjn) gücü temsil ettiXi 

kesindir. ... Bu nedenle tam bir "aXaç tapjmjndan" söz, edilemez . Bir aXaç hiçbir 

zaman yalnjzca kendisi için kutsalljk kazanmaz her zaman onun aracjljXjyla "ortaya 

38

konulan," "anlamlandjrdjXj" ve "simgelediXi" ケey adjna bir tapjma sahip olur. Büyülü 

ya da ケifalj aXaçlar... 

AXaç, kutsal güçlerle yüklüyse dikey olduXu, yerden bittiXi, yapraklarjnj kaybedip 

yeniden kazandjXj, kendini sayjsjz kez yenilediXi (☜ölür☝ ve "yeniden dirilir"), süslü 

ve güzel olduXu içindir. AXacjn "biçimine"olduXu kadar "biyolojik özelliklerine" de 

baXlj tüm bu nitelikle r, aXacjn kutsalljXjnj doXrulayan niteliklerdir. ... Ama ilkel 

zihniyette, aXaç evrendir ve evren olmasjnjn nedeni onu yinelemesi ve onu 

"simgelemekle" birlikte varljXjnj da taケjmasjdjr. 

97. Mikrokozmos Olarak AXaç 

98. Tanrjnjn AXaçta ikameti 

99. Kozmik AXaç 

Hint geleneXi en eski metinle rine göre her zaman kozmosu, dev bi r aXaç olarak 

tasvir etmiケtir. Upaniケad'larda, bu düケünce çok açjk bir biçimde belirlenmiケtir: 

Evren, kökleri göXe uzanan, dallarjyla tüm dünyayj saran "baケ aケaXj" durmuケ bir 

aXaçtjr (bu imgenin, güneケ jケjklarjnjn yansjmasjnj belirttiXini de hatjrlayaljm: ☜Dallarj

aケaXjya uzanjr, kökleri göXe uzanjr, böylece düケer jケjklarj üstümüze☝) 

"AXacj köklerinden kesmek" insanj kozmostan ayjrmak, onu "duyu nesneleri"nden 

ve ☜eylemlerinin meyvelerinden☝ yaljtmak demektir. ... dallarj yüce elementlerdir, 

yapraklarj duyu nesneleridir, güzel çiçekleri, iyi ve kötü acj ve zevk meyveleridir. Bu 

ezeli Brahma-AXacj tüm canljlarjn yaケam kaynaXjdjr. Marifet silahjyla bu aXaç 

kesilirse ve böylece Ruh'ta zevk aljnjrsa artjk geri dönülmez. 

100. Baケ AケaXj Çevrilmiケ AXaç 

Mesudi, bir Saba geleneXinden: söz eder; bu gelenekte de Platon'un, insanjn, kökleri 

göXe, dallarj yeryüzüne inen baケ aケaXj çevrilmiケ bir bitki olduXu yolundaki iddiasjnj

paylaケjljr. Aynj geleneXe, ezoterik ibrani öXretisinde de rastlarjz: ☜Hayat AXacj, 

yukarjdan aケaXjya doXru uzanjr ve o her ケeyi aydjnlatan güneケtir.☝ islam 

geleneXinde de "Mutluluk AXacj" vardjr; kökleri göXe uzanjr ve dallarj yeryüzüne 

yayjljr. 

Aynj geleneXe izlanda ve Finlandiya halk inanjケlarjnda da rastlar. Japonlar, her yjl 

bir bitki tanrjsj için bir öküz kurban ederler ve bu sjrada, sunaXjn yanjna, kökleri 

havada, dallarj aケaXjda bir aXaç konulur. Avustralya'njn Wiradyuri ve Kamilaroi 

kabilelerinde, büyücülerin, baケ aケaXj diktikleri büyülü bir aXaç vardjr. 

101. Yggdrasil 

Yggdrasil, tam bir kozmik aXaçtjr. Kökleri, yerin derinlerine kadar iner, burada 

devlerin kralljXj ve cehennem vardjr. 

102. Bitki Epifanileri 

クifalj otlar güçlerini aldjklarj kozmik ilk örnek yüzünden çocuklarjn doXumunu 

kolaylaケtjrjr, erkeklik gücünü artjrjr, zenginlik ve bereketi garantilerler. 

39

Tanrjnjn bir aXaçta tecelli etmesinin en ilgi çekici örneXi, Asur☂daki ünlü alçak 

kabartmadadjr. Bu kabartmada, tanrj, bir aXaçtan çjkar biçimde gövdesinin üst 

kjsmjyla betimlenmiケtir. ... tanrjnjn niteliklerinden biri olarak kabul edilen keçi, 

aXacjn yapraklarjnj yiyerek beslenmektedir. 

103. Ölü Tanrjçalar ve Bitkiler 

Bir bitki simgesiyle tanrjçanjn bir arada, betimleniケi, aXacjn arkaik mitolojideki ve 

ikonografideki anlamjnj doXrular: kozmik bereketin tükenmez kaynaXj. 

iki simgeyi -su ve bitki- birbirine baXlayan baXlarj çözümlemek kolaydjr. Suda, her 

türden tohum bulunur. Bitki ♠köksap, çalj, lotus çiçeXi- kozmosun tezahür etmesini 

ve biçimlerin ortaya çjkjケjnj ifade eder. Hindistan'da, kozmik imgelerin, lotus 

çiçeXinden türediklerini görmek ilginçtir. 

104. ikonografik Simgecilik 

☜Dolu vazo☝ baケka alanlarda da bulduXumuz bir simgedir ve her zaman "hayat 

bitkisiyle" ya da bazj bereket amblemleriyle baXlantjljdjr. ... ☜Dolu vazo☝ genelde bir 

tanrj ya da yarj-tanrj tarafjndan taケjnjr, ama asla bir insan tarafjndan taケjnmaz. 

105. Ulu Tanrjça-Hayat AXacj

Aynj temaya, Altay halk inanjケlarjnda da rastljyoruz:Yedi dalj bulunan Hayat 

AXacj'njn altjnda "Yjllar tanrjçasj"bulunmaktadjr. 

Sümerlilerin "yaケam" için kullandjklarj iケaret bir asma yapraXjdjr. Bu mucize bitki, 

Ulu Tanrjçaya adanjr. Ana Tanrjça, baケlangjçta "asma ana" ya da ☜asma tanrjça☝

olarak adlandjrjlmjケtjr. ... Odysseus'daki nympha Kalypso'yla özdeケleケtirir. Kalypso 

gibi Siduri de genç bir kjz görünümündedir; peçe takmaktadjr ve üzüm salkjmlarj

taケjmaktadjr; dört kaynaXjn çjktjXj bir yerde oturmaktadjr. 

Üzümler ve ケarap, uzun süre boyunca bilgeliXi simgelemiケlerdir. Kozmik Asma, 

kozmik aXaç, bilgi-kefaret aXacj Mandeizmde ケaケjrtjcj bir tutarljljkla varljXjnj

sürdürür. クarap bu inanjケa göre, jケjXjn, bilgeliXin ve safljXjn cisimleケmesidir. ... Bu 

asmadan, insanlarjn susuzluXunu gideren kutsal nehirler çjkar; jケjXjn asma, göXü 

kapladjXj ve üzüm taneleri yjldjzlar olduXu için kozmik bir aXaç olarak kabul 

edilmiケtir. 

Bulunduklarj yer; yaケam, gençlik ve ölümsüzlük kaynaXjnjn bulunduXu "dünyanjn 

merkezidir" AXaçlar, sürekli yenilenme halindeki evreni temsil eder; evrenin 

merkezinde, ebedi hayat ya da bilgi aXacj hangisi olursa olsun her zaman bir aXaç 

vardjr. 

106. Bilgi AXacj

Cennetin ortasjnda, Hayat AXacj ve iyiliXi ve KötülüXü Bilme AXacj vardjr ve Tanrj, 

Adem'e Bilgi AXacj'njn meyvelerinden yemeyi yasaklamjケtj; "Çünkü ondan yediXin 

gün kesinlikle ölürsün," demiケti. 

Adem'e ve Havva'ya Bilgi AXacj'njn meyvesini yemeleri için jsrar eden yjlan, onlara 

bu aXacjn meyvelerinin ölümü deXil tanrjsalljXj getireceXini söyler. "'Kesinlikle 

40

ölmezsiniz; çünkü Tanrj biliyor ki, o aXacjn meyvesini yediXinizde gözleriniz açjlacak, 

iyiyle kötüyü bilerek Tanrj gibi olacaksjnjz. 

107. Hayat AXacj'njn Bekçileri 

Canavarla mücadelenin baケka bir anlamj daha vardjr: erginleme. insan "kahraman" 

olabilmek ve ölümsüz olmak için "sjnamalardan" geçmelidir. Yjlanj ya da canavarj

yenemeyen Hayat AXacj'na, yani ölümsüzlüXe ulaケamaz. 

108. Canavarlar ve Griffonlar

Yjlan baケka geleneklerde de, her zaman Hayat AXacj'njn yanjndadjr. 

Griffonlar ya da canavarlar kurtuluケa Hayat AXacj'na ya da onun simgelerinden 

birine giden tüm yollarj gözetlerler. 

-kjsacasj kutsalj cisimleケtiren, güç, yaケam ve her ケeyi bilme yeteneXi bahケedebilen 

her simgeyi- korurlar. 

109. AXaç ve Haç 

Hayat AXacj, ölüleri dirilten, hastalarj iyileケtiren ya da gençleケtiren vb tüm mucizevi 

bitkilerin ilk örneXidir. 

Gerçek haçjn yapjldjXj tahta, ölüleri diriltmektedir ve imparator Konstantin'in annesi 

Helena, onun peケine düケer. ... Hjristiyan ikonografisinde haç, genelde bir Hayat 

AXacj olarak betimlenir. 

110. Gençleケme ve Ölümsüzlük 

Ölümsüzlük ve gençlik bitkisi," Hindistan'da ve Sami kültüründe farklj algjlanjr. 

Samiler, ölümsüzlük ve ölümsüz bir yaケam arzulamjケlardjr; Hintliler, gençleケtiren ve 

yenileyen bitkinin peケindedirler. 

Yaケamj seven ve varoluケu selamlayan Hintli, bunu sonsu za kadar korumak istemez 

yalnjzca uzun süre genç kalmak ister. Öte yandan -özgürlüXünü kazanmak isteyen 

ve varljXjnjn sonsuza kadar devam etmesini arzulamayan- bilgenin ve mistiXin 

istediXi ölümsüzlük deXildir; bilge ve mistik, kozmo stan kesin olarak kopup 

ayrjlmayj ve ruhunun sonsuz bile olsa belli bir zaman diliminde kalmasjnj deXil, 

mutlak özerkliXe kavuケmasjnj ister. ... Elma iskandinavya mitolojisinde, gençleケtirici 

ve yenileyici meyvedir. 

Mitin manevi yön üyle, efsane, batjl inanç ve gelenek yönü ayrjdjr. Halk ve seçkinler 

yenileyen ya da ölümsüzlük veren bitki mitini tamamen farklj biçimlerde 

yorumlarlar. ... Her tür mucize bitki temasjnjn ardjnda bugün bizim keケfettiXimiz 

aynj merkezi temadjr: Hayat AXacj; ulaケjlmaz bir yerde ya da "merkezde" bulunan 

ve yalnjzca seçilmiケlerin meyvelerinden tadabildiXi mucize bir aXaçta cisimleケen 

gerçeklik, kutsalljk ve yaケam. 

41

111. クifalj Otlarjn Arketipi 

Hindistan☂da Kapitthaha otu iktidarsjzljXa iyi gelir, çünkü Gandharvalar (Hint 

mitolojisinde, bitkilerden iyi anlayan, her derdin devasj somanjn koruyucusu varljklar) Varuna'ya 

erkeklik gücünü verirken onu kullanmjケtjr. 

Eski insanlar için, atlarjn tedavi edici güçlere sahip olmalarjnjn nedeni, ilk kez 

tanrjlar tarafjndan keケfedilmiケ olmalarjdjr. 

112. Axis Mundi Olarak AXaç 

113. insanjn Bitkiden Türemesi Miti 

Miao topluluklarj, atalarj olduXuna inandjklarj bir bambuya taparlar. ... Melburn 

çevresindeki Avustralya kabileleri, ilk insanjn bir mimozadan doXduXuna 

inanmjケlardjr. Hindiçin'de çok yaygjn bir mite göre, insanljk bir tufan sonucunda yok 

olur, yalnjzca mucize eseri bir balkabaXjnjn içine saklanan bir kjz ve erkek kardeケ

kurtulur. istememelerine karケjn, evlenirler ve genç kjz dünyaya bir balkabaXj getirir; 

bir daXa ve ovaya serpilen tohumlarjndan insan soyu doXar. 

Hayatjna aniden son verilen bi r insanjn yaケamj bir bitkide devam eder; bu bitki, 

kesildiXi ya da yakjldjXj zaman, tekrar insan biçimini al an bir hayvanjn ya da baケka 

bir bitkinin doXumuna neden olur. Bu insanjn yaratjcjljk ve varljXjnj ifade etme 

olanaklarjnj kullanabilmesi için, yaケamjnjn, tamamen tükenmesi ge rekmektedir; ani 

olarak varljXjna son verildiXinde baケka bir biçimde varljXjnj devam ettirir; bitki, 

meyve, çiçek. 

Bazj halklar, ata ruhlarjnjn bazj aXaçlarda bulunduXuna ve buralardan annelerinin 

karnjna embriyon biçiminde girdiklerine inanjrlar. Çin'de her kadjnjn bir aXaca 

karケjljk geldiXine inanjljr; aXaç ne kadar çek meyve verirse kadjnjn da o kadar çok 

çocuXu olur. 

"GerçekliXin" ve "gücün" kaynaXj ve temeli insan deXil bitkidir. insan, yeni bir bitki 

kipliXinin geçici görünümüdür. Ölürken, ya da daha doXrusu insanljk durumunu terk 

ederken aXaca -"tohum" ya da ☜ruh☝ olarak- dönüケür. 

114. Bitkilere Dönüケme 

Yaケamjn iki düzlemi arasjndaki çevrim iki gruba ayjrabileceXimiz efsane ve 

masallarda sjk sjk karケjmjza çjkar: a) Öldürülen bir insanjn bir çiçeXe ya da bir 

aXaca dönüケmesi; b) Bir meyve ya da bir tohum aracjljXjyla mucizevi bir biçimde 

döllenme. 

115. insan ve Bitki iliケkileri 

Mecklenburg'da, yeni doXmuケ bebeXin plasentasjnj, küçük bir meyve aXacjnjn dibine 

gömerler; Endonezya'da, plasentanjn gömüldüXü yere bir aXaç dikerler. Her iki 

gelenekte de, aXacjn büyümesiyle insanjn büyümesi arasjnda mistik bir dayanjケma 

olduXu ifade edilir. ... Papular, bir aXacj kestiklerinde kendilerinin de öleceXini 

düケünürler. Dolgan ケamanlarj büyü uXraケjlarj için ilk çaXrjlarjnj aldjklarjnda bir aXaç 

dikerler; öldüklerinde bu aXaç kesilir. Öteki Altay halklarjnda ケamanjn yaケamjnjn 

42

aXaca baXlj olduXuna inanjljr. ... Avrupa'da, veliaht prens doXduXunda bir jhlamur 

aXacj dikilir. 

116. Hayatj Yenileyen AXaç 

ibraniler, gayri meケru çocuklarj "otlarjn çocuklarj" olarak adlandjrjrken, Rumenler, 

onlara "çiçek çocuklarj" der. 

117. AXaçlarjn EvliliXi 

118. Mayjs AXacj

Kjsacasj varolan her ケey, canlj ve yaratjcj olan her ケey, sürekli yenileniyorsa bitki 

simgeleriyle ifade edilir. Kozmos, bir aXaç biçimiyle temsil edilir; çünkü aXaç gibi 

düzenli olarak kendini yeniler. ilkbahar, yaケamjn dolayjsjyla insanjn yeniden 

doXuケudur. 

ingiltere'de 1 Mayjs'ta gençler ya da küçük kjzlar, baケlarjnda dallardan ve 

çiçeklerden oluケan taçlarla, ケarkjlar söyleyip hediyeler isteyerek ev ev dolaケjrlardj. 

... Bu geleneXin olduXu her yerde (isveç, iskoçya, Pireneler ve Slav ülkeleri) "mayjs 

direXi" etrafjnda yapjlan bir dansla sona eren toplu halk eXlenceleri için bir fjrsat 

verir. Baケ rollerde genelde çocuklar ve gençler vardjr. Bu, bir bahar bayramjdjr, ama 

bu türden her kutlama orjiye benzer bir ケeye dönüケebilir. 

Kilisenin tüm direniケine karケjn "mayjs bayramj" varljXjnj sürdürür. En derin 

toplumsal dönüケümler bile, bu geleneXi yok edememiケ, yalnjzca adj deXiケmiケtir. 

Perigord'da ve baケka birçok yerde mayjs aXacj, Fransjz Devrimi'nin simgesi olur; 

"Özgürlük AXacj" adjnj aljr, fakat köylüler, atalarjndan kalan bir aljケkanljkla, bu 

aXacjn etrafjnda dans ederler. 1 Mayjs, günümüzde özgürlük ve iケçi bayramj olarak 

kutlanmaktadjr; modem anlayjケa göre, bu bayram, tüm geleneksel toplumlarjn 

ortak ülküsü; toplum refahjnjn geliケmesi ve iyileケtirilmesi mitinin bir parçasjdjr. 

119. "Kral" ve "Kraliçe" 

120. Cinsellik ve Bitkiler 

121. Bitkileri Temsil Eden Tasvirler 

Bazj bölgelerde, bitkilerin temsilci si ve güç kaynaXj Mayjs Kralj'nj "öldürme" ayini 

vardjr. ... Pilsen civarjnda(Çekoslovakya) Kral, otlar ve çiçekler giymiケ olarak ortaya 

çjkar ve yargjlandjktan sonra atla kaçmaya çaljケjr; yakalanmazsa bir yjl daha "Kral" 

olarak kalma hakkj vardjr; aksi durumda boynu vurulur. 

122. Ritüel Yarjケmalar 

123. Kozmik Simgecilik 

Tüm bu halk ayinlerinin ortak paydasj bir bitki simgesi aracjljXjyla kozmik bir olayjn 

(bahar ya da yaz) kutlanjケjdjr. Bir aXaç, bir çiçek, bir hayvan herkese gösterilir, bir 

aXaç törensi bir ケekilde süslenir ve bir tören alayjyla dolaケtjrjljr ya da bu bir aXaç 

deXilse bir odun parçasjdjr, bir adam veya bir kukla yapraklarla kaplanjr; kimi 

43

zaman ölümle ya da yeniden diriliケle ilgili dövüケler, yarjケmalar, dramatik sahneler 

gerçekleケtirilir. Bütün insanlarjn yaケamj bir an için bir aXaçta ya da bir bitki 

tasvirinde, kozmik bir olayj -baharj- temsil eden ya da kutsayan basit bir simgede 

odaklanjr. 

Bitki ayinlerini yaratan baharjn geliケi deXildir. ... Ama canlandjrjlan temsiller 

baケlangjçtaki yapjyj korurlar: yenilenmenin ilksel hareketinin yeniden 

gerçekleケtirilmesidir. 

124. Sentez 

Bitki hiyerofanilerinin neredeyse sjnjrsjz zenginliXiyle kafamjz karjケmamaljdjr. Bu 

hiyerofanilerin zenginliXi ve çeケitliliXi tutarlj bir yapjya sahiptir. Bu olgularj gözden 

geçirirsek kozmik aXaç ile mayjs aXacj tören alayj arasjndaki temel fark, kozmik bir 

ideogram ile bir ayin arasjndaki koケullarjn farkljljXjndan ibarettir. ... Ama tüm bu 

formüller, aynj "gerçeXi" ifade eder: Bitki, yaケayan gerçekliXin ifadesidir ve kendini 

sürekli yenileyen yaケamjn tezahürüdür. ... bitki, kendisinden farklj bir ケeyi temsil 

ettiXi ölçüde yani kutsalj ortaya koyduXu ve canlandjrdjXj sürece- bir hiyerofanidir. 

Bir aXaç yada bir bitki, bir bitki ya da bir aXaç olarak kutsalljk kazanmaz: aケkjn bir 

gerçekliXin bir parçasj olduXu için, bu aケkjn gerçekliXi temsil ettiXi için kutsalljk 

kazanjr. Herhangi bir bitki ku tsanjnca, aケkjn olur; kutsalljk diyalektiXine göre, parça 

(aXaç, bitki) bütünün temsilidir (kozmos, yaケam), kutsal olmayan bir nesne bir 

hiyerofaniye dönüケebilir. 

Ama asla aXaçlar ya da bitkiler üzerinde yoXunlaケmjケ bir tapjm, bir "bitki dini" 

olmamjケtjr. ... Her ne kadar bazj tanrjlarjn bitkisel epifanileri varsa da, tanrjlarj, bir 

bitki hiyerofanisine indirgemek çok zordur. ... Bir "bitki tanrjsjnjn" ne olduXunu daha 

iyi anlamak için öncelikle bir ☜tanrjnjn☝ ne olduXunu iyice anlamak gereklidir. 

IX. BÖLÜM

TARIM VE BEREKET TAPIMLARI

125. Tarjm Ayinleri 

ilkel insan için, temel her faaliyet gibi tarjm da basit bir topraXj sürme tekniXi 

deXildir. Yaケamla doXrudan ilgisi olan ve tohumda, ekili tarlada, yaXmurda, bitki 

ruhlarjnda var olan yaケamjn çoXalmasjnj saXlayan tarjm, her ケeyden önce bir 

ritüeldir. 

Tarjm toplumlarjnjn dinsel deneyimlerinde zamanjn ve mevsimlerin öneminin altjnj

çizmekle baケlamaljyjz. Çiftçi, yalnjzca saygj duyduXu mekan olarak kutsal bir varljkla 

-bereketli toprakla, tohumda faaliyet gösteren güçlerle, tomurcuklar ve çiçeklerle￾ilgili deXildir, aynj zamanda yaptjXj iケ belli bir zaman döngüsüyle , mevsimlerle 

yönlendirilir. 

126. Kadjn, Cinsellik, Tarjm 

TopraXjn bereketiyle kadjnlarjn yaratjcj güçleri arasjndaki bu mistik baX "tarjmcj

zihniyet" diyebileceXimiz zihniyetin en temel güdülerinden biridir. 

44

Tarjmjn geliケmesiyle erkek giderek daha da büyük bi r önem kazanmjケtjr. Kadjn ekili 

tarlayla özdeケleケince erkek kendisini, onu dölleyen tohumla bir hissetmiケtir. 

127. Tarjmsal Sungular 

Tjpkj kurban törenlerinde ya da herhangi bir dinsel törende olduXu gibi topraXj

iケlemeye baケlamadan önce ritüel olarak arjnmjケ olmak gerekir. ... Tohum ekme 

zamanjyla hasat zamanjnjn aynj öneme sahip olmasj bir rastlantj deXildir: tohum 

ekmek ve hasat, tarjmsal faaliyetin en yoXun iki dönemidir. 

Bu kurbanlar ve sungular kim ve ne içindir? ... Fakat hasadjn baケarjsj sayjsjz güce 

baXljdjr ve bu güçlerin kiケileケtirilmesi ve sjnjflandjrjlmasj konusunda belli bir 

karjケjkljk olduXu gerçektir. 

128. Hasadjn "Gücü" 

Bir tarlanjn son baケaklarjnj biçmeme adeti çok y aygjndjr. 

Aynj nedenle, bir aXacjn son meyveleri toplanmaz, koyunl arjn sjrtjnda bir tutam 

yapaXj bjrakjljr... Bu gelenek -tüketilen ama asla tamamen yok olmayan kendi 

büyüsüyle kendini yenileyen "güç" kavramjndan türemiケtir. 

129. Mitolojik Kiケileケtirmeler 

130. insan Kurban Etme 

Frigyaljlar muhtemelen hasat döneminde insan kurban ediyorlardj; bazj kaljntjlara 

göre, bu kurban adeti, DoXu Akdeniz'in bazj bölgelerinde de yaygjndj. 

131. Aztekler ve Kondlarda insan Kurbanj

Meksika'daki Azteklerde ... üç ay sonra, ekin olgunlaケtjXjnda, yeni mjsjr tanrjçasj

Xilanen'i temsil eden genç kjzjn kafasj kesilir; ... Altmjケ gün sonra, hasat bitince yine 

bir insan kurban edilir. Tanrjça Toci'yi ☜Annemiz☝ (kullanjm için hasat edilen mjsjrjn 

tanrjçasj) temsil eden bir kadjnjn boynu vurulur ve derisi yüzülür. Rahip, bu deriyi

giyer ve baldjrdan aljnan bir parça deri mjsjr tanrjsj Cinteotl'un tapjnaXjna götürülür; 

burada, baケka biri bu deriden kendine maske yapar . ... Baケka Amerika kabilelerinde 

örneXin Pavnilerde kurban edilen genç kjzjn gövdesi parçalanjr ve parçalarj tarlalara 

gömülürdü. 

Tarjmla ilgili insan kurbanlarjmj en iyi örnek, Bengal'deki bir Dravid kabilesi olan

Khondlarjn, XIX. yüzyjljn ortalarjnda gerçekleケtirdikleri insan kurbanlarjdjr. 

Kurbanlar, yeryüzü tanrjçasj Tari Pennu ya da Bera Pennu'ya adanjr ve Meriah 

olarak bilinen kurban ya ailesinden satjn aljnjr ya da kendileri de kurban olan anne 

ve babadan doXmuケtur. Kurbanlar, belli dönemlerdeki bayramlarda ya da

olaXanüstü durumlarda gerçekleケtirilir, ama kurbanlar her zaman gönüllüdür . ... 

Kurban etme çeケitli biçimlerde olur: Afyonla uyuケturulan Meriah baXlanjp kemikleri 

kjrjljr ya da boXulur ya da parçalara ayrjljr ya da kor ateケ üzerinde yavaケ yavaケ

yakjljr vb. 

132. Kurban ve Yeniden DoXum 

Bir ☜gücün☝ yenilenmesini amaçlayan her tür drama ya da ayin, ab initio (baケlangjçtan 

beri) meydana gelmiケtir ve ilksel ve yaratjcj eylemin yinelenmesidir. ... hasatta 

45

kendini djケa vuran gücün yenilenmesi için insan kurban etmek, önce tohumlara can 

veren bu ilk yaradjljケjn tekrarjnj amaçlar. ... Kurbanjn ritüel olarak parçalanan 

bedeni, parçalarjndan tohumlar çjkan ilk mitolojik varljXjn bedeniyle örtüケür. 

133. Hasat Sonu Ritüelleri 

134. Ölüler ve Tohumlar 

Tarjm iki farklj düzlemde ölülerin, alanjna girer. ilk düzlem, yeryüzüyle 

dayanjケmadjr; ölüler tohumlar gibi gömülürler, yalnjzca, onlarjn eriケebildikleri bir 

boyuta geçerler. ikinci düzlem olan tarjm, büyüyerek kendini yeniden üreten 

yaケamjn, bereketin üstün bir aracjdjr ve ölüler bu yeniden doXumun, yaradjljケ

çevriminin ve tükenmez bereket gizemiyle özel olarak cezbedilir. Yeryüzünün 

rahmine gömülen tohumlar gibi ölüler de yeni bir suret içinde yaケama dönecekleri 

anj beklerler. 

クölen, bu yaケam enerjisinin toplanmasjnj temsil eder; bu nedenle tüm aケjrjljklarjyla 

ケölen, ölülerin anjlmasj için olduXu kadar, tarjm bayramlarj için de vazgeçilmezdir. 

Hatta eskiden ziyafetler, ölü:nün mezarjnjn yanjnda verilirdi; böylece ölünün onun 

yanj baケjnda gerçekleケen bu yaケam enerjisinden. faydalanmasj saXlanjrdj. 

Yjlan, tam bir ölüm hayvanjdjr, hasadj korur. Baharda, ekim dönemlerinin 

baケlangjcjnda, hasadj koruyup kanamasj için ölülere kurbanlar verilir. 

135. Tarjm ve Cenaze Tanrjlarj

Eski Yunanistan'da, ölüler de tahjllar gibi piケmiケ toprak kaplara konulurlardj. 

Kadim Hindistan'da hasat döneminde ölüler ritüel olarak yakjljr ve aynj zamanda 

hasat bayramj kutlanjrdj. 

136. Cinsel Yaケam ve Tarlalarjn Bereketi 

Tüm topluluXun bir arada gerçekleケtirdiXi ケey, en iyi sonuçlarj verir. Kadjnjn üretken 

olmasj tarlalarjn üretken olmasjnj saXlar; aynj zamanda bitkinin bolluXu kadjna 

hamile kalmada yardjm, eder. ... Kritik hasat zamanj yaklaケtjXjnda ve arpa bitmeye 

baケladjXjnda batj Afrikalj halklardan Eweler orjiler aracjljXjyla felaketlere karケj ürünü 

korumak için önlemler aljrlar. Pek çok genç kjz, gelin olarak piton tanrjya sunulur. 

Kutsal evlilik, tapjnakta tanrjnjn temsilcileri ve rahipler tarafjndan gerçekleケtirilir ve 

bu biçimde kutsanan gen ç kjzlar ya da eケler sunaXjn ortasjnda bu kutsal fahiケeliXe 

bir süre daha devam ederler. Kutsal evliliXin tarlalarj verimli kjlmak ve sürüleri 

çoXaltmak için olduXu söylenir. 

Çin'de gerçekleケen de budur, genç kjzlar ve genç erkekler, baharda toprak üzerinde 

birleケirler, böylece evrenin tohum vermesini saXlayarak, yaXmur yaXdjrarak ve 

tarlalarj bereketli kjlarak kozmik üremeye katkjda bulunduklarjnj düケünürler. 

137. Orjinin Dinsel iケlevi 

Orjiler genellikle kutsal evliliklerle örtüケürler. Tanrjsal bir çiftin birleケmesi, sjnjrsjz bir 

eXlence, coケku ve üretkenlik nedenidir. ... Oraon halkj, mayjs ayjnda, güneケ

tanrjsjyla yeryüzü tanrjçasjnjn evliliXini kutlarken rahip kendi karjsjyla herkesin gözü 

46

önünde birleケir ve ardjndan son derece ケatafatlj bir orji baケlatjljr. ... insanlar 

tanrjlarj taklit etmekten daha iyi bir ケey yapamazlar; özellikle bu taklit tüm dünyanjn 

refahjnj, bitkilerin ve hayvanlarjn kaderini etkileyecekse. Kutsalljk söz konusu 

olduXunda aケjrjljXjn belli bir yeri ve önemi vardjr. ... Orjiler kutsal yaケam enerjisin 

yayjlmasjnj saXlar. Pek çok bölgede, kadjnlar, kurakljk dönemlerinde, tarlalarda 

çjrjlçjplak koケarlar böylece göXün erkekliXini uyandjrmak ve yaXmur yaXdjrmak 

isterler. 

Romaljlarjn Floralia'sjnda (27 Nisan) gençler çjrjlçjplak sokaklarda dolaケjrlar ya da 

Lupercalia törenlerinde, genç erkekler genç kadjnlara dokunarak onlarj üretken 

kjlarlar ya da Hintlilerin en önemli bitki bayramj Holi'de her ケey serbesttir. 

HinduIar, Bali bayramj sjrasjnda, ensest iliケki djケjnda her tür cinsel birleケmeyi 

olaXan sayarlardj. 

138. Orji ve Yeniden Bütünleケme 

Tohumlar nasjl topraXa karjケjyor, parçalanjyor ve ケekillerini yitirip baケka bir ケeye 

dönüケüyorlarsa (filizlenme), insanlar da orjilerde bireyselliklerini yitirmekte ve tek 

vücut olmaktadjrlar. Böylece, "biçimin" ve "yasanjn" olmadjXj tüm duyularjn 

kaynaケmasj gerçekleケmektedir. ... Bir anlamda, orji insanj tarjm düzlemine çeker. 

insan; kurallarj, sjnjrlarj ve bireyselliXi ortadan kaldjrarak, toprakla ve geceyle ilgili 

deneyimlere kendini açarak, yeni bir bitkide doXmak üzere kendi biçimini yitirip 

topraXjn içinde parçalanan tohumlarjn durumuna geçmeyi baケarjrlar. 

Dahasj orjiler, yaradjljケtan önceki mistik kaosu yeniden canlandjrarak, yaradjljケjn 

tekrar edilmesini saXlar. 

Yaradjljケ kaosa düzen getirir. Orjilerle (Karnavallar, Satürnalya -17 Eylül☂de kutlanan 

Satürn festivali-) kjrjlan günlük hayat örüntüsünde yaケamjn, etkinlik ve uyku, doXum 

ve ölüm arasjnda gidip gelen bir tüm olarak, kaostan doXup bir felaket veya ... bir 

"büyük çözülme" ile ona geri dönen bir yaradjljケ döngüsü olarak görüldüXünü 

anlayabiliriz. 

139. Tarjmsal Mistisizm ve Kurtuluケ

Hiçbir ケey çaba harcamadan baケarjlamaz, insan hayatjnj yalnjzca çaljケarak, yani 

hayatjn kurallarjna uyarak, ilksel eylemleri tekrarlayarak kazanabilir. Tarjm 

toplumlarjnjn insanlarjnjn bitkilerin hayatjna iliケkin deneyimlerinden yola çjkarak 

kendileri için oluケturduklarj umutlar, en baケjndan eyleme, harekete yöneliktir. insan 

belirli bir hareket tarzjnj izler, belirli modellere göre davranjrsa yenilenmeyi umabilir. 

Eylem ve ayin, vazgeçilmez koケullardjr. 

insan binlerce yjldjr bitkisel yaケamjn belirli araljklarla yenilendiXini gözlemlememiケ

ye bundan insan ve tohumun dayan jケmasj sonucunu çjkarmamjケ olsaydj, ölümle ve 

ölümden sonra yenilenme umuduna sahip olamayacaktjr. 

Tarihin yönünü belirleyen ne nüfusun artjケj ne de yiyecek bolluXu idi; tarihin yönünü 

belirleyen insanjn bu keケifle birlikte geliケtirdiXi zihniyettir. insan, tahjllar aracjljXjyla 

gördüklerinden, onunla uXraケjrken öXrendiklerinden, tohumun. topraXjn altjnca 

47

kendi hüviyetini yitirdiXine tanjk olarak anladjklarjndan belirleyici bir ders 

çjkarmjケtjr. Tarjm insana organik yaケamjn asli bir bütün olduXunu öXretir; kadjnla 

tarla, cinsel iliケkiyle topraXj tohumlama arasjndaki yaljn analojiler ve hayatjn 

ritmikliXi, ölümün bir geri dönüケ olduXu gibi daha ileri zihinsel sentezler bu esinden 

kaynaklanmjケtjr. Bu sentezler, insanljXjn geliケiminde çok temel bir yere sahiptir ve 

ancak tarjmjn keケfiyle mümkün olabilmiケtir. Kurtuluケ umudunun en öneml i 

temellerinden birisi, tarih öncesi tarjm mitiyle ortaya çjkmjケtjr: toprakta gizlenen 

tohum gibi ölüler de yeni bir suret içinde yaケama geri dönebileceklerini umut 

edebilirler. ... insan tarladaki çiçek gibidir. 

X. BÖLÜM

KUTSAL MEKANLAR: TAPINAK, SARAY, "DÜNYANIN MERKEZi"

140. Hiyerofaniler ve Yineleme 

Sonuç olarak, kutsal mekan düケüncesi, mekana bir sjnjr çizerek, onu çevresindeki 

kutsal olmayan mekandan soyutlayarak kutsam jケ olan ilksel hiyerofaninin 

yinelenmesi düケüncesi üzerine kuruludur. 

Tarihin en eski dönemlerinden beri hürmet gösterilen kayalar, kaynaklar, maXaralar 

ve ormanlar farklj biçimlerde bugünün Hjristiyan toplumlarj tarafjndan da kutsal 

kabul edilirler. ... Kutsal mekan "seçiminin" tamamen insana bjrakjldjXjnj düケünmek 

kutsal mekanlarjn sürekliliklerini açjklanamaz bir duruma getirebilir. 

141. Mekanjn Kutsanmasj

Asljnda, mekan asla insan tarafjndan "seçilmez", yalnjzca onun tarafjndan 

☜keケfedilir☝; baケka bir deyiケle kutsal mekan insana kendini ケu ya da bu biçimde 

gösterir. 

Bir yerde fare ya da karjnca olup olmamasj kesin bir hiyerofani iケareti olarak 

sayjlabilir. Kimi zaman, evcil bir hayvan, örneXin bir boXa serbest bjrakjljr; birkaç 

gün sonra, bu boXa aranjr ve bulunduXu yerde kurban edilir; ケehrin kurulacaXj yer 

olarak bu nokta seçilir. 

Kutsal mekanj çevreleyen taケtan bir daire, ya da duvar en eski mabet 

yapjlarjndandjr. ... Çit yalnjzca, sjnjrlan içindeki kratofaniyle ya da hiyerofaniye 

iケaret etmez; ayrjca, bilmeden bu mekana girerek baケjnj belaya sokabilecek kutsal 

olmayan kiケiyi koruma amacjna da hizmet eder. Kutsal, kendisiyle temas kuran 

kiケinin, her dinsel eylemin gerektirdiXi "hazjrljklarj" yapmamasj durumunda 

tehlikelidir. ... TapjnaXjn ya da evin eケiXinin ritüel önemi. 

クehirleri çevreleyen surlar için de aynj durum geçerlidir: bu surlar askeri amaçlarla 

kurulmalarjnjn yanj sjra büyüsel bir savunma aracjdjrlar. ... Hindistan'jn kuzeyinde, 

salgjn hastaljk döneminde, ケehrin etrafjna bir daire çizilir ve bu dairenin hastaljk 

cinlerinin ケehre girmesine engel olduXu söylenir. 

142. Kutsal Mekanjn "inケasj" 

Kilin harcjna katjlan su, ilksel suyla özdeケleケtirilir; sunaXjn temellerini oluケturan kil, 

yeryüzü; yan duvarlar ise, atmosferdir vb. Öte yandan, suna Xjn inケasj, zaman ile 

48

simgesel bütünleケmeye, onun he r sunakta ☜maddeleケmesini☝ ifade eder. Ateケ

sunaXj, bir yjldjr... Geceler, onu çevreleyen taケlardjr ve bu taケlarjn sayjsj 360 

tanedir, çünkü yjlda 360 gece vardjr; gündüzler, yajuケmati kiremitlerdir bunlarjn 

sayjsj 360 tanedir, çünkü yjlda 360 gündüz vardjr. Sunak böylece kutsal olmay an 

zamandan ve mekandan tamamen ayrj bir mistik zaman ve bir mekanda var olan 

mikrokozmosa dönüケür. Bu açjdan bakjldjXjnda, sunaXjn inケasjna asljnda evrenin 

doXumunun bir tekrarj olduXu söylenebilir. 

Aynj kozmogoni anlayjケjna, Tantracj okullarjnda mandala'njn yapjmjnda da 

rastlanjr. Mandala'njn sözcük anlamj ☜daire☝dir. ... Mandala☂njn ne olduXuna gelince, 

bir kare içine çizilmiケ, eケmerkezli ya da eケmerkezli olmayan dairelerden oluケur. 

Herhangi bir yeni insan yerleケimi de, dünyanjn yeniden kuruluケudur. Nihai olacaksa, 

gerçek alacaksa yeni yerleケim ya da yeni ケehir, inケa ritüeli aracjljXjyla "evrenin 

merkezi"ne yönlendirilmek zorundadjr. Pek çok geleneXe göre, dünya bir da 

geliケmelidir. ... Roma'njn ilk modelinin bi r daire içine yerleケtirilmiケ bir kare olmasj

büyük olasjljktjr: Son derece yaygjn daire ve kare geleneXi bize bunu 

düケündürtmektedir. 

143. "Dünyanjn Merkezi" 

Genel bir bakjケ açjsjyla deXerlendirmek amacjyla bu simgelerin, üç ana ve 

tamamlayjcj unsur etrafjnda topladjXjnj söyleyebiliriz: 

1. Dünyanjn merkezinde, yerle göXün birleケtiXi "kutsal daX" bulunmaktadjr; 

2. Her tapjnak ya da saray ve biraz daha geniケ bakarsak her kutsal ev "kutsal 

daXla" özdeケleケtirilir ve böylece "merkez" olur; 

3. Axis mundi☂nin geçtiXi yerler olarak kutsal ケehir ya da tapjnak, gök, yer ve 

yeraltjnjn birleケtiXi bir yer olarak görülür. 

DoXudaki her ケehir dünyanjn merkezinde bulunmaktadjr. ... Mezopotamya 

ziggurat1arj, kozmik daXlardjr. ... Buraya tjrmanan hacj, Dünyanjn Merkezine 

yaklaケjr ve üst katjna çjkmjケ bir hacj, baケka bir gök alemine geçer, kutsal olmayan 

mekanj aケarak "saf topraklara" girer. 

islam inançlarjna göre, dünyanjn en yüksek yeri Kabe'dir; çünkü kutup yjldjzj, onun 

göXün merkezinin tam altjnda olduXunu göstermektedir. 

Merkez kavramj, bünyesinde pek çok unsuru barjndjrjr. ... Kozmolojik gelenekler, 

merkez simgeciliXini embriyolojiden aljnan terimlerle açjkladjklarj da olur: Kutsal 

olan, dünyayj bir embriyon gibi yarattj. Embriyonun göbekten çjkmasj gibi Tanrj da 

dünyayj göbeXinden baケlayarak yaratmaya baケladj ve yaratjljケ buradan baケka 

yerlere yayjldj. 

Cennet, "yerin göbeXidir" ve bir Süryani geleneXine göre ☜bütün daXlardan daha 

yüksek bir daXjn☝ üzerine kuruludur. 

144. Kozmik Örüntüler ve inケa Ayinleri 

Eケik, iki mekanj ayjran sjnjrdjr; ev dünyanjn merkezine denktir. ... Konutun biçimi 

deXiケtiXinde (örneXin Orta Asya'njn hayvancjljkla geçinen çoban toplumlarjnda) ve 

49

evin yerini yurt aljnca, orta direXin dinsel ve mitolojik iケlevini, duman çjkjケj için 

tepede açjlan delik yerine getirir. Kurbanjn sunulacaXj zamanlarda yurdun içine 

tepesindeki açjkljktan djケarjya çjkan bir aXaç yerleケtirilir. Kurban aXacjn yedi dalj, 

göXün yedi katjnj simgeler. 

Hindistan'da bir evin inケasjna karar verildiXi zaman, müneccim, dünyayj taケjyan 

yjlanjn kafasj üzerine konulacak temel taケjnj seçer. Duvarcj ustasj, belirlenen yere 

kazjk çakar ve böylece yeraltjndaki yjlanjn "kafasjnj" sabitleyerek deprem olmasjnj

engellemiケ olur. 

145. "Merkez" SimgeciliXi 

Pek çok mitolojide ve efsanede var olan kozmik aXaç (yedi dalj, göXün yedi katjyla 

örtüケür) evreni simgeler. 

146. "Cennet Özlemi" 

XI. BÖLÜM

KUTSAL ZAMAN VE EBEDi YENiLENME MiTi

147. Zamanjn ÇeケitliliXi 

Kutsal zaman, kutsal olmayan zamandan farkljdjr; fakat dahasj kutsal olmayan 

zamanjn hesaplanmasj, modern toplumdan mj, yoksa ilkel toplumdan mj

bahsettiXimize göre deXiケir. 

Dayaklarda beケ ayrj zaman olduXunu ortaya koymuケtur; bu zamanlar, aynj gün 

içinde bile deXiケebilmektedir; örneXin pazar günü: 

1. Güneケin doXuケu bir iケe baケlamak için en iyi zamandjr. Bu saatte doXan 

çocuklar mutlu olurlar; ama günün bu saatinde ava ve baljXa gitmemeli ya da 

yolculuXa çjkmamaljdjr. Aksi halde her eyleminiz baケarjsjzljkla sonuçlanjr; 

2. Sabah saat dokuz: uXursuz andjr, bu saatte baケlanan hiçbir ケey baケarjya 

ulaケamaz; bununla birlikte bu saatte yola çjkarsanjz eケkjyalardan korkmanjza 

gerek yoktur; 

3. ÖXle: bol talihli ☜zaman☝, 

4. ÖXleden sonra saat üç: savaケ zamanj düケmanlarj eケkjyalar, avcjlar, baljkçjlar 

için ケanslj, yolcular için talihsiz zaman; 

5. Güneケin batjケj: kjsa süren ☜talihli zaman.☝

148. Hiyerofanik Zamanjn BitiケikliXi ve BirliXi 

149. Dönemsel Tekerrür-Ebedi クimdiki Zaman 

150. Mitsel Zamanjnjn Yeniden Baケlatjlmasj

Mitsel zamanjn (ya da kutsal zamanjn, dinsel-büyüsel zamanjn, hiyerofanik 

zamanjn) iki temel özelliXini sayabiliriz: 1. Tekrar edilebilirlik (bu durumda, anlamlj

her eylem bu zamanj yeniden üretir); 2. Her tür olasjljXjn ötesinde bulunmasjna, bir 

anlamda sonsuzlukta olmasjna, yani tarih üstü olarak kabul edilmesine karケjn bu 

kutsal zamanjn, tarihte bir "baケlangjcj", yani tanrjnjn bu dünyayj yarattjXj ya da 

düzenlediXi bir an, uygarljXj getiren kahramanjn ya da atanjn eyleme baケlandjXj bir 

an olmasj vb. 

50

... ilkel insanjn, etkinliklerin (örneXin tarjm, gelenek ve görenekler, cinsel yaケam, 

kültür vb) anlamlj ve yararlj olduXuna inanmasj için bunlarjn, tanrjlarjnjn, uygarljXj

getiren kahramanlarjnjn ya da atalarjnjn ilk eylemlerinin tekrarlarj olmalarj

gerekmektedir. Modern insanjn gözünde ☜tarihsel,☝ yan tek ve yeri doldurulamaz 

olarak nitelenen her ケey, ilkel insan için önemsizdir, çünkü mitsel-tarihsel bir öncülü 

yoktur. 

151. Dönemsel Olmayan Tekerrürler 

152. Zamanjn Yenilenmesi 

Orji aynj zamanda ☜karanljXa☝ geri dönüケ, ilksel kaosun oluケturulmasj demektir ve 

bu nedenle tüm yaradjljケjn, düzenli biçimlerin her tür tezahürünün öncü lüdür. ... 

Belirli dönemlerde gerçekleケen törenlerde orjinin düzenlenmesi, yaradjljケjn yok 

oluケuyla geçmiケin de yok edilmesi isteXini ortaya koyar. "Biçimlerin birbirine 

karjケmasj," toplumsal düzeninin alt üst oluケuyla (Satürnalya'da, köle efendi, efendi 

köle olur; Mezopotamya'da, kral tahttan indirilir ve aケaXjlanjr vb), karケjtljklarjn 

örtüケmesiyle (evli kadjna orospu muamelesi yapjlmasj vb), tüm kurallarjn ihlal 

edilmesiyle ifade edilir. Zincirden boケalma, tüm yasaklarjn kalkmasj, tüm 

karケjtljklarjn örtüケmesi tek bir amaca hizmet eder, dünyanjn -toplum onun bir 

kopyasjdjr- yok oluケu ve baケlangjcjn (kaosun) ve sonun (tufanjn ya da ekpyrosis'in, 

yani kjyametin) mitsel anjnjn, ilksel illud tempus'un yeniden oluケturulmasjdjr. 

153. Yaratjljケjn Yjlljk Tekrarj

Yjljn sonunda gerçekleケtirilen Karnavaljn kozmik anlamj, her zaman kaosun ardjndan 

kozmosun yeniden yaratjlmasjdjr. Bu dönemsel törenler, yaradjljケjn simgesel olarak 

tekrarlanmasjdjr. 

Tanrjnjn üç anahtarj vardjr: yaXmur, doXum ve ölülerin yeniden dirilmesi. 

iranljlarjn yeni yjlj Nevruz, hem Ahura Mazda bayramj (ilk ayjn ☜Hürmüz gününde☝

kutlanjr) hem de dünyanjn ve insanjn yaratjldjXj gündür. Nevruz'da yaradjljケ

tekrarlanjr. ... Nevruz gecesi, sayjsjz ateケ ve jケjk yakjljr, tanrjlara içki sunulur suyla 

yjkanarak arjnjljr böylece gelecek yjl bol yaXmur yaXmasj saXlanmaya çaljケjljr. 

154. Yaratjljケjn Belirli Olaylara BaXlj Olarak Tekrarlanmasj

Asljnda, her yeni hükümdar, yeni bir dönem demektir. Toplumun tarihinde hatta 

evrenin tarihinde yeni bir dönemdir. 

155. Mutlak Yenilenme 

XII. BÖLÜM

MiTLERiN MORFOLOJiSi VE iクLEVi

156. Kozmogoni Mitleri-Örnek Mitler 

Bir Hint metafizik metni olan Brhadaranyaka Upaniケad'da erkek çocuXun dünyaya 

getirilmesi ritüeli anlatjljr. Üreme eyleminin kutsal evliliXe dönüケümü söz konusudur. 

insan çifti kozmik çiftle özdeケleケtirilir; koca karjsjna "Ben göXüm sen yersin" der. 

157. Kozmogonik Yumurta 

51

158. MitIerin Ortaya Koyduklarj

Herakleitos "Tanrj, gün ve gece, yaz ve kjケ, savaケ ve barjケ, doygunluk ve açljktjr; 

tüm karケjtljklar Tanrjdjr," demiケtir. 

159. Coincidentia Oppositorum ♠ Mitsel Örüntü 

Tüm mitlerin ortaya konuluケu iki yönlüdür: Mitler bir yandan aynj ilkeden türeyen ... 

iki tanrjsal kiケiliXin iki karケjt niteliXini; diXer yandan tanrjlarjn derin yapjlarjndaki 

coincidentia oppositorum☂u yani tanrjlarjn yüce gönüllü ve korkunç, yaratjcj ve 

yok edici, güneケ ve yjlan biçiminde (baケka bir ifadeyle fiil ve kuvve halinde) vb 

oluケlarjnj ortaya koyar. 

Hintli ya da Çinli zahit, bilge ya da "mistik," yaケam deneyiminden ve bilincinden tüm 

"aケjrjljklarj" ayjklamaya, yani tam bir belirsizlik ve tarafsjzljk hali kazanmaya, 

böylece zevke ve acjya karケj duyarsjzlaケmaya vb, kjsacasj özerk olmaya çaljケjr. 

160. Tanrjsal Erdiケi Miti 

Kozmik bereket tanrjlarjnjn çoXunun hermafrodit ya da bir yjl diケi bir yjl erkek 

olduklarjnj hatjrlatmakla yetinelim. ... Pek çok bitki tanrjsj (örneXin Attis, Adonis, 

Dianysos) ve Ulu Tanrjçalar (Kybele gibi) çift cinsiyetlidir. Avustralya dini gibi en 

eski dünya dinlerinde de ilk tanrj erdiケidir ve örneXin Hindistan'da olduXu gibi en 

geliケmiケ dinlerde bile tanrj, erdiケi olarak betimlenir. ... Hintli tüm cinsel mistisizmde 

insanjn kemale ermesinin, onun ☜tanrjsal eケiyle,☝ yani erdiケisiyle özdeケlemesine 

baXlj olduXu inancj hakimdir. 

Çinlilerde hermafrodit bir Yüce Tanrj vardjr, hem karanljk hem jケjk tanrjsjdjr; simge 

olarak tutarljdjr çünkü karanljk ve jケjk tek bir gerçeXin iki farklj yönüdür. 

161. Erdiケi insan Miti 

Pek çok inanjケ, ☜ilk insanjn,☝ atanjn, hermafrodit olduXunu ileri sürer ve daha 

sonraki mitolojik deXiケkeler ☜ilksel çiftlerden☝ söz eder. ... Adem bile, Hahamlarjn 

yorumlarjna göre, kimi zaman erdiケi olarak karケjmjza çjkar. Havva'njn doXuケu, 

sonuçta tek bir hermafrodit varljXjn iki ayrj varljXa -diケi ve erkek- ayrjlmasjdjr. 

Hermafrodit tanrj ve çift cinsiyetli "ata" (veya "ilk insan") miti, "mükemmel insan" 

olmanjn koケulu olarak kabul edilen baケlangjçtaki durumun dönemsel yenilenmesini 

amaçlayan toplu törenlere model oluケturmaktadjr. Avustralyalj genç erkeXi ya da 

genç kjzj hermafrodite döndürmeyi amaçlayan erkek ve kadjn sünnetleri djケjnda, 

kjljk deXiケtirme törenlerinin hepsinin, aynj ケeyin küçük versiyonlarj olduXunu 

söyleyebiliriz. Hindistan'da, Fars'ta ve Asya'njn bazj bölgelerinde, ☜kjljk deXiケikliXi☝

töreni, tarjm bayramlarjnjn çok önemli bir parçasjdjr. Hindistan'jn bazj sjnjr 

bölgelerinde, erkekler kendisi de erdiケi olan bitki tanrjçasjnjn bayramjnda yapay 

göXüsler taケjrlar. 

Kjsacasj, insan zaman zaman (bir an için bile ol sa) mükemmel insan olma 

gereksinimini hisseder; bu mükemmel insan olma halinde her iki cinsiyet, yan yana 

var olur; tjpkj iki cinsiyetin öteki niteliklerle ve diXer tüm sjfatlarla bir arada tanrjda 

var olmasj gibi. Kadjn giysileri giymiケ bir erkek, kadjn olmaya çaljケmaz; görünüケte 

52

kadjn gibidir ama asljnda bir an için iki cinsiyeti bünyesinde birleケtirir ve tüm 

kozmosu anlayabilecek bir duruma bürünür. ... Bir kez daha geçmiケi, "tarihi" yok 

etme ve yeni bir yaradjljケla yeni bir yaケama baケlama isteXiyle karケj karケjyayjz. "Kjljk 

deXiケtirme" ritüeli, "orji" ritüeliyle benzer özellikler taケjmaktadjr: hatta ☜kjljk 

deXiケtirmenin☝ genelde orji sjrasjnda gerçekleケtiXini söyleyebiliriz. Bununla birlikte, 

bu ayinlerdeki en ケaケjrtjcj deXiケimler bunlarjn asjl anlamjnj bozamamjケtjr: cennetteki 

☜ilk insanla☝ yeniden bütünleケmek. Tüm bu ayinler, erdiケi tanrj mitlerini model 

almaktadjrlar. 

Asljnda insanjn, aケk eylemiyle "erdiケi" nitelikler kazandjXj söylenebilir; çünkü aケk 

iliケkisinde her iki cins, karケj cinsin ☜özelliklerine☝ (zarafetle, teslimiyetle ve 

fedakarljkla vb) eriケip onu fetheder (ケefkat, boyun eXiケ, aケjk erkeXin fedakarljXj vb). 

162. Yenileme, inケa, Erginleme Mitleri vb 

163. Mitin Yapjsj: Varuna ve Vrtra 

Kozmogoni miti her biçimde ve çeケitli bakjケ açjlarjnda "doXru," uygulanabilir ve 

kullanjlabilirdir. Bu konuda, gerektiXinde "ruhsal gücüyle" ve "büyüsüyle" baXlayjcj

olan, evrenin hakimi çok güçlü gök tanrj Varuna mitini ve yapjsjnj örnek verebiliriz. 

Ama kozmik yönüyle daha karmaケjk bir tanrjdjr Varuna: Yalnjzca gök tanrj deXil 

daha önce de gördüXümüz gibi ay ve su tanrjsjdjr da. ... Varuna'da "karanljk" gücün 

aXjr bastjXj bir yön vardjr. ... Varuna'njn bu "karanljk" yönü yalnjzca "karanljk gök" 

olarak göksel anlamda aljnmamaljdjr, daha geniケ bir anlamda, kozmik ve 

metafiziksel anlamda düケünülmelidir; gece, potansiyel bir güçtür, tohumdur, 

tezahür etmemiケ alandjr. 

Bir yandan gece (örtülü olan), su (potansiyel, tohum), "aケkjnljk" ve "edilginlik" (gök 

ve yüce tanrjlara özgü) nitelikleri öte yandan her türden "baXlayjcjljk" özellikleriyle 

sularj "tutan" ☜durduran☝ ya da ☜hapseden☝ Vrtra'yla hem mitolojik hem de 

metafiziksel bir dayanjケma gösterir. Kozmik düzlemde Vrtra da bir "baXlayjcj"djr. ... 

Mitin en önemli iケlevlerinden birinin, doXrudan bilince olduXu kadar çok çeケitli ve 

karmaケjk anlayjケlara da hitap eden pek çok ☜gerçeklik☝ düzlemini belirlemek ve 

meケrulaケtjrmak olduXunu söyleyebiliriz. Her ikisinin de amacj, bireysel düzlemde 

olduXu kadar kozmik düzlemde de yaケamj durdurmak, ölümü getirmektir. 

164. "Örnek Tarih" Olarak Mit 

Öteki din ve büyü iケlemlerinin yanj sjra mit insanj zamansjz bir dünyaya sokar. ... 

Herhangi bir ayini gerçekleケtiren kimse, kutsal olmayan zamanj ve mekanj aケar, 

aynj biçimde, bir mitte anlatjlan olayj ☜taklit eden☝ ya da yalnjzca bu miti dinleyen 

(bunu paylaケan) kimse de kutsal olmayan gelecekten uzaklaケjr ve Büyük Zamana 

geçer. 

 

Modern bakjケ açjsjyla, mit (ve tüm dinsel den eyimler) tarihi ortadan kaldjrjr. Ama 

mitlerin çoXunun; ... meydana gelen ケeyleri aktardjXj için, insanlarjn içinde 

yaケadjklarj toplumun ve toplumun içinde bulunduXu kozmosun örnek tarihini 

oluケturduXunu söylemeliyiz. Kendileri bir "tarih" olmayan kozmogoni mitleri gi bi 

deXildirler. ... ☜tarih☝ deXildir; söz konusu olan tekrarlanabilen (döne msel olarak ya 

da deXil) ve bu tekrarla anlam ve deXer kazanan bir örnek tarihtir. 

53

Mitlerin tarihsel örnekler olma iケlevleri, hassas bir konudur. Çünkü ilkel insan, mitte

aktarjlan olayjn "kanjtlarjnj" gösterme gereksinimi duyar. 

Mitin doXru olduXunu kanjtlama ihtiyacj tarihin ve "tarih" belgelerinin" eski 

zihniyetteki yerlerini anlamamjzj kolaylaケtjrmaktadjr. ilkel insanjn, gerçekten 

meydana gelmiケ olaylara, özellikle de çevresinde geliケen olaylara verdiXi önemi, 

ruhunun "gerçek olana" duyduXu iケtahj, "olana" duyduXu ilgiyi ortaya koyar. 

165. MitIerin Bozulmasj

ÖrneXin, Kutlular Adasj ya da Yeryüzü Cenneti miti, yalnjzca dindjケj zihniyetin 

imgelemini meケgul etmekle kalmamjケ, deniz keケifleri yüzyjljna kadar denizcilik 

bilimini de etkilemiケtir. Hemen hemen tüm deniz ciler, tamamen ekonomik nedenleri 

olanlar bile (Hindistan yolu), deniz seferine çjkarken Kutlular Adasjnj ya da Yeryüzü 

Cennetini keケfetmeyi de ister. ... Fenikelilerden Portekizlilere tüm büyük coXrafya 

keケiflerin arka planjnda bu cennet ülkeyi bulma rüyasj vardjr. Tüm yolculuklarjn, 

araケtjrmalarjn, keケiflerin manevi bir anlamj, kültürler oluケturma gayesi mevcuttur. 

iskender☂in Hindistan'a yolculuXu hala anlatjlan bir hikayeyse bunun nedeni, tarihin 

mitle karjケmasj sonucu, insanoXlunun hiç vazgeçmediXi bir rüyaya ☜efsane bir yeri☝

keケfetme ihtiyacjna cevap vermesidir. 

Cennet özlemi, modern insanjn en sjradan eylemlerinde bile varljXjnj

sürdürmektedir. ... ilkel maneviyat, bir eylem olarak ya da insanjn gerçekten 

baケardjXj bir ケey olarak deXil, onda özerk deXerler oluケturan bir özlem olarak 

varljXjnj sürdürür: bilim, sanat, toplumsal kuram vb. 

XIII. BÖLÜM

SiMGELERiN YAPISI

166. Simgesel Taケlar 

Dinle ya da büyüyle ilgili olup da ケu ya da bu biçimde belli bir simgesellik taケjmayan 

olguya çok ender rastlarjz. ... Kuケkusuz dinle ya da büyüyle ilgili her olgu bir 

kratofani, hiyerofani veya bir teofanidir. ... Ama pek çok taケ, dolaylj bir hiyerofani 

ya da kratofani aracjljXjyla, yani onlara dinsel ya da büyüsel bir deXer atfeden bir 

simge aracjljXjyla dinsel ya da büyüsel bir özellik kazanabilmektedir. 

Ama bir beytel☂in (kutsal taケ putlar), ya da omphalos'un, aケkjn bir gerçekliXi (Merkez) 

ifade ettiXi ve bu gerçekliXi kutsal olmayan mekana dahil ettiXi ölçüde ☜merkez☝

simgesi olduklarjnj belirtmeliyiz. Hata bazj delik taケlar, yalnjzca biçimlerinin 

çaXrjケtjrdjXj simgeler (güneケle ilgili ya da cinsel simgeler nedeniyle kutsalljk 

kazanjrlar. 

Yeケimtaケj, eski Çin simgelerinde oldukça önemli bir yere sahip "deXerli bir taケtjr." 

Toplumsal düzende, hükümdarljk ve güç demektir; tjpta, her derde devadjr ve 

bedenin yenilenmesi için yutulur; aynj zamanda ruhlarjn besini olduXu söylenir ve 

Taocular, bu taケjn, ölümsüzlük verdiXine inanjrlar. ... Altjn gibi yeケim taケj da yang 

içerir ve kozmik enerji merkezine dönüケür. 

54

Metafiziksel olarak ☜kozmolojik☝ anlamdan "estetik" kullanjma doXru düケüケ, tek 

baケjna üzerinde durulmasj gereken ilginç bir olgudur. ... inciye neden büyüde , tjpta 

ya da cenaze törenlerinde özel anlamlar yüklenmiケtir? Çünkü inci "Sulardan'" 

çjkmjケtjr, ☜aydan doXmuケtur☝ yin ilkesini temsil etmektedir, çünkü tüm 

yaratjcjljXjyla diケiliXin simgesi olan bir deniz kabuXunun içinde bulunmaktadjr. ... 

inci içinde biçimlendiXi sularjn üretkenlik gücüyle donanmjケtjr; ☜aydan doXduXu☝ için 

büyülüdür ve bu nedenle kadjnlarjn süsü olmuケtur; deniz kabuXunun taケjdjXj cinsel 

simgesellik, onun gerektirdiXi tüm özellikleri inciye atfetmiケtir; ceninle incinin 

benzerliXi, inciye cinsel üremeyle ve cinsellikle ilgili özellikler yüklemiケtir. ... Bu üçlü 

simgesellikten (ay, su, kadjn) incinin büyüyle, tjpla, cinsellikle, ölümle ilgili özellikleri 

türemiケtir. 

inci, Hindistan☂da her derde devadjr; kanamalara, sarjljXa, deliliXe, zehirlenmeye, 

göz hastaljklarjna, frengiye vb iyi gelir. 

167. Simgelerin Önemlerini Yitirmeleri 

Görülüyor ki incinin deXerli olmasjnjn nedeni onu kuケatan simgelerdir. ... incinin 

simgelerinin "kökeni," deneysel deXil kuramsal ve metafizikseldir. Bu simgeler, daha 

sonra yorumlanmjケ ve çeケitli biçimlere ☜uyarlanmjケlardjr☝; sonuç olarak batjl inançlar 

doXmuケ ve bugün, incinin temsil ettiXi ekonomik ve estetik deXerler ortaya 

çjkmjケtjr. 

Lapis lazuli, lacivert taケj, Mezopotamya'da belli bir öneme sahiptir ve kutsalljXjnj

kozmolojik anlamjna borçludur: yjldjzlj geceyi ve ay tanrjsj Sin'i temsil eder. . 

Tüm taケlar ve tüm madenler "canljdjr" ve cinsiyetleri vardjr; yalnjzca yaケamlarj daha 

durgundur ve cinsiyetleri daha belirsizdir; uyuケuk bir ritimle topraXjn baXrjnda 

"yetiケirler"; çok azj "olgunluXa eriケir"; örneXin Hintliler, elmasa olgun anlamjna 

gelen pakva adjnj verirler, buna karケjn kristal, kaccha☂djr yani ☜ham☝djr. 

 

Pek çok bölgede, deXerli, taケlarjn, yjlanlarjn ya da ejderhalarjn baケjndan düケtüXüne 

inanjljr. ÖrneXin, elmasjn zehirli olduXuna inanjljr ve dudaklara deXdirilmemesi 

gerektiXi söylenir çünkü yjlanlarjn boXazjndan çjkmjケtjr. ... DeXerli taケlarjn yjlanlarjn 

salgjsjndan türediXine olan inanç, Çin'den ingiltere'ye kadar uzanan, oldukça geniケ

bir bölgeye yayjlmjケtjr. 

Bu efsanelerin... kökeni, "Hayat AXacj"na, kutsanmjケ bir yere veya kutsal bir 

maddeye veya mutlak deXerlere (ölümsüzlük, sonsuz gençlik, iyilik ve kötülük bilgisi 

vb) bekçilik eden "canavarlar"la (yjlanlar, ejderhalar) ilgili kadim mitlerdir. ... Bu 

eski mitoloji temasjnjn, birtakjm bozulmalardan, deXiケim ve rasyonelleケtirme 

sürecinden geçmesiyle, hazinelerle, büyülü taケlarla ve mücevherlerle ilgili pek çok 

mit türemiケtir. Hayat AXacj ya da altjn elmalj aXaç ya da altjn post -mutlak bir 

gerçekliXi i simgelerler (altjn=zafer=ölümsüzlük)- topraXa gömülü bir altjn 

"hazinesidir" ve ejderhalar ya da yjlanlar tarafjndan korunur. 

... elmas -güç, bozulmazljk, jケjk, erkeklik gücünün ko zmik ifadesidir- bir maden 

olarak tüm bu özleri canlandjrdjXj için kutsalljk kazanjr. ... ケifalj ve büyülü taケlarjn 

55

çoXu, yjlanlarla ilgili olsunlar ya da olmasjnlar, zamanla metafiziksel bir temaya ♠

☜ölümsüzlük amblemlerinin koruyucu canavarj yjlan temasjna☝- indirgenen baケlangjç 

miti dolayjsjyla yjlanla iliケkilidirler. 

168. Çocuksulaケtjrma 

... çocuksulaケtjrma sürecinin tüm belirtilerini göstermektedir. Bu süreç pek çok 

yoldan iケleyebilir. Bunlardan en yaygjn olan ikisini ele alaljm: 1. "EXitimli sjnjflarjn" 

paylaケtjXj bir simge, ilk anlamjnj yitirerek alt toplumsal katmal arda kullanjlmaya 

baケlanjr; 2. Simge, çocuksu bir yaklaケjmla ele aljnjr, yani tamamen somutlaケjr ve ait 

olduXu sistemden kopar. 

Afrika'njn ekvator bölgesinde, ... bir Bamba kabile reisi, antilop ocibi'nin yalnjzca 

geceleri otladjXjnj anlatjr. Bu hayvan, gündüzleri uyur ya da geviケ getirir; olduXu 

yerden hiç kjmjldamaz. Bu aljケkanljk, yerlilerin antilobu sabitlik simgesi yapmalarjna 

neden olmuケtur. Yeni bir kasaba inケa edildiXinde toplu olarak antilop eti yiyenlerin, 

baケka bir yere gidemeyeceklerine, hep burada kalacaklarjna inanjljr. 

Simge, tutarlj ya da bozulmuケ tüm toplumlarda önemli bir yere sahiptir. iケlevi 

tartjケjlmazdjr: bir nesneyi ya da bir eylemi, kutsal olmayan bir deneyimin gözünde 

bu eylemin ya da bu nesnenin olmayacaXj bir ケeye dönüケtürür. 

169. Simgeler ve Hiyerofaniler 

Pek çok iケaretin ya da nesnenin bir tanrjnjn epifanisiyle ya da "biçimiyle" (süs, takj, 

tanrj iケaretleri; onlarjn taktjXj nesneler vb) bütünleケtikleri için deXer ve kutsalljk 

kazandjklarj görülmektedir. Ama tüm simgeler bundan ibaret deXildir; tanrjnjn 

tarihsel "biçiminin" öncülü olan simgeler de vardjr; örneXin bitki, ay, güneケ, ケimケek 

ve bazj geometrik desenlerden oluケan simgeler (haç, beケgen, eケkenar dörtgen, 

gamalj haç vb). Bu simgelerin pek çoXu Mezopotamya'njn dinsel tarihinde yer alan 

tanrjlar tarafjndan özümsenmiケtir: Ay tanrjsj Sin'in çarpj iケareti, クamaケ'jn güneケ

diski vb. 

Bu saptamalardan pek çok hiyerofaninin, simgeye dönüケebileceXi sonucunu 

çjkarabiliriz. Ama simgelerin insanljXjn din ve büyü tarihinde oynadjklarj önemli rol 

hiyerofani1erin simgeye dönüケmesinden kaynaklanmaz. Simge bir hiyerofani yi 

geliケtirdiXi ya da onun yerini aldjXj için önemli deXildir; hiyerofaninin oluケum sürecini 

devam ettirebildiXi özellikle de gerektiXinde kendisi de bir hiyerofani olabildiXi, yani 

baケka hiçbir "ifadenin" ortaya koyamayaca Xj kutsal ya da kozmolojik bir gerçekliXi 

ortaya koyduXu için önemlidir. 

Bir hiyerofaninin dinsel deneyim içinde bazj kopukluklarj önceden varsaymasjna 

karケjn (çünkü ケu ya da bu biçimde kutsalla kutsal olmayan arasjnda bir kopukluk 

oluケur ve birinden ötekine sürekli bir geçiケ vardjr; bu da din yaケamjnjn ☜özünü☝

oluケturur), simge, insanjn sürekli olarak kutsalla dayanjケma içinde bulunmasjnj

saXlar (ancak bu, insanjn bir an için bilincine varabildiXi karmaケjk bir dayanjケmadjr). 

170. Simgelerin TutarljljXj

Daha kesin bir dille ifade edersek "simge" terimi; ancak bir hiy erofaniyi devam 

ettiren ya da baケka bir dinsel büyüsel biçim yoluyla (ayin, mit, tanrjsal biçim vb) 

56

ifade edilemeyen bir ケeyi "ifケa eden" simgeler için kullanjljr. Daha geniケ anlamda 

bakarsak, (herhangi bir nesnede ☜somutlaケan☝ büyüsel-dinsel, gücü bir biçimde 

"simgeleyen") en basit kratofaniden belli bir bakjケ açjsjyla tanrjnjn insanda 

enkarnasyonu mucize sinin "simgesi" olarak görülen isa'ya kadar her ケey simge 

olabilir ya da simge rolünü üstlenebi lir. 

Etnoloji, din tarihi ve felsefe, "simgenin" her iki anlamjnj da kabul eder ve daha önce 

de saptadjXjmjz gibi her iki anlam, tüm insanljXjn din ve büyü deneyimine 

dayanmaktadjr. 

Suya batjrmanjn taケjdjXj simgelerin (vaftiz, tufan, "Atlantis' in batmasj"), suyla 

arjnma simgesinin (vaftiz, cenaze törenlerinde ölüyü yjkama), kozmogoni simgesinin 

(sular, "lotus" ya da "ada" vb) tutarljljklarj, bize, oldukça eklemli bir "sistemle" karケj

karケjya olduXumuzu göstermektedir; küçük ölçekli olsa da ancak bir simge (örneXin 

tufan veya vaftiz) yoluy la daha kesin bir ケekilde ifケa edilir ve tüm hiyerofanilerde 

gösterilse de yalnjzca tam olarak su simgeciliXinde ifケa olunur. 

Duruma göre gök simgeleriyle, toprak simgeleriyle, su, güneケ, uzay, zaman 

simgeleriyle karケj karケjya kalmaktayjz. ... Çünkü bir simge, sizin onu anladjXjnjzla ya 

da anlayamadjXjnjzla ilgilenmez, her tür deXiケime karケjn sürekliliXini saXlar ve bir 

kere gözden kaybolsa bile, binlerce yjl önce kaybolan ama sonra yeniden 

"keケfedilen" tarihöncesi simgeler gibi, özünü sürekli korumaya devam eder. 

... günümüz "ilkellerinin," suya batjrma ayininin, bir tufana ya da bir kjtanjn 

okyanusa gömülmesine gönderme yaptjXjnj ve her iki durumun da "eski bir biçimin" 

suyun içinde eriyip "yeni biçimi n" doXmasjnj iケaret ettiXini anlayjp anlamamalarj

gerçekten önemli deXildir. 

Simgenin belli baケlj özelliklerinden biri, ortaya koyduXu anlamlarjn eケ zamanlj

oluケudur. ... ÖrneXin, "karanljk-jケjk" ikilisi, kozmik "günle" kozmik "geceyi," 

herhangi bir biçimin ortaya çjkjp kaybolmasjnj, ölümü ve yeniden diriliケi, Kozmosun 

yaradjljケjnj ve yok oluケunu, gizli olanla açjk olanj vb aynj anda ifade eder. ... Çin'de, 

bir insanjn taケjdjXj yeケim taケlarjnjn, renkleri, sayjsj ve diziliケi bu kimseyi, kozmosla 

ya da mevsimlerle uyum içine sokmakl a kalmaz bu kimsenin "kimli Xini" de ortaya 

koyar; örneXin genç bir kjz mj, evli mi ya da dul mu olduXu, hangi toplumsal sjnjfa 

ait olduXu ve hangi aileden geldiXi, nereli olduXu ve niケanljsjnjn ya da eケinin 

gurbette olup olmadjXj vb ortaya çjkar. 

Bu nedenle simge, belli bir topluluXa ait kiケilerin, anlayabildiXi bir "dildir." Bu "dil," 

simgeyi taケjyan kimsenin toplumsal sjnjfjnj "tarihsel" ve ruhsal durumunu ve 

toplumla ve kozmosla iliケkilerini aynj düzeyde ifade eder. ... Kjsacasj, insanlarjn 

üzerinde taケjdjXj simgeler, insanj, bir yandan kozmosla öte yandan ait oldu Xu 

toplulukla uzlaケtjrjr; bu topluluktan herhangi biri, yalnjzca simgelere bakarak bu 

kiケinin asjl kimliXini kavrar. Pek çok anlamjn eケzamanlj olarak ifade edilmesi, 

kozmosla uyum, toplum içinde saydamljk; tüm bu iケlevler, aynj niyeti aynj eXilimi 

ortaya koyarlar. Her ケey tek bir amaca yöneliktir: parçanjn, yani kozmostaki ve 

toplum içindeki insanjn, sjnjrlarjnjn kaldjrjlmasj ve bunun daha 'geniケ' bir birlikle 

57

toplumla ya da evrenle (asjl kimliXinin ve toplumsal durumunun aç jkljXj ve kozmik 

ritimlerle kurduXu uyum sayesinde) bütünleケmesi. 

171. Simgelerin iケlevleri 

Simgeye dönüケen bir nesne, hiyerofaninin kutsalj bütünüyle cisimlendirmesi ve tek 

baケjna tüm kutsalljXj ifade etmesi gibi, bütünle örtüケmek ister. ... Bütünle örtüケme 

isteXi, "bütünü" bir sisteme dahil etme eXilimi, çok yönlülüXü tek bir "duruma" 

indirgeyerek onu olabildiXince saydamlaケtjrma çabasj olarak görülmelidir. 

Bu "baXlama" ve "çözme'" simgeleri, insanjn evrendeki sjnjrlj konumunu ortaya 

koyar; bu konumu, baケka hiçbir hiyerofani bu biçimde ortaya koyamaz; hatta 

insanjn kozmostaki konumunun bilincine ancak bu baX simgeleriyle vardjXjnj ve onu 

kendine tutarlj bir biçimde açjklayabildiXini ileri sürebiliriz. 

172. Simgelerin MantjXj

Bu noktada, "simgelerin mantjklj" olduXunu daha doXrusu "simgelerin," hangi 

nitelikte ya da hangi düzlemde olursa olsunlar her zaman tutarlj ve düzenli olduXunu 

belirtmeliyiz. Simgenin mantjXj, din tarihi alanjnjn djケjna çjkar ve felsefenin alanjna 

taケar. ... bilinçaltj kurgular olarak adlandjrjlan kurgular (rüyalar, fanteziler, imgeler) 

bir yandan yükselme ayinlerine ve mitlerine öte yandan yükselmeni n metafiziXine 

tamamen uyan bir yapjya ve anlama sahiptirler. 

Din tarihinin hemen hemen her alanjnda bizim çocuksuluk olarak nitelediXimiz bir 

olguya, arketipin "basit" taklidi olgusuna rastlamaktayjz. ÇocuksuluXun hiyerofanileri 

sonsuza kadar uzatmak istediXini saptamjケtjk: Baケka bir deyiケle kutsalj herhangi bir 

parçaya oturtmak istediXini, yani olabildiXince bütünü basit bir parçanjn içine 

yerleケtirmek istediXini saptamjケtjk. ... çocuksuluk, her zaman kolaycjljk, mekaniklik 

hatta yapayljk etiketi taケjr. 

Simge, ayrjk düzlemleri ve görünüケte indirgenemez gerçeklikleri özümser, 

özdeケleケtirir ve birleケtirir. Dahasj, din ve büyü deneyimi, insanjn kendisinin de 

simgeye dönüケmesini saXlar. ... Kozmik mitler ve tüm ayinler ilkel insanjn varoluケsal 

deneyimleri olarak kabul edilebilirler; ilkel insan kaybolmamjケtjr, bir mite 

karjケtjXjnda ya da bir ayine dahil olduXunda "var olan" olarak kendini unutmamjケtjr; 

aksine, kendini bulmuケ, kendini anlamjケtjr çünkü bu mitler ve bu ayinler 

makrokozmik olaylarj anlatjrlar, yani insanlarla ilgili, yani ☜varoluケsal☝ olaylarj

aktarjrlar. ilkel insan için, gerçekliXin tüm düzlemleri, mükemmel bir geçirgenliXe 

sahiptir öyle ki, onun yaldjzlj bir gecede hissettiXi heyecanla modern insanjn en 

"özel" en kiケisel deneyimi tamamen aynj duygu düzlemindedir; ve bu nedenle, ilkel 

insanjn özerk varljXj, simge sayesinde, günümüz insanjnjn, uygar insanjn parçalj ve 

yabancjlaケmjケ deneyimine indirgenemez. 

58

SONUÇ

Kutsalj tanjmlamanjn en basit yolu hala kutsalj, kutsal olmayanla kjyaslamaksa da 

... Geliケmiケ düzeydeki bazj dinsel deneyimler, tüm, evreni kutsalla 

özdeケleケtirmektedirler. 

Bir din adamjnjn ideali, yaptjXj her ケeyin bir ayin havasjna sahip olmasj baケka bir 

deyiケle kurban olarak görülme sidir. Tüm eski ya da geleneksel toplumlarda, imanjn 

kanjtj, her insan için bu türden bir adama eylemi ne katjlmaktjr. Bu açjdan 

bakjldjXjnda her eylem dinsel eyleme dönüケebilir, aynj biçimde her kozmik nesne, 

bir hiyerofaniye dönüケebilir. 

Bununla birlikte, karケjt bir eXilim de gözlemlenir: kutsala direniケ. ... Bu direniケ, 

insan, kendini tam bir kutsalljk isteXiyle karケj karケjya bulduXunda ve büyük bir karar 

almaya itildiXinde daha açjk bir biçimde ortaya çjkar: kutsal deXerleri tamamen ve 

geri dönüケü olmadan kabul etmek ya da onlara karケj daha mesafeli bir davranjケ

sergilemek. 

Kutsala direnmek, varoluケçu metafizik için özgünlükten kaçjケla aynj anlama 

gelmektedir. 

BaXdaケtjrmacjljXa din tarihinin her aケamasjnda rastlamaktayjz. Yakjn tanrjsal 

biçimlerle özdeケleケtirilmemiケ, uzun bir özümseme sürecinden geçmemiケ ne bir 

toprak ruhu nede bir kavim tanrjsj vardjr. ... Böylece din tarihini bir baケtan öbür 

baケa kat eden bir olgu ortaya çjkmaktadjr: her tür din olgusu, geliケebilir, arjnabilir, 

güzelleケebilir; örneXin bir kavim tanrjsj yeni bir epifani aracjljXjyla tek tanrjlj bir 

dinin Tanrjsj, sjradan bir taケra tanrjçasj, Evrenin Anasj olabilir. 

Temel dinsel tavjrlarjn, insanjn, evrendeki konumunun bilincine vardjXj andan 

itibaren ilk ve son kez belirlenmiケ olmasj, "tarihin" dinsel deneyim açjsjndan hiç bir 

sonuç doXurmayacaXj anlamjna gelmez. Aksine, insanjn yaケamjyla, - maddi yaケam 

da dahil - ilgili her ケeyin dinsel deneyimde bir yankjsj vardjr. Av, tarjm, madencilik 

vb tekniklerinin bulunuケu, insanjn günlük yaケamjnj deXiケtirmekle kalmamjケ ruhsal 

dünyasjnj da zenginleケtirmiケ hatta belli bir ölçüde geliケtirmiケtir. ... Zerdüケt 

tarafjndan geliケtirilen dinsel devrimin temel öXelerinden biri, kanlj kurban törenlerini 

reddetmesidir. Bu davranjケjn arkasjnda, tüm nedenlerin yanj sjra, hayvancjljktan 

tarjma geçen bir toplumun ekonomik çjkarlarj yatmaktadjr. Ama bu tarihsel olay 

Zerdüケt tarafjndan dinsel bir bakjケ açjsjyla yorumlanmjケtjr: onun sayesinde kanlj

kurban törenlerinin kaldjrjlmasj, ruhsal bir disiplin ve ruhun yükselme araçlarjndan 

biri olmuケtur; bu tür kurban törenlerinin reddi, tapma eylemine yeni bir bakjケ açjsj

getirmiケtir; kjsacasj, tarihte gerçekleケen bir olay, yeni bir dinsel deneyim 

yaケanmasjna ve yeni ruhsal deXerler kazanjlmasjna neden olmuケtur. Ama bunun 

tam tersi yönde geliケmeler de yaケanabilir. 

Tarih, yeni dinsel deneyimler getirse veya var olan deneyimleri felce uXratsa da 

dinsel deneyim gereksinimini yok edememiケtir. 

Hiç yorum yok: