Powered By Blogger

9 Kasım 2025 Pazar

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63 231

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR 

DEĞERLENDİRME

Bülent AKIN*

, Metin EKİCİ**

Özet

Bu makale, Diyarbakır yöresi Alevi ocaklarının tanıtımını ve bu ocakların günümüzdeki du￾rumlarını konu edinmiştir. Bu doğrultuda, yöredeki Alevi ocakları hakkında yapılan tespitler 

ana hatlarıyla verilerek bunların genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Yöre Aleviliğinin ve 

ocaklarının tarihi seyri, dede-talip ilişkileri bağlamında geçmişten günümüze etkinlik alanla￾rı, göçler neticesinde meydana gelen yapısal değişim, günümüzde ne durumda oldukları ve 

hangi yerleşim birimlerine yayıldıkları yazılı ve sözlü kaynaklar kullanılarak aydınlatılmaya 

çalışılmıştır. Alan araştırmalarımız sırasında yöredeki Alevi ocaklarına mensup dede ve talip 

topluluklarının göçlerle Anadolu coğrafyasında çok geniş bir alana yayıldıkları görülmüştür. 

Dolayısıyla söz konusu dede ve talip topluluklarının Diyarbakır dışındaki yerleşim birim￾lerindeki bugünkü ritüelik durumları hakkında kısa değerlendirmelerde bulunulmuş, ayrı-

ca yöre Alevilerinin dağıldıkları yerleşim birimlerinin isimleri verilmiştir. Bu çerçevede, ilk 

olarak yöredeki Alevi ocaklarına mensup dede ve talip topluluklarının “Diyarbakır merkez 

ve ilçelere bağlı köylere göre” ve göçler neticesinde oluşan “Diyarbakır il sınırı dışındaki yer￾leşim birimlerine göre” dağılımlarının tespiti yapılmıştır. İkinci aşamada ise, söz konusu göç-

ler sonrasında yöredeki Alevi ocaklarına mensup dede ve talip topluluklarının eski bağlarını 

muhafaza edip edemedikleri ve bu bağlamda geleneksel yapılarını ne derece koruyabildikleri 

üzerinde durulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Ocak, Alevi Ocakları, Bismil, Diyarbakır Alevileri

AN EVALUATION ON “ALEWI OCAKS” IN THE REGION OF 

DİYARBAKIR

Abstract

The aim of this article is to present Alevi “ocaks” of Diyarbakir region and the present-day 

situation of these “ocaks”. In this direction, this paper gives an outline of indings about them 

and a general evaluation of Alevi “ocaks” in the region. In the historical course of Alewism 

and “ocaks” in the region, their domains from past to present day in the context of the re￾lationship between the spiritual leader (“dede”) and aspirant, and their current status and 

* Arş. Gör., Ege Üniversitesi, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı, İzmir/

Türkiye, bulentakinedb@hotmail.com

** Prof. Dr., Ege Üniversitesi, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı, İzmir/

Türkiye, mekici@yahoo.com

Bülent AKIN / Metin EKİCİ

232 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63

places they have been spread on as a result of migrations have been attempted to be enligh￾tened by using written and oral sources. During our ieldwork, it is seen that spiritual leader 

(“dede”) and aspirant communities which are members of Alevi “ocaks” in the region have 

been spread out by migrations over a large area of Anatolia. As a result, considering that 

determination of contemporary ritual conditions of spiritual leader (“dede”) and aspirant 

communities in question situated in places outside of Diyarbakir region, only short evalu￾ations of this matter are done and the names of locations where Alevis have been spread 

out are given. Within this scope, irst of all, it is determined that the distribution of spiritual 

leader (“dede”) and aspirant communities that are members of Alevi “ocaks” in the region as 

“Villages connected to the center and districts of Diyarbakir” and as “Places outside of Diya￾bakir Province’s boundaries” formed as a result of migrations. Second of all, it is discussed if 

spiritual leader (“dede”) and aspirant communities that are members of Alevi “ocaks” in the 

region have been kept old bonds after those migrations, and in this context how much they 

are able to preserve their traditional structures.

Keywords: Ocak, Alewi Ocaks, Bismil, Diyarbakir Alewis

Giriş

Alevi-Bektaşi inancı ile ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar, bu inanç siste￾minin ocak merkezli bir yapılanma üzerine kurulduğunu göstermektedir. Nitekim 

genel olarak Alevi-Bektaşi olarak isimlendirilen toplulukların kendi içlerindeki ritü-

eller ve inanç uygulamaları bakımından ciddi farklılıklar göstermeleri de bu toplu￾lukların bağlı oldukları ocaklarla ilgili bir durumdur. Alevi inancı içerisinde oldukça 

yaygın olarak kullanılan “Yol bir, sürek binbir” ifadesi de söz konusu durumu ortaya 

koyan bir örnektir. Bu bağlamda, temelde aynı inanç ve ikir yapısına sahip olan her 

ocağın kendine özgü bir süreği söz konusudur. 

Kurucu önderlerinin adıyla anılan ocaklara mensup ailelerin soy ağaçları On 

İki İmam üzerinden Ehlibeyt’e bağlanmaktadır. Bu bakımdan ocak mensubu aileler, 

“Seyyid” ve “Şerif” adlarıyla anılırlar. Tarihi süreç içerisinde ocakların nasıl yapılan￾dığı konusu ise, tartışmalı bir konu olmakla birlikte, ocakların siyasi ve sosyal şartlar 

bağlamında üç evrede yapılandığı yönündeki görüş oldukça dikkate değerdir:

Birinci evre: Seyyid Battal Gazi Ocağı, Dede Garkın Ocağı, Ağu İçen Ocağı 

gibi ocakları kapsayan Hacı Bektaş Veli öncesi yapılanmadır.

İkinci evre: Abdal Musa Ocağı, Kolu Açık Hacım Sultan Ocağı, Güvenç Ab￾dal Ocağı, Sarı İsmail Ocağı gibi ocakları kapsayan Hacı Bektaş Veli ve halifelerinin 

Anadolu’da tekkeler halindeki yapılanmasıdır.

Üçüncü evre: Pir Sultan Ocağı, Ali Koçu Baba Ocağı, Şeyh Hamza Ocağı 

gibi 16. yüzyılda Safevi-Osmanlı savaşları sırasında Şah İsmail tarafında yer alan 

Türkmen aşiretlerine Şah İsmail tarafından halife olarak gönderilen dede ve babala-

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63 233

rın ya da Şah İsmail tarafında yer alan Kızılbaş inanç önderlerinin örgütlendiği yapı-

lanmalardır (Ersal, 2012:180).

Söz konusu bu Alevi ocaklarının birinci evre yapılanmasına baktığımızda, 

Horasan’dan Anadolu’ya gelen Türkmenlerin göç yolu üzerinde önemli bir yerleşim 

yeri olan, Diyarbekir yöresinin 13. yüzyıl Anadolu’sundaki ilk merkezlerden olduğu 

görülmektedir. Kuzey Irak ve Suriye üzerinden, özellikle Cengiz istilasından kaçan 

ve Anadolu’ya sürüklenip gelen, Türkmen topluluklarının ilk yerleşim yerleri (yay￾lakları ve kışlakları) Diyarbekir yöresi olmuştur (Taşğın, 2006: 28). Alevi mürşit 

ocaklarından Dede Garkın Ocağı’nın da uzunca bir süre yurt edindiği Güneydoğu 

Anadolu Bölgesi, Alevi Örgütlenmenin çok güçlü bir merkezidir. Güneydoğu Ana￾dolu Bölgesi, Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’ın Alevi zümrenin teşkilatlanmasında etkin 

merkezler olduğu kabul edilmektedir (Ocak, 2011: 68). Dede Garkın Ocağıyla ilgili 

yapılan araştırmalarda, Mardin sancağına ait tahrir defterlerinde geçen Beriyyecik 

nahiyesine bağlı Dede Karkın köyünde Dede Karkın Zaviyesi ve Dede Karkın’a ait 

olduğu belirtilen bir türbe bulunduğu tespit edilmiştir (Gülten, 2011: 152). 1470-

1471 tarihli “Kitab-ı Diyarbekriyye” adlı eserde bu köyün bulunduğu yerden, “Mar￾din ve Dede Kargın arasında Akkoyunlu’yu zayıf düşürdü.” cümleleriyle söz edilir 

(Ebu Bekr-i Tihranî, 2001: 38). Adı geçen Dede Garkın Mevkii; bugünkü Mardin’in 

Kızıltepe ve Derik ilçeleriyle Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesi üçgeninde bulunmakta￾dır. Günümüzde Dedeköy olarak bilinen bu köyde, Dede Garkın Ocağı’nın önde￾ri Numan’ın kabrinin yer aldığı bir türbe vardır (Taşğın, 2009: 210-211). Bölgede 

yapmış olduğumuz alan araştırmasında sözlü kaynaklardan elde ettiğimiz bilgiye 

göre, Diyarbakır yöresinde yerleşik bulunan Dede Garkın Ocağı mensuplarının yanı 

sıra, İmam Zeynel Abidin Ocağı, Beyazıd-ı Bostan Ocağı ve Zelil Kalender Ocağı 

mensupları da Diyarbakır yöresine Musul’dan geldiklerini, köklerinin Musul’dan 

önce de Horasan’a dayandığını ifade etmektedirler. 

Sözlü ve yazılı kaynaklar merkezli araştırmalarız neticesinde, Diyarbakır yö-

resinde günümüzde on iki Alevi ocağının varlığını sürdürdüğü bilgisine ulaşılmış-

tır. Bu ocakların merkezlerinin bulunduğu köylerden bazılarının yerleşim tarihleri, 

1500’lü yıllara kadar geri gitmektedir. Diyarbakır yöresi, hem birinci evre Alevi ocak￾larının ilk yapılandığı coğrafyada bulunması hem de günümüzde birçok ocağın dede 

ve talip topluluğuna ev sahipliği yapması bakımından önemli bir konuma sahiptir. 

Bu konumdan hareketle bu makalede, Diyarbakır’ın merkez ve ilçelerine bağlı köy￾lerinde bulunan söz konusu Alevi ocakları hakkında yapmış olduğumuz tespitleri ve 

değerlendirmelerimizi paylaşmak istiyoruz. Bu çerçevede, öncelikle yazılı ve sözlü 

kaynaklar ışığında Diyarbakır Aleviliğinin tarihi durumu hakkında özet bilgi verile￾cek ve sonra dede-talip ilişkileri, ocaklar arası bağlantılar, siyasi, ekonomik ve sosyal 

sebeplerle meydana gelen göçler bağlamında Diyarbakır Alevi ocaklarının dede ve 

talip topluluklarının dağıldığı veya ocak bağlantılarının bulunduğu diğer yerleşim 

birimleri hakkında tespit ve değerlendirmelerimiz yer alacaktır.

Bülent AKIN / Metin EKİCİ

234 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63

1. Yazılı ve Sözlü Kaynaklar Işığında Diyarbakır Yöresi Alevilerinin Ta￾rihçesi

Diyarbakır yöresinde yerleşik Alevilerin ve mensubu bulundukları ocakların 

tarihi geçmişinin bölgenin Türkleştiği döneme kadar geri götürülmesi mümkündür. 

Yöredeki Türkmen Alevi köylerinin isimlerine, bölgenin Osmanlı hâkimiyetine ge-

çişinden sonra yapılan ilk Diyarbekir Tahrir Defterinde rastlanmaktadır. Düzenle￾nen bu Tahrir, Akkoyunlu (kısa süreli Safevi) Tahriri’nin devamı olmakla birlikte, 

“Hasan Padişah Kanunnamesi” olarak isimlendirilmektedir (Taşğın, 2006: 51-52). 

Ayrıca 1530 tarihli tahrirde, yörede günümüzde de mevcut olan bazı köylerin ad￾larının geçtiği görülmektedir. Bu köylerden bazıları günümüzde Aleviliklerini ve 

Türkmenliklerini korumayı başarmışken, bazıları Sünnileşmiş aynı zamanda Kürt￾leşmiştir. Halen Alevi inancına mensup olan Türkmen köylerinden Seyithasan (Ba￾kacak) köyü, tahrir kayıtlarında “Seyyid Hasan” (TD 998/I: 53); Darlı (Ulutürk) 

köyü, Ali-Darlu (TD 998/I: 49); Şerabi (Nahırkıracı) köyü ise, Şarabi (TD 998/I: 

53) adıyla kayıtlıdır.1

Diyarbakır Türkmen Alevi topluluğu, tarih süreçte Diyarbakır yöresinde 

nüfuslarının daha yoğun olduğunu Dicle nehri boyunca sağlı sollu sıralanan üç yü-

zün üzerindeki köyün Türkmen Alevi köyü olduğunu, zamanla Sünnileştiklerini ve 

Sünnileşmeyle beraber Kürtleştiklerini belirtmektedirler. Türkmen Alevi köyleriyle 

sınır olan ve 20. yüzyıl başına kadar Alevi kimliği yerel tarihçe bilinen bazı köyler bu￾gün Sünni Kürt köyü olmuştur. Bu köylerden kısa bir zaman öncesine kadar Türk￾men Alevi köylerine cem âyinlerine katılmak için gelindiği sözlü kaynaklarca sıkça 

anlatılmaktadır. İnanç olarak Alevilik ve Sünnilik arasında kalan bazı köylerde de 

Türkmen kimliğinin korunduğu görülmüştür (Konyar, 1936: 54-55). Bu köyler ara￾sında özellikle Ayneto, Tilalo, Ali Bardak, Mitrani, Köseli, Altunakar,2

 ve Hüseynik3

sayılabilir (Taşğın, 2004: 339-356). 

Sözlü kaynaklardan aldığımız bilgilere göre yöredeki Alevi ocaklarının büyük 

bir çoğunluğu Horasan’dan Musul’a, Musul’dan da Diyarbakır’a gelmiştir. Nitekim 

bugün bile Darlı (Ulutürk) ve Seyithasan (Bakacak) köylerinde yerleşik bulunan 

İmam Zeynel Abidin Ocağı ve Zelil Kalender Ocağı mensupları Musul’da ikamet 

eden akrabalarıyla görüşmeye devam etmektedirler. Seyithasan (Bakacak) köyünde 

bulunan başka bir İmam Zeynel Abidin Ocağı mensubu ailenin ise, bu köye 1900’lü 

yılların başında Şanlıurfa’nın Kısas köyünden geldiğini, ocak mensupları ve yöre 

halkı tarafından alan araştırmalarımız sırasında aktarılmıştır. Ayrıca bu ocak ailesi 

hakkında Halil Atılgan ve Mehmet Acet, “Harran’da Bir Türkmen Köyü Kısas” adlı 

çalışmalarında, sözlü kaynaklardan derledikleri birtakım bilgileri aktarırlar. Bizim 

bölgede yaptığımız araştırmalar da bu bilgileri teyit etmektedir (Atılgan ve Acet, 

2001).

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63 235

Sözlü kaynaklardan derlenen bu bilgilere göre; Horasan Türklerinden ve 

İmam Zeynel Abidin soyundan gelen Seyit Ahmet, 1600-1650 yılları arasında aile 

efradıyla Kısas’a gelip yerleşir. Seyit Ahmet, yörede keramet ehli bir ocak dedesi ola￾rak tanınır. Seyit Ahmet’in Kısas’ta olduğu duyulunca çevredeki yerleşim yerlerin￾den Alevi-Bektaşi inancına mensup Türkmenler Kısas’a gelip yerleşmeye başlarlar. 

Seyit Ahmet devletten tapusunu aldığı Kısas’taki arazileri bu köye gelen Alevilere 

dağıtarak onların da toprak sahibi olmalarını sağlar. Alevi-Bektaşi inancı Kısas’a Se￾yit Ahmet sayesinde yerleşir. 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarına gelindi-

ğinde Seyit Ahmet’in torunlarından İlyas ve amcasının oğlu Ahmet, Diyarbakır’ın 

Bismil ilçesinin Seyithasan (Bakacak) köyüne göç ederek buraya yerleşirler (Atılgan 

ve Acet, 2001: 13).

Seyyid Ahmed, Kısas’a yerleştikten sonra yanına ilk gelenler arasında Dede 

Garkın Ocağı talipleri vardır. Bunlar Mardin’in “Bektaş” köyünden gelen dört kardeş 

ve onların aileleridir. Kısas’a yerleşen bu Dede Garkın talipleri, bağlı bulundukları 

ocağın dedeleriyle yeniden irtibat kurmayı başarmışlardır. Diyarbakır’ın Büyükka￾dı köyünde yerleşik bulunan Dede Garkın Ocak dedelerinden Eyüp Dede, 1900’lü 

yılların başlarından itibaren Kısas’a gidip gelmeye başlamıştır. Böylece Kısas’ta yer￾leşik bulunan Dede Garkın Ocağı taliplerinin kuşanma ve görgü hizmetleri, kendi 

ocaklarının dedeleri tarafından yürütülmeye başlanmıştır. Yine Eyüp Dede, kısa bir 

süreliğine Kısas’a yerleşerek burada ikamet etmiştir. Eyüp Dede’nin vefatından son￾ra 1940’lı yıllarda onun amcasının çocukları olan Küçük Mustafa Dede ve Büyük 

Mustafa Dede, Kısas’a gidip gelerek buradaki Dede Garkın taliplerinin kuşanma 

ve görgü hizmetlerini yürütmüşlerdir. Bugün Kısas’ta yerleşik bulunan söz konusu 

Dede Garkın Ocağı taliplerinin nüfusu oldukça fazladır. Yaklaşık 400 hane civarında 

oldukları tahmin edilmektedir. Fakat, Eyüp Dede’den sonra çocuklarından ve to￾runlarından Kısas’a yerleşip kalanlar olmuşsa da onlar yolu sürdürememişler ve bu 

sebeple yöredeki talipler, Diyarbakır’daki ocakla irtibatları da kopunca Hacı Bek￾taş’taki Çelebilere bağlanmışlardır.

2. Diyarbakır Yöresinde Bulunan Alevi Ocakları

Diyarbakır yöresi Alevi ocakları ile ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalar, 

ocakların isimleri ve merkezlerinin bulundukları köyler hakkında ayrıntılı olmasa da 

önemli bazı bilgiler ihtiva etmektedir. Bu çalışmalarda, yöredeki Alevi ocaklarının 

yerleşim birimlerine göre tespiti şöyledir: 

“Türkmenhacı: Beyazıdı Bostan Ocağı; Battal Gazi Ocağı; Erseil Bozkurt 

Ocağı; Babusor Ocağı. Seyithasan (Bakacak): İmam Zeynelabidin Ocağı; Sarı Saltık 

Ocağı; İbrahim Halilullah-Çoban Alo Ocağı; Zelil Kalender Ocağı. Darlı (Ulutürk): 

Zeynelabidin Ocağı. Bismil: Battal Gazi Ocağı. Şükürlü: Güzel Şah Ocağı; Sarı Sal￾tık Ocağı. Şerabi (Nahırkıracı): Ağu İçen Ocağı; Güzel Şah Ocağı. Büyükkadı: Dede 

Bülent AKIN / Metin EKİCİ

236 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63

Karkın Ocağı; Ağu İçen Ocağı” (Taşğın, 2004: 339-341). Ahmet Taşğın, bu çalış-

masının yanında, doktora tezinde, yöredeki ocak dedeleri ve taliplerine yönelttiği 

anket soruları ışığında bazı istatistiksel değerlendirmelerde bulunmuştur (Taşğın, 

2006). Öte yandan Hamza Aksüt, çeşitli yazılarında yörenin Alevilik açısından öne￾mine değinmiş ve yöredeki ocaklardan birkaçı hakkında önemli bilgiler aktarmıştır 

(Aksüt, 2004, 2009).

Diyarbakır Yöresi Alevi ocaklarıyla ilgili yaptığımız literatür taramaları ve 

alan araştırmaları neticesinde, yörede on iki ayrı ocak tespit etmiş bulunmaktayız. 

Bu ocaklar arasında yukarıda verilen ocak listesinden farklı olarak Çoban Alo ve İba￾rahim Halilullah adlı ocaklara rastlanmamış bu isimlerin ocak değil de ocaklara men￾sup dede isimleri olduğu tespit edilmiştir. Yine Erseil ve Bozkurt ocaklarının ayrı bi￾rer ocak olduğu görülmüştür. Öte yandan yörede, İmam Zeynel Abidin Ocağı, Dede 

Garkın Ocağı, Ağu İçen Ocağı gibi Anadolu’nun çeşitli yörelerinde rastlayabilece-

ğimiz ocaklar mevcut olduğu gibi; Beyazıd-ı Bostan Ocağı, Zelil Kalender Ocağı, 

Erseil Ocağı, Bozkurt Ocağı ve Güzel Şah Ocağı gibi Anadolu’nun başka yerleşim 

birimlerinde bugüne kadar varlığı tespit edilmemiş ocaklar da mevcuttur. Yörede, 

söz konusu on iki ocağın vaktiyle tamamının dede ve talip topluluklarının erkân sür￾dürdüklerini sözlü kaynaklardan öğrenmekteyiz. Günümüze geldikçe bu ocakların 

bir kısmı ocak erkânını sürdürecek nitelikte dede kalmaması, dede ve talip topluluk￾larının kent merkezlerine göç etmeleri gibi çeşitli sebeplerle erkân sürdürememiş ve 

bu ocaklara mensup talip toplulukları, etkinliği devam eden ocaklara bağlanmaya 

başlamışlardır. Makalemizin bundan sonraki bölümünde yöredeki ocaklar yapılan￾dığı evreye göre bir sıralamaya tâbi tutulup söz konusu ocaklarının sözlü bilgiler ve 

yazılı kaynaklar paralelinde günümüzdeki durumları ortaya konacaktır.

2.1. İmam Zeynel Abidin Ocağı

Yörede İmam Zeynel Abidin ocağına mensup olan dedeler kendilerini doğ-

rudan On İki İmam’ın dördüncüsü İmam Zeynel Abidin’e bağlarlar. Yörede bu oca-

ğa mensup dedelerin bazılarının elinde şecereleri bulunurken, büyük bir çoğunluğu￾nun şeceresi bulunmamaktadır. Sözlü kaynaklardan edindiğimiz bilgiler, bu ocağa 

mensup dedelerin Horasan’dan Musul’a oradan da Diyarbakır’ın Seyithasan (Baka￾cak) ve Darlı (Ulutürk) köylerine geldiklerini göstermektedir. Nitekim daha önce￾de belirttiğimiz gibi İmam Zeynel Abidin Ocağı’nın Darlı (Ulutürk) ve Seyithasan 

(Bakacak) köyleri mensuplarından günümüzde Musul’daki yakınlarıyla görüşen iki 

dede ailesi bulunmaktadır. 

Öte yandan, Seyithasan (Bakacak) köyüne yerleşen İmam Zeynel Abidin 

Ocağı mensubu bir dede ailesi de 20. yüzyılın başlarında, Şanlıurfa’nın önemli Alevi 

yerleşimlerinden olan Kısas beldesinden gelmiştir. Bu ocak ailesinin aynı zamanda 

17. yüzyılın başlarında Kısas’a yerleşen ilk ocak ailesi ve Kısas köyünün kurucusu ol￾duğu hem Diyarbakır hem de Kısas Alevileri arasında yaygın olarak anlatılmaktadır.

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63 237

Ocak merkezleri Seyithasan (Bakacak) ve Darlı (Ulutürk) köyleri olan İmam 

Zeynel Abidin Ocağı dedelerinin kendi köyleri dışında Bismil merkez ve Türkmen￾hacı köyü ile Çınar’ın Şükürlü köyünde talipleri bulunmaktadır. Öte yandan, bu 

ocağın dede ve talipleri, çeşitli sebeplerle Diyarbakır merkez ve çevresinden İzmir, 

Bursa, Mersin ve Adana başta olmak üzere, çeşitli şehirlere göç etmişlerdir. Büyük 

şehirlerde çeşitli dernek, vakıf ve cemevleri etrafında toplanan bu dede-talip toplu￾lukları arasında, sayıları az da olsa geleneksel erkânı sürdürenler de mevcuttur.

2.2. Battal Gazi Ocağı

Hacı Bektaş Veli öncesi yapılanan en eski ocaklardandır. Battal Gazi Ocağı’nın 

Diyarbakır’daki merkezi Bismil’dir. Sözlü kaynaklara göre Bismil’e Malatya tarafın￾dan gelmişlerdir. Bu ocağın mensupları daha sonradan Türkmenhacı ve Seyithasan 

(Bakacak) köylerine yerleşmişlerdir. Yörede bugüne kadar bu ocağa mensup talip 

topluluğu tespit edilememiştir.

2.3. Dede Garkın Ocağı

Dede Garkın Ocağı tarihi yapılanması Hacı Bektaş Veli öncesine dayanan 

ocaklardandır. 13. yüzyıl sonrası yazılan Reşideddin’in “Câmiu’t Tevârîh”inde, 

15. yüzyılda Yazıcızâde Ali’nin “Tarih-i Ali Selçuk”unda ve Neşrî’nin “Kitâb-ı 

Cihannümâ” isimli tarihinde “Garkın” sözcüğü, bir Türk boyunun adı olarak karşımı-

za çıkmaktadır. Öte yandan, son yıllarda yapılan araştırmalar Dede Garkın Ocağı’na 

adını veren Dede Garkın’ın 13. yüzyılda yaşadığını, hayatının büyük bir kısmını Gü-

neydoğu Anadolu bölgesinde geçirdiğini ve Mardin-Şanlıurfa il sınırında bugünkü 

adıyla Dedeköy’de kabrinin bulunduğunu göstermektedir. Asıl ismi Numan olan 

Dede Garkın’ın Garkın boyunun hem dini hem de siyasi lideri olup “Garkıniyye” 

adlı tarikatın da kurucusu olduğu bilinmektedir. Dede Garkın’ın faaliyet alanının ise 

Dulkadirli Beyliğinin hâkimiyetindeki Güneydoğu Anadolu Bölgesi olduğu söyle￾nebilir. Dede Garkın Ocağı’na ait şecerelerde ve icazetnâmelerde, Dede Garkın’ın 

Tâcu’l-Ârifîn Seyyid Ebu’l-Vefâ silsilesine, yani Vefâiyye Tarikatına bağlandığı gö-

rülmektedir. Bu durum, Alevi mürşit ocaklarının Vefâiyye Tarikatı ile ilişkileri göz 

önünde bulundurulduğunda, Kuzey Irak ve Suriye ile bağlantısını ve Dede Garkın’ın 

bu bağlantıdaki tarihi rolünü ortaya koymaktadır. Ayrıca Elvan Çelebi, “Menâkıbu’l 

Kudsiyye”de Dede Garkın’ın Baba İlyas Horasanî’nin dedesi olduğunu belirtmekte 

ve söz konusu icazetnâmelerle de bu durum doğrulamaktadır (Ocak, 2011: 43-74). 

Dede Garkın Ocağı dedelerinin ve taliplerinin başta Diyarbakır olmak üzere Gü-

neydoğu Anadolu Bölgesi’nin çeşitli yerlerinde günümüzde de yerleşik bulunmaları 

ve özellikle Diyarbakır merkeze bağlı Büyükkadı köyündeki Ocak mensuplarının bu 

köye Musul’dan geldiklerini ifade etmeleri bu görüşü desteklemektedir. 

Dede Garkın Ocağı’nın Diyarbakır’daki merkezi Büyükkadı köyüdür. 1530 

yılı tahrir kayıtlarında bu köyün bulunduğu yerde, Kâdı-i Ulyâ ve Kadı-i Sülâ adla￾rıyla iki köy mevcuttur (TD998/I: 51). Bunlardan Yukarı Kadı’nın ad verme gelene-

Bülent AKIN / Metin EKİCİ

238 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63

ğine bakıldığında “Pir Kulu, Şah Ali oğlu Ümmet, Pir Ali oğlu Doğmuş ve kardeşleri 

Yusuf ve Pir Kulu” gibi Alevi ad verme geleneğine uygun adlar görülmektedir (Ak￾süt, 2009: 86). Yine Aksüt, Osmanlı kayıtlarına göre Dede Garkın’ın halifelerinden 

Baba Arslanoğlu’nun yurdunun Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Arslanoğlu köyü ol￾duğunu ileri sürmektedir (Aksüt. 2009: 79).

Öte yandan, günümüzde Dede Garkın Ocağı mensubu dedelerin ve talip￾lerin büyük bir çoğunluğu başta Diyarbakır ve İzmir olmak üzere çeşitli şehirlere 

göç etmişlerdir. Bu ocağa bağlı taliplerin bir kısmı görgü yapamazken, çok az bir 

kısmının görgüleri ise, İzmir’de ikamet eden İmam Zeynel Abidin Ocağı dedeleri 

tarafından yapılmaktadır.

2.4. Ağu İçen Ocağı

Ağu İçen Ocağı, Hacı Bektaş Veli öncesi teşkilatlanan Alevi ocaklarındandır. 

Şimdiye kadar yapılan araştırmalar, bu ocağın merkezi olarak üç ayrı yerleşim biri￾mini işaret etmektedir. Bunlar; Elazığ merkeze bağlı Sün Köyü, Tunceli’nin Hozat 

ilçesine bağlı Bargıni köyü ve Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Mineyik köyüdür 

(Aksüt, 2009: 167). Bu ocağın Diyarbakır’daki yerleşim yeri, merkeze bağlı Şarabi 

(Nahırkıracı) köyüdür. Bu ocağın Büyükkadı ve Şükürlü köylerinde talipleri mevcut 

olmakla birlikte, günümüzde ocak dedeleri tarafından erkân yürütülmemektedir.

2.5. Zelil Kalender Ocağı

Zelil Kalender Ocağı, bugüne kadar Diyarbakır yöresi dışında herhangi bir 

yörede tespit edilmeyen ocaklar arasında yer almaktadır. Yöredeki alan araştırma￾larımızda, bu ocağın İmam Zeynel Abidin Ocağı’nın bir kolu olduğu yönündeki 

kanaatin güçlü olduğu görülmüştür. Fakat, 13. yüzyıl sonrası Güneydoğu Anadolu 

Bölgesi’nde örgütlenen Kalenderi dede ya da babalarından olduğu düşünülen Zelil 

Kalender’in adıyla anılan bir ocak olması kuvvetli olasılıktır. Musul’dan göçle ge￾len ocaklardandır. Ocağın Diyarbakır’daki yerleşim yeri, Bismil ilçesinin Seyithasan 

(Bakacak) köyüdür. Köyde “Seyyid’in Evi” olarak adlandırılan ocak mensuplarının 

köye geliş tarihleri oldukça eski olmasına rağmen, bunların halen Musul’daki akra￾balarıyla irtibatları kopmamıştır. Bu ocağın dede ve talip toplulukları, Diyarbakır ve 

İzmir başta olmak üzere çeşitli şehir merkezlerine yayılmıştır. Günümüzde erkân 

sürdürmeyen Zelil Kalender Ocağı’na bağlı taliplerin görgüleri, İmam Zeynel Abi￾din Ocağı dedeleri tarafından yapılmaktadır.

2.6. Sarı Saltık Ocağı

Bu ocağın, Hacı Bektaş Veli ve halifelerinin Anadolu’da tekkeler halinde ya￾pılanması neticesinde oluşan ocaklardan olduğu görüşü hâkim olmak birlikte, aksini 

öne süren araştırmacılar da söz konusudur.4

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63 239

Sarı Saltık Ocağı’nın Diyarbakır’daki yerleşim yerleri, Seyithasan (Bakacak) 

ve Şükürlü köyleridir. Seyithasan’da (Bakacak) yerleşik bulunan Sarı Saltık Ocağı 

dedeleri, Çınar’a bağlı İmam Akiyl köyünden gelmişlerdir. Günümüzde, yörede bu 

ocağın talibi bulunmamaktadır. Dedeleri ise bu köylerin dışında Diyarbakır, Bursa 

ve İzmir gibi büyük şehirlerde yaşamakta, ancak erkân yürütmemektedirler.

2.7. Sarı İsmail Ocağı

Bu ocağın yörede bugün dede ve talip toplulukları bulunmamaktadır. Günü-

müzde Şanlıurfa’nın Kısas köyünde ikamet eden Sarı İsmail Ocağı mensuplarından 

vaktiyle Bismil’in Kasımi köyünden göç ederek Kısas köyüne geldiklerini öğreniyo￾ruz. Kasımi köyünün adına 1530 tarihli tahrirde de rastlanmaktadır (TD 998/I: 51). 

Ayrıca yöredeki Aleviler, bu köyün vaktiyle Alevi köyü olduğunu doğrulamaktadır￾lar.

2.8. Beyazıd-ı Bostan Ocağı

Beyazıd-ı Bostan Ocağı, Anadolu’nun başka yörelerinde bugüne kadar tespit 

edilmemiş ocaklardan biridir. Ocak dedelerinin yöredeki yerleşim yeri, Türkmen￾hacı köyüdür. Türkmenhacı köyünde bu ocağa mensup dede ve talipler tarafından 

erkân yürütülmektedir. Bu ocağın Türkmenhacı köyü dışında Bismil merkez ile 

Bismil’e bağlı Seyithasan (Bakacak) ve Darlı (Ulutürk) köylerinde; Çınar’ın Şükür￾lü köyünde, Diyarbakır, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerde talip toplulukları bu￾lunmaktadır. Günümüzde Türkmenhacı köyünde Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dedesi 

Hasan Baykut tarafından cem hizmetleri yürütülmektedir.

2.9. Bozkurt Ocağı

Merkezi Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Türkmenhacı köyünde bulunan Boz￾kurt Ocağı, daha önceki çalışmalarda “Erseil Bozkurt Ocağı” olarak tanıtılmıştır. 

Oysa bu ikisi ayrı ocaklardır. Bozkurt Ocağı’nın dedeliğini ve rehberliğini yürüten 

Seyi Ağa adlı ocak dedesi, 1985 yılında vefat ettikten sonra bu ocağın talipleri Erseil 

Ocağı’na bağlanmışlardır. Bu durum, bu iki ocağın araştırmacılar tarafından tek bir 

ocak olarak ele alınmasına sebep olmuştur. Bu ocağın vaktiyle Türkmenhacı dışında 

Darlı (Ulutürk) köyünden de talipleri olduğu bilinmektedir. Günümüzde talipleri￾nin çok az bir kısmı İmam Zeynel Abidin Ocağı dedelerine görgülerini yaptırmak￾tadırlar.

2.10. Erseil Ocağı

Merkezi Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Türkmenhacı köyü olan bu ocağa, bu￾güne kadar Anadolu’nun başka yörelerinde rastlanmamıştır. Günümüzde etkinliğini 

yitiren ocaklardandır. Vaktiyle Türkmenhacı ve Darlı (Ulutürk) köylerinde yerleşik 

Bülent AKIN / Metin EKİCİ

240 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63

bulunan ve günümüzde büyük bir çoğunluğu Diyarbakır, İzmir ve Bursa gibi büyük 

şehir merkezlerine göç eden bu ocağın talip topluluklarının bir kısmının görgüleri, 

günümüzde İmam Zeynel Abidin Ocağı dedeleri tarafından yapılmaktadır.

2.11. Güzel Şah Ocağı

Güzel Şah Ocağı, bugüne kadar Anadolu’nun başka yörelerinde varlığı tes￾pit edilmeyen ocaklardandır. Bu ocağın merkezi, Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı 

Şükürlü köyüdür. Ayrıca, Çınar’ın Altunakar köyünde Güzel Şah türbesi bulunmak￾tadır. Altunakar, vaktiyle Türkmen Alevi köyü olduğu rivayet edilen köylerdendir. 

Bu köyde bulunan Güzel Şah türbesinin bakımı, Şükürlü köyündeki Alevi inancına 

mensup kimseler tarafından yapılmaktadır. İzmir ve Bursa’da bu ocağın dede ve ta￾lip toplulukları mevcuttur.

2.12. Babusor Ocağı

Yöredeki araştırmalarımızda, hakkında en az bilgi edinebildiğimiz ocak Ba￾busor Ocağı’dır. Bu ocağın dedeleri, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Türkmenhacı 

köyünde yerleşiktir. Bu ocağın aslında “Baba Mansur Ocağı” ya da onun bir kolu 

olduğu yöredeki ocak dedeleri tarafından anlatılsa da bu ocakla ilgili yapılacak geniş 

bir araştırmadan sonra bu konudaki bilgilerin netlik kazanacağını belirtmek doğru 

olacaktır.

3. Diyarbakır Yöresindeki Ocaklara Mensup Dede ve Talip Toplulukla￾rının Dağılımı

Diyarbakır yöresi Alevi ocaklarına mensup dede ve talip topluluklarının Di￾yarbakır merkez ve ilçelere bağlı köyler dışında, Anadolu’nun çeşitli yerleşim birim￾lerine dağıldığı görülmektedir. Buna göre söz konusu ocaklara mensup dede ve talip 

topluluklarının dağılımını, “Diyarbakır merkez ve ilçelere bağlı köylere göre dağı-

lımları” ve “Diyarbakır il sınırı dışındaki yerleşim birimlerine göre dağılımları” ol￾mak üzere, iki ana başlık altında inceleyebiliriz.

3.1. Diyarbakır Merkez ve İlçelere Bağlı Köylere Göre Ocaklara Men￾sup Dede ve Talip Topluluklarının Dağılımı

Diyarbakır yöresinde tespit ettiğimiz on iki Alevi ocağının merkez ve ilçelere 

bağlı köylere göre dağılımı incelendiğinde, günümüzde ocakların çok az bir kısmının 

etkinlik alanının eskisine nazaran önemli oranda arttığı görülürken, büyük bir bölü-

münün etkinlik alanının giderek daraldığı, hatta bu ocaklardan bazılarının yok ol￾maya yüz tuttuğu dikkati çekmektedir. Etkinlik alanı artan ocakların başında, İmam 

Zeynel Abidin Ocağı ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı sayılabilir. Yöredeki ocaklara men￾sup dede ve talip topluluklarının ocak aidiyetlerini gösteren aşağıdaki tabloda, vak￾tiyle Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Kasımi köyünden Şanlıurfa’nın Kısas köyüne 

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63 241

göç eden Sarı İsmail Ocağı mensuplarına geride kimsenin kalmaması nedeniyle yer 

verilmemiştir. Bu ocağın dede ve talip toplulukları, çalışmanın devamında ayrı bir 

tabloda gösterilecektir.

Tablo-1: Diyarbakır yöresinde Alevi inancının yaşanmaya devam ettiği yerleşim 

birimleri ile dede-talip topluluklarının ocak aidiyetleri

İli İlçesi Köy Mahalle Ocak Aidiyeti

Diyarbakır Merkez Nahırkıracı 

(Şerabi) 

Ağu İçen, Güzel Şah Ocaklarının Dede 

ve Talipleri

Diyarbakır Merkez Büyükkadı Dede Garkın, Ağu İçen Ocaklarının 

Dede ve Talipleri

Diyarbakır Çınar Şükürlü Güzel Şah, Sarı Saltık Ocaklarının 

Dede ve Talipleri ile İmam Zeynel 

Abidin Ocağı’nın Talipleri

Diyarbakır Bismil Merkez Kurtuluş Battal Gazi Ocağı Dede ve Talipleri 

ile İmam Zeynel Abidin Ocağı’nın 

Talipleri

Diyarbakır Bismil Bakacak 

(Seyithasan)

İmam Zeynel Abidin, Zelil Kalender, 

Sarı Saltık Ocaklarının Dede ve 

Talipleri

Diyarbakır Bismil Türkmenhacı Beyazıd-ı Bostan, Battal Gazi, Erseil 

Bozkurt, Babusor Ocaklarının Dede 

ve Talipleri ile İmam Zeynel Abidin 

Ocağı’nın Talipleri

Diyarbakır Bismil Ulutürk (Darlı) İmam Zeynel Abidin Ocağı Dede 

ve Talipleri ile Erseil ve Bozkurt 

Ocağı’nın Talipleri

Diyarbakır Bağlar Selahaddin 

Eyubi

Dede Garkın, İmam Zeynel Abidin 

Ocaklarının Dede ve Talipleri

Diyarbakır Yenişehir Ois Ağu İçen Ocağı Dede ve Talipleri

Diyarbakır Kayapınar Dicle Kent İmam Zeynel Abidin, Dede Garkın ve 

Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

3.2. Diyarbakır İl Sınırı Dışındaki Yerleşim Birimlerine Göre Ocaklara 

Mensup Dede ve Talip Topluluklarının Dağılımı

Yöredeki ocaklara mensup dede ve talip topluluklarının özellikle son yarım 

asır içerisinde Anadolu’nun çeşitli yerleşim birimlerine göç ettikleri tespit edilmiştir. 

Tarımda gittikçe artan teknolojik araç kullanımı ile insan gücüne olan gereksinimin 

Bülent AKIN / Metin EKİCİ

242 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63

azalması, ulaşımın kolaylaşması, büyük şehirlerdeki yeni iş imkânları, eğitim ve sağ-

lık alanındaki gelişmeler ve şehir hayatının getirdiği diğer olanaklar yöre Alevilerini 

göçe iten en önemli etkenler olmuştur. Diğer taraftan yörede yaşanan terör olayları 

da bu göçlerin artmasına ve hızlanmasına neden olmuştur. 

Söz konusu göçlerle yöredeki Alevi ocaklarına mensup dede ve talip toplu￾luklarının en çok İzmir, Bursa, Mersin ve Adana illerine yerleştikleri görülmektedir. 

Bilhassa İzmir ve Bursa’da bulunan dede ve talip topluluklarının nüfusu oldukça faz￾ladır. Bu illerde yerleşik bulunan dede ve taliplerin bir bölümünün geleneksel cemle￾rini, ritüellerini ve çeşitli inanç uygulamalarını kent hayatının müsaade ettiği ölçüde 

yerine getirmeye çalıştıkları görülmektedir. Öte yandan büyük bir bölümü ise, çeşit￾li derneklerin ya da vakıların çatısı altında yeni bir yapılanmaya doğru gitmektedir.

Tablo-2.A: Diyarbakır il sınırı dışındaki yerleşim birimlerine göre yöredeki ocaklara 

mensup dede-talip topluluklarının ocak aidiyetleri

İl İlçe Köy Mahalle Ocak Aidiyeti

İzmir Narlıdere Çamtepe İmam Zeynel Abidin Ocağı, Zelil Kalender 

ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

İzmir Narlıdere Narlı İmam Zeynel Abidin Ocağı, Zelil Kalender 

ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

İzmir Narlıdere Huzur İmam Zeynel Abidin Ocağı ve Beyazıd-ı 

Bostan Ocağı Talipleri

İzmir Narlıdere Yenikale İmam Zeynel Abidin Ocağı, Zelil Kalender 

ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

İzmir Karşıyaka Nergiz İmam Zeynel Abidin Ocağı Dede ve 

Talipleri

İzmir Bayraklı Gümüşpala İmam Zeynel Abidin Ocağı, Zelil Kalender, 

Güzel Şah Ocağı ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı 

Dede ve Talipleri

İzmir Balçova Beyazıd-ı Bostan Ocağı Talipleri

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63 243

Tablo-2.B: Diyarbakır il sınırı dışındaki yerleşim birimlerine göre yöredeki ocaklara 

mensup dede-talip topluluklarının ocak aidiyetleri 

İl İlçe Köy Mahalle Ocak Aidiyeti

Bursa Osmangazi Yunuseli İmam Zeynel Abidin Ocağı, Zelil Kalender 

ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

Bursa Osmangazi Hürriyet İmam Zeynel Abidin Ocağı, Zelil Kalender 

ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

Bursa Osmangazi Adalet İmam Zeynel Abidin Ocağı, Zelil Kalender 

ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

Bursa Osmangazi İstiklal İmam Zeynel Abidin Ocağı, Zelil Kalender 

ve Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

Mersin Mezitli Atatürk İmam Zeynel Abidin Ocağı ve Zelil 

Kalender Ocağı Dede ve Talipleri

Mersin Mezitli Viranşehir İmam Zeynel Abidin Ocağı ve Beyazıd-ı 

Bostan Ocağı Dede ve Talipleri

Mersin Yenişehir Pozcu İmam Zeynel Abidin Ocağı ve Zelil 

Kalender Ocağı Dede ve Talipleri

Balıkesir Akçay İmam Zeynel Abidin Ocağı Talipleri

Tablo-3: Vaktiyle Diyarbakır yöresinde yerleşik bulunan ya da bu yöredeki ocaklarla 

bağı olan dede-talip topluluklarının ocak aidiyetleri

İli İlçesi Köy Mahalle Ocak Aidiyeti

Şanlıurfa Merkez Kısas 

(Belde)

İmam Zeynel Abidin Ocağı Dedeleri ile 

Dede Garkın Ocağı, Sarı İsmail Ocağı Dede 

ve Talipleri

Şanlıurfa Merkez Akpınar Sarı İsmail Ocağı Dede ve Talipleri

Şanlıurfa Merkez Hakimdede Dede Garkın Ocağı Talipleri

Sonuç

Diyarbakır yöresinde tespit ettiğimiz on iki Alevi ocağından İmam Zeynel 

Abidin Ocağı, Dede Garkın Ocağı, Battal Gazi Ocağı, Ağu İçen Ocağı ve Zelil Kalen￾der Ocağı’nın Hacı Bektaş Veli öncesi yapılanan birinci evre ocak grubu içerisinde 

yer aldığı görülmüştür. Diğer taraftan Sarı İsmail Ocağı ve Sarı Saltık Ocağı, ikin￾ci evrede yapılanan ocaklar arasında yer alırken; Beyazıd-ı Bostan Ocağı, Bozkurt 

Ocağı, Erseil Ocağı, Güzel Şah Ocağı ve Babusor Ocağı’nın tarihi süreç içerisindeki 

durumları hakkında kesin bilgiler olmadığından, bu ocakların hangi evrede yapılan-

Bülent AKIN / Metin EKİCİ

244 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63

dıkları netlik kazanmamıştır. Bu ocaklardan İmam Zeynel Abidin Ocağı ile Zelil Ka￾lender Ocağı’nın Anadolu dışında Musul’da da etkin oldukları tespit edilmiştir. Öte 

yandan yöredeki ocaklardan bazılarının günümüzde etkinliklerini yitirdikleri ve bu 

ocaklara bağlı talip topluluklarının başta İmam Zeynel Abidin Ocağı olmak üzere 

Beyazıd-ı Bostan ve Dede Garkın Ocaklarına bağlandıkları görülmüştür.

Yöredeki on iki Alevi ocağına mensup dede ve talip topluluklarından çok az 

bir bölümünün günümüzde geleneksel ocak erkânlarına bağlı kaldıkları görülmüş-

tür. Çeşitli sosyal, siyasi ve ekonomik nedenlerle kent merkezlerine göç eden yöre 

Alevileri, kentli ve modern hayat karşısında daha fazla direnç gösterememiş ve gele￾neksel erkânlarından her geçen gün taviz vermeye başlamışlardır. Buna bağlı olarak 

da ocakların kendilerine özgü sürekleri kapsamında gerçekleştirdikleri çeşitli ritüel 

ve inanç uygulamalarının her geçen gün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu 

gözlenmiştir. Geleneksel ritüel ve uygulamalarını devam ettiren ocakların söz konu￾su ritüel ve inanç uygulamalarının kayıt altına alınmadığı tespit edilmiştir. Bu sebep￾le, ritüelik dünyanın bir an önce kayıt altına alınması gerekliliği ortaya konulmuştur. 

Bu durum, söz konusu ocaklar içerisinde günümüzde etkinliğini yitirmemiş olanlara 

ait cem ritüeli, diğer ritüel ve inanç uygulamalarının tespiti ve kayıt altına alınması-

nın gerekliliğini ortaya koymuştur. 

Alevi inanç sisteminin temel yapılanmasını oluşturan ve yaşatıcısı olan ocak￾ların sürekleri, birbirleriyle olan bağları, gerçekleştirdikleri çeşitli ritüel ve inanç uy￾gulamaları ve ellerinde bulunan belgeler ile ilgili yapılacak tespit ve akademik ça￾lışmaların, bu ocakların tarihi, kurucu mürşitleri, bağlı oldukları tekkeler, yayılma 

alanları ve göç yolları hususlarında birçok bilinmeyeni aydınlatacağı kanaatindeyiz.

Sonnotlar

1 Bugün, yöredeki Alevi köylerinden bazılarının adları değişmiştir. Fakat, yöre halkı tarafından bu 

köylerin eski adlarının kullanıldığı görülmektedir. Yine bu köyler, tahrir kayıtlarında da söz konusu 

eski adlarıyla kayıtlıdır. Makalemizde bu durum göz önünde bulundurularak, köylerin eski adlarının 

yanında parantez içerisinde yeni adları da verilmiştir.

2 Bu köyde Güzel Şah Ocağı’nın kurucusu Güzel Şah’ın türbesi bulunmaktadır.

3 Hüseynik köyü ile ilgili yöre Alevilerinden derlediğimiz bir anlatıya göre; “Hüseynik köyünden bir 

Alevi, Büyükkadı köyüne ceme gelir ve o geldikten sonra çocuğu rahatsızlanır. Bunun üzerine eşi 

Büyükkadı köyüne gelir ve ona şöyle seslenir:

 Budemde bu demde

 Sen ne oturupsan bu demde 

 Beşiktebalay ölmüş

 Senne oturupsan bu demde

DİYARBAKIR YÖRESİ ALEVİ OCAKLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63 245

 Bunun üzerine beyi de ona şu şekilde cevap verir:

 Bu demden bu demden 

 Men ayrılmam bu demden 

 Beşikte balam da ölse

 Men gene ayrılmam bu demden

 Bucevap üzerine eşi de ona katılarak ceme devam etmiş. Cem bittikten sonra köylerine dönmüşler. 

Bir de ne görsünler, çocuk beşikte boncuk boncuk ter içinde nefes nefese kalmış. Böylece inançlarının 

karşılığını almışlar.”

4 Hamza Aksüt, Sarı Saltık Ocağı’nın Hacı Bektaş Veli’nin halifesi olan Sarı Saltık ile bir ilgisinin 

olmadığını ve bu ocağın asıl adının “Sarı Sultan” olduğunu ileri sürmektedir (Aksüt, 2009: 180-

182).

Kaynakça

Aksüt, Hamza. (2004). “Aleviliğin İlk Oluşum Yerlerinden Birisi Olarak Diyarbakır Yöresi.”

Diyarbakır Valiliği I. Oğuzlardan Osmanlıya Diyarbakır Sempozyumu Bildirileri, Diyarbakır.

Aksüt, Hamza. (2009). Aleviler Türkiye-İran-Irak-Suriye-Bulgaristan. Ankara: Yurt Yay.

Ebu Bekr-i Tihranî. (2001). Kitab-ı Diyarbekriyye. (çev. Mürsel Öztürk), Ankara: Kültür￾Bakanlığı Yayınları.

Ersal, Mehmet. (2012). “Çubuk Havzası Alevi Ocakları Bağlamında Alevi İnanç-Dede

Ocaklarının Teşkilatlanması Üzerine Bir Değerlendirme.” II. Uluslararası Tarihten Bugüne 

Alevilik Sempozyumu, 23-24 Ekim 2010, Ankara, İstanbul: Horasan Yayınları, ss. 178-

192.

Gülten, Sadullah. (2011). “Anadolu’da Bir Vefai Şeyhi: Tahrir Defterleri Işığında Dede

Karkın Hakkında Bazı Değerlendirmeler.” S. 59, ss.147-158.

Konyar, Basri. (1936). Diyarbekir Yıllığı, Cilt 3. Ankara: Ulus Basımevi.

Ocak, Ahmet Yaşar. (2011). Ortaçağ Anadolu’sunda İki Büyük Yerleşimci (Kolonizatör)

Derviş Yahut Vefâiyye ve Yeseviyye Gerçeği: Dede Garkın ve Emirci Sultan (13. Yüzyıl). 

Ankara: Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi Yayınları.

Taşğın, Ahmet. (2004). “Yeni Ocağın Piri Kim? Diyarbakır Türkmen-Alevilerinde Alevi

Kurumlarının İşlevi.” Alevilik, Haz. İsmail Engin-Havva Engin, İstanbul: Kitapyayınevi, ss. 

339-356.

Taşğın, Ahmet. (2006). Türkmen Aleviler. Ankara: Ataç Yayınları.

Taşğın, Ahmet. (2009). “Safevi–Osmanlı Savaşı’ndan İtibaren Dini Söylemin Siyasal

Propaganda Aracı Olarak Kullanılması: Dede Kargın Örneği.” Türk Kültürü ve Hacı Bektaş 

Araştırma Dergisi, S. 49, ss. 209-223.

998 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Diyar-ı Bekr ve Arap ve Zü’l-Kadiriyye Defteri-I

937/1530. (1998). Ankara: Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayınları.

Bülent AKIN / Metin EKİCİ

246 TÜRK KÜLTÜRÜ ve HACI BEKTAŞ VELÎ AAŞTIRMA DERGİSİ / 2012 / 63

Kaynak Kişi Dizini

Mehmet Acet (Âşık Sefai), (1954), Kısas, Şanlıurfa, Lise, Âşık-Talip.

Sefer Acet, (1928), Kısas, Şanlıurfa, İlkokul, Talip.

Hasan Baykut, (1961), Türkmenhacı, Bismil, Diyarbakır, Beyazıd-ı Bostan Ocağı Dedesi.

Cuma Boran, (1954), Seyithasan (Bakacak), Bismil, Diyarbakır, İlkokul, Talip.

İbrahim Göncü, (1938), Kısas, Şanlıurfa, İlkokul, Sarı İsmail Ocağı Dedesi.

Aziz Güçlü, (1951), Seyithasan (Bakacak), Bismil, Diyarbakır, İlkokul, Halk Şairi-Talip.

Vedat Güldoğan, (1950), Çüngüş, Diyarbakır, Üniversite, Araştırmacı-Yazar.

Cuma Kargın, (1951), Büyükkadı, Diyarbakır, Üniversite, Dede Garkın Ocağı Dedesi.

Sultan Kargın, (1927), Büyükkadı, Diyarbakır, Okuma yazma bilmiyor, Ana Bacı (Dede eşi).

Musa Kargın, (1966), Büyükkadı, Diyarbakır, Lise, Dede Garkın Ocağı Dedesi-Âşık.

Mehdi Kaygusuz, (1961), Darlı (Ulutürk), Bismil, Diyarbakır, Lise, İmam Zeynel Abidin 

Ocağı Dedesi.

Cemal Özdemir, (1952), Darlı (Ulutürk), Bismil, Diyarbakır, Üniversite, Talip.

Meryem Özdemir, (1954), Seyithasan (Bakacak), Bismil, Diyarbakır, İlkokul, Âşık-Talip.

Ali Öztürk (Âşık Figani). (1970). Seyithasan (Bakacak), Bismil, Diyarbakır, Üniversite, 

Âşık-Zakir.

Selime Yaşar (Mah Turna), (1951), Türkmenhacı, Bismil, Diyarbakır, Okuma Yazma bil￾miyor, Âşık-Talip.

Hiç yorum yok: